BAHCESELFORUMSEL

   

Kullanıcı ismi
Şifreniz
Geri git   BAHCESELFORUMSEL > ZIRAAT/TARIM BÖLÜMÜ > Hayvancılık
Cevapla
24-03-2008   #1 (permalink)

Bahcesel Haber Editörü
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 1.078
Thanks: 0
Thanked 5 Times in 5 Posts
habermerkezi is on a distinguished road




Standart Tavukçu aylardır zarar ediyor, banka kredisi bulduğumuz sürece ayaktayız

Sağlıklı Tavuk Bilgi Platformu Başkanı Zuhal Daştan, sektörün kuş gribinden değil fazla kapasiteler nedeniyle sıkıntı yaşadığını söylüyor. Türkiye'de üretimin 1 milyon tona ulaşmasına rağmen tüketimin hâlâ yetersiz olduğunu söyleyen Daştan, 'Aylardır zarar ediyoruz, banka kredisi kullanıyoruz. Firmalar finansman bulamadığı için iflas ederler, zarar ettikleri için değil. Yani parayı bulduğun sürece ayaktasın' diyor.



Önce eski hakem Erman Toroğlu'nun "Tavuk hormonludur, ben yemem" sözleriyle sendeleyen, ardından kuş gribiyle zor günler geçiren tavukçuluk sektörü krizi oluşturduğu bir "yardım birimiyle" atlattı. Bu başarının ardında birlikte hareket etmek vardı. Sağlıklı Tavuk Bilgi Platformu'nu kuran sektörün 16 büyük firması, bugün tüketicinin gönül rahatlığıyla tavuk eti yemesini sağladı.

Platformun kurucusu ve 55 yıllık Pak Piliç'in sahibi Zuhal Daştan, üye firmaların bugün 24 saat yerli ve yabancı denetime hazır bir şekilde üretim yaptığını söylüyor. Ancak aynı birlikteliğin sektördeki atıl kapasiteler, fiyat politikaları gibi konularda başarılamadığını ifade eden Daştan, sektörde ciddi zararların olduğunu anlatıyor.

Üretimin artmasına rağmen tüketimin yetersiz kaldığını da söyleyen Daştan, "Başarılı bir tavukçuda bile şu an kiloda minimum elli-altmış kuruş zarar var ve bu yıllardır sürüyor. Zarar ediyoruz, banka kredisi kullanıyoruz. Dua ediyoruz inşallah piyasa düzelir diye. Balık bizim rakibimiz. Şimdi bitiyor. Balık yasağı geldi mi, mangallar yandı mı tavuk fiyatları inşallah normale gelecek" diyor.



Türkiye'de tavukçuluk son yıllarda hızla gelişen bir sektör. Bugünkü büyüklüğü nedir?

Tavukçuluk sektöründe endüstrileşme 1955'de başladı. 2004 üretim büyüklüğüne göre, Türkiye dünya ülkeleri arasında 14'üncü sıraya ulaştı. 1990'da 217 bin ton üretim seviyesinde olan kanatlı eti sektörü, 2000'de 752 bin ton, 2006'da 1 milyon ton üretim düzeyine ulaştı. 2007 rakamlarına göre de, yaklaşık 1 milyon ton üretim, 3 milyar YTL ciro ile yüzde 2 oranında büyüme kaydedildi.



Üretim artarken tüketim de aynı hızla artıyor mu?

Türkiye'de kişi başına düşen yıllık beyaz et miktarı giderek yükseliyor. Üretim koşulları, gelişmiş ülkelerle hemen hemen aynı olmakla birlikte, tüketim AB ülkelerinin neredeyse yarısı, ABD'deki tüketimin ise üçte biri kadar. Türkiye'de kişi başına kanatlı eti tüketimi 1990'da 3.8 kilo iken, 15 yılda yaklaşık 4 kat artışla 2005'te 14.83 kiloya yükseldi. Halen de bu düzeyi korumaktadır. Bu tüketim 2005 yılı itibarıyla ABD'de 52.5 kilo, AB'de 23.5 kilo, Kanada'da 36.8 kilo, Malezya'da 38.5 kilo, Romanya'da 24.8 kilo, ülkemizde ise sadece 14.8 kiloya ulaştı. Yani tüketimin yeterli olmadığı açık.



