Tekil Mesaj gösterimi
29-04-2008   #3 (permalink)
selsarac

Bahcesel.com Yöneticisi
Zıraat Mühendisi
Tasarımcı-Editör

Herkes Burada!
Çünkü Bahcesel Hepimizin!
 
selsarac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3.468
Blog Yazıları: 63
Thanks: 95
Thanked 129 Times in 100 Posts
selsarac isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.




Standart Tohumların Tabi Olduğu Işlemler Ve Ekim

Toplama Sonrası İlk İşlemler

Tohumun hasadı esnasında olduğu kadar bunu takiben yapılan işlemlerde tohumun hayatiyeti bakımından önem taşır. Çimlenme gücü en yüksek tohumlar bile hasat
sonrası yapılan hatalı işlemlerle çimlenme güçlerini tamamen kaybedebilir. Toplama esnasında kullanılan plastik veya hafif metal kova veya kaplarda toplanan tohumlar ve meyvalar çuvallara aktarılır.Ancak çuvalların naylon gibi hava almayan malzemeden olmaması, gevşek havalanabilir, kaba kendir cinsinden materyalden yapılmış olması gerekir.Aksi halde havalanamadığından meyva ve tohumların kızışmasına ve kısa sürede bozulmasına neden olur. Nemli tohumlar birkaç saat bile nemli halde tutulursa kızışma başlar ve daha uzun sürelerde ise küflenmeler olur.Özellikle yağışlı havalarda yapılan toplamalarda nemli meyva ve tohumlarda bu durum hemen ortaya çıkar.

Toplanan meyva veya kozalakların tabi olacakları işlemler meyva tiplerine göre değişir. Bazı etli meyvaların tohumları, meyvalardan çeşitli işlemlerle ayrılır. Bu konuda küçük ihtiyaçlar ve küçük partiler için el ile ovalamak, çeşmelerde çalkalamak, eleklere sürterek ezmek, odun blokları arasında meyva etini ezmek suretiyle ve eleklerden geçirerek tohumlar ayrılabilir.

Akasya, gladiçya ve katalpa gibi cinslerin tohumları da baklaları güneşte kurutularak ve çatlamaları sağlanarak çıkarılır.

Kozalaktan tohum çıkartma makinelerinin olmadığı yerlerde kozalaklar açıkta sert bir zemin, branda veya tel kafesli kasalar üzerine serilerek güneş sıcaklığında tohumlarını bırakmaları sağlanır.Ancak bu metot yavaştır uzun zaman alır.

Tohumların Saklanması

Ağaçlar, çalılar ve diğer süs bitkilerinin tohumlarını ekim mevsimine kadar veya gelecek yılların ihtiyacı için kullanılmak üzere daha uzun süre sağlıklı bir şekilde saklamak gerekir.

Tohumların ilk ekim mevsimi ekilinceye kadar saklanması yani "kısa saklama" daha basit koşullarda gerçekleştirilir.Fakat gelecek yıllarda kullanılmak üzere yapılan saklama yani "uzun saklama" daha ihtimamlı yöntemleri gerektirir.

Saklama süresi; bitki türlerine, dolayısıyla o türün mensup olduğu tohum tipine, tohumun olgunlaşma derecesine, yapılan ön işleme, tohumun çimlenme değeri ve rutubet içeriğine, saklama ortamını sıcaklık, rutubet ve ışık başta olmak üzere ortam koşullarına, böcek ve mantar zararları ve depolama tarzına göre değişir.

Ağaç, çalı ve diğer süs bitkileri tohumları saklama açısından:

Kısa ömürlü tohumlar
Orta ömürlü tohumlar
Uzun ömürlü tohumlar diye de üç gruba ayrılabilir.
Tohumlan kısa ömürlü olan bitki türlerinde saklama birkaç hafta ile bir iki yıl arasında değişir. Bu sınıfa giren belli başlı türler arasında sedir, meşe,
bazı akçaağaç türleri, manolya, mahonya, ılgın, aralya sayılabilir.

Tohumlan orta ömürlü olan türlerde tohumlar 4-5 yıl saklanabilir.Bunlar içinde çam ve ladin türleri en tipiklerini oluşturur.

Uzun ömürlü tohumlar da çok daha uzun bir süre saklanabilir.Örneğin akasya, gülibrişim, sarı salkım, iğde ve sofora tohumları 10-20 yıl kadar başarı ile saklanabilir.

