Turkey United Kingdom France Germany Italy Spain Suudi Arabia China Rusian Japan Greek Portugual Norway Bulgaria Romania
Bu günün Tarımsal haberlerini ve köşe yazılarını okudunuz mu?
BAHCESELFORUM

Hızlı arama sistemi ziyaretçilere
sınırlı sayıda sonuçlar vermektedir.
(Sitemizin üyelerine sunduğu tüm
imkanlardan faydalanmak için lütfen kayıt olunuz)

Geri git   BAHCESELFORUM > Bloglar > selsarac

Değerlendirme: 4 oy, ortalaması 4,75

Çok zengin bir ülkeyiz, ama fakiriz, nedeni de üretim degil tüketim toplumu olmamız

Submit "Çok zengin bir ülkeyiz, ama fakiriz, nedeni de üretim degil tüketim toplumu olmamız" to Digg Submit "Çok zengin bir ülkeyiz, ama fakiriz, nedeni de üretim degil tüketim toplumu olmamız" to del.icio.us Submit "Çok zengin bir ülkeyiz, ama fakiriz, nedeni de üretim degil tüketim toplumu olmamız" to StumbleUpon Submit "Çok zengin bir ülkeyiz, ama fakiriz, nedeni de üretim degil tüketim toplumu olmamız" to Google
24-12-2008 saat 13:31 te selsarac tarafından gönderildi.

Çok zengin bir ülkeyiz, ama fakiriz, nedeni de üretim degil tüketim toplumu olmamız.. Bence çok güzel bir yazı Lütfen okuyun..


TASARRUF

'5 yaşında idim.
Rahmetli babaannem pirinç ayıklıyordu.
Bir tane yere düştü.
Babaannem eğildi, aramaya başladı.
Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya çalışıyordu .
Çocukluk iste,
-Aman babaanne dedim.
- Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya, yorulmaya değer mi?
Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, öfkeyle doğruldu.
-Sen oturduğun yerden ahkâm kesiyorsun, ' dedi.
- Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç tanesinde kaç insanin göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?'
Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.

Aradan yıllar geçti.
Hukuk Fakültesinde öğrenciyim.
Alain'in proposlarini okuyorum.
Birden irkildim.
Babaannemi hatırladım.
Alain, bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa karşı ihanet etmiş olur diyordu.
İlave ediyordu. Bir iğnenin üretiminde binlerce insanin alın teri, göz nuru, el emeği vardır diyordu.

On dokuz yıl evveldi.
Stockholm'e gitmiştim.
Bir otele indim.
Geceydi.
Sabahleyin, traş olmak için lavaboya gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm.
'Lütfen traştan sonra jiletinizi çöpe atmayın, yanda bir kutu var oraya bırakın, bir tek jiletle dahi olsa, İsveç çelik sanayisine yardımcı olun' diyordu.
Doğrusu hayretler içinde kaldım.
Çocukluğumdan beri çelik eşya denince akla İsveç çeliği gelir.
Birçok eşya üzerinde' İsveç çeliğinden yapılmıştır' diye yazardı.
İste o ülke, kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor, gelen turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu.

İsviçre'de zaman zaman, belli periyotlarda radyolar, televizyonlar bir haberi duyurur.
'Şu tarihte, su saatte, adamlarımız gelecek. Siz lütfen hazırlığınızı yapın.
Okumadığınız, ilgilenmediğiniz, kullanmadığınız ne kadar kitap, dergi, gazete varsa, kâğıt, ambalaj, kutu varsa, velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa, kapının önüne koyun. İsviçre'nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla ağaç ziyanına engel olun.'

Japonlar son derece sade, basit, yalın mütevazı yasayan insanlardır.
Evlerini mobilya ile eşya ile dolduranlar Japonlara göre ruhen tekamül edememiş, hayatın manasını anlayamamış, zavallı kimselerdir.
Böyleleriyle; evini mezat salonuna çevirmiş zavallı, diye eğlenirler.
Bir insanin gösteriş için eşyanın esiri olması ne kadar acıdır.
Vaktiyle Japon ekonomisi darboğazdan geçiyor. İç borçlar, dış borçlar gırtlağı aşıyor.
Zamanın başbakanı meclisi toplar.
Kürsüye çıkar.
Durumu olanca açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve; -Şu andan itibaren der, -Tanrı şahidim olsun ki, Japonların iç ve dış borçları son kuruşuna kadar ödenmeden, pirinçten başka bir şey yemeyeceğim.
-Şu üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim.
Dediklerini yapar, en üstten en alta bir israftan kaçınma kampanyası açılır.
Japonya bütün borçlarını öder. Bu durumun toplumun bütün kesimlerini, tek istisna olmadan kapsadığını söylemeye gerek yok.
Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını gördüm.
Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar mütevazı, ne kadar gösterişten uzak...

*Gerekmediği halde elektriği yakmakla, suyu kapamadan bos yere akıtmakta, gece çamurlu ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla, yemek yediğimiz kapları yıkamadan bırakmakla biz de zalimler sınıfına geçmiyor muyuz?

*Hayat çok ince, akil almaz incelikte ipliklerle örülmüştür. Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki, İlkokul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.

Bir mıh bir nalı kurtarır.
Bir nal bir atı, bir at bir komutanı,
Bir komutan bir orduyu,
Bir ordu bir ülkeyi kurtarır diyordu..

Maddi durumumuz ne olursa olsun, ister zengin olalım ister fakir, hepimiz çok dikkatli olmak zorundayız.
Burada parayı da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik vardır.

Sanırım ' forward ' edilmesi gereken bir mesaj varsa o da budur...
Kategorisi: Kategorisiz
Görüntüleme 359 Yorumlar 3 Email Blog Yazısı
Toplam Yorum 3

Yorumlar

  1. Old Comment
    ubeyd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    İktisat ile cimriliği birbirine karıştırmamak lazım. Ancak Tüketmeden de üretimi artıramazsın. Üreteceksin, onu tüketecek toplumu oluşturacaksın ve çark dönecek. Fazlasını satacaksın.
    permalink
    25-12-2008 saat 19:25 te ubeyd tarafından gönderildi. ubeyd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
  2. Old Comment
    Biz zeytinciyiz. Yıllar öncesi rahmetli Anam biz zeytin ekmek yerken bir zeytini bir ısırmada bitirmeyin, iki, üç defa ısırın, ekmeğe katık edin, yılan bile yerin toprağını bitmesin diye azar azar yermiş derdi. Biz zeytini kendimiz üretiyorduk, neden az yiyecektik? Yıllar sonra anladık. İkinci Dünya Harbinden yeni çıkmıştık. Ülke de yokluk vardı. Tasarruf yapmak, tutumlu olmak zorundaydık. O felsefeyle büyüdük. Okuduk, bir yerlere geldik, bir şeylere sahip olduk. Bugün karnım doydu, yarına Allah kerim demedik. Bulduğumuzun yarısını bugün yedik, ne olur, ne olmaz, yarısı yarına kalsın dedik. Ama yeni nesli tutumlu, üretken yetiştiremedik, tüketici yetiştirdik. Çöplükteki ekmek atıkları, iki kişilik aileye 180 m2 ev, bir evde her kişiye bir tv nasıl bir toplum olduğumuzu gösterir.
    permalink
    27-12-2008 saat 09:00 te muallim tarafından gönderildi. muallim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
  3. Old Comment
    Sayın Selsaraç. Mesajınızda yazmış olduğunuz tüm yazıları daha evvel çeşitli kereler okudum. Okunması ve düşünülmesi gereken satırlar. Bir iki cümlesi dahi aklımızda kalsa ve uygulansa yarar var. Sizede teşekkür ederim.
    Saygılarımla.
    permalink
    20-01-2009 saat 21:36 te Cumhur Tonba tarafından gönderildi. Cumhur Tonba isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Toplam Trackback 0

Trackbacks


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:42 .
Powered by www.Bahcesel.com
vBulletin 3.8.1 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.0
Integrated by BBpixel ©2004-2010, jvbPlugin
(Registered)
Bahcesel.com
Forumsel.com Bir Bahcesel.com Servisidir.Ad Management by RedTyger


Tanıtıcı Reklam

Remove advertisements

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302