Bulunur her derde istersen gülistanda devâ
10-05-2008 saat 14:06 te kalamana tarafından gönderildi.
Bir Gül hikayesi :
Mevlana ile Mürşidi Şems, sık sık Marifet sohbetleri yaparlardı.
Mevsimlerden Kış idi. Mevlana bir gün Şems ile koyu bir can sohbetine dalmışlardı.
Mevlana’nın eşi Kira Hatun ne konuşuyorlar diye odanın anahtar deliğinden onları dinliyordu: Tam o sırada Mevlana ve Şems’in sohbet ettiği odanın duvarı birden bire yarılıp açıldığını ve altı heybetli adamın odaya girdiği selam verdikten sonra yeri öptüklerini gördü.
Altı heybetli adam Mevlana’nın önüne bir demet gül bıraktılar ve hiç konuşmadan geldikleri gibi çıkıp gittiler.
Kira Hatun hayretler içinde kalmıştı.
Mevlana bir süre sonra, koruması için bu gülleri O’na verdi.
Fakat Kira Hatun merakını yenemeyerek güllerden birkaç yaprak hizmetçisiyle attarlara ** gönderdi. Nereden geldiğini ve adlarının ne olduğunu öğrenmek istiyordu.
Attarlar, “ Bu kış günü bu garip gül nerden gelmiş ? “ diyerek şaşakaldılar.
Aralarında bulunan Şerefeddin adlı Hindli bir tacir, bu gülün Hindistan gülü olduğunu, özellikle Serendip civarında yetiştiğini söyledi. Hizmetçi gül yapraklarını alıp eve döndü ve duyduklarını Kira Hatun’a anlattı.
O sırada içeri giren Mevlana, eşini şöyle dedi:
“ O gül demetini başkasına gösterme. Çünkü Hindistan’ın Kutupları (büyük zatları ),
Ve kutsal İrem bağlarının Bahçıvanları Senin can dimağını ve gözünü kuvvetlendirsin diye göndermişler ”
Eflakî Dedenin anlattığına göre, Kira Hatun bu gülleri son nefesine kadar saklamış, sadece yapraklarında bir kaçını Mevlana’nın izni ile Gürcü Hatuna vermiş.
Kimin gözü ağrısa bu gül yapraklarını sürünce o anda iyileşirmiş. Güllerin kokusu ve rengi yıllar boyunca hiç değişmemiş, hep öyle taze kalmış.
Bu Makalenin alındığı Kitap:
Güller Kitabı – (Türk Çiçek Kültürü Üzerine bir Deneme )
Yazarı: Beşir Ayvazoğlu 1992 Ötügen Neşriyat
attar ** (şifalı bitki satan dükkan )
Derleyen: Salih Ata
Mevlana ile Mürşidi Şems, sık sık Marifet sohbetleri yaparlardı.
Mevsimlerden Kış idi. Mevlana bir gün Şems ile koyu bir can sohbetine dalmışlardı.
Mevlana’nın eşi Kira Hatun ne konuşuyorlar diye odanın anahtar deliğinden onları dinliyordu: Tam o sırada Mevlana ve Şems’in sohbet ettiği odanın duvarı birden bire yarılıp açıldığını ve altı heybetli adamın odaya girdiği selam verdikten sonra yeri öptüklerini gördü.
Altı heybetli adam Mevlana’nın önüne bir demet gül bıraktılar ve hiç konuşmadan geldikleri gibi çıkıp gittiler.
Kira Hatun hayretler içinde kalmıştı.
Mevlana bir süre sonra, koruması için bu gülleri O’na verdi.
Fakat Kira Hatun merakını yenemeyerek güllerden birkaç yaprak hizmetçisiyle attarlara ** gönderdi. Nereden geldiğini ve adlarının ne olduğunu öğrenmek istiyordu.
Attarlar, “ Bu kış günü bu garip gül nerden gelmiş ? “ diyerek şaşakaldılar.
Aralarında bulunan Şerefeddin adlı Hindli bir tacir, bu gülün Hindistan gülü olduğunu, özellikle Serendip civarında yetiştiğini söyledi. Hizmetçi gül yapraklarını alıp eve döndü ve duyduklarını Kira Hatun’a anlattı.
O sırada içeri giren Mevlana, eşini şöyle dedi:
“ O gül demetini başkasına gösterme. Çünkü Hindistan’ın Kutupları (büyük zatları ),
Ve kutsal İrem bağlarının Bahçıvanları Senin can dimağını ve gözünü kuvvetlendirsin diye göndermişler ”
Eflakî Dedenin anlattığına göre, Kira Hatun bu gülleri son nefesine kadar saklamış, sadece yapraklarında bir kaçını Mevlana’nın izni ile Gürcü Hatuna vermiş.
Kimin gözü ağrısa bu gül yapraklarını sürünce o anda iyileşirmiş. Güllerin kokusu ve rengi yıllar boyunca hiç değişmemiş, hep öyle taze kalmış.
Bu Makalenin alındığı Kitap:
Güller Kitabı – (Türk Çiçek Kültürü Üzerine bir Deneme )
Yazarı: Beşir Ayvazoğlu 1992 Ötügen Neşriyat
attar ** (şifalı bitki satan dükkan )
Derleyen: Salih Ata
Toplam Yorum 0
Yorumlar
Toplam Trackback 0
Trackbacks
kalamana Kaleminden Son Yazılar
- Bulunur her derde istersen gülistanda devâ (10-05-2008)
- Erkek ve kadının ideal uyku süresi (06-05-2008)
- Hiç Böyle NAMAZ Kıldınız mı? (06-05-2008)
- Fırtınada Uyuyabilir misiniz? (01-05-2008)
- Papa: Kur'an-ı Kerim benim için çok değerli (01-05-2008)