Genellikle nişastaca zengin tohumlar (meşe, kayın v.s.), yağ ve reçinece zengin (ladin,çam vs) tohumlardan daha çabuk çimlenme kabiliyetlerini kaybederler.

Saklamada, bu tür farklılıkların yanında, etkisi olan diğer önemli faktörlere gelince ;
Bu konuda önce tohumun olgunlaşma derecesi gelir. Yani tohumların toplanma zamanına göre de saklama süreleri fark eder.

Saklamaya etki eden bir faktörde tohumların su içerikleridir.

Saklama ortamının sıcaklığı da saklama süresine etki yapmaktadır.Sıcaklık düştükçe depolama süreci uzatılabilmektedir.

Depolamada çimlenme değeri başarı ile korunmuş bir tohum depolamadan sonra, ekimine kadar geçen süre esnasında bazı hatalı işlemler yapılmış ise hayatiyetini kısmen veya tamamen kaybetmesine neden olunabilir.

Çimlenme Engelleri, Çimlenmeyi Uyarıcı ve Çimlenme Engelini Giderici Engeller

Birçok ağaç ve çalı formundaki süs bitkileri ile çiçek tohumları, uygun nem, sıcaklık ve oksijen koşulları altında ekilseler dahi, o yıl çimlenip yeni bitkiler geliştiremezler. Bu tohumlar bazı çimlenme engellerine sahiptirler. Bu tohumların kısa sürede çimlendirilmesi için bu engellerin giderilmesi gerekir.

Tohumlarda bu çimlenmeyi engelleyen iç faktörler, genellikle üç grupta toplanır.

1-Kabuk kalınlığı veya sertliğinden kaynaklanan engeller,
2-Embriyonun gelişmemiş olmasından veya embriyonun dinlenme ihtiyacından kaynaklanan engeller,
3-Büyümeyi engelleyen bazı maddelerden kaynaklanan engeller.

1-Kabuktan Kaynaklanan Engeller.

Kabuk ya kalındır veya serttir.Bu durumda tohum çimlenebilmesi için ihtiyaç duyduğu suyu alamaz, gaz alışverişi yetersiz kalır.Örneğin gülibrişim, mimoza, yalancı akasya, erguvan, gladiçya, sofora, katırtırnağı, hatmi türleri tohumları kabuk engeli dolayısıyla hemen çimlenemezler. Bunları kısa zamanda çimlendirebilmek için çeşitli yöntemlerle bu engelin kırılması gerekir.

Kabuk engeli türlere, hatta bireylere göre değiştiği gibi, aynı türde hasat zamanına ve hasat esnasındaki hava hallerine göre de değişir.Olgunlaşmanın yağışlı havalara rastladığı yıllarda kabuk, daha yumuşak, kurak periyotlara rastladığında daha sert oluşur.Kuru olarak ve uzun süre saklamalar da kabuk engelinin güçlenmesine neden olur. Engeli gidermede uygulanılan yöntem ve süreç de buna göre değişir.Buna karşılık
böyle tohumlar kurumadan ve kabuk sertleşmeden sonbaharda ekilirse tohum herhangi bir ön işleme tabi olmaksızın ilkbaharda çimlenir. Aksi halde ikinci ilkbahara kadar çimlenemez.

2-Embriyonun gelişmemiş olmasından kaynaklanan engeller,

Birçok türlerde de çimlenme engeli embriyonun gelişmemiş olmasından veya embriyonun içindeki mevcut oluşumdan kaynaklanan dinlenme ihtiyacından ileri gelir. Ülkemizin içinde bulunduğu bazı ılıman bölgelerin bitkilerinde, tohumların çimlenebilmesi için bir dinlenme periyodu geçirmeleri gerekmektedir. Bu süre zarfında tohum içinde, çimlenme olgunluğu için bazı değişimler meydana gelmekte ve bunun sonucu tohum çimlenebilmektedir.

Bazı türlerde bu süre içersinde tek işlemde yeterli değildir.Ömeğin güllerde iki işlem yapılırsa, çimlenme çok daha yüksek bir orana varır.

3-Büyümeyi engelleyici bazı maddelerden kaynaklanan çimlenme engelleri:

Yumuşak etli meyvaların çoğu ile bunların salgıları, bazı türlerde de tohum içinde bulunan bazı maddeler çimlenmeyi kuvvetli bir şekilde engeller.
Birçok kuru meyvalar ve kabukları da çimlenmeyi engelleyen maddeleri içerir.