Sektörde çok ciddi yatırımlar, modernleşme çabaları da sürüyor sanırım...

Son beş-altı senedir herkes bir yarış içinde. Hep daha güzelini yapmaya çalışıyorlar. Bu biraz da sürü psikolojisine dönüştü. 'O yaptı bende niye yok' gibi. Büyümediğiniz takdirde beyaz yakalı beyin takımı motivasyonunu kaybediyor.



O zaman, yatırımların biraz yanlış yapıldığını söylemek mümkün...

Sektörde talep belli dönemlerde azalır belli dönemlerde artar. Müşterek bir mutabakat sağlamak, 'gelin hep beraber şu kapasiteleri kısıp, kışı atlatalım' demek yerine 'sen git ben kalacağım' modeli var. İhtiras var yani. Güçlü olan ayakta kalıyor. Türkiye'de kapasite fazla. İç piyasada tüketim düştüğünde bunun ihraç edilmesi lazım. O da zor. Türkiye'de entegre tesisler ağırlıklı. Oysa Avrupa'da böyle değil. Bizde birlikte hareket etmek çok zor. Dedikodulara göre hareket ediliyor. Riskler değişik firmalar tarafından paylaşılsa çok farklı olur. Her sektörün ekonomik kriz yaşadığı dönemler vardır. Bizim sektör ise A'dan Z'ye tüm yükün altına giriyor. Sektörde karlılık çok az, firmalar kapanıyor.



Bugüne kadar kaç firma kapandı?

Ömür, Emre, Karabük ve Mudurnu'nun tesislerini satın alan firma olmak üzere 4 firma sektörden çekildi. Sektördeki mali sıkıntılara dayanamadılar. Çünkü biz günlük üretim yaptığımız için her gün bu malı satmak zorundayız. Ama 1 liraya ama 5 liraya. Yıllık ortalamaya bakarsanız, tavuk fiyatları normal seyreder ve bu da sektörün ayakta kalabileceği geliri elde etmesini sağlar. Piliç fiyatlarının şu anda olması gereken yer 4.5 YTL'dir. Bizden şu anda çıkan fiyat 2.65 YTL artı KDV'tir. En başarılı tavukçuda bile şu an kiloda minimum elli-altmış kuruş zarar var. Hatta aylardır zarar ediyoruz, banka kredisi kullanıyoruz. Firmalar finansman bulamadığı için iflas ederler, zarar ettikleri için değil. Yani parayı bulduğun sürece ayaktasın.



Bu zarar nasıl aşılıyor?

Hayvanı üretmek, bir canlıyla uğraşmak zor bir konu. Türkiye'deki insanların yüzde 80'i donmuş tavuk yemez. Dolayısıyla, biz malı taze satmalıyız. Balığın 2-3 YTL olduğu, istavritin, hamsinin zebil olduğu zamanlarda insanlar tavuk almıyor. Bu sefer biz de tavuğun fiyatını balık fiyatı gibi ucuzlatıyoruz, 'Hiç değilse adam kuru fasulye, nohut alacağına tavuk da alsın, bunlar da elimizde kalmasın' diye. Balık tutma yasağı başlayıp piyasada balık fiyatları yükselince, biz de tavuk fiyatını normal seviyeye çıkarıp, o açığı kapatıyoruz.



Yani yakın zamanda fiyatlar yükselmeye başlayacak mı diyorsunuz?

'İnşallah piyasa düzelir' diye dua ediyoruz. Balık yasağı geldi mi, mangallar da yandı mı, tavuk fiyatları normal seviyesine gelecek. Basında artık tavuk çok pahalandı gibi haberler görmek istemiyoruz.



Sektörde hammadde sıkıntısı da yaşanıyor değil mi?

Tavuk yemi olarak yüzde 55 mısır ve yüzde 30 oranında kullanılan soyanın maliyeti oldukça yükseldi. Soya, ABD, Brezilya, Meksika gibi ülkelerden satın alınıyor. Artan maliyetler fiyatlara yansıyor. Girdi maliyetlerimizin düşürülmesi için ithalatın önünün açılması gerekiyor. Türkiye'de tarım politikaları yıllardır yanlış. Tarlaların varisler arasında bölünmesi en büyük sorun. Türkiye'de maalesef bu daha yeni yeni tartışılıyor. Yakıt, gübre, tohum fiyatları gibi girdiler köylünün şevkini kırıyor.



Küresel ısınma nedeniyle kuraklık tehlikesi var mı?

Kuraklık endişesini taşıyoruz. Küresel ısınma, Türkiye'nin çölleşmesi ve yağışların azalması en büyük tehdit. Bundan ilk etkilenecek sektörüz. Çünkü tahıl rekoltesi düşüyor, maliyetler artıyor. Vatandaşın da geliri durup dururken artmayacak. Bunun olmaması için kapasiteleri düşürmek lazım. Tek çare, tüm firmaların üretimlerini, günün şartlarına göre yüzde 20-25 kısması. Ama şu anda kimse kimseyi dinlemiyor, 'Kim dayanamıyorsa gitsin' deniliyor.



Tavukta hormon olmaz, kimyasallar yasaklanıyor

Tavukta son zamanlarda bir takım tartışmalar da yaşanıyor. Hormon ve antibiyotikler yanlış kullanılıyor diye.

Tavukta hormon diye bir şey yok. Bir kere tavuğun hayatı 45 gün. Bu süre içinde biz bunları kesiyoruz. Buradaki korku antibiyotik. Tavukların sindirim sistemini mikroplardan korursanız, yediğini daha iyi ete çeviriyor. Aksi takdirde mikroplar bağırsaklarda ishal vakalarına sebep verdiği için yediğinin bir kısmını ete dönüştüremiyor, bu da kârlılığı azaltıyor. Yıllarca bütün dünya tavuklarına bazı antibiyotikleri verdi ve böylelikle bağırsaklarda bir disiplin sağladı. Sonra bilim adamları dediler ki, 'Bu antibiyotiklerin kullanımı ete geçer, o eti yiyen insanlar o antibiyotiğe karşı bir dayanıklılık kazandırır'. Olay bu. Bunun üzerine dünyadaki bilim adamları tavuğun bağırsağında kalıp, oradaki kötü mikropları öldürecek fakat ete geçmeyecek antibiyotikler çıkardılar. Şimdi dünyanın büyük bir kısmı bunları kullanıyor ama AB dedi ki ben kullanmayacağım, benim insanım bunu yemeyecek. AB'den sonra Türkiye'de de 2006'da bu yana doğal ürünler kullanılmaya başlandı ve besi tavuklarında antibiyotik kullanımı yasaklandı. Şu anda kullanılmıyor. Şimdi bazı iyonoforlar ve kimyasallar da yasaklanacak.



AB'den sertifika alsam ne olacak

İhracat ne durumda? Neden AB ülkelerine ihracat yapılamıyor?

7-8 firma, Avrupa Birliği'den (AB) sertifika aldı. Sertifikayı ciddi üretim yapan herkes alır. Ama ben almıyorum, almayacağım da. Çünkü alsam ne olacak ki? İhracat yapamıyorsunuz. O belgesi olanla olmayanın arasında ne tesiste, ne de ihracat imkânında fark var. İhracatın kapısı açılsın, ben de alayım. Ama açılmaz. Çünkü yıllar önce AB'ye, 'Yılda 20 bin ton kırmızı et alacağız' denmiş, sonra da vargeçilmiş. Aslında bu büyük bir mesele değil çünkü Türkiye'de yılda 3 milyon ton et tüketiliyor. 20 bin ton bunun içinde binde bir bile değil. Ancak biz et almadıkça, onlar da bizden bir şey almıyor. Bunu bakanımıza da arz ettik ama niye çözülmedi, anlamış değilim.



Kuş gribi zaman zaman yeniden gündeme geliyor. Sektörü nasıl etkiledi, tehlike sürüyor mu?

Kuş gribi olaylarının gündeme gelmesiyle birlikte ambalajlı piliç eti satışlarında hızlı bir yükselme, ambalajsız satışlarda ise hızlı bir gerileme yaşandı. 2005'te yüzde 20-25 civarında olan ambalajlı satış yüzde 80'lere çıktı. Sektörümüzün bu konuda belli bir disiplini var. Sektör kuş gribinin entegrasyona girmemesi için bütün önlemlerini elinden geldiği kadar alıyor ve uyguluyor. Ama doğal hayatta ve bahçe kanatlılarında, köy tavuklarında bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Sadece toplantılarda Tarım Bakanlığı'nı bu konuda uyarıyoruz. Onlar da bu konuda vatandaşı uyarıyor, böyle gidiyor. Vatandaş da nispeten bilinçlendi. Ama ben dün İstanbul Yenibosna'daki bir benzinliğin arka bahçesinde 20-30 tane tavuk yetiştirildiğini gördüm. Şehrin göbeği, milyonlarca insanın otobüslere ve metrolara girip çıktığı bir yer. İnanamadım. Adam koymuş, kimse de 'niye koydun' dememiş.

Anlaşılan tehlike sürüyor. Denetim de yok. Gerçekler açıkça söyleniyor mu peki?

Tarım Bakanlığı vatandaşı eğitiyor, UNESCO'nun da finanse ettiği bir takım projeler var, broşürler dağıtılıyor, cuma hutbelerinde anlatılıyor ama yine de bazı kaçaklar oluyor.

ZUHAL DAŞTAN KİMDİR?

1948 yılında İstanbul'da doğan Zuhal Daştan, İktisadi Ticari Bilimler Akademisi mezunu. 1955 yılında kurulan aile şirketi Pak Piliç'i 37 yıldır yöneten Daştan, 2007 yılında da Mudurnu Piliç'in markasını satın aldı. Sağlıklı Tavuk Bilgi Platformu'nun kurucusu olan Zuhal Daştan, evli ve üç çocuğu var.




Nuray Başaran -referans gazetesi
habermerkezi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kültür balıkçıları, banka desteği istiyor Bahcesel Robot Hayvansal Üretim Haberleri 0 07-02-2008 22:58
İki İneği Olana Esnaf Kredisi Bahcesel Robot Duyurular, Etkinlikler, Tarımsal Uyarılar 0 21-12-2007 00:19
Krizden ders çıkaran tavukçu entegre modelle büyüyecek Bahcesel Robot Bahcesel Haberler 0 01-12-2007 09:37
Türk çekirgesi banka kredisine takıldı Bahcesel Robot Bahcesel Haberler 0 01-12-2007 06:28
Yerel yönetim çalışanları banka promosyonlarını istedi Bahcesel Robot Bahcesel Haberler 0 30-11-2007 05:24

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:45 .
Powered by www.Bahcesel.com
vBulletin 3.7.3 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Integrated by BBpixel ©2004-2008, jvbPlugin

Search Engine Optimization by vBSEO 3.1.0(Registered)
Bahcesel.com
Bahceselforumsel© 2007 bahcesel.comAd Management by RedTyger


Reklam Alanı
Aldesem.com. Tarımda e-ticaret merkezi

Elektriğe Yönünü Biz gösteriyoruz


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275