SAĞLIKLI GIDA-SAĞLIKLI YAŞAM/ kozmikbilinc.com
14-04-2008 saat 16:32 te selsarac tarafından gönderildi.
Gıdaların sağlığımıza etkisi konusunda,yıllardır yaptığım araştırmalar beni hayrete düşürmekte ve bu konuları siz değerli insanımızla paylaşma arzumu arttırmaktadır.Sağlıklı gıda nedir?Hangi gıdalar sağlığımızı tehdit ediyor?Sağlıksız tüketilen gıdalar hangi hastalıklara davetiye çıkarıyor?Beslenme alışkanlıklarımız nasıl olmalı?Türkiye’de hangi gıdaların tüketilmesi tehlikelidir?Bu söylenilenlerin bilimsel dayanağı nedir?Kuş gribi vakasından kimler milyar dolarlar kazandı?Türkiye’de yılda 300.000 ton domuz eti tüketiliyor mu?
1950-70 li yıllarda bir mahallede,köyde,sokakta birisi,şeker hastası,kanser,kalp hastası olduğunda bunu herkes duyar ve hayretle karşılardı.Modern tıbbın müthiş bir gelişme sağladığı 1970 ve sonrasında halk sağlığı ve hastalıkların bölgelere göre dağılımlarına bakıldığında,yaş ortalaması artmasına rağmen sağlık kalitesinin düşmüş olduğu gözlemlenmektedir.Gelişen teknoloji ile birlikte gıda üretimi yapan tesisler arasında korkunç bir rekabet başladı.Bu rekabet ortamında üretici firmalar ve bilhassa gıda sektöründe söz sahibi olan yabancı firmalar üretim parametrelerinde hijyenik koşullara çok fazla dikkat etmesine rağmen hammadde ihtiyacının talebi karşılamaması bazı sahtekarlıkları ve hileleri de beraberinde getirdi.Halkımız bu konuda bilinçlense de televizyon reklamlarının etkisinde kalarak iyiyle kötüyü ayırt edemez hale geldi.Toplumun güvendiği bazı yüzler bazı firmaların reklamlarında rol alarak halkın güven duyguları ajite edilmekte;”Gittim,gezdim,gördüm,güvenilir” gibi sloganlarla tesis hijyeninin,gıda güvenliği ile eşdeğermiş gibi gösterilerek halkın dikkatini başka yönlere çekilmek istenmektedir.
Gıda tesislerin hijyen koşullarına uygun olması elbette ki önemli bir olgudur.”Merdiven altı”diye tabir edilen yerlerde elbette ki sağlıklı gıda üretilemez ancak bu,gıda güvenliği olgusunun gerçekleşmesi için yeterli değildir.Özellikle hayvansal gıda kökenli yiyeceklerde tesis hijyeninden ziyade hayvan sağlığının kontrol altına alınması gerekmektedir.
Peki Türkiye’de hayvan sağlığı ne durumda?Üzülerek ve araştırmalarıma dayanarak söylüyorum ki;”FACİA”
Yıl 2001.Çok büyük bir tavukçuluk firmasının sahibi,bir takım sağlık problemleri olduğu için bana başvurmuş ve şifa bulmuştu.Modern metotlarla;”ASLA İYİLEŞMEZ” denilen hastalıkları Rabbimin de inayetiyle ve verdiğimiz terkipler sayesinde iyileşti.Kendisi,tavukçuluğun başının belası olan bir hastalıktan(Halk arasında kıran diye bilinen bir hastlık) bahsetti.Bu problemin çözümü için bizden yardım alıp alamayacağını sordu.Elbette ki yardım elimizi uzattık.Tesislerine gittik birlikte.Hakikaten olağan üstü tesisler…”Yerlere bal dök yala” derler ya işte öyle…Muhtelif kümeslerden tombala usulü tavuk seçerek kan örnekleri aldık.Tesisi gezerken bir husus dikkatimi çekti.ATIKLAR(!)Bu atıklar nereye gider nereden arıtılırdı?Yetkili kişiye sordum;”ATIKSU ARITMA TESİSİNİZ VAR MI?,KATI ATIKLARINIZI NASIL BERTARAF EDİYORSUNUZ?”diye.El Cevap:EFENDİM BİZİM ATIĞIMIZ OLMAZ Kİ(!)
-Peki Nereye gider kan,tüyler,ayak,iç organlar?
-BU MALZEMELER TEKRAR KURUTULUP ÖĞÜTELEREK YEM KATKI MADDESİ OLARAK KULLANILIR.