Çimlenme Engelini Giderici İşlemler

Yukarıda belirtilen bütün bu çeşitli çimlenme engelleri, engelin şekline ve türüne göre değişen işlemlerle kolaylıkla kaldırılabilir.Ancak bu engelleri kaldırmadan yapılan ekimler, meyva ve tohumların uzun süre aylarca hatta bir veya birkaç yıl çimlenmeden toprakta kalmalarına neden olurlar. Çimlenme engelini giderici bazı işlemler şunlardır:

Kabuk engeli için asitli işlem metodu
Mekanik zedeleme metodu
Sıcak suda şişirme metodu
Soğuk suda şişirme metodu

Katlama metodu: Soğuk katlama metodu, sıcak ve soğuk katlama metodu olmak üzere iki şekilde uygulanır.

Tohum Hayatiyeti

Tohumun hayatiyeti doğrudan doğruya onun çimlenme ve fidan yapma kabiliyetidir.
Çimlenme olabilmesi için tohumun canlı yani çimlenme yeteneğinde olması, uygun çevre koşullan bulunması ve tohumun herhangi bir çimlenme engeli olmaması veya bu engeli aşmış bulunması gerekir.

Normal koşullarda ekilen 100 tohumdan meydana gelen ve yaşama kabiliyetini kanıtlayan fidelerin miktarı "fidan yüzdesi" ni verir.

Ekim Tekniği

Tohumlar ya soğuk ve sıcak camekanlar, seralar gibi kapalı yerlerde ekilir veya açık alanda ekilir.

Fidecikleri çok küçük ve narin olan bazı hassas bitli türleri tohumları açık alanda ekilemez. Kıymetli türlerin tohumlan da en yüksek oranda fide elde etmek üzere ancak sera ve camekan gibi kapalı yerlerde yetiştirilip özel bakım görmeleri gerekir. Bu tip yetiştirmede ekilen tohumun büyük kısmı, dış koşullar az çok veya tamamıyla kontrol altında tutulduğundan fideye dönüşebilmektedir.Bu suretle verim yükselir. Bu durum bilhassa kıymetli ve nadide bitki türleri tohumlarında büyük önem taşır. Bu itibarla dış koşulların elvermediği durumlarda bu kıymetli türlerin yetiştirilmesinde pahalı olmasına rağmen kapalı alanda üretime çok yer verilir.

Ekimler sıcak veya soğuk camekan ve seralarda veya plastik tünellerde hazırlanan yastıklara yapılabildiği gibi tahta veya plastik kasa veya kaplarda yapılabilir.

Kaplara ekim yapmak suretiyle fidan yetiştirilmesi üniform yetiştirmeyi sağladığı gibi hava koşulları ve olanaklara göre sera, camekan ve plastik tünellere de ekim fidelerinin nakline imkan verir.Ayrıca fidanlık toprağının çok iyi olmamasına karşılık kap ortamlarını daha iyi materyallerle hazırlamak mümkündür.Çimlenme ve fidan kayıpları kaplarda daha azdır. Özellikle ihtimam gerektiren durumlarda başarı şansı yüksektir. Ancak beher kaba genellikle az tohum ekildiğinden muhakkak çimlenme kabiliyeti yüksek tohum kullanmak gerekir.

Bu çeşitli tipteki yastık ve kaplarda çimlendirme ortamı olarak buhar veya kimyevi yoldan sterilize edilmiş, zararlı böcek ve mantarlardan temizlenmiş toprak, ekilecek türe uygun karışımlar hazırlanır.Çimlendirme ortamı olarak kum ve perlit karışımları da kullanılabilir.Ancak bu kabil bir ortamın çıkan ekim fideciklerini besleme gücü yoktur.Eğer bu ortamda fidecikler uzunca bir süre geliştirmeye bırakılacaklarsa uygun bir besin çözeltisi ilavesi gerekir.

Ekim yöntemi, çok küçük tohumlarda, tohumun kum veya testere talaşı ile karıştırılarak yeterli seyreklikte ortam alanına ekilmesi şeklinde uygulanır. Tohumlar belli belirsiz hafif bir kapama materyali ile biraz örtülür veya hiç örtülmez. Bunlarda sulama, kasa bir su havuzuna batırılarak alttan rutubet almak suretiyle yapılması daha faydalı olur. Zira üstten sulama bu küçük ve hafif tohumları dağıtabilir.

