DENİZE DÜŞEN YILANA SARILIR?/kozmikbilinc.com
15-04-2008 saat 22:41 te selsarac tarafından gönderildi.
Toplumca kanayan bir yaramız var…Sağlık problemleri ile boğuşmaktan,performans kaybı yaşıyor,iyi ile kötüyü ayırt edemez hale geliyor,fizyolojik ve bedensel sıkıntılarımız psikolojimize yansıyor,şüpheci ve sorgucu hale gelip içinde bulunduğumuz çıkmaza bize sokanlara şüpheci ve sorgucu yaklaşmaktansa,bizi bu durumdan kurtarma ümidi olan insanlara şüpheci ve sorgucu davranıyoruz.
“Denize Düşen Yılana Sarılır” mantığını işletmek bu durumda hiç de doğru bir davranış tarzı değil.Fırtınalı bir havada,denizde köhne bir gemidesin.Bu köhne geminin kaptanları daha önce müteaddit defalar hata yapmış yolcuları ile birlikte sulara gömülmüş.Sırf “KAPTAN” olmaları sıfatından dolayı,gözleriniz kör olmuş ve gerçekleri göremez hale gelmişsiniz.Gemi kimin gemisi,kaptan kime bilinçli yada bilinçsiz bir şekilde hizmet eder belli değil.Komşularından,akrabalarından,dostlarından daha önce bu geminin şaşalı dış görünüşüne aldananlar oldu.Geminin makine odasında çalışanların,tayfaların ve kaptanın kime hizmet ettiğini göremeyenler oldu.KAPTAN’ın söylemi ile,beyinleri kontrol altına alınmış,Mançurya’lı Aday filmindeki kobaylar gibi efendisinin sözünü kayıtsız şartsız yerine getiren,insan görünümünde androitler haline gelenler oldu.
Bunları gördüğü halde bile bile hataya doğru koşanlar,bırakın bu yoldan geri dönmeyi,gitmeden önce yapılan ikazlara uyup da-SIRF KAPTANLAR MÜSAADE ETMİYOR DİYE- can yeleği giymeye razı olsalar kimse suya düşmez de boğulmaz da…
Adalet,her zaman liyakat demek değildir.Adalet,fırsat eşitliği yaratmaktır.Bu ülkede “KAPTAN”lardan başkasının gemisine binilmediği,buna müsaade edilmediği sürece adaletten bahsetmek mümkün olmayacaktır.
Gelelim geminin yolcularına…Bu gemiye binen çoğu insan geminin nereye gittiğini dahi bilmemektedir.Gün gelip de okyanusun ortasında denize düşürüldüğü anda da kendisine uzanan yardım elinden ziyade elin sahibinin titri ile ilgilenir duruma gelmiştir.KAPTAN’ların kendisini düşürdüğü durum bir anda unutulmuştur.
Bilim bilime,meslek mesleğe alternatif olamaz.Amaç kişilerin sağlık kalitelerini yükseltmek olmalı ve mesleki taassupların da kimseyi bir yerlere götürmediği gerçeği benimsenmelidir.Burada en büyük vazife de yine geminin yolcularına yani sizlere düşmektedir.Global oyunlardan,milyarlarca dolar rant sağlayan bazı tröstlerin isterse bilimsel çalışmaları dahi kendi lehine yorumlayabileceğini ve bütün dünyayı uyutabileceği gerçeğini bir komplo teorisi olarak değil gerçeğin ta kendisi olarak yorumlamak gerekir.Özellikle televizyon ve gazete haberlerinin maksatlı mı yapıldığı konusunda sürekli şüphe içinde olunmalı çok masum gibi görünen haberlerin kimlerin ekmeğine bal sürmek amacıyla yapıldığının düşünülmesi gerekir.Şunu bilmelisiniz ki “SAĞLIK” konusu insanların gözlerinin kör edildiği,doğruların yanlış,yanlışların ise doğru gibi gösterildiği bir konudur.Örneğin;Televizyon haberlerinde “LİKOPEN” adlı etken maddenin domateste bulunduğunun ve kansere karşı koruyucu etki gösterdiğinin altı çiziliyorsa,bu domates tüccarlarının değil,likopen ürünleri satanların,tv kanallarına para vererek yaptırdığı”HABER NİTELİĞİNDEKİ REKLAMLARDIR”(!).Birçok gazetede sağlık köşelerinde yazılan masum haberler de bu verdiğim örneğe uyar niteliktedir.Sizler olayların iç yüzünü göremeyebilirsiniz ancak muhakeme yapma istidadına sahip olmalısınız.Neden bir takım insanlar medyatik hale getiriliyor?Bunlar hangi yurt dışı menşeili firmalara hizmet ediyor?Neden yıllarca netice alamadığınız halde bir takım ilaçları kullanmak zorunda bırakılıyoruz?Bir tedavi yıllarca sürer mi?Böyle bir uygulamanın adı tedavi midir?Yoksa “ömür boyu bu ilacı kullan devlet de parasını ödesin” midir?Gerçekten çaresiz hastalık var mıdır?Yoksa ölümden başka her derdin şifasını verdiğini söyleyen Cenab-ı Hak mı (HAŞA) yanlış bilmektedir?
Peki ne yapalım?
Bu düzeni değiştirmeye gücümüz yetmeyeceğine göre birey birey kendimizi sonra da çevremizdeki insanları değiştirelim.Sağlığımızı ne kadar korursak bu işten rant sağlayan ağzı salyalı global ….tröstlerinin rantı o kadar azalacaktır.Milyarlarca dolar sağlık gideri olan bir ülkenin sağlık giderlerinin azalmasına ne kadar katkımız olursa ülkemiz de bu ölçüde kalkınacaktır.Hasta olmamak için ise;Hayvansal gıdalardan kati surette uzak durarak bol sebze meyve tüketelim.
Selam ve Dua ile….
S.Ç.
Radyestezi ve Fitoterapi Uzmanı
“Denize Düşen Yılana Sarılır” mantığını işletmek bu durumda hiç de doğru bir davranış tarzı değil.Fırtınalı bir havada,denizde köhne bir gemidesin.Bu köhne geminin kaptanları daha önce müteaddit defalar hata yapmış yolcuları ile birlikte sulara gömülmüş.Sırf “KAPTAN” olmaları sıfatından dolayı,gözleriniz kör olmuş ve gerçekleri göremez hale gelmişsiniz.Gemi kimin gemisi,kaptan kime bilinçli yada bilinçsiz bir şekilde hizmet eder belli değil.Komşularından,akrabalarından,dostlarından daha önce bu geminin şaşalı dış görünüşüne aldananlar oldu.Geminin makine odasında çalışanların,tayfaların ve kaptanın kime hizmet ettiğini göremeyenler oldu.KAPTAN’ın söylemi ile,beyinleri kontrol altına alınmış,Mançurya’lı Aday filmindeki kobaylar gibi efendisinin sözünü kayıtsız şartsız yerine getiren,insan görünümünde androitler haline gelenler oldu.
Bunları gördüğü halde bile bile hataya doğru koşanlar,bırakın bu yoldan geri dönmeyi,gitmeden önce yapılan ikazlara uyup da-SIRF KAPTANLAR MÜSAADE ETMİYOR DİYE- can yeleği giymeye razı olsalar kimse suya düşmez de boğulmaz da…
Adalet,her zaman liyakat demek değildir.Adalet,fırsat eşitliği yaratmaktır.Bu ülkede “KAPTAN”lardan başkasının gemisine binilmediği,buna müsaade edilmediği sürece adaletten bahsetmek mümkün olmayacaktır.
Gelelim geminin yolcularına…Bu gemiye binen çoğu insan geminin nereye gittiğini dahi bilmemektedir.Gün gelip de okyanusun ortasında denize düşürüldüğü anda da kendisine uzanan yardım elinden ziyade elin sahibinin titri ile ilgilenir duruma gelmiştir.KAPTAN’ların kendisini düşürdüğü durum bir anda unutulmuştur.
Bilim bilime,meslek mesleğe alternatif olamaz.Amaç kişilerin sağlık kalitelerini yükseltmek olmalı ve mesleki taassupların da kimseyi bir yerlere götürmediği gerçeği benimsenmelidir.Burada en büyük vazife de yine geminin yolcularına yani sizlere düşmektedir.Global oyunlardan,milyarlarca dolar rant sağlayan bazı tröstlerin isterse bilimsel çalışmaları dahi kendi lehine yorumlayabileceğini ve bütün dünyayı uyutabileceği gerçeğini bir komplo teorisi olarak değil gerçeğin ta kendisi olarak yorumlamak gerekir.Özellikle televizyon ve gazete haberlerinin maksatlı mı yapıldığı konusunda sürekli şüphe içinde olunmalı çok masum gibi görünen haberlerin kimlerin ekmeğine bal sürmek amacıyla yapıldığının düşünülmesi gerekir.Şunu bilmelisiniz ki “SAĞLIK” konusu insanların gözlerinin kör edildiği,doğruların yanlış,yanlışların ise doğru gibi gösterildiği bir konudur.Örneğin;Televizyon haberlerinde “LİKOPEN” adlı etken maddenin domateste bulunduğunun ve kansere karşı koruyucu etki gösterdiğinin altı çiziliyorsa,bu domates tüccarlarının değil,likopen ürünleri satanların,tv kanallarına para vererek yaptırdığı”HABER NİTELİĞİNDEKİ REKLAMLARDIR”(!).Birçok gazetede sağlık köşelerinde yazılan masum haberler de bu verdiğim örneğe uyar niteliktedir.Sizler olayların iç yüzünü göremeyebilirsiniz ancak muhakeme yapma istidadına sahip olmalısınız.Neden bir takım insanlar medyatik hale getiriliyor?Bunlar hangi yurt dışı menşeili firmalara hizmet ediyor?Neden yıllarca netice alamadığınız halde bir takım ilaçları kullanmak zorunda bırakılıyoruz?Bir tedavi yıllarca sürer mi?Böyle bir uygulamanın adı tedavi midir?Yoksa “ömür boyu bu ilacı kullan devlet de parasını ödesin” midir?Gerçekten çaresiz hastalık var mıdır?Yoksa ölümden başka her derdin şifasını verdiğini söyleyen Cenab-ı Hak mı (HAŞA) yanlış bilmektedir?
Peki ne yapalım?
Bu düzeni değiştirmeye gücümüz yetmeyeceğine göre birey birey kendimizi sonra da çevremizdeki insanları değiştirelim.Sağlığımızı ne kadar korursak bu işten rant sağlayan ağzı salyalı global ….tröstlerinin rantı o kadar azalacaktır.Milyarlarca dolar sağlık gideri olan bir ülkenin sağlık giderlerinin azalmasına ne kadar katkımız olursa ülkemiz de bu ölçüde kalkınacaktır.Hasta olmamak için ise;Hayvansal gıdalardan kati surette uzak durarak bol sebze meyve tüketelim.
Selam ve Dua ile….
S.Ç.
Radyestezi ve Fitoterapi Uzmanı
Toplam Yorum 1
Yorumlar
|
|
Allah razı olsun hocam.
|
07-09-2008 saat 12:06 te biomer tarafından gönderildi.
|
Toplam Trackback 0
Trackbacks
selsarac Kaleminden Son Yazılar
- "KİRLİLİK GÖZÜYLE BAKMAK..." (11-09-2008)
- Tarımda reformu doğru tasarlamalı (21-08-2008)
- Kimlik Kayıp Veya çalıntı Durumunda (21-05-2008)
- Bahcesel İle Web Sitesi Olmayan Firma ve Hiç kimse Kalmayacak! (13-05-2008)
- DENİZE DÜŞEN YILANA SARILIR?/kozmikbilinc.com (15-04-2008)