Sustum.Bu geri kazanım malzemesinden bir örnek istedim.Daha sonra tavuklardan alınan kan örnekleri ile geri kazanım materyalinde RADYESTEZİ metodu ile yaptığımız incelemede dehşet verici sonuçlar ortaya çıktı.Tafsilatını paylaşıp infiale neden olmak istemiyorum.Zira bu konuya birilerinin HAYIR demesi için benim gibi Tıbbi Radyestezi konusunda; virüs,bakteri,toksin,radyasyon,karanlık ve ışık beyin kitleri ile çalışabilir olması gerekir.Bu anlamda profesyonel çalışan Türkiye’de benimle birlikte 3 kişi olması hasabiyle,bilimsel manada bana cevap verecek kimsenin de olmadığı kanaatindeyim.Özetle şunu söyleyebilirim ki;O günden beri bırakın tavuk yemeyi,görmeye bile dayanamıyorum.
Şimdi birileri gidip birilerinin tesislerini gezse de,uzay üssü gibi görünen fabrikalar ekranlarda başka türlü gösterilmek istense de benim bunlara karnım tok.
10 seneyi aşkın bir süredir insan ve hayvan sağlığı konusunda araştırmalar yapan biri olarak vardığım netice şudur ki “TÜRKİYE’DE ET,TAVUK VE HAYVANSAL GIDALARLA ARASI İYİ OLANIN DERTLE DE ARASI İYİ OLUR”
Peki ne mi yemeliyiz? Ben 3 kalem gıda saydım siz de rabbimin yarattığı binlerce çeşit gıda sayabilirsiniz.6 ay boyunca bu söylediklerimi yemeyen bir hastam,bana hissettiklerini anlattığında tarifi mümkün olmayan bir hazza kapılıyorum.Demek ki doğru yoldayım,Allah’ın lutfettiği bilim sayesinde belki de bir insanın ömür boyu devletin sırtına yük olacak bir kalem ilacı kullanmasının önüne geçtim,sağlıklı yaşamasına katkı sağladım diyerek huzurla doluyorum.
Bu söylenilenler ışığında gıda tüketimini düzenleyen insanlar sağlık problemlerinin de gün geçtikçe azaldığını görecektir.Sakın ola aklınıza şu soru gelmesin “PROTEİN,KALSİYUM NEREDEN ALACAĞIM?” Yüce Rabbim her gıdanın içine gerekeni gerektiği kadar koymuş.Protein mi istiyorsun?Baklagillerden kat ve kat fazlasını alabilirsin.Kalsiyum mu?Kalsiyum deposu olan yığınla bitki var...vs.vs.vs
Hayvansal gıdalarla ilgili yazı dizilerimizle,KOZMİK BİLİNCE GÖNÜL VERMİŞ değerli insanlara,karınca kaderince bildiklerimizi anlatmaya çalışacağız.
Saygılarımla
S.Ç
Radyestezi ve Fitoterapi Uzmanı
KOBİK
1950-70 li yıllarda bir mahallede,köyde,sokakta birisi,şeker hastası,kanser,kalp hastası olduğunda bunu herkes duyar ve hayretle karşılardı.Modern tıbbın müthiş bir gelişme sağladığı 1970 ve sonrasında halk sağlığı ve hastalıkların bölgelere göre dağılımlarına bakıldığında,yaş ortalaması artmasına rağmen sağlık kalitesinin düşmüş olduğu gözlemlenmektedir.Gelişen teknoloji ile birlikte gıda üretimi yapan tesisler arasında korkunç bir rekabet başladı.Bu rekabet ortamında üretici firmalar ve bilhassa gıda sektöründe söz sahibi olan yabancı firmalar üretim parametrelerinde hijyenik koşullara çok fazla dikkat etmesine rağmen hammadde ihtiyacının talebi karşılamaması bazı sahtekarlıkları ve hileleri de beraberinde getirdi.Halkımız bu konuda bilinçlense de televizyon reklamlarının etkisinde kalarak iyiyle kötüyü ayırt edemez hale geldi.Toplumun güvendiği bazı yüzler bazı firmaların reklamlarında rol alarak halkın güven duyguları ajite edilmekte;”Gittim,gezdim,gördüm,güvenilir” gibi sloganlarla tesis hijyeninin,gıda güvenliği ile eşdeğermiş gibi gösterilerek halkın dikkatini başka yönlere çekilmek istenmektedir.
Gıda tesislerin hijyen koşullarına uygun olması elbette ki önemli bir olgudur.”Merdiven altı”diye tabir edilen yerlerde elbette ki sağlıklı gıda üretilemez ancak bu,gıda güvenliği olgusunun gerçekleşmesi için yeterli değildir.Özellikle hayvansal gıda kökenli yiyeceklerde tesis hijyeninden ziyade hayvan sağlığının kontrol altına alınması gerekmektedir.
Peki Türkiye’de hayvan sağlığı ne durumda?Üzülerek ve araştırmalarıma dayanarak söylüyorum ki;”FACİA”
Yıl 2001.Çok büyük bir tavukçuluk firmasının sahibi,bir takım sağlık problemleri olduğu için bana başvurmuş ve şifa bulmuştu.Modern metotlarla;”ASLA İYİLEŞMEZ” denilen hastalıkları Rabbimin de inayetiyle ve verdiğimiz terkipler sayesinde iyileşti.Kendisi,tavukçuluğun başının belası olan bir hastalıktan(Halk arasında kıran diye bilinen bir hastlık) bahsetti.Bu problemin çözümü için bizden yardım alıp alamayacağını sordu.Elbette ki yardım elimizi uzattık.Tesislerine gittik birlikte.Hakikaten olağan üstü tesisler…”Yerlere bal dök yala” derler ya işte öyle…Muhtelif kümeslerden tombala usulü tavuk seçerek kan örnekleri aldık.Tesisi gezerken bir husus dikkatimi çekti.ATIKLAR(!)Bu atıklar nereye gider nereden arıtılırdı?Yetkili kişiye sordum;”ATIKSU ARITMA TESİSİNİZ VAR MI?,KATI ATIKLARINIZI NASIL BERTARAF EDİYORSUNUZ?”diye.El Cevap:EFENDİM BİZİM ATIĞIMIZ OLMAZ Kİ(!)
-Peki Nereye gider kan,tüyler,ayak,iç organlar?
-BU MALZEMELER TEKRAR KURUTULUP ÖĞÜTELEREK YEM KATKI MADDESİ OLARAK KULLANILIR.
Sustum.Bu geri kazanım malzemesinden bir örnek istedim.Daha sonra tavuklardan alınan kan örnekleri ile geri kazanım materyalinde RADYESTEZİ metodu ile yaptığımız incelemede dehşet verici sonuçlar ortaya çıktı.Tafsilatını paylaşıp infiale neden olmak istemiyorum.Zira bu konuya birilerinin HAYIR demesi için benim gibi Tıbbi Radyestezi konusunda; virüs,bakteri,toksin,radyasyon,karanlık ve ışık beyin kitleri ile çalışabilir olması gerekir.Bu anlamda profesyonel çalışan Türkiye’de benimle birlikte 3 kişi olması hasabiyle,bilimsel manada bana cevap verecek kimsenin de olmadığı kanaatindeyim.Özetle şunu söyleyebilirim ki;O günden beri bırakın tavuk yemeyi,görmeye bile dayanamıyorum.
Şimdi birileri gidip birilerinin tesislerini gezse de,uzay üssü gibi görünen fabrikalar ekranlarda başka türlü gösterilmek istense de benim bunlara karnım tok.
10 seneyi aşkın bir süredir insan ve hayvan sağlığı konusunda araştırmalar yapan biri olarak vardığım netice şudur ki “TÜRKİYE’DE ET,TAVUK VE HAYVANSAL GIDALARLA ARASI İYİ OLANIN DERTLE DE ARASI İYİ OLUR”
Peki ne mi yemeliyiz? Ben 3 kalem gıda saydım siz de rabbimin yarattığı binlerce çeşit gıda sayabilirsiniz.6 ay boyunca bu söylediklerimi yemeyen bir hastam,bana hissettiklerini anlattığında tarifi mümkün olmayan bir hazza kapılıyorum.Demek ki doğru yoldayım,Allah’ın lutfettiği bilim sayesinde belki de bir insanın ömür boyu devletin sırtına yük olacak bir kalem ilacı kullanmasının önüne geçtim,sağlıklı yaşamasına katkı sağladım diyerek huzurla doluyorum.
Bu söylenilenler ışığında gıda tüketimini düzenleyen insanlar sağlık problemlerinin de gün geçtikçe azaldığını görecektir.Sakın ola aklınıza şu soru gelmesin “PROTEİN,KALSİYUM NEREDEN ALACAĞIM?” Yüce Rabbim her gıdanın içine gerekeni gerektiği kadar koymuş.Protein mi istiyorsun?Baklagillerden kat ve kat fazlasını alabilirsin.Kalsiyum mu?Kalsiyum deposu olan yığınla bitki var...vs.vs.vs
Hayvansal gıdalarla ilgili yazı dizilerimizle,KOZMİK BİLİNCE GÖNÜL VERMİŞ değerli insanlara,karınca kaderince bildiklerimizi anlatmaya çalışacağız.
Saygılarımla
S.Ç
Radyestezi ve Fitoterapi Uzmanı
KOBİK
Toplam Yorum 0
Yorumlar
Toplam Trackback 0
Trackbacks
selsarac Kaleminden Son Yazılar
- Tarımda reformu doğru tasarlamalı (21-08-2008)
- Kimlik Kayıp Veya çalıntı Durumunda (21-05-2008)
- Bahcesel İle Web Sitesi Olmayan Firma ve Hiç kimse Kalmayacak! (13-05-2008)
- DENİZE DÜŞEN YILANA SARILIR?/kozmikbilinc.com (15-04-2008)
- DEMEMİŞ MİYDİM...? / kozmikbilinc.com (14-04-2008)