İri tohumlar ise tek tek belli aralıklarla ekilir.

Ekim yapılacak toprağın çok ıslak veya fazla rutubetli olmaması, vasat derecede nemlendirilmiş bulunması da gerekir.Kuru ortamlar çimlenmeyi engeller.

Ekilen tohumların üzeri tohum çapının 2-4 katı kalınlıkta hafif bir örtü materyaliyle örtülür.Bu örtü veya kapatma materyali ince elenmiş toprak, gübre, humus veya torf karışımı olabilir. Böylece tohumlar rutubetli tutulmuş olur.Yalnız pek küçük tohumlarda bu kapatma materyalinin kullanılmasına lüzum yoktur. Ancak üst toprak tabakasının çok ince elenmiş olmasına özen gösterilmeli ve ekimi takiben tohumların üzerleri düz bir tahta ile hafifçe bastırılmalıdır.

Ekimi takiben kasalar veya kaplar çok ince delikli süzgeçle veya ince su püskürten pompalarla sulanır. Sulama devamlı olmalı fakat aşırıya kaçılmamalıdır.

Ortamın üst tabakasını nemli tutmak için sık sık fakat her defasında az sulama yapılmalıdır. Kök sistemi geliştikçe sulama yavaş yavaş azaltılmalıdır.

Fideleri fazla rutubette bırakmamak için gece veya akşam üstü değil sabah sulaması daha uygundur.

Tohum kasaları sera ve camekanlarda türlere göre değişmekle beraber genellikle 20-21 °C bir sıcaklıkta tutulursa iyi sonuçlar verirler. Geceleri ise bundan 5-8°C daha düşük sıcaklıklar aranır.

Fidelerin ince ve uzun bireyler olması istenmez, kısa ve kuvvetli fidanlar repikajda daha iyi sonuçlar verirler. Bu durum verilen ışık entansitesiyle, yakinen ilişkilidir.

Işıklanmanın zayıf olduğu durumlarda fidelerde ince uzun büyümeler gözlenir.
Cinslere hatta türlere göre de ilk oluşan primer yapraklar esas yapraklardan çok farklıdır. Bu nedenle bunları kültür bakımı yapanların iyi tanıyarak yanlışlıkla yabancı bitkiler olarak ot almada koparıp sökmemeleri gerekir.

Çimlenen ve gelişmeye başlayan genç fideciklerin kasalarının yavaş yavaş daha serin havadar ve aydınlık yerlere götürülerek dış şartlara alıştırılmalıdır.iyi ışık alan fideler fazla boylu olmamakla beraber kuvvetli ve tutma şansı yüksek fideler verirler. Fideler zamanında kasalardan alınıp daha geniş aralıklarla başka kasa veya saksılara dikilmezse zayiat fazla olur, sökümde fideler zedelenir. Bu durum sık ekimlerde daha büyük sakınca yaratır. Fideler ekim kasalarında elle tutulabilecek büyüklüğe yani 5-8 cm boya ulaştığı veya 2-4 oluşturduğu zaman alınıp şaşırtma kasalarında daha geniş
aralıklarla (2.5-5 cm),dikilir. Kasalar birkaç gün serin ve gölge bir yerde tutulur ve itina ile sulanır.Sera ve camekandan yani kapalı mekandan alınarak açık sahaya bahçeye veya fidanlığa dikilenlerde bu konuda daha dikkatlice davranmak gerekir. Bunun için kapalı yerde yetiştirilen bu fide veya fidanların açık sahaya alınabilmesi için "pişkinleşme"ye ihtiyaçları vardır.Pişkinleşme bitkinin değişik dış koşullara daha iyi dayanmasını temin eden karbonhidratların birikmesini ve böylece büyümenin kontrol altına alınması olayını da içine alır.Fide veya fidanın pişkinleşmesi .sulamanın azaltılması sıcaklığın düşürülmesi ve fidanların açık sahaya tedricen alıştırılmak üzere soğuk camekan veya gölge çardaklarına alınması yoluyla olur. Buralarda 7-10
gün,açık alana çıkmak için intibak devresi geçiren fidanlar mümkün olduğunca daha fazla miktarda kendi topraklarıyla ve kafi genişlikte mesafelerle tarla veya parsele alınır veya doğrudan bahçeye dikilir.Dikimden hemen sonra can suyu verilir.

Konu Şahper tarafından (29-04-2008 Saat 23:41 ) değiştirilmiştir..
selsarac isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla