Skip to content

Üye: 9164 Editör: 27
Makale ve Haber: 7036
Şuanda 20 misafir ve 106 üye bağlı
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size
Sayfa:ANA SAYFA arrow HABERSEL arrow Gıda Sağlık
Zamanınız bizim için değerlidir!
Gıda ve Sağlık Haberleri
Süt içmeyi unuttuk!
Cumartesi, 17 Mayıs 2008
Devamını oku...Bu hafta 21 Mayıs’ta dünya süt gününü kutlayacağız. Finlandiya’da yılda kişi başına 139, İsveç’te 111, Romanya’da 75 litre süt tüketilmesine karşılık Türkiye’de bu miktar sadece 24 litre. Oysa süt canlıların bütün ihtiyaçlarını tek başına karşılayabilen bir gıda maddesi.

21 Mayıs, Dünya Süt Günü. Bu vesile ile bir hatırlatma yapmak istiyorum; süt içmeyi neredeyse unuttuk. Türkiye, süt tüketimi sıralamasında AB ülkelerinin çok gerisinde yer alıyor. Finlandiya’da kişi başı na süt tüketimi 139, İsveç’te 111, Fransa’da 68, Romanya’da 75 litre iken ülkemizde ise bu miktar sadece 24 litre seviyesinde. Canlıların neredeyse bütün ihtiyaçlarını tek başına karşılayabilen, onu geliştiren ve uzun yaşamasına neden olan süt, ihmale gelmez. Tabii bunun yanında kolesterolü olanların da süt tüketirken dikkat etmeleri gerekir.

Süt; su, yağ, protein, karbonhidrat, mineral ve vitaminlerden oluşur. Bir su bardağı sütte (200 ml) yaklaşık olarak 9 gr karbonhidrat, 6 gr protein ve 6 gr yağ bulunmaktadır. Sütte bulunan yağların 2/3’ü doymuş yağlardan oluşmaktadır. Bu nedenle kolesterol problemi yaşayan bireylerin süt ve süt ürünlerini tüketirken dikkat etmeleri ve yağı azaltılmış ürünleri seçmeleri gerekmektedir.

Kalsiyum deposu

Yaşamın her döneminde büyük önem taşıyan süt ve süt ürünleri özellikle büyüme ve gelişme dönemlerinde, ihtiyaçların arttığı gebelik ve emziklilikte daha da fazla önem kazanmaktadır. Süt ve süt ürünleri, bu dönemlerde en fazla ihtiyacın arttığı mineral olan kalsiyumun en iyi kaynağı olarak gösterilirler.

Kalsiyum, çocukların kemik ve diş oluşumlarının tamamlanmasında, ileriki yaşlarda kemik yoğunluğunun azalmasını önlemede, gebe ve emziklilikte artan ihtiyaca bağlı depolardaki azalmayı önlemede yardımcıdır. Ayrıca bir süt ürünü olan yoğurdun sağlığı geliştirici etkisi artık herkesin bildiği bir gerçektir. Yoğurtta bulunan bakterilerin kanser, enfeksiyonlar, gastrointestinal hastalıklar ve astım gibi hastalıkları önleyici etkileri bilinmektedir. Bunun yanında yoğurdun içerdiği probiotik ve prebiotik maddelerin kabızlık, ishal, kalp hastalıkları, şeker, kemik erimesi ve kalın bağırsak kanseri gibi çeşitli rahatsızlıklara iyi geldiği, bağışıklık sistemini güçlendirdiği, özellikle immunoglobulin A’dan zengin olduğu, B grubu vitaminler ve folik asit sentezinde yer aldığı, laktozun sindirimini kolaylaştırdığı ve ishali önleyici etkisinin bulunduğu da bilinmektedir.

Normal yetişkinlerde ihtiyaç, 2 porsiyon süt veya yoğurt ile karşılanabilmekte, ancak ihtiyaçların arttığı gebelik, emziklilik ve büyüme, gelişme dönemlerinde bu ihtiyaç 3-4 porsiyona çıkmaktadır

http://cumaertesi.zaman.com.tr/?bl=16&hn=5551


Yorum Yaz/Oku/Tartış: (0)
Son Güncelleme ( Cumartesi, 17 Mayıs 2008 )
 
Hangi dondurmayı yemelisiniz?
Cumartesi, 17 Mayıs 2008

Güvenilir olmayan yerler ve sokak satıcılarından dondurma alınmaması tavsiye edildi. Isparta Sağlık İl Müdürü Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Süleyman Önal, sağlıksız koşullarda üretilen ve satılan dondurmalarda bakterilerin kolaylıkla ürediğinden insan sağlığını ciddi tehdit ettiğini belirtti.

Sütün mikroorganizmaların üremesi için çok iyi bir ortam olduğunu kaydeden Önal, bu nedenle dondurmanın pastörize sütten yapılması ve hijyenik koşullarda üretilmesinin sağlık açısından oldukça önemli olduğunu söyledi. Paketlenmiş dondurma ve buzlu gıdalar tüketilirken paket üzerindeki etiketin okunarak bakanlığın üretim izninin olup olmadığına ve son kullanma tarihine dikkat edilmesi gerektiğine değinen Önal, "İzinsiz veya son kullanma tarihi geçmiş ürünler asla satın alınmamalıdır. Ayrıca bu tür gıdaların servis edildiği soğutucuların yeterli soğuklukta ve çalışıyor durumda olması da göz ardı edilmemelidir. Sağlıksız ve hijyenik şartlardan uzak dondurma ve buzlu ürünlerin tüketimi hastalıklara davetiye çıkarmaktadır." dedi.

Dr. Önal, uygun ortamlarda üretilen ve satılan dondurmaların besleyici değeri yüksek gıda gurubunda yer aldığını ifade etti. Sağlık ve hijyen kurallarına uygun üretilen ve satılan dondurmaların protein ve karbonhidratın yanı sıra çok çeşitli vitaminler ile kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir, ve çinko gibi mineralleri de içerdiğini hatırlatan Önal, "Dondurma üretiminde sütün yanı sıra şeker, çikolata, kakao, fındık, fıstık, karamel, glikoz şurubu, çeşitli meyve ve kıvam vericiler ile bitkisel yağ, doğal ve doğala özdeş aromaları da yer almaktadır. Bu katkı maddelerinin, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından izin verilen Türk Gıda Kodeksi'ne uygun olması gerekmektedir" diye konuştu.

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=690781


Yorum Yaz/Oku/Tartış: (0)
 
Kuru Meyve Ticareti
Cumartesi, 17 Mayıs 2008

Dünya kuru meyve ticareti 2007 yılında 7 milyar dolara ulaşırken, Türkiye 1 milyar dolarlık hacmi ile dünya kuru meyve ticaretinden yüzde 13'lük pay alıyor. Türkiye, kuru incir, kuru kayısı ve çekirdeksiz kuru üzümde ihracatta dünya şampiyonluğunu sürdürüyor.

Türkiye'nin geleneksel ihraç ürünleri çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısıda 2007 yılında küresel ısınma nedeniyle dünya genelinde ve Türkiye'de yaşanan üretim düşüşlerinin, mevcut hava koşulları devam ettiği takdirde 2008 yılında yaşanmaması bekleniyor.


Dünya genelinde kuru meyve üreticisi ülkeleri çatısı altında barındıran Uluslararası Kabuklu ve Kuru Meyveler Kongresi'nin (INC) 27. Toplantısı 9-11 Mayıs 2008 tarihleri arasında Şili'nin başkenti Santiago'da gerçekleştirildi. Kongre'ye üye ülke, kuruluş ve firmalardan 425 civarında temsilci katıldı.


Kuru meyve üretiminin dünya genelinde ve Türkiye'de 2008 yılında küresel ısınmadan çok fazla etkilendiğini belirten Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri Sezmen Alper, INC toplantılarında kuru meyve üreticisi ülkelerden gelen katılımcıların ifadelerinden 2008 yılında çekirdeksiz kuru üzüm rekoltesinde İran'da yaşanan olumsuz iklim koşulları nedeniyle yüzde 50'lik rekolte düşüşü dışında bir gerileme beklenmediğini, küresel ısınmanın etkisinin 2008 yılında, 2007 yılına nazaran daha az olmasının öngörüldüğünü kaydetti.


Türkiye ve ABD'nin 2008/09 sezonu çekirdeksiz kuru üzüm üretimlerinin 300'er bin ton olarak tahmin edildiğini anlatan Alper, "İran'da ise bu yıl yüzde 50'lik düşüş ile 60 bin ton çekirdeksiz kuru üzüm bekleniyor." dedi. Türkiye'nin Kuru Kayısı rekoltesi 130-150 bin ton arası, Kuru İncir rekoltesi 50 bin ton civarında tahmin ediliyor.


Uluslararası Kabuklu ve Kuru Meyveler Kongresi'nde Türkiye'yi, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Antep Fıstığı ve Fındık Tanıtım Grupları, İstanbul ve Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri ve İstanbul ve Karadeniz Fındık ve Fındık Mamulleri İhracatçıları Birliği, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği temsilcilerinden oluşan 30 kişilik ekip temsil etti. Ege İhracatçı Birlikleri adına Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri Sezmen Alper, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu eski Üyesi Giyom Pagy ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Şube Müdürü Necdet Kömür'den oluşan 4 kişilik ekip katıldı.

Kongre süresince, Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri Sezmen Alper, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu eski Üyesi Giyom Pagy çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısı ürünlerimize ilişkin sunumlar yapıldı, ilgili teknik komite toplantılarına katılındı ve info standımızda ürün ve ihracatçı firma bilgileri katılımcılara sunuldu.

TÜRKİYE RUSYA PAZARINDA TANITIMA HIZ VERECEK

Uluslararası Kabuklu ve Kuru Meyveler Kongresi'nin 5 yıl içinde kabuklu meyvelerde tanıtım amaçlı olarak 7 milyon dolar harcadığı, kuru meyveler için de bir fon oluşturularak benzer çalışmaların yapılması gerektiği dile getirildi.

Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri Sezmen Alper ise, Türkiye'de kurulu Ege, İstanbul ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birlikleri'nin Rusya'da çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısı tanıtımı için ortaklaşa bir program düzenlediğini, 2008 sonbahar aylarında programın başlayacağını, INC'nin çalışmalarının tüm kuru meyvelerin tanınmışlığının arttırılması ve çeşitli kalite sorunlarının aşılması bakımından son derece önemli olduğunu sözlerine ekledi.

http://www.gidasanayii.com/modules.php?name=News&file=article&sid=14880


Yorum Yaz/Oku/Tartış: (0)
 
O, Türkiyenin meyve tabağı
Cuma, 16 Mayıs 2008
Narenciyeden muza, çilekten kaysıya, şeftaliden kiraza kadar geniş yelpazede ürünü yetiştirerek Türkiye'nin meyve ihtiyacının önemli bölümünü karşılayan il hangisi dersiniz?
Yorum Yaz/Oku/Tartış: (0)
 
Gıda fiyatları çok düşmez
Perşembe, 15 Mayıs 2008
Pınar Su, Pınar Et ve Pınar Süt şirketlerini bünyesinde bulunduran Yaşar Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Feyhan Yaşar Kalpaklıoğlu, başta buğday ve pirinç olmak üzere gıda fiyatlarında yaşanan hızlı artışı değerlendirdi
Yorum Yaz/Oku/Tartış: (0)
 
Meyve Suyunu Sevdik
Salı, 13 Mayıs 2008
 

Kişi başına meyve suyu tüketimi ilk kez 10 litre barajını aştı.“Sağlıklı beslenme ve doğal gıda arayışına yönelen tüketici, aradığını antioksidan zengini meyve suyunda buldu. MEYED’in (Meyve Suyu Endüstrisi Derneği) tüketiciyi bilinçlendirme çabaları da buna eklenince, Türkiye meyve suyu tüketim artışında dünya birincisi oldu. MEYED’ den yapılan açıklamaya göre, Türk tüketicisi artık sağlığına daha çok dikkat ediyor, meyve suyunu evine taşıyor ve ilaçlarla vitamin takviyesi yerine sağlıklı ve doğal lezzet olan meyve suyunu daha çok tüketiyor”


Yorum Yaz/Oku/Tartış: (0)
 
Biyogüvenlik Yasası
Salı, 13 Mayıs 2008
GDO "ya Hayır Platformu "nun, genetiği değiştirilmiş ürünlerin riskini halka anlatmak için hazırladığı, GDO `ları temsil eden ``mısır balonu`` Abdi İpekçi Parkı `nda sergilenmeye başlandı
Yorum Yaz/Oku/Tartış: (0)
 
Tereyağını temize çıkaran araştırma
Pazartesi, 12 Mayıs 2008

Kanadalı bilim adamları, kalp ve damar hastalıkları başta olmak üzere birçok hastalığa neden olduğu öne sürülen tereyağını temize çıkardı. Kalp krizine iyi geliyor, şeker hastalığını önlüyor.Yeni bir araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, tereyağı ve sığır eti kalp krizi riskini ve kolesterolü düşürüyor, şeker hastalığı ve obeziteyi tedaviye yardımcı oluyor.

Alberta Üniversitesi profesörü Spencer Proctor ve asistanı Flora Wang tarafından yapılan araştırma sırasında, 16 hafta boyunca deney farelerine tereyağı ve inek etinde bolca bulunan vaksenik asit bakımından zenginleştirilmiş diyet uygulandı.

Vaksenik asidin vücutta kolestrol başta olmak üzere birçok rahatsızlığa sebep olan şilomikronların oluşmasını yavaşlattığı gözlemlenirken, deney sonunda kötü kolesterol olarak bilinen LDL başta olmak üzere, toplam kolesterol ve trigliseritte düşüş görüldü.

Flora Wang, "Tereyağı, sığır eti ve türevlerinde vaksenik asid oranı en az yüzde 70'tir. Araştırmanın bizi en çok sevindiren sonuçlarından biri, metabolizmada birçok hasara sebep olan şilomikronların oluşmasının bu yolla yavaşlatılabileceği olmuştur. Bugüne kadar zararlı etkilerinden korktuğumuz doğal yağlar, aslında sağlığımız için son derece faydalı. Tereyağı ve sığır etinin kalp krizi riskini düşürmesi, şeker hastalığı ve obezite tedavisine yardımcı olması ve kolestrole iyi gelmesi, artık bir realite" diye konuştu.

Bu arada, doktora öğrencisi olan Flora Wang, araştırma sonuçlarını sunduğu, Alberta'da düzenlenen "Uluslararası Şilomikronların Zararları Sempozyumu"nda "genç araştırmacı" ödülünü aldı

http://www.netharitam.com/get.php?id=164&dest=http://www.moralhaber.net


Yorum Yaz/Oku/Tartış: (0)
 
Bitkisel çay pazarında yeni ufuklara
Pazartesi, 12 Mayıs 2008

Türkiye'de giderek büyüyen "bitkisel çay pazarı"var. Daha düne kadar 12 olan firma sayısı bugün 20'yi aşmış durumda


Yorum Yaz/Oku/Tartış: (0)
Son Güncelleme ( Pazartesi, 12 Mayıs 2008 )
 
Menopozda Soya Yiyin !
Pazar, 11 Mayıs 2008
Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Arıoğlu, menopoza giren kadınlara, besin kaynağı olarak soyalı ürünler tüketmelerini, günde 50 gram soya almalarını önerdi

Yorum Yaz/Oku/Tartış: (1)
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 25 Toplam: 203
Aldesem.com. Tarımda e-ticaret merkezi

Giriş Formu

Kullanıcı adı

Şifre



Şifremi unuttum Hatırlat
Henüz Bahcesele Kayıtlı değilmisiniz? Hızlı Kayıt
Exponut & Driedfruit

9.000 üye, 27 editör,  34 UZMANSEL.com danışmanı ile
Tarımsal Habercilikte ve Bilgi Paylaşımında 1 Numara!
Bahcesel.com

Bahçe, peyzaj, Tarım, Orman ve Çevre Haberlerinde en aktif, En büyük Bilgi Paylaşım sitesi

Tüm servisleri ücretsiz!
Her bir üyesine Sınırsız Paylaşım alanları,
BahceselForumsel, Photosel, Blogsel, İlansel ve Reklamselde...

Henüz Bahcesel üyesi değilseniz, hemen şimdi 20 saniyenizi ayırarak sitemize ücretsiz kayıt olabilirsiniz. Her geçen gün büyüyen sitemizde, Şimdilik 9.000 olan üyelerimiz arasına sizde katılın!
(((kayıt olmak için tıklayınız)))
Bahcesel üyelerinin imkanlarından sizde yararlanmaya başlayın! Tüm yakınlarınızı da davet edin, onlarda üye olsunlar, onlar da bahcesel imkanlarından faydalanmaya başlasınlar.

Uyarı: Sitemizdeki tüm haber, makale ve yazılar için üyelik şartımız yoktur. Üye olmak istemiyorsanız, bu mesajı kapatın gitsin.

Biz BAHCESEL'e gönül verdik. Bu sizin de elinizde! çünkü burası kimsenin değil hepimizin sitesi!

İşini Seven , mesleğine Gönül verenlerin sitesi,
Bahcesel.com Yönetimi

[Kapat]

 
LinkXChange rapidsharefilms.com www.ducopro.nl directory.ebali.web.id www.bitstab.com healthfoodfitnes.ii.com www.movilstyle.com freeaddlinks.info freeseolinks.info design.ebali.web.id www.wickedcomputers.co.za www.invadermedia.com www.droomvrouwenverleiden.nl fr.marmirocha.eu www.chianella.com www.aldesem.com www.mypolitician.info