Tarımsal Habercilikte ve Bilgi Paylaşımında 1 Numara! Bahcesel.com!
Henüz Bahcesel üyesi değilseniz, sitemize ücretsiz kayıt olabilirsiniz. Her geçen gün büyüyen sitemizde, üyelerimiz arasına sizde katılın! Alışılmışın ötesinde bir site ile tanışın!
(((Ücretsiz kayıt olmak için tıklayınız)))

BAHCESELFORUMSEL
 

Kullanıcı ismi
Şifreniz
Cevapla
27-03-2008   #1 (permalink)

Bahcesel.com Yöneticisi
Zıraat Mühendisi
Tasarımcı-Editör


Bu site hepimizin!
 
selsarac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 2.751
Blog Yazıları: 62
Thanks: 32
Thanked 26 Times in 25 Posts
selsarac isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.




Standart Saksi Topraklari (harÇlar)

Bitkilerin büyüme ve gelişmelerinde çok önemli bir yeri bulunan saksı topraklarının temel görevleri, bitkiye destek olmak ve su, hava ve besin maddesi sağlamaktır.
İç mekan süs bitkileri yetiştiriciliğinde kullanılan harçları oluşturan materyaller v ebunların bireysel özellikleri hakkında aşağıda bilgi verilmiştir.
1.4.1. SAKSI HARCI HAZIRLAMADA KULLANILAN MATERYALLER
TOPRAK
Toprak, katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerden oluşmuş üç fazlı bir sistem olarak kabul edilir, iyi bir bitki gelişimi için bu üç faz arasında belirli bir denge bulunması gerekir.
Toprağın katı fazı inorganik (mineral) ve organik maddelerden oluşur. İngorganik maddeler, çeşitli büyüklükteki parçacıkların karışımından ibarettir. Topraktaki inorganik maddelerden, büyüklükleri 2 mm'den fazla olanlar (taş, çakıl, vb.) toprağın iskelet maddeleri olarak kabul edilir. Toprakta asıl işleve sahip olan 2 mm'den küçük parçacıklar ise kum, şilt ve kil olmak üzere değişik "parça büyüklüğü gruplarf'na ayrılırlar. Kum taneciklerinin yüzey alanları az olup, fizikokimyasal yönden toprağın daha az aktif olan kısmını oluştururlar. Kil tanecikleri ise, geniş yüzey alanlarına sahip olup, bitki besin maddelerinin tutulması vb. gibi topraktaki çeşitli fizikokimyasal olaylarda etkin rol oynarlar. Bitki yetiştirme ortamı olarak kullanılacak ideal bir toprakta kum, şilt ve kil parçacıklarının uygun oranlarda karışmış halde bulunmaları istenir. Bu farkı büyüklükteki parçacıkların yaklaşık aynı oranlarda karışmasından oluşmuş topraklar, bünye sınıflamasında "tınlı topraklar" olarak adlandırılır.
Topraktaki organik maddeler ise canlı ve cansız organizmalardan oluşur. Canlı organizmalar içerisine, toprak florası (mikroorganizmalar) ve toprak faunası (toprak içerisindeki hayvanlar) girmektedir. Cansız organik maddeler ise, çeşitli ayrışma derecelerindeki bitkisel ve hayvansal artıkları içerir. Organik maddenin ayrışma ve parçalanması ile oluşan "humus", kolloidal özellikle olup, su ve bitki besin maddelerinin tutulmasında önemli roy oynar.
Topraktaki su ve havanın uygunoranlarda bulunması çok önemlidir. Çünkü bitkiler toprakta suya olduu kadar havaya da gereksinme gösterirler. Toprakta su fazlalaştıkça, hava oranı azalır. Drenajı yetersiz olan topraklarda, bitkilerin kök solunumu olumsuz olarak etkilenmekte ve kök gelişimi yavaşlamaktadır. Ayrıca mikroorganizmaların etkinlikleri azalmakta ve organik maddenin ayrışması yavaşlamaktadır. Öte yandan havasız (anaerobik) koşullarda toprakta toksik maddeler de üremektedir. Uygun bir bitki gelişimi için toprakta belirli oranda suyun bulunması istenir. Çünkü su, bitkilerin önemli bir yapı maddesini oluşturduğu gibi, besin maddelerinin bitkiler tarafından alınmaları da toprak suyu aracılığıyla olur. Toprak suyu içerisinde çözünmüş halde iyonlar bulunuğu için, "toprak suyu" deyimi yerine çoğu kez "toprak çözeltisi" deyimi kullanılır.
Saksı harçlarında kullanılan tınlı toprak (veya yalnızca tın) deyimi uygun oranlarda kum, şilt ve kil içeren ve organik maddece zengin toprakları ifade eder.. Tın, toprak içeren saksı harçlarının en önemli yapı maddesidir. Harcın fiziksel ve biyolojik özellikleri üzerine etkisinden başka; anyon ve katyondeğiştirme kapasitesine sahip

olan kili ve organik maddeyi karışıma kazandırmaktadır. Özellikle mikroelementleri ve yavaş yarayışlı hala geçen azotu olmak üzere çeşitli besin maddelerini içerdiği için bitki beslemenin temelini oluşturur. Tın, fiziksel ve
kimyasal olarak harcın en değişken öğesidir. Bu nedenle, eğer iyi sonuç alınmak isteniyorsa tının seçiminde gereken özen gösterilmelidir.
Harç hazırlamada kullanılan bir tının seçiminde dikkate alınacak en önemli etmenler şunlardır:
- Yaklaşık % 20 dolayında kil içermeli ve 5.5-6.5 arasında bir pH değerine sahip olmalıdır.
- Toprakta (tın) iyi bir agregasyon mevcut omlalıdır. Agregatlar kararlı olmalı; toprak ıslandığı zaman
parçalanmamalı ve dağılmamalıdır.
- Yeterince organik madde kapsamalıdır. Topraktaki organik maddelerden kısmen parçalanmış olanları
başta azüt olmak üzere bezin maddeleri sağlarken, ileri derecede ayrışmış ve huminleşmiş organik maddeler ve
topraktaki çeşitli fiziksel ve kimyasal olayları düzenlerler.
TURBA (TORF, PEAT)
Fazla yağış, yüksek nem ve düşük yaz sıcaklıklarının egemen olduğu yörelerde, bataklık ve benzeri su altındaki arazilerde yetişen bitkilerin, oksijensiz (anaerobik) koşullar nedeniyle normal şekilde parçalanamayıp birikmesiyle oluşmuş, kısmen ayrışmış durumdaki organik maddelere "turba (peat veya torf)" adı verilir. Turba birçok çağdaş tohum, çelik ve saksı harçlarının vazgeçilmez bir malzemesi olup; tınsız kompostların çoğunun temelini oluşturur. Tek başına da harç olarak kullanılabilmekle birlikte, daha çok başka materyallerle çeşitli oranlarda karıştırılarak kullanılmaktadır.
Turba topraklarının hacim ağırlıklarıdüşük su tutma kapasiteleri yüksektir. Büyük oranda gözeneklilik (porozite) gösterirler. Ayrıca turba toprak alkalinliğini (bazikliğini) belirli bir noktaya değin düşürür. Eğer turba çok asit ise, istenilen pH derecesini sağlamak üzere kireçleme gerekir. Doğrudan doğruya bulundukları yerden alınıp kullanıldıkları zaman genellikle hastalık, zararlı ve yabancı tohumlarla bulaşık değildir. Satın alındığında (özellikle balyalar halinde sıkıştırılmış durumda iken) çoğu kez kurudur ve kullanmadan önce iyice nemlendirilmelidir. Çünkü kuru turbanın toprakta nem absorbe etmesi çok uzun süreyi alır. Turbanın taşınması ve korunması (depolanması) kolaydır. Ancak kurak dönemlerde sulanmazsa, kolaylıkla dağılabilir ve yanabilir.
Yataklardan elde edilen turbalar 1.6 mm-1.9 cm. arası parça büyüklüklerinde öğütülür. Küçük parçalar, tümüyle kumlu topraklar dışında diğer bütün topraklar için uygundur. Çok kumlu topraklar için iri parçalar daha iyidir. Toz halindeki turba ise mümkün olduğunca kullanılmamalıdır.
Turba doğal durumda azot dışında belli başlı besin madelerinden yoksundur. Ortalama % 3.5 N içerir. Ancak, R K ve iz elementler az miktarda bulunur, mineral topraklarla karışmışdurumda, yüksek katyon değişimine sahip olması nedeniyle, bitkilere bisin maddesi sağlanmasında çok önemli bir işlevi vardır.
Turbaların oluştuğu bataklıklarda çok çeşitli bitkileryetişmekte ve turbalar bu belli başlı bitki türlerine göre
sınıflandırılmalıdır. Yetiştiricilik açısından turbalar Sphagnum ve Sazlık turbaları olarak iki ana grup altında
toplanabilir. '
Sphagnum turbaları: Turba oluşan bataklıklarda birçok Sphagnum yosunu bulunmaktadır. Bunlar arasında en önemlileri Cymbifolia grubundan S. papillosum ve S. megellanicum ile Acitifolia grubundan S. rubellum. S.plumulosum ve S. fuscum'dur.
Sphagnum yaprakları yalnızca bir tabaka hücreden oluşmuştur. Cymbifolia grubunun yaprakları geniş, kayık şekillidir ve bu yapı onların çok fazla oranda su absorbe etme ve tutmalarını sağlar. Bu grup yosunların oluşturduğu turbalar gevşek ve hacimli bir yapı gösterirler. Acutifolia grubundaki Sphagnumlar daha küçük yapraklara sahiptir, daha az su tutarlar ve bunun sonucu oluşan turbalar daha sıkı yapılıdır.
Sphagnum turbalarının genel özellikleri şunlardır. Süngerimsi lifli tekstüre (bünyeye) ve yüksek su tutma
kapasitesine sahiptir, (kendi ağırlığının 15-20 katına değin su tutabilir.) Poroziteleri (gözeneklilik) oldukça
yüksektir (yaklaşık % 80 dolayındadır). Kül kapsamları azdır. Ayrıca, çok asit özellikte olup, 3.5-4.5 arasında bir
pH değerine sahiptirler. :
Sazlık turbaları: Bu tip turbalar sazlar (Carex türleri), kamış otları (Phragmites), pamukotları (Erioophorum vaginatum), süpürge çalıları (Calluna vulgaris) ve bazen ağaç kökleri kalıntılarından oluşurlar. Genellikle mineral topraklarla birlikte bulundukları için Sphagnum turbalarından daha çok besin maddesi içerirler. Daha koyu renkli, daha çok huminleşmiş ve ayrışmış olup, birim ağırlıkça daha çok katyon değişim kapasitesine sahiptir. Su tutma, kapasiteleri Sphagnum turbalarına göre daha düşüktür (kendi ağırlıklarının 7-8 katı su tutarlar). pH değerleri 3.5-7.0 arasında değişir. Uygun bir amenajman izlenirse saksı harçları yapımında da kullanılabilir.
1961 yılında Amerika Birleşik Devletleri Genel Hizmet Bakanlığı tarafından turba tanımlama ve sınıflandırma
esasları yeniden düzenlenmiştir. Amerikan Materyaller Test Derneği tür kökeni ve lif kapsamına dayalı bir sistem önermiştir, bu sistem beş grubu içermektedir.
(1) Sphagnum yosun turbası (Turba Yozunu): Fırında 105°C dolayında kurutularak suyu uzaklaştırılmış
bir turba örneği, ağırlıkça % 75'in üzerinde Sphagnum yosunu lifleri içerir. Lifler, hücresel yapısı belirlenebilen
Sphagnum yosunlarının sap ve yapraklarından oluşmalıdır. Örnekler kuru madde üzerinden en az % 90 organik
madde kapsamalıdır.
(2) Hypnum yosun turbası: Örnekler fırın kuru ağırlık esasına göre % 50'den çok Hypnum yosunu lifleri
içermeli ve organik madde kapsamları fırın kuru ağırlık esasına göre % 90'dan az olmamalı, lifler çeşitli Hypnum
yosunlarının sap ve yapraklan olmalıdır.
(3) Kamış-saz turbası: Fırın kuru ağırlık esasına göre turba en az % 33.3 kamış, saz veya çayır otu lifleri
gibi yosun olmayan lifleri içermelidir.
(4) Turba humusu: Fırın kuru turbanın toplam lif içeriği % 33.3'den daha az olmalıdır.
(5) Diğer turbalar: Önceki grupların dışında kalan turbalar bu grubu oluşturmaktadır.
Uluslararası kabul görecek bir turba sınıflaması ortaya koymak üzere Kivinen ve Puustjarvi (1972), turbanın botaniksel bileşimine ve ayrışma derecesine dayalı olarak aşağıdaki sınıflandırma sistemini önermişlerdir.
(1) Yosun turbası (Sphagnum yosun turbası)
(2) Hypnum yosun turbası
(3) Sazlık turbası
(4) Orman turbası
(5) Siyah turba (Turba humusu)
selsarac isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Destekleyenler Botu
 
Destekleyenler Botu
Destekleyenler Botu Bahçe, Peyzaj, Tarım, Orman, Çevre -Haber, Bilgi, İlan- Portalı Bahceseli destekleyenler

Sponsorumuz
27-03-2008   #2 (permalink)

Bahcesel.com Yöneticisi
Zıraat Mühendisi
Tasarımcı-Editör


Bu site hepimizin!
 
selsarac - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 2.751
Blog Yazıları: 62
Thanks: 32
Thanked 26 Times in 25 Posts
selsarac isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.




Standart Saksi Topraklari (harÇlar) YAPRAK ÇÜRÜNTÜSÜ Perlit

YAPRAK ÇÜRÜNTÜSÜ
Yaprakların parçalanma ve çürümesi sonucu oluşmuş materyaldir. Koyu kahverengi toz şeklinde veya ince parçalar halindeki bu materyal, humusça oldukça zengin olup, fazla miktarda besin maddesi içerir. Organik madde kaynağı olarak, özellikle saksı harçlarında başka materyalerle çeşitli oranlarda karıştırılmak suretiyle turba yerine yaygın şekilde kullanılır. Ancak, ticari olarak saksı harçları hazırlamada yaprak çrüntüsünün yerini turba almağa başlamıştır.
Yaprak çürüntüsü, ormanlık alanlarda yüzeydeki yaprak döküntü tapakasının hemen altında doğal olarak bulunduğu gibi yaprakları bir sandık veya tel kafes içerisinde yığma yoluyla da yapay olarak hazırlanabilir. Eğer fazlaca yaprak mevcutsa, yaprakları herhangi bir kompost yığını içerisine katmak yerine, bu şekilde ayrıca çürütmek daha iyidir. Bununla birlikte, yapraklar kendi kendine oldukça yavaş parçalanır.
Yaprak kompostu yapımında, suyu daha çabuk absorbe ettiklerinden (emdiklerinden) dolayı kuru yapraklar seçilerek bir yere yığılır ve üstü toprakla örtülür. Ayrıca, yapraktabakaları arasına, içerisine amonyum sülfat gibi azotlu bir bileşik katılmış ince tabakalar halinde toprak konulur ve çürüme çürüme işleminin çabuk olabilmesi için karışımın iyi sulanması gerekir. Bu şekilde hazırlanan yaprak kompostu en az bir yıl sonra kullanılabilecek hale gelir.
Meşe ve özellikle kayın yapraklarından oluşan yaprak çürüntüleri en iyileridir. Bazı kalın meşinimsi yapraklar (çınar ve çınar yapraklı akçaağaç yaprakları gibi) parçalanmaya yılarca dayanırlar. Çoban püskülü, defne ve yapraklarını dökmeyen diğer ağaçların yapraklarının az miktarlarda komposta karıştırılmaları daha iyidir. Çam ibreleri de aynı şekilde uzun sürede parçalanır ve bunları yaprak çürüntüleri çok asidiktir. bu nedenle, çam ibreleri çürüntüleri ve parçalanmamış ibreler yalnızca Azalea ve Bromeliad'lar gibi asit seven bitkilerde ve bu bitkiler için hazırlanan saksı harçlarında kullanılmaktadır.
Öte yandan, orman gülleri, kocayemişler, fundalar ve süpürge çalıları gibi Fundagiller (Ericaceae) familyasından bitkilerin yapraklarının çürümeyisle oluşan siyah renkte materyale de "funda toprağı" adı verilir
AHIR GÜBRESİ
Organik gübrelerin en önemlisi olan ahır gübresi (çiftlik gübresi veya hayvan gübresi olarak da adlandırılır) genellikle sığır, at, koyun, keçi vb. gibi hayvanların katı ve sıvı dışkıları ile yataklık olarak kullanılan sap, saman vb. gibi materyalden oluşur. Bitki besin maddesi ve organik madde kaynağı olarak ahır gübresinin önemi küçümsenemez.
Ahır gübresinin bileşimi hayvanların cinsi, yaşı, gördüğü iş, kullanılan yem ve yataklığın cinsi ve miktarı, gübrenin ahır ve gübrelikte saklanma durumu gübredeki katı ve sıvı dışkı oranı iibi etmenlere bağlı olarak değişmektedir, bu nedenle ahır gübresi için belirli bir bileşim vermek güçtür. Ancak genel bir anlatımla ahır gübresinde % 70-80 su, % 15-20 organik madde, % 5-10 inorganik maddeler ile % 0,5-0.7 azot (N), % 0,2-0,3 fosfor (P2OH5), % 0,4-0,6 potasyum (K2O) bulunmaktadır. Bunlara ek olarak ahır gübresi küçüksenmeyecek miktarlarda kalsiyum, magnezyum, kükürt gibi bitki besin maddelerini ve az miktarda da demir, manganez, çinko, bakır, bor ve molibden gibi iz elementleri içermektedir.
Ahır gübresinin değerini yalnızca içermiş olduğu bitki besin maddeleri ile ölçmek doğru olmaz. Çünkü harca karıştırılan ahır gübresi yalnız bitkiye besin maddelerini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda bitkinin daha iyi bir şekilde gelişimi için toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini de olumlu yönde etkiler. Bu etkiler şu şekilde sıralanabilir.
- Toprağın su tutma kapasitesini arttırır.
- Ağır bünyeli (killi) topraklarda su geçirgenliği üzerine olumlu etki yapar.
- Organik yapısı nedeniyle toprak havalanmasını uygun yönde etkiler.
- Kumlu topraklarda toprak parçacıklarını birbirine bağlayarak agregat oluşumunu, killi topraklarda ise
toprak tanelen arasına girerek gevşek bir yapı kazanmalarını sağlar, böylelikle köklerin toprakta yayılma ve
gelişmeleri için daha uygun bir ortam hazırlar.
- Verildiği topraklara koyu bir renk kazandırarak, güneş ışınlarının daha iyi emilmesini ve toprağın daha iyi
ısınmasını sağlar.
- içerisindeki kolloidal özellikteki maddeler nedeniyle toprakların katyon değişim kapasitelerini artırır.
- Parçalanması sonucu açığa çıkan karbondioksit su ile birleşerek karbonik asidi oluşturur. Karbonik asit
toprakta bulunan öteki bitki besin maddelerinin çözünürlüğünü artırır.
- Çok miktarda mikroorganizma kapsaması nedeniyle uygulandıkları topraklarda biyolojik değişimlerin
hızını artırır ve böylece toprağan biyolojik özelliğini de olumlu yönde etkiler.
Ahır gübresinin içerdiği potasyumun bitki tarafından alınmadurumu kimyasal gübrelerininkine eşittir. Fosforun alınma oranı da yüksektir ve % 60-80 dolayındadır. Öte yandan, ahır gübresindeki azotun yalnız bir kısmı kimyasal gübrelerde olduğu kadar erir haldedir ve hemen alınabilir. Azotun önemli bir bölümü ahır gübresinde organik haldedir ve bu ancak yıllarca süren bir periyod içerisinde yavaş yavaş mineralize olabilir. Bunun bir sonucu olarak ahır gübresinin etkisi kimyasal gübrelerdekine oranla daha uzun sürebilir.
iç mekan süs bitkileri yetiştiriciliğinde kullanılmaya en uygun ahır gübreleri sığır ve at gübreleridir. Koyun, tavuk ve kuş gübreleri azot ve fosfor kapsamları yönünden daha zengin oluşları ve hızlı etki yapmaları nedeniyle ancka gübre şerbeti şeklinde verilebilir. Ülkemizde süs bitkileri üretiminde sık sık, hatta çürümemiş (yanmamış) halde kullanılan koyun ve keçi gübrelerinin kullanımında bitkilerin köklerinde oluşturdukları yakıcı etkiler nedeniyle çok dikkatli olunmalıdır. İyi yanmış ve ufalanmış haldeki sığır gübresi, saksılı süs bitkileri üretiminde uyguanabilecek en uygun ahır gübresidir. Çünkü bu gübrenin daha önce değinildiği gibi toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri üzerine olumlu ve uzun süreli etkileri olmaktadır. Ayrıca, gerekenden fazla miktarda uygulanması koyun, keçi ve kuş gübrelerine oranla daha düşük düzeyde zararlanma meydana getirmektedir.
DİĞER ORGANİK MATERYALLER
Turba ve yaprak çürüntüleri, harç yapımında kulanılan organik maddeler içerisinde kuşkusuz en önemli yeri kaplamakla birlikte, parçalanmış ağaç kabukları, saman, yerfıstığı, çeltik kabuklan vb. gibi orgnaik materyaller de harç yapımında kullanılır. Bir materyalin kullanımının yaygınlaşması, çoğu kez kolay sağlanabilmesine, maliyetine ve yöredeki kulanılma deneyimlerinin sonuçlarına bağlıdır. Bazı materyaller de bazı bitkiler için geleneksel olarak (alışkanlık halinde) kullanılmaktadır. Sözgelişi, ağaç kabukları orkide yetiştiricileri tarafından, çam ibreleri de özellikle Almanya ve Belçika'da açelya yetiştiricileri tarafından yoğun şekilde kullanılmaktadır, bu materyallerin saksı harçlarında kullanılmasındaki başarı, belirli fiziksel ve kimyasal özelliklerinin iyi anlaşılmış olmasına bağlıdır. Sözgelişi, saman ve parçalanmış ağaç kabukları herhangi bir oranda harç içerisinde kullanıldığı zaman iki sorunla sık sık karşılaşılır, a) Azot noksanlığı ve b) bitkilere toksik maddelerin ortaya çıkması Saman ve ağaç kabuğunun her ikisi de fazla miktarda karbon ve az miktarda azot içerir (Karbon yaklaşık % 50, azot ise % 0.1 'dir) Ağaç kabuğu genellikle samandan birazdaha fazla azot içerir. Ayrışma başladığı zaman, bakteriler bitkilere göre azotu daha etkili kullandıklarından ve topraktaki NH4 ve NO3 halinde yarayışlı azotu tükettiklerinden geçici bir azot noksanlığı ortaya çıkabilmektedir.
Hayvan organizma artıkları da (kan, boynuz, tırnak, vb.) yüksekdüzeyte azot kapsamalar nedeniyle saksı harçlarına katılarak değerlendirilir. Azot ahır gübresinde olduğu gibi organik haldedir ve zamanla mineralize oldukça bitki tarafından alınabilir.
Kan unu, mezbahalarda hayvan kesimlerinden ortaya çıkan kanın kurutulması ile yani kanın suyunun (serum), öteki proteinli plazma) kısmından ayrılması ve geriye kalan çökeleğin kurutulup öğütülümse ile elde edilir. Genel olarak 100 kısım taze kandan 20-25 kısım kuru akn aide olunur. Kan unundan % 10-17 azot (N), % 0.3-1.5 fosfor (P2O) ve % 0.5-10 potasyum (K2O) bulunur. Bunlara ek olarak kalsiyum, magnezyum, demir, klor ve sülfat da vardır.
Hayvan kesimlerinden arta kalan tırnak ve boynuzlar da öğütülerek toz haline getirilir. Bunlarda fazla miktarda keratin bulunduğu için çok ince toz haline getirilirse bile toprakta ayrışmaları yavaştır. Boynuz ve tırnak unu da azot yönünden oldukça zengindir (% 10-15). Bu artıklar ayrıca % 1 dolayında da fosfor içerir.
KUM VE ÇAKIL
Kum ve çakıl genellikle hacim ağırlığını ve su tutma gibi fiziksel özelliklerin ideğiştermek amacıyla turbaya karıştırılmış halde kullanırlar. Kil ve kalsiyum karbonattan arındırılmış olmak koşuluyla, kum ve çakılın, harcın kimyasal özellikleri üzerine yalnız seyreltici etkisi vardır. Kum ve çakıl arasındaki fark tümüyle parça büyüklüğünden ibarettir. Uluslararası Toprak Bilimi Derneği tarafından mekanik analiz amacıyla belirlenen tane çapı sınırları şu şekildedir.
kil <0.002 mm.
şilt 0.002.0.02 mm.
ince kum 0.02-0.2 mm.
kaba kum 0.2-0,2 mm.
çakıl >2.0 mm.
Yetiştiricilik açısından ince kum terimi çapları 0.05-0.5 mm. arasındaki tanecikleri içeren kumlar için kullanılmaktadır, ince taneli bir kum, nemli turba ile kaba kum veya çakıla göre (ki bunlar saks: değiştirme sırasında kök yumağından ayrılıp düşerler) daha iyi karışır.
Kum ve çakıl yalnız başlarına iyi bir drenaj hızına sahip olmakla ve az su tutmakla birlikte, bir harca karıştırıldıklarında daha çok karışıma giren başka materyallerin fiziksel özelliklerinin etkisinde kalarak hep aynı sonucu vermezler. Bu arada bir kumun seçiminde dikkate alınacak en önemli nokta onun karbonatlardan arınmış olmasıdır. Eğer kum karbonatlı ise, harcın pH'sında büyük yükselmelere neen olacak ve dolayısıyla başta iz elementlerin ve organik azotun yarayışlılığını etkilemek suretiyle beslenme bozuklukları ortaya çıkacaktır.
1 rrf'ü 1.600 kg. gelen kumun işlevlerinden biri de harcın hacim ağırlığını artırmaktır. Bu Fuchsia gibi uzun bitkiler yönünden bir avantaj olabilir. Çünkü bu şekildeki uzun bitkiller, özellikle hafif plastik saksılarda yetiştirildiklerinde devrilmeye meyillidir. Yoğunluk kazandırma yanında, uygun sınıfta bir kum kullanılması harcın emiciliğini arttırır. Tamamen turbadan yapılmış bir harcın, çok fazla kuruduktan sonra tekrar ıslanması çok güçtür.
PERLİT
Perlit volkanik kökenli bir alomino-silikat'tır. Sıkıştırdığında ve birden 1000°C'ye kadar ısıltıldığında beyaz, kapalı hücresel yapıda hafif kümeler halini alarak genişler. Bu kümeler stabildir (kararlıdır) ve harç içerisinde parçalanmaz. Perlitin ortalama yoğunluğu 128 kg/m3'tür ve tane iriliği olarak çeşitli büyüklükte olanları vardır. Kapalı hücresel yapı nedeniyle su kümelerin yüzeyinde veya kümeler arasındaki boşluklarda tutulur. Ancak, fazla oranda perlit içeren harçların drenajları genellikle iyidir ve çok su tutmazlar. Perlit içeren harçların iyi havalanma gösterdikleri ve düşük yarayışlı su kapsamına sahip oldukları genellikle bilinir. Bu nedenle perlit çoğu kez turba ile karıştırılır.
Perlitin katyon değişim kapasitesi yok denecek kadar azdır ve tamponluk (buffering) özelliği de bulunmamaktadır Perlit başlıca silisyum dioksit (% 73) ve alüminyum, oksit (% 13)'ten oluşmuştur ve pratik açıdan bitki besin maddelerini içermediği düşünülür. Bu nedenle fazla miktarda perlit içeren harçlarda yetişen bitkiler büyük ölçüde sıvı gübrelemeye bağımlılık gösterirler.
Perlit kullanmanın üstünlükleri:
- Hareketsizdir, nört pH'a sahiptir, ateş almaz.
- Tümüyle sterildir.
- Fazla miktarda nem absorbe edebilir.
- Yüksek hava kapasitesi vardır.
- Toprakta biyolojik ve kimyasal olarak ayrışmaz.
- Yeniden kullanımı için ısı, alev ve buhar ile sterilize edilebilir.
Perlit kullanmanın sakıncaları:
- Doğal olarak hafif ve tozludur. Ancak bu durum eleme ile ya da kullanımdan önce nemlendirme ile de
giderilebilir.
- Rengi beyaz olduundan yosun tutmaya eğilimlidir. Ama bu durum siyah turba veya kum serpiştirme ile
önlenebilir.
selsarac isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
21-06-2008   #3 (permalink)

Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: Türkiye-
Mesajlar: 11
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
sadeniz2004 is on a distinguished road




Standart Cevap: Saksi Topraklari (harÇlar)

efendim bu sözünü ettiğiniz perlit,turba,humuslu,killi,tınlı,kumlu vs. aklıma gelmeyen toprak türlerinin fotoğraflarını bize gösterirmisiniz?
sadeniz2004 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yaygin olarak yapilan büyük hata saksi degiştirmeler MUTLAKA OKUYALIM kaan İç Mekan (Salon) Süs Bitkileri Soru ve cevapları 16 23-05-2008 21:53
Erozyon Toprakları Yok Ediyor Bahcesel Robot Çevre Haberleri 0 22-12-2007 23:51

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:32 .
Powered by www.Bahcesel.com
vBulletin 3.7.2 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Integrated by BBpixel ©2004-2008, jvbPlugin

Search Engine Optimization by vBSEO 3.1.0(Registered)
Bahcesel.com
Bahceselforumsel© 2007 bahcesel.comAd Management by RedTyger


Bahcesel Reklam Alanı
Aldesem.com. Tarımda e-ticaret merkezi



Elektriğe Yönünü Biz gösteriyoruz

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253