Ayçiçeğinin alternatifi olarak kabul edilen kanolanın üretimi her geçen yıl artıyor
Kuraklığa bağlı olarak ayçiçeği üretiminde verimin düşmesi ve çiftçiler kanola bitkisine yöneldi. Türkiye ayçiçeğinin en önemli bir bölümünü karşılayan Trakya Bölgesinde kanola bitkisi tarlaları süslemeye başladı.
Edirne Ziraat Odası Başkanı Cengiz Yorulmaz, istenilen veriminin alınması durumunda kanolanın çiftçinin yeni gözde ürünü olacağını söyledi.
Trakya bölgesinde kanola ekiminin ayçiçeği üretimini tehdit edecek boyutta olmadığını dile getiren Yorulmaz, çiftçinin kanola ilgi gösterdiğini açıkladı.
Yorulmaz, "Geçtiğimiz yıl kanola ekimi bölgemizde 5-6 bin dekar civarlarındaydı, bu yıl 50 bin dekara çıktı. Kanola beşeriyette kullanıldığı gibi biodizel yapımında da kullanılıyor. Biodizel kullanımı hava kirliliğini önemli derece azaltıyor. Kanola bitkisinin 1980'li yıllarda özellikle Trakya bölgesinde ekimi çok fazlaydı ancak o dönemde ekimi yasaklandı. Kanada'da tohumları ıslah edildikten sonra son birkaç yılda ekimine yeniden izin verildi. Yağ konusunda yaşanan büyük eksiklik kanola ile giderilmeye çalışılıyor." diye konuştu.
Kanolanın, buğday ve ayçiçeğine göre biraz daha kârlı bir ürün olmasının üreticileri teşvik ettiğini ifade eden Yorulmaz, "Kanola hasadı buğday hasadı ile beraber, ayçiçeği hasadından önce yapılıyor. Çiftçinin eline 2 dönem arasında para geçiyor olması çiftçileri mutlu ediyor. Bu da çiftçileri bu yöne iten nedenlerden biri. Geçen sene üretimi az olduğu için firmalara ürünleri tarladayken satın almıştı. Şimdi ekim daha fazla ancak talebin yine yüksek olacağını düşünüyorum. Kanola buğday gibi ambarlarda beklemeye gelmeyen bir ürün. Kısa süre içerisinde işlenmesi lazım." şeklinde konuştu
Ziraat Yüksek Mühendisi Aziz Şatana ise Türkiye'de kışlık tip kanola çeşitlerinin Trakya, Marmara, Karadeniz ve geçit bölgelerinde; yazlık tip kolza çeşitlerinin de Akdeniz, Ege ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde uygun yetişme koşulları bulunduğu söyledi.
Şatana, "Buğday gibi tahıllarla ekim nöbetine girdiğinde sürdürülebilir tarım açısından kök hastalıklarının azaltılması ve toprağın organik maddesini artırılması bakımından çok faydalı olmaktadır. Hasada erken gelmesi nedeniyle, sulu koşullarda kendisinden sonra ikinci ürün yetiştirme olanağı vermektedir. Erken ilkbaharda 30-40 gün arasında süren çiçeklenme döneminde bal arıları için uzun süre polen ve nektar toplama imkanı sağlamaktadır." dedi