Turkey United Kingdom France Germany Italy Spain Suudi Arabia China Rusian Japan Greek Portugual Norway Bulgaria Romania
Bu günün Tarımsal haberlerini ve köşe yazılarını okudunuz mu?
BAHCESELFORUM

Hızlı arama sistemi ziyaretçilere
sınırlı sayıda sonuçlar vermektedir.
(Sitemizin üyelerine sunduğu tüm
imkanlardan faydalanmak için lütfen kayıt olunuz)

Geri git   BAHCESELFORUM > Bloglar > selsarac

Bu yazıya oy ver

Çoban mı Manken mi? Kümülatif Eşitlik Yasası

Submit "Çoban mı Manken mi? Kümülatif Eşitlik Yasası" to Digg Submit "Çoban mı Manken mi? Kümülatif Eşitlik Yasası" to del.icio.us Submit "Çoban mı Manken mi? Kümülatif Eşitlik Yasası" to StumbleUpon Submit "Çoban mı Manken mi? Kümülatif Eşitlik Yasası" to Google
07-04-2008 saat 11:29 te selsarac tarafından gönderildi.

ntarhan@gmail.com

Geçtiğimiz yıllarda Bağdat caddesinde bir trafik kazası olmuştu. Modern maganda bir gencimiz taksi şoförüne çarpıp ölümüne sebep oluyor. Karakolda kendisinden ifade alınırken sıkılıyor ve “Topu topu bir taksi şoförü öldü, bırakın gideyim” diyor.

Bir sarışın mankenimiz olan Aysun Kayacı da “Benim oyumla çobanın oyu bir olur mu?” diyor.
Tıpkı bazılarının halkımızın bir kısmına ‘göbeğini kaşıyan adam’, ‘bidon kafalılar’ demesi gibi.
Bernard Shaw'ın bir sarışın hikâyesi vardır. Sarışın güzel. filozofa şöyle soruyor:
“Ben çok güzelim, sen çok zekisin. Biz evlenirsek güzel ve zeki çocuklarımız olur.”
Shaw'in cevabı çok harikadır. Diyor ki:
“Ya benim çirkinliğim ve senin zekan çocuklara geçerse!”
Sığ Modernlik
Sayın Aysun Kayacı’nın sorunlu bu düşüncesi de Fazıl Say’ın çok tartışılan fikirleri gibi Ortaçağ'a aittir.
18’nci yüzyılın sonlarında Fransa İhtilalinin sloganları “Adalet, Barış, Özgürlük ve Eşitlik” idi. O tarihlerde 16.Louis'in eşi Kraliçe Marie Antoinette'e atfedilen “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” sözü meşhur olmuştu.
Meşrutiyet döneminin sloganı “Hürriyet, Müsavat, Adalet,Terakki” idi. Tıpkı Fransız İhtilalinde olduğu gibi.
Batı Fransa İhtilalinin kaosunu Birinci ve İkinci Dünya Savaşı ile atlattı. Sovyetler Birliği Gorbaçov'un ABD'den borç alır hale gelen ekonomik çöküşünü zorlaması ile Komünist Partisi’nin politik üstünlüğünü kaybetmesi ile bu dönemi aştı. Yeniden yapılanma (Perestroika) ve Glasnost(açıklık) Gorbaçov'un sloganları olmuştu.
Türkiye ise sağ iktidarlar nedeniyle hayat suyu verilen ekonomisi ve resmi ideolojisinin iki yüzlülüğü nedeniyle kendi modernizmini ve halk iktidarını oluşturamadı.
Manken hanımefendi ve piyanist beyefendi gibi tipler sayesinde resmi ideolojinin iki yüzlülüğü ortaya çıkıyor.
Ne alaka demeyin! Resmi ideolojiyi savunanlar halka güvenmiyorlar, seçimlere inanmıyorlar, kendi oylarını başkalarının oylarından üstün görüyorlar ve Cumhuriyet rolü oynuyorlar. Güya halk kendi kendini yönetecekti. Padişaha kul olmaktan kurtulmuştuk.
1982 Anayasası hazırlanırken Kurucu Mecliste yapılan tartışma tutanaklarına bakılırsa orada halkın kültürsüz kalabalıklar olarak tanımlandığı görülecektir.
Bu kesim tarafından demokrasiye halk dalkavukluğu denir, ayakkabısını dışarıda çıkaran küçümsenir.
Bilet kuyruğuna girmeyen, özel kulüplerde eğlenen, özel semtlerde yaşayan imtiyazlı azınlık darbe yapamadıkça hata yapmaya devam ediyor. Böylece iki yüzlülükleri ortaya çıkanlar halk desteğini ve güvenini kaybetmeye devam ediyorlar.
Sovyetler Birliği Polit Bürosu açık ve dürüst davrandı. Halk Sovyet sisteminin çöküşünü gördü. Ancak Türkiye'de sistem ikircikli davranıyordu.
Darbe yapamadıkça, yaptıramadıkça maskeleri düşen kibirli elitistleri öfke ve nefretlerini açığa çıkarmaya başladılar.
Sığ modernlerin oyları ile eğitimsiz yurdum insanının oyları neden eşittir?
Birincisi siyasal bakıştır. Fransız ihtilalinden beri dünyada rejim tartışmaları olmaktadır. Batı ülkeleri demokrasiyi kavramını ehven-i şer gibi görmüşlerdir. Yani Curchill’in dediği gibi “En iyi ikinci sistem demokrasidir, birinciyi bilmiyorum.”
Yani demokrasinin alternatifi diktatörlüktür ve demokrasi en iyi diktatörlükten bile iyidir görüşü ile profesörün oyu ile çobanın oyunu eşit görmek çaresizliğini kabul etmişlerdir.
İkincisi psikolojik bakıştır. Her insan orjinaldir, “Unique”dir, benzeri yoktur. Bu nedenle en sefil gözüken insanı bile küçük görmemek gerekir.
Üçüncüsü etik bakıştır. Hangi insanın değerli, kimin önemsiz olduğu hayatının sonunda anlaşılır. Geleceği göremediğimize göre kimseye önyargılı olmamalıyız.
Eşitlikten Ne Anlıyoruz?
Eğer eşitlik insan olmakta ise herkes eşittir.
Eğer eşitlik hukuk önünde eşitlikse herkes eşittir.
Eğer eşitlik biyolojik özellikle ilgiliyse herkes aynı inorganik maddelerden yaratılmıştır. Ölümlüdür ve eşittir.
Eğer eşitlik fiziksel güzellikle ilgiliyse kimse eşit değildir.
Eğer eşitlik parasal birikimle ilgiliyse kimse eşit değildir.
Eğer eşitlik zeka düzeyi ile ilgiliyse kimse eşit değildir.
Eğer eşitlik şeref ve fazilette ise kimse eşit değildir.
Eğer eşitlik toplumun onu sevmesinde ise kimse eşit değildir.
Eğer eşitlik topluma faydalı olmakta ise kimse eşit değildir.
Eğer eşitlik vatanseverlikte ise kimse eşit değildir.
Eğer eşitlik vatan için şehit olmakta ise kimse eşit değildir.
Eğer eşitlik görevini tam yapmakta ise kimse eşit değildir.
Eğer eşitlik ruh zenginliğinde ise kimse eşit değildir.

Bütün bu değerleri puanlayıp terazinin kefelerine koyduğumuz zaman bazen bir çoban profesörden veya mankenden üstün olabilir.
Bioistatistik kuralı vardır buna ‘Kümülatif eşitlik yasası’ denir.
Bu yasaya göre bir torbaya 5 kırmızı 5 beyaz top koyup rastgele seçerseniz 3/7, 4/6, 2/8 gibi eşit olmayan sonuçlar alınır. 100, 1000, 10.000, 1.000.000 gibi yarısı kırmızı yarısı beyaz toplar koyarsanız rakam büyüdükçe %50-%50 eşitlik oluşur. Bunun kanıtı insanların kümülatif yani biriken bir şekilde %50 kadın %50 erkek olması gerçeğidir.
İşte demokraside de büyük çoğunluk eğitimli azınlıktan bunun için önce gelir ve son sözü söyler ve toplumsal barış oluşur. Tabii uygularsanız.
Sığ elitistlerin ve sığ aydınlanmacıların ve sığ sanatçıların ve sığ modernlerin gerçekleri görmesini diliyorum. Yoksa sistemin çürümüşlüğü yeni inciler ve yeni tartışmalar getirecektir.
Prof. Dr. Nevzat TARHAN
Kategorisi: Kategorisiz
Görüntüleme 535 Yorumlar 7 Email Blog Yazısı
Toplam Yorum 7

Yorumlar

  1. Old Comment
    peyzaj_6134 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Böyle kendilerini beğenmiş hiçbirşeye faydası olmayan insanlara acıyorum. Kendilerini o ülkem için çalışan çobanlarla bir tutuyorlar...yazık çok yazık
    permalink
    14-04-2008 saat 14:58 te peyzaj_6134 tarafından gönderildi. peyzaj_6134 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
  2. Old Comment
    slak aysun kayacı gerizekalı.sanki kendisi çobandan daha üstün bnm yanımda çoban dahaiyi kültürlü bilgili dir.kndi kndine baksın.cahil şey
    permalink
    16-05-2008 saat 13:32 te 1986 tarafından gönderildi. 1986 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
  3. Old Comment
    Aysun Kayacı'nın görüşüne katılıyorum. Ülkemizde herkesin oyu eşit fakat eğitim seviyesi ne yazık ki eşit değil. Bu eşitsizlik demokrasimizin en büyük zaaflarından biri. Nüfusumuzun %80 i ilkokul mezunu, %70 i fakirlik sınırının altında yaşıyor. 10 Milyon okuma yazma bilmeyen insanımız var. Bu konuda Aysun Kayacı sonuna kadar haklı.
    permalink
    15-07-2008 saat 08:57 te seleukia tarafından gönderildi. seleukia isimli Üye şimdilik offline konumundadır
  4. Old Comment
    selsarac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ben katılmıyorum.
    Herkesin aklı fikri düşüncesi kişiliği kimliği insanlığı var. Saymakla bitmez. Bu sözü söyleyenlerin art niyetleri var. Kayacının sözü samimi ve bilinçli değil. Farklı niyetleri var. Konuyu uzatmayalım.
    permalink
    15-07-2008 saat 13:06 te selsarac tarafından gönderildi. selsarac isimli Üye şimdilik offline konumundadır
  5. Old Comment
    Birey olmak veya kul - mürid olmak ikisinin arasında çok büyük farklar var. Kul düşünmez, düşünemez. emredilen emri yerine getirir. Kayıtsız şartsız itaat eder. Bireyin ise fikri ve vicdanı hürdür. Birey sorgular, hakkını arar, tepki verir. Kula kul olmaz. Müridde ise bu özellikler bulunmaz.
    permalink
    15-07-2008 saat 14:50 te seleukia tarafından gönderildi. seleukia isimli Üye şimdilik offline konumundadır
  6. Old Comment
    selsarac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Söylediklerinizde haklılık payınız yok değil. Ancak demokrasiye inanmak zorundayız çünkü en son ve en iyi çare bu. Başka bir çözüm buldunuzda bizden mi saklıyorsunuz.
    permalink
    15-07-2008 saat 17:09 te selsarac tarafından gönderildi. selsarac isimli Üye şimdilik offline konumundadır
  7. Old Comment
    ebrar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Allaha kul olan hiç bir şeyden korkmaz. Hür iradesini sonuna kadar kullanır. Allaha kul olmayan herkese kul olur. Küçük kapılardan geçmek için eğilmek zorunda kalır. Firavun, zamanının en seçkin eliti idi. İnsanlara tepeden bakarak, yaptığı anti demokratik uygulamalarla bilinirdi. Pişmanlığını, tüm kulları yaratana secde ederek bildirdi. İbret olarak da aynı pozisyonda ruhu alındı fakat cesedi çürütülmedi. Elitlerin sınıf ayırımına, firavunun pişman olmuş cesedi örnek gösterilebilir...
    permalink
    30-08-2008 saat 12:14 te ebrar tarafından gönderildi. ebrar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Toplam Trackback 0

Trackbacks


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:20 .
Powered by www.Bahcesel.com
vBulletin 3.8.1 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.0
Integrated by BBpixel ©2004-2010, jvbPlugin
(Registered)
Bahcesel.com
Forumsel.com Bir Bahcesel.com Servisidir.Ad Management by RedTyger


Tanıtıcı Reklam

Remove advertisements

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302