 |
|
28-03-2008
|
#1 (permalink)
|
Bahcesel.com Yöneticisi Zıraat Mühendisi Tasarımcı-Editör
Herkes Burada! Çünkü Bahcesel Hepimizin!
Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3.489
Thanks: 95
Thanked 143 Times in 107 Posts
|
İÇ Mekan SÜs Bİtkİlerİnİn Genel İsteklerİ
1.1 SICAKLIK
Bitkilerin büyüme ve gelişmeleri ile bulundukları yerlerin sıcaklığı arasında sıkı ilişki vardır. Sıcaklığın yüksekliği veya düşüklüğü metabolik olayları farklı yönlerde etkilemekte, böylece büyüme ve gelişme farklı düzeylerde ortaya çıkmaktadır. Doğal yayılış alanlarına uygun olarak, iç mekan süs bitkilerinin sıcaklık gereksinimleri de değişiktir. Bu bitkiler, genellikle o°C'nin üzerindeki sıcaklıklarda yetişebilir. Dona maruzkaldıklarında ölürler. Tropikal kökenli bitkilerin çoğu 10°C'nin altındaki sıcaklıklardan bile zararlanır. Yüksek sıcaklık derecelerine dayanıklılıkları da bitki çeşidi, hava orantılı nemi ve sulama suyu miktarına göre değişir. Genellikle 40°C'nin üzerinde ise ölmeye başlarlar.
Sıcaklık gereksinimlerine göre, iç mekan süs bitkileri genel olarak üç grup altında toplanabilir. (Çizelge 1)
a) Yüksek sıcaklığa gereksinim gösteren bitkiler: Tropikal kökenli olan bu bitkiler, kışın 16-20°C yazın ise
18-25°C sıcaklık, genel olarak % 80-85 orantılı nem ve çoğunlukla yarı gölge veya gölge yerlerde iyi bir gelişme
gösterirler.
b) Orta derecede sıcaklığa gereksinim gösteren bitkiler: Bu süs bitkileri, kışın 8-15°C, yazın ise 15-18°C
veya daha yüksek sıcaklıkta aydınlık ve havadar yerlere gereksinme gösterirler.
c) Düşük sıcaklığa gereksinim duyan bitkiler: Bunlar, kışın 5-8°C sıcaklıktaki iç mekanlarda, yazın ise
bahçelerde yetiştirilebilen bitkilerdir. Bu bitkiler için en uygun yaz mevsimi sıcaklığı 15-20°C'dir.
ÇİZELGE: 1 - BAZI İÇ MEKAN SÜS SİTKİLERİNİN SICAKLIK GEREKSİNMELERİ (°C)
YÜKSEK ORTA DÜŞÜK
Kışın: 16-20° Kışın: 8-15° Kışın: 5-8°
Yazın: 18-25° Yazın: 15-18° Yazın: 15-18°
Ananas Begonia rex Agave
Anthurium Chlorophytum Aloe
Aphelandra Cyclamen Asparagus
Caladium Ficus Bougainvillea
Codiaeum Monstera Campanula
Cordyline Nephrolepis Ceropegia
Dieffenbachia Orchidaceae Citrus
Dracaena Palmae Crassula
Guzmania Poinsettia Echeveria
Maranta Primula Fatsia
microcoelum Rhaphidophora Fuchsia
Neoregelia Rhododendron Gasteria
Nidularium Saintpaulia Helxine
Pachystachys Sansevieria Punica
Phalaenopsis Tradescantia Sedum
Philodendron
Spathiphyllum
Vriesea
Görüldüğü gibi kışın sıcaklık gereksinimi, yaza göre 5-10°C daha az olmaktadır. Bunun nedeni, ülkemiz koşullarında bitkilerin dinlenme dönemini kış aylarına rastlamasıdır. Bu dönem sürecince, bitkilerin odun kısımları olgunlaşır, tomurcuk oluşumu gerçekleşir.
Bitkilerde ertesi yıl iyi bir gelişme ve çiçeklenme olabilmesi için dinlenme döneminin sağlanması zorunludur. Aksi halde, yani bitkiler kışın da aynı yüksek sıcaklıktaki mekanlarda bulundurulduğunda, dinlenme dönemine giremezler. Bunun sonucunda, hem odun kısımları olgunlaşamaz ve tomurcuk oluşumu güçleşir ve hem de kış mevsiminde varolan ışık yetersiz olduğundan bitkilerde cılız gelişmelere neden olur.
Bitkinin yaşlı ve;a genç oluşu ile sıcaklık gereksinimi arasında da sıkı bir ilişki vardır. Genç bitkiler, yaşlı bitkilere göre daha yüksek sıcaklık ister. Ancak yaşlı bitkiler birdenbire oluşabilecek şiddetli sıcaklık değişimlerine karşı genç bitkilerden daha çok duyarlıdır. Sıcaklıktaki ani düşüş ve yükselişler, genellikle solmalara, yaprakların düşmesine kalıcı zararlara ve ölümlere yol açabilir. Uzun süre devam eden gerekenden çok yüksek veya yüksek sıcaklıkdereceleri ile ani sıcaklık değişmelerinin iç mekan süs bitkilerinde oluşturduğu zararlanmalar fizyolojik hastalıklar kısmında ayrıntılı olarak belirtilmiştir.
iç mekan bitkileri genellikle, soba veya radyatör gibi ısıtıcıların yanında bulundurulmayı sevmezler. Çok az bitki çeşidi bu gibi yerler için uygun olabilir. Öte yandan, kışın sıcaklığın 0°C veya daha düşük olduğu zamanlarda, birçok bitkinin konduğu pencere kenarlarında, sıcaklık tehlikeli biçimlerde düşebilir. Bu durumda, bitkilerde zararlanma olmaması için, ek ısıtma sistemleri kulanılmalı veya pencere camı ile bitkiler arasına gazete kağıtları gerilmelidir. Ayrıca, bitkiler belirli bir süre için odanın daha ılık bir yerine taşınabilir.
Vurgulanması gerekli bir başka nokta da, sıcaklığın hiçbir zaman tek başına bir etmen olarak ele alınmaması gerektiğidir. Sıcaklığın yalın ve doğrudan etkinliğine ışık, nem vb. faktörlerin de katkıları vardır. Aynı şekilde tüm bu etmenlerin etkileri birbirleri ile sıkı ilişkilidir.
Sözgelişi, 30-40 dakika içinde toprak sıcaklığının 20°C'den 5°C veya 0°C'ye değin düştüğünde birçok bitkide su alımının % 20-50 oranında kısıtlandığı gözlenir. Bir bitki için nemli ortamda çok uygun olan sıcaklık, aynı bitki kuru bir ortamda yetiştirildiğinde çok fazla olabilir.
|
|
|
|
28-03-2008
|
#2 (permalink)
|
Bahcesel.com Yöneticisi Zıraat Mühendisi Tasarımcı-Editör
Herkes Burada! Çünkü Bahcesel Hepimizin!
Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3.489
Thanks: 95
Thanked 143 Times in 107 Posts
|
1.2. Orantili Nem Ve Su
İç mekan bitkilerinin yaşayabilmeleri, büyüyebilmeleri ve gelişebilmeleri için zorunlu etkenlerden biri de orantılı (nispi) hava nemi ve sudur. Bitkiler kökleriyle suda erimiş halde bulunan besin tuzlarını alırlar. Su, içerisinde eriyebilen besin maddelerinin kökler aracılığıyla yapraklara ve oradan da işlenerek toprak üstü vegetatif organlara, çiçek ve meyvelere taşınmalarını sağlar. Bitki bünyesine alınmış olan suyun büyük bir bölümü ise transpirasyon (terleme) ile yeniden dışarıya verilir. Yapılan araştırmalar bitkiler tarafından alınan suyun % 90'ının yapraklardan su buharı şeklinde kaybolduğunu göstermektedir. Bu kayıp, bitkinin bulunduğu ortamdaki orantılı hava nemi ile doğrudan ilişkili olup; havanın içerdiği nemin düşük olduğu oranda yüksektir. Bir bitkinin gereksinimi olan nem miktarı bitkinin bulundurulduğu yerin orantılı nemine, sıcaklık ve ışık durumuna; bitkinin cins, yaş ve büyüklüğüne ve sonunda mevsime, bununla ilişkili olarak bitkinin gelişme veya dinlenme döneminde bulunmasına göre değişir.
Terleme hızını etkileyen başlıca etkenler güneş ışığı, havadaki nem miktarı, sıcaklık, rüzgar, topraktaki su miktarıve hava basıncı olarak sıralanabilir. Olağan koşullarda bitkilerin terleme yoluyla kaybettiği su miktarı ile kökler tarafından alınan su miktarı arasında bir denge vardır. Ortam koşulları bitkinin kökleriyle almış olduğu su miktarından daha fazla terleme yapmasını gerektirdiğinde bitkinin yapraklarında sarkmalar, pörsümeler, sararmalar ve kurumalar gözlenir. Bu koşulların sürmesi halinde ise bitki tümüyle canlılığını yitirir.
Sıcaklık ve ışık şiddeti kış ayları süresince yaz aylarına göre daha düşük olduğundan, bitkilerin terleme hızları da düşüktür ve bu süre içerisinde suya daha az gereksinimduyarlar. ilke olarak ister yaz, ister kış mevsiminde olsun düşük sıcaklıktaki yerlerde bulundurulan bitkilerin, daha sıcak yerlerde bulundurulanlara oranla su gereksinimleri daha azdır.
Bitkilerinin bulunduğu yerin orantılı nemi ile su gereksinimi arasındaki ilişki ise; daha önce belirtildiği gibi nemin yüksek olması halinde bitkinin terleme hızıdüşük olacağından su gereksinimi de az olacaktır şeklinde ifade edilebilir. Buna karşılık, sıcak ve özellikle kuru hava esintisi olan yerlerde bulundurulan bitkilerin su gereksinimi ise fazladır.
Yüksek orantılı hem, yüksek sıcaklık ve şiddetli ışıktan kaynaklanan olumsuz etkiyi azaltarak bitkide dengeli bir gelişim sağlar. Bu nedenle, iç mekan süs bitkileri yetiştiriciliğinde orantılı nemin önemi büyüktür. Kökenleri tropikal yağmur ormanlarına dayanan ve uygun yetişme ortamlarında % 80'in üzerinde yüksek orantılı nem isteyen bitkiler (Anthurium, Aphelandra, Caladium, Cattleya, Codiaeum, Cordyline, Diffenbachia, Dracaena, Nephrolepis, vb.) dışındaki iç mekan bitkilerinin çoğu için istenen orantılı nem onarın % 60-70 dolayındadır. Ancak, orantılı nem de toprak nemi gibi ışık şiddetine bağlı olarak günün belirli saatlerinde değişmelidir. Sözgelimi, orantılı nemin düşük gece sıcaklığında düşük olması, gündüzün artan ışık şiddeti ile yükselmesi ve akşama doğru azalan ışık şiddeti ile yeniden düşmesi gerekir.
|
|
|
|
28-03-2008
|
#3 (permalink)
|
Bahcesel.com Yöneticisi Zıraat Mühendisi Tasarımcı-Editör
Herkes Burada! Çünkü Bahcesel Hepimizin!
Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3.489
Thanks: 95
Thanked 143 Times in 107 Posts
|
İÇ Mekan Süs Bitkilerinin Genel istekleri IŞIK
iç mekanlarda yetiştirilen süs bitkileri de doğadaki diğer bitkiler gibi özümleme yapabilmeleri, büyüme ve gelişmeleri için ışığa gereksinim duyarlar. Bu bitkilerin büyük bir bir kısmının kökeni tropikal ormanlara dayanır ve yetersiz ışık koşullarına uyum gösterirler. Sözgelimi, Bromeliadlar, Sansevieria. Philodendron, eğreltiler, palmiyeler ve yaprakları için yetiştirilen diğer bitkiler uzun süre yetersiz ışık altında yaşayabilir, üstelik iyi bir gelişme bile gösterebilir. Ancak iç mekan bitkilerinin çoğunluğu en iyi şekilde ışıklandırılmış yerlere konulmayı gerektirir. Çünkü, iç mekanlardaki ışık şidrdeti dışarıdakine (açıktakine) ve hatta ağaçların altındakine oranla daha azdır.
Işık gereksinimi bitkilere göre değişim gösterebildiği gibi, bir bitkinin ışığa olan gereksinimi de farklı zamanlarda yine farklı düzeylerde olabilmektedir. Gerçekten bitkiler gelişme dönemlerinde bol ışığa, buna karşılık dinlenme dönemleri süresince daha az ışığa gereksinim duyarlar. Bu arada bir bitkinin belirli gelişim evrelerinde (sözgelimi sürgün verme ve çiçeklenme) ışığa olan gereksinimi çok olduğu gibi, genç ve yaşlı bitkiler arasında ışığa dayanabilme açısından da farklar bulunmaktadır.
iç mekan bitkileri ışığa olan gereksinimleri açısından güneşli, aydınlık, yarı gölge ve gölge yerlerde yetiştirilen bitkiler olmak üzere 4 grupta toplanabilir.
Biinci gruba giren süs bitkileri içe mekanlarda çoğunlukla güneye bakan pencerelerde veya yazın bahçede doğrudan doğruya güneş ışığı olan yerlerde bulundurulur. Ancak bunların da yazın çok kuvvetli güneş ışığında (özellikle öğle saatlerinde) hafifçe gölgelenmeleri uygundur. İkinci gruba girenler ise; doğrudan doğruya ve sürekli güneş ışığı almayan yerlerde yetiştirilen bitkilerdir. Bunların doğu veya batı penceresinin hemen arkasında bulundurulmaları uygundur. Yarı gölge yerleri seven bitkileri ise, hafif veya çok hafif güneşli yerlerde bulundurulur. Bunların doğu veya batıya bakan pencelereni yakınında bulundurulması uygun olup, ayrıca çok güneşli zamanlarda bu yerlerin gölgelenmesi gerekir. Gölge koşullarda yetişen süs bitkileri ise iç mekanların güneş almayan yerlerinde (özellikle kuzeye bakan pencerelerde) ve seraların iyice gölgelenmiş bölümlerinde bulundurulmalıdır.
Çeşitli iç mekan bitkilerinin ışığa olan gereksinimlerine göre yetiştirilebilecekleri ortamlar 4 bölümde her tür için ayrı ayrı belirtilmiştir. Bir örnek olmak üzere genellikle kaktüsler ve sukkulentler (etli yapraklılar) ile çiçek açan bitkilerin çoğu için güney, doğu ve batı pencereleri seçilmelidir. Eğreltiler, deve tabanları, sarmaşıklar ve peperomialar gibi yaprakları için yetiştirilen bitkiler kuzeye bakan pencerelere konabilir. Kentlerde oturanlar bitkilerini olabildiğince ışık kaynağına yakın bir yerde bulundurmaya özen göstermelidir. Çünkü kentlerin üzeri bir sis ve duman tabakası ile örtülü olup, güneş ışığınları bu tabaka tarafından engellenmektedir.
Bitkilerin genel olarak yetersiz ışığa karşı tepkileri, normalden daha ince gövde ve güneş ışığına doğru yönelen uzun sürgünler üzerinde soluk renkli cansız yapraklar oluşturma şeklinde olmaktadır. Bu durum farkedildiği zaman daha iyi ışıklandırmayı sağlayacak önlemler alınmalıdır. Gerçekten fazla ışık isteyen iç mekan bitkileri gölge yerlerde bulundurulduklarında veya bahçede bulundurulan bitkiler birden bire iç mekanlarda gölge yerlere alındıklarında yapraklarda sararma ve dökülmeler görülür. Normale göre daha açık renkli yaprakların varlığı da ışık azlığının bir sonucu olabilir. Öte yandan, iç mekanlarda bulundurulan süs bitkileri genellikle yalnızca bir yönden ışık aldıkları için yapraklarının ışığa doğru yöneldikleri ve bitkinin tek yönlü geliştiği gözlemlenir, ub tür gelişme ise bitkilerin güzel görünümüne olumsuz etki yapar, buna engel olmak için saksıların arasıra çevrilmeleri (döndürülmeleri) uygundur. Ancak çiçekleri için yetiştirilen kimi süs bitkileri tomurcuk olumuşum sırasında ışığa olan durumlarının değiştirilmesine karşı duyarlıdır.
ÇİZELGE: 2 - SÜS BİTKİLERİNİN IŞIK GEREKSİNİMLERİNE GÖRE İÇ MEKANLARDA BULUNDURABİLECEKLERİ YERLER
Güney Pencereleri Doğu ve Batı Pencereleri Kuzey Pencereleri
İçin Bitkiler İçin Bitkiler İçin Bitkiler
Begonia (Kışın) Anthurium Aglaonema
Beloperone Begonia Araucaria
Bromeliadlar (1) Bromeliadlar (1) Aspidistra
Camellia Caladium Begonia
Ceropegia Campanula Bromeliadlar (1)
Citrus Citrus Cladaium
Coleus Cyclamen Chlorophytum
Cyperus Cyperus Dieffenbachia
Euphorbia milii Dieffenbachia Dizygotheca
Fuchsia Dracaena Eğreltiler (3)
Gardenia Eğreltiler (3) Ficus
Hippeastrum Ficus Fittonia
Kaktüsler Fuchsia Helxine
Kalanchoe Hedera Hedera
Peiargonium Hippeastrum Maranta
Poinsettia Hoya microcoelum
Sukkulentler (g) Impatiens Monstera
Zantedeschia Kaktüsler Peperomia
Orkideler (4) Philodendron
Palmiyeler (5) Pilea
Primula Rhaphidