Tekil Mesaj gösterimi
28-03-2008   #1 (permalink)
selsarac

Bahcesel.com Yöneticisi
Zıraat Mühendisi
Tasarımcı-Editör

Herkes Burada!
Çünkü Bahcesel Hepimizin!
 
selsarac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3.486
Blog Yazıları: 63
Thanks: 95
Thanked 142 Times in 107 Posts
selsarac isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.




Standart Saksi Topraklari (harÇlar)

Bitkilerin büyüme ve gelişmelerinde çok önemli bir yeri bulunan saksı topraklarının temel görevleri, bitkiye destek olmak ve su, hava ve besin maddesi sağlamaktır.
İç mekan süs bitkileri yetiştiriciliğinde kullanılan harçları oluşturan materyaller v ebunların bireysel özellikleri hakkında aşağıda bilgi verilmiştir.
1.4.1. SAKSI HARCI HAZIRLAMADA KULLANILAN MATERYALLER
TOPRAK
Toprak, katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerden oluşmuş üç fazlı bir sistem olarak kabul edilir, iyi bir bitki gelişimi için bu üç faz arasında belirli bir denge bulunması gerekir.
Toprağın katı fazı inorganik (mineral) ve organik maddelerden oluşur. İngorganik maddeler, çeşitli büyüklükteki parçacıkların karışımından ibarettir. Topraktaki inorganik maddelerden, büyüklükleri 2 mm'den fazla olanlar (taş, çakıl, vb.) toprağın iskelet maddeleri olarak kabul edilir. Toprakta asıl işleve sahip olan 2 mm'den küçük parçacıklar ise kum, şilt ve kil olmak üzere değişik "parça büyüklüğü gruplarf'na ayrılırlar. Kum taneciklerinin yüzey alanları az olup, fizikokimyasal yönden toprağın daha az aktif olan kısmını oluştururlar. Kil tanecikleri ise, geniş yüzey alanlarına sahip olup, bitki besin maddelerinin tutulması vb. gibi topraktaki çeşitli fizikokimyasal olaylarda etkin rol oynarlar. Bitki yetiştirme ortamı olarak kullanılacak ideal bir toprakta kum, şilt ve kil parçacıklarının uygun oranlarda karışmış halde bulunmaları istenir. Bu farkı büyüklükteki parçacıkların yaklaşık aynı oranlarda karışmasından oluşmuş topraklar, bünye sınıflamasında "tınlı topraklar" olarak adlandırılır.
Topraktaki organik maddeler ise canlı ve cansız organizmalardan oluşur. Canlı organizmalar içerisine, toprak florası (mikroorganizmalar) ve toprak faunası (toprak içerisindeki hayvanlar) girmektedir. Cansız organik maddeler ise, çeşitli ayrışma derecelerindeki bitkisel ve hayvansal artıkları içerir. Organik maddenin ayrışma ve parçalanması ile oluşan "humus", kolloidal özellikle olup, su ve bitki besin maddelerinin tutulmasında önemli roy oynar.
Topraktaki su ve havanın uygunoranlarda bulunması çok önemlidir. Çünkü bitkiler toprakta suya olduu kadar havaya da gereksinme gösterirler. Toprakta su fazlalaştıkça, hava oranı azalır. Drenajı yetersiz olan topraklarda, bitkilerin kök solunumu olumsuz olarak etkilenmekte ve kök gelişimi yavaşlamaktadır. Ayrıca mikroorganizmaların etkinlikleri azalmakta ve organik maddenin ayrışması yavaşlamaktadır. Öte yandan havasız (anaerobik) koşullarda toprakta toksik maddeler de üremektedir. Uygun bir bitki gelişimi için toprakta belirli oranda suyun bulunması istenir. Çünkü su, bitkilerin önemli bir yapı maddesini oluşturduğu gibi, besin maddelerinin bitkiler tarafından alınmaları da toprak suyu aracılığıyla olur. Toprak suyu içerisinde çözünmüş halde iyonlar bulunuğu için, "toprak suyu" deyimi yerine çoğu kez "toprak çözeltisi" deyimi kullanılır.
Saksı harçlarında kullanılan tınlı toprak (veya yalnızca tın) deyimi uygun oranlarda kum, şilt ve kil içeren ve organik maddece zengin toprakları ifade eder.. Tın, toprak içeren saksı harçlarının en önemli yapı maddesidir. Harcın fiziksel ve biyolojik özellikleri üzerine etkisinden başka; anyon ve katyondeğiştirme kapasitesine sahip

olan kili ve organik maddeyi karışıma kazandırmaktadır. Özellikle mikroelementleri ve yavaş yarayışlı hala geçen azotu olmak üzere çeşitli besin maddelerini içerdiği için bitki beslemenin temelini oluşturur. Tın, fiziksel ve
kimyasal olarak harcın en değişken öğesidir. Bu nedenle, eğer iyi sonuç alınmak isteniyorsa tının seçiminde gereken özen gösterilmelidir.
Harç hazırlamada kullanılan bir tının seçiminde dikkate alınacak en önemli etmenler şunlardır:
- Yaklaşık % 20 dolayında kil içermeli ve 5.5-6.5 arasında bir pH değerine sahip olmalıdır.
- Toprakta (tın) iyi bir agregasyon mevcut omlalıdır. Agregatlar kararlı olmalı; toprak ıslandığı zaman
parçalanmamalı ve dağılmamalıdır.
- Yeterince organik madde kapsamalıdır. Topraktaki organik maddelerden kısmen parçalanmış olanları
başta azüt olmak üzere bezin maddeleri sağlarken, ileri derecede ayrışmış ve huminleşmiş organik maddeler ve
topraktaki çeşitli fiziksel ve kimyasal olayları düzenlerler.
TURBA (TORF, PEAT)
Fazla yağış, yüksek nem ve düşük yaz sıcaklıklarının egemen olduğu yörelerde, bataklık ve benzeri su altındaki arazilerde yetişen bitkilerin, oksijensiz (anaerobik) koşullar nedeniyle normal şekilde parçalanamayıp birikmesiyle oluşmuş, kısmen ayrışmış durumdaki organik maddelere "turba (peat veya torf)" adı verilir. Turba birçok çağdaş tohum, çelik ve saksı harçlarının vazgeçilmez bir malzemesi olup; tınsız kompostların çoğunun temelini oluşturur. Tek başına da harç olarak kullanılabilmekle birlikte, daha çok başka materyallerle çeşitli oranlarda karıştırılarak kullanılmaktadır.
Turba topraklarının hacim ağırlıklarıdüşük su tutma kapasiteleri yüksektir. Büyük oranda gözeneklilik (porozite) gösterirler. Ayrıca turba toprak alkalinliğini (bazikliğini) belirli bir noktaya değin düşürür. Eğer turba çok asit ise, istenilen pH derecesini sağlamak üzere kireçleme gerekir. Doğrudan doğruya bulundukları yerden alınıp kullanıldıkları zaman genellikle hastalık, zararlı ve yabancı tohumlarla bulaşık değildir. Satın alındığında (özellikle balyalar halinde sıkıştırılmış durumda iken) çoğu kez kurudur ve kullanmadan önce iyice nemlendirilmelidir. Çünkü kuru turbanın toprakta nem absorbe etmesi çok uzun süreyi alır. Turbanın taşınması ve korunması (depolanması) kolaydır. Ancak kurak dönemlerde sulanmazsa, kolaylıkla dağılabilir ve yanabilir.
Yataklardan elde edilen turbalar 1.6 mm-1.9 cm. arası parça büyüklüklerinde öğütülür. Küçük parçalar, tümüyle kumlu topraklar dışında diğer bütün topraklar için uygundur. Çok kumlu topraklar için iri parçalar daha iyidir. Toz halindeki turba ise mümkün olduğunca kullanılmamalıdır.
Turba doğal durumda azot dışında belli başlı besin madelerinden yoksundur. Ortalama % 3.5 N içerir. Ancak, R K ve iz elementler az miktarda bulunur, mineral topraklarla karışmışdurumda, yüksek katyon değişimine sahip olması nedeniyle, bitkilere bisin maddesi sağlanmasında çok önemli bir işlevi vardır.
Turbaların oluştuğu bataklıklarda çok çeşitli bitkileryetişmekte ve turbalar bu belli başlı bitki türlerine göre
sınıflandırılmalıdır. Yetiştiricilik açısından turbalar Sphagnum ve Sazlık turbaları olarak iki ana grup altında
toplanabilir. '
Sphagnum turbaları: Turba oluşan bataklıklarda birçok Sphagnum yosunu bulunmaktadır. Bunlar arasında en önemlileri Cymbifolia grubundan S. papillosum ve S. megellanicum ile Acitifolia grubundan S. rubellum. S.plumulosum ve S. fuscum'dur.
Sphagnum yaprakları yalnızca bir tabaka hücreden oluşmuştur. Cymbifolia grubunun yaprakları geniş, kayık şekillidir ve bu yapı onların çok fazla oranda su absorbe etme ve tutmalarını sağlar. Bu grup yosunların oluşturduğu turbalar gevşek ve hacimli bir yapı gösterirler. Acutifolia grubundaki Sphagnumlar daha küçük yapraklara sahiptir, daha az su tutarlar ve bunun sonucu oluşan turbalar daha sıkı yapılıdır.
Sphagnum turbalarının genel özellikleri şunlardır. Süngerimsi lifli tekstüre (bünyeye) ve yüksek su tutma
kapasitesine sahiptir, (kendi ağırlığının 15-20 katına değin su tutabilir.) Poroziteleri (gözeneklilik) oldukça
yüksektir (yaklaşık % 80 dolayındadır). Kül kapsamları azdır. Ayrıca, çok asit özellikte olup, 3.5-4.5 arasında bir
pH değerine sahiptirler. :
Sazlık turbaları: Bu tip turbalar sazlar (Carex türleri), kamış otları (Phragmites), pamukotları (Erioophorum vaginatum), süpürge çalıları (Calluna vulgaris) ve bazen ağaç kökleri kalıntılarından oluşurlar. Genellikle mineral topraklarla birlikte bulundukları için Sphagnum turbalarından daha çok besin maddesi içerirler. Daha koyu renkli, daha çok huminleşmiş ve ayrışmış olup, birim ağırlıkça daha çok katyon değişim kapasitesine sahiptir. Su tutma, kapasiteleri Sphagnum turbalarına göre daha düşüktür (kendi ağırlıklarının 7-8 katı su tutarlar). pH değerleri 3.5-7.0 arasında değişir. Uygun bir amenajman izlenirse saksı harçları yapımında da kullanılabilir.
1961 yılında Amerika Birleşik Devletleri Genel Hizmet Bakanlığı tarafından turba tanımlama ve sınıflandırma
esasları yeniden düzenlenmiştir. Amerikan Materyaller Test Derneği tür kökeni ve lif kapsamına dayalı bir sistem önermiştir, bu sistem beş grubu içermektedir.
(1) Sphagnum yosun turbası (Turba Yozunu): Fırında 105°C dolayında kurutularak suyu uzaklaştırılmış
bir turba örneği, ağırlıkça % 75'in üzerinde Sphagnum yosunu lifleri içerir. Lifler, hücresel yapısı belirlenebilen
Sphagnum yosunlarının sap ve yapraklarından oluşmalıdır. Örnekler kuru madde üzerinden en az % 90 organik
madde kapsamalıdır.
(2) Hypnum yosun turbası: Örnekler fırın kuru ağırlık esasına göre % 50'den çok Hypnum yosunu lifleri
içermeli ve organik madde kapsamları fırın kuru ağırlık esasına göre % 90'dan az olmamalı, lifler çeşitli Hypnum
yosunlarının sap ve yapraklan olmalıdır.
(3) Kamış-saz turbası: Fırın kuru ağırlık esasına göre turba en az % 33.3 kamış, saz veya çayır otu lifleri
gibi yosun olmayan lifleri içermelidir.
(4) Turba humusu: Fırın kuru turbanın toplam lif içeriği % 33.3'den daha az olmalıdır.
(5) Diğer turbalar: Önceki grupların dışında kalan turbalar bu grubu oluşturmaktadır.
Uluslararası kabul görecek bir turba sınıflaması ortaya koymak üzere Kivinen ve Puustjarvi (1972), turbanın botaniksel bileşimine ve ayrışma derecesine dayalı olarak aşağıdaki sınıflandırma sistemini önermişlerdir.
(1) Yosun turbası (Sphagnum yosun turbası)
(2) Hypnum yosun turbası
(3) Sazlık turbası
(4) Orman turbası
(5) Siyah turba (Turba humusu)
selsarac isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla