Tekil Mesaj gösterimi
28-03-2008   #2 (permalink)
selsarac

Bahcesel.com Yöneticisi
Zıraat Mühendisi
Tasarımcı-Editör

Herkes Burada!
Çünkü Bahcesel Hepimizin!
 
selsarac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3.486
Blog Yazıları: 63
Thanks: 95
Thanked 142 Times in 107 Posts
selsarac isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.




Standart Saksi Topraklari (harÇlar) YAPRAK ÇÜRÜNTÜSÜ Perlit

YAPRAK ÇÜRÜNTÜSÜ
Yaprakların parçalanma ve çürümesi sonucu oluşmuş materyaldir. Koyu kahverengi toz şeklinde veya ince parçalar halindeki bu materyal, humusça oldukça zengin olup, fazla miktarda besin maddesi içerir. Organik madde kaynağı olarak, özellikle saksı harçlarında başka materyalerle çeşitli oranlarda karıştırılmak suretiyle turba yerine yaygın şekilde kullanılır. Ancak, ticari olarak saksı harçları hazırlamada yaprak çrüntüsünün yerini turba almağa başlamıştır.
Yaprak çürüntüsü, ormanlık alanlarda yüzeydeki yaprak döküntü tapakasının hemen altında doğal olarak bulunduğu gibi yaprakları bir sandık veya tel kafes içerisinde yığma yoluyla da yapay olarak hazırlanabilir. Eğer fazlaca yaprak mevcutsa, yaprakları herhangi bir kompost yığını içerisine katmak yerine, bu şekilde ayrıca çürütmek daha iyidir. Bununla birlikte, yapraklar kendi kendine oldukça yavaş parçalanır.
Yaprak kompostu yapımında, suyu daha çabuk absorbe ettiklerinden (emdiklerinden) dolayı kuru yapraklar seçilerek bir yere yığılır ve üstü toprakla örtülür. Ayrıca, yapraktabakaları arasına, içerisine amonyum sülfat gibi azotlu bir bileşik katılmış ince tabakalar halinde toprak konulur ve çürüme çürüme işleminin çabuk olabilmesi için karışımın iyi sulanması gerekir. Bu şekilde hazırlanan yaprak kompostu en az bir yıl sonra kullanılabilecek hale gelir.
Meşe ve özellikle kayın yapraklarından oluşan yaprak çürüntüleri en iyileridir. Bazı kalın meşinimsi yapraklar (çınar ve çınar yapraklı akçaağaç yaprakları gibi) parçalanmaya yılarca dayanırlar. Çoban püskülü, defne ve yapraklarını dökmeyen diğer ağaçların yapraklarının az miktarlarda komposta karıştırılmaları daha iyidir. Çam ibreleri de aynı şekilde uzun sürede parçalanır ve bunları yaprak çürüntüleri çok asidiktir. bu nedenle, çam ibreleri çürüntüleri ve parçalanmamış ibreler yalnızca Azalea ve Bromeliad'lar gibi asit seven bitkilerde ve bu bitkiler için hazırlanan saksı harçlarında kullanılmaktadır.
Öte yandan, orman gülleri, kocayemişler, fundalar ve süpürge çalıları gibi Fundagiller (Ericaceae) familyasından bitkilerin yapraklarının çürümeyisle oluşan siyah renkte materyale de "funda toprağı" adı verilir
AHIR GÜBRESİ
Organik gübrelerin en önemlisi olan ahır gübresi (çiftlik gübresi veya hayvan gübresi olarak da adlandırılır) genellikle sığır, at, koyun, keçi vb. gibi hayvanların katı ve sıvı dışkıları ile yataklık olarak kullanılan sap, saman vb. gibi materyalden oluşur. Bitki besin maddesi ve organik madde kaynağı olarak ahır gübresinin önemi küçümsenemez.
Ahır gübresinin bileşimi hayvanların cinsi, yaşı, gördüğü iş, kullanılan yem ve yataklığın cinsi ve miktarı, gübrenin ahır ve gübrelikte saklanma durumu gübredeki katı ve sıvı dışkı oranı iibi etmenlere bağlı olarak değişmektedir, bu nedenle ahır gübresi için belirli bir bileşim vermek güçtür. Ancak genel bir anlatımla ahır gübresinde % 70-80 su, % 15-20 organik madde, % 5-10 inorganik maddeler ile % 0,5-0.7 azot (N), % 0,2-0,3 fosfor (P2OH5), % 0,4-0,6 potasyum (K2O) bulunmaktadır. Bunlara ek olarak ahır gübresi küçüksenmeyecek miktarlarda kalsiyum, magnezyum, kükürt gibi bitki besin maddelerini ve az miktarda da demir, manganez, çinko, bakır, bor ve molibden gibi iz elementleri içermektedir.
Ahır gübresinin değerini yalnızca içermiş olduğu bitki besin maddeleri ile ölçmek doğru olmaz. Çünkü harca karıştırılan ahır gübresi yalnız bitkiye besin maddelerini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda bitkinin daha iyi bir şekilde gelişimi için toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini de olumlu yönde etkiler. Bu etkiler şu şekilde sıralanabilir.
- Toprağın su tutma kapasitesini arttırır.
- Ağır bünyeli (killi) topraklarda su geçirgenliği üzerine olumlu etki yapar.
- Organik yapısı nedeniyle toprak havalanmasını uygun yönde etkiler.
- Kumlu topraklarda toprak parçacıklarını birbirine bağlayarak agregat oluşumunu, killi topraklarda ise
toprak tanelen arasına girerek gevşek bir yapı kazanmalarını sağlar, böylelikle köklerin toprakta yayılma ve
gelişmeleri için daha uygun bir ortam hazırlar.
- Verildiği topraklara koyu bir renk kazandırarak, güneş ışınlarının daha iyi emilmesini ve toprağın daha iyi
ısınmasını sağlar.
- içerisindeki kolloidal özellikteki maddeler nedeniyle toprakların katyon değişim kapasitelerini artırır.
- Parçalanması sonucu açığa çıkan karbondioksit su ile birleşerek karbonik asidi oluşturur. Karbonik asit
toprakta bulunan öteki bitki besin maddelerinin çözünürlüğünü artırır.
- Çok miktarda mikroorganizma kapsaması nedeniyle uygulandıkları topraklarda biyolojik değişimlerin
hızını artırır ve böylece toprağan biyolojik özelliğini de olumlu yönde etkiler.
Ahır gübresinin içerdiği potasyumun bitki tarafından alınmadurumu kimyasal gübrelerininkine eşittir. Fosforun alınma oranı da yüksektir ve % 60-80 dolayındadır. Öte yandan, ahır gübresindeki azotun yalnız bir kısmı kimyasal gübrelerde olduğu kadar erir haldedir ve hemen alınabilir. Azotun önemli bir bölümü ahır gübresinde organik haldedir ve bu ancak yıllarca süren bir periyod içerisinde yavaş yavaş mineralize olabilir. Bunun bir sonucu olarak ahır gübresinin etkisi kimyasal gübrelerdekine oranla daha uzun sürebilir.
iç mekan süs bitkileri yetiştiriciliğinde kullanılmaya en uygun ahır gübreleri sığır ve at gübreleridir. Koyun, tavuk ve kuş gübreleri azot ve fosfor kapsamları yönünden daha zengin oluşları ve hızlı etki yapmaları nedeniyle ancka gübre şerbeti şeklinde verilebilir. Ülkemizde süs bitkileri üretiminde sık sık, hatta çürümemiş (yanmamış) halde kullanılan koyun ve keçi gübrelerinin kullanımında bitkilerin köklerinde oluşturdukları yakıcı etkiler nedeniyle çok dikkatli olunmalıdır. İyi yanmış ve ufalanmış haldeki sığır gübresi, saksılı süs bitkileri üretiminde uyguanabilecek en uygun ahır gübresidir. Çünkü bu gübrenin daha önce değinildiği gibi toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri üzerine olumlu ve uzun süreli etkileri olmaktadır. Ayrıca, gerekenden fazla miktarda uygulanması koyun, keçi ve kuş gübrelerine oranla daha düşük düzeyde zararlanma meydana getirmektedir.
DİĞER ORGANİK MATERYALLER
Turba ve yaprak çürüntüleri, harç yapımında kulanılan organik maddeler içerisinde kuşkusuz en önemli yeri kaplamakla birlikte, parçalanmış ağaç kabukları, saman, yerfıstığı, çeltik kabuklan vb. gibi orgnaik materyaller de harç yapımında kullanılır. Bir materyalin kullanımının yaygınlaşması, çoğu kez kolay sağlanabilmesine, maliyetine ve yöredeki kulanılma deneyimlerinin sonuçlarına bağlıdır. Bazı materyaller de bazı bitkiler için geleneksel olarak (alışkanlık halinde) kullanılmaktadır. Sözgelişi, ağaç kabukları orkide yetiştiricileri tarafından, çam ibreleri de özellikle Almanya ve Belçika'da açelya yetiştiricileri tarafından yoğun şekilde kullanılmaktadır, bu materyallerin saksı harçlarında kullanılmasındaki başarı, belirli fiziksel ve kimyasal özelliklerinin iyi anlaşılmış olmasına bağlıdır. Sözgelişi, saman ve parçalanmış ağaç kabukları herhangi bir oranda harç içerisinde kullanıldığı zaman iki sorunla sık sık karşılaşılır, a) Azot noksanlığı ve b) bitkilere toksik maddelerin ortaya çıkması Saman ve ağaç kabuğunun her ikisi de fazla miktarda karbon ve az miktarda azot içerir (Karbon yaklaşık % 50, azot ise % 0.1 'dir) Ağaç kabuğu genellikle samandan birazdaha fazla azot içerir. Ayrışma başladığı zaman, bakteriler bitkilere göre azotu daha etkili kullandıklarından ve topraktaki NH4 ve NO3 halinde yarayışlı azotu tükettiklerinden geçici bir azot noksanlığı ortaya çıkabilmektedir.
Hayvan organizma artıkları da (kan, boynuz, tırnak, vb.) yüksekdüzeyte azot kapsamalar nedeniyle saksı harçlarına katılarak değerlendirilir. Azot ahır gübresinde olduğu gibi organik haldedir ve zamanla mineralize oldukça bitki tarafından alınabilir.
Kan unu, mezbahalarda hayvan kesimlerinden ortaya çıkan kanın kurutulması ile yani kanın suyunun (serum), öteki proteinli plazma) kısmından ayrılması ve geriye kalan çökeleğin kurutulup öğütülümse ile elde edilir. Genel olarak 100 kısım taze kandan 20-25 kısım kuru akn aide olunur. Kan unundan % 10-17 azot (N), % 0.3-1.5 fosfor (P2O) ve % 0.5-10 potasyum (K2O) bulunur. Bunlara ek olarak kalsiyum, magnezyum, demir, klor ve sülfat da vardır.
Hayvan kesimlerinden arta kalan tırnak ve boynuzlar da öğütülerek toz haline getirilir. Bunlarda fazla miktarda keratin bulunduğu için çok ince toz haline getirilirse bile toprakta ayrışmaları yavaştır. Boynuz ve tırnak unu da azot yönünden oldukça zengindir (% 10-15). Bu artıklar ayrıca % 1 dolayında da fosfor içerir.
KUM VE ÇAKIL
Kum ve çakıl genellikle hacim ağırlığını ve su tutma gibi fiziksel özelliklerin ideğiştermek amacıyla turbaya karıştırılmış halde kullanırlar. Kil ve kalsiyum karbonattan arındırılmış olmak koşuluyla, kum ve çakılın, harcın kimyasal özellikleri üzerine yalnız seyreltici etkisi vardır. Kum ve çakıl arasındaki fark tümüyle parça büyüklüğünden ibarettir. Uluslararası Toprak Bilimi Derneği tarafından mekanik analiz amacıyla belirlenen tane çapı sınırları şu şekildedir.
kil <0.002 mm.
şilt 0.002.0.02 mm.
ince kum 0.02-0.2 mm.
kaba kum 0.2-0,2 mm.
çakıl >2.0 mm.
Yetiştiricilik açısından ince kum terimi çapları 0.05-0.5 mm. arasındaki tanecikleri içeren kumlar için kullanılmaktadır, ince taneli bir kum, nemli turba ile kaba kum veya çakıla göre (ki bunlar saks: değiştirme sırasında kök yumağından ayrılıp düşerler) daha iyi karışır.
Kum ve çakıl yalnız başlarına iyi bir drenaj hızına sahip olmakla ve az su tutmakla birlikte, bir harca karıştırıldıklarında daha çok karışıma giren başka materyallerin fiziksel özelliklerinin etkisinde kalarak hep aynı sonucu vermezler. Bu arada bir kumun seçiminde dikkate alınacak en önemli nokta onun karbonatlardan arınmış olmasıdır. Eğer kum karbonatlı ise, harcın pH'sında büyük yükselmelere neen olacak ve dolayısıyla başta iz elementlerin ve organik azotun yarayışlılığını etkilemek suretiyle beslenme bozuklukları ortaya çıkacaktır.
1 rrf'ü 1.600 kg. gelen kumun işlevlerinden biri de harcın hacim ağırlığını artırmaktır. Bu Fuchsia gibi uzun bitkiler yönünden bir avantaj olabilir. Çünkü bu şekildeki uzun bitkiller, özellikle hafif plastik saksılarda yetiştirildiklerinde devrilmeye meyillidir. Yoğunluk kazandırma yanında, uygun sınıfta bir kum kullanılması harcın emiciliğini arttırır. Tamamen turbadan yapılmış bir harcın, çok fazla kuruduktan sonra tekrar ıslanması çok güçtür.
PERLİT
Perlit volkanik kökenli bir alomino-silikat'tır. Sıkıştırdığında ve birden 1000°C'ye kadar ısıltıldığında beyaz, kapalı hücresel yapıda hafif kümeler halini alarak genişler. Bu kümeler stabildir (kararlıdır) ve harç içerisinde parçalanmaz. Perlitin ortalama yoğunluğu 128 kg/m3'tür ve tane iriliği olarak çeşitli büyüklükte olanları vardır. Kapalı hücresel yapı nedeniyle su kümelerin yüzeyinde veya kümeler arasındaki boşluklarda tutulur. Ancak, fazla oranda perlit içeren harçların drenajları genellikle iyidir ve çok su tutmazlar. Perlit içeren harçların iyi havalanma gösterdikleri ve düşük yarayışlı su kapsamına sahip oldukları genellikle bilinir. Bu nedenle perlit çoğu kez turba ile karıştırılır.
Perlitin katyon değişim kapasitesi yok denecek kadar azdır ve tamponluk (buffering) özelliği de bulunmamaktadır Perlit başlıca silisyum dioksit (% 73) ve alüminyum, oksit (% 13)'ten oluşmuştur ve pratik açıdan bitki besin maddelerini içermediği düşünülür. Bu nedenle fazla miktarda perlit içeren harçlarda yetişen bitkiler büyük ölçüde sıvı gübrelemeye bağımlılık gösterirler.
Perlit kullanmanın üstünlükleri:
- Hareketsizdir, nört pH'a sahiptir, ateş almaz.
- Tümüyle sterildir.
- Fazla miktarda nem absorbe edebilir.
- Yüksek hava kapasitesi vardır.
- Toprakta biyolojik ve kimyasal olarak ayrışmaz.
- Yeniden kullanımı için ısı, alev ve buhar ile sterilize edilebilir.
Perlit kullanmanın sakıncaları:
- Doğal olarak hafif ve tozludur. Ancak bu durum eleme ile ya da kullanımdan önce nemlendirme ile de
giderilebilir.
- Rengi beyaz olduundan yosun tutmaya eğilimlidir. Ama bu durum siyah turba veya kum serpiştirme ile
önlenebilir.
selsarac isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla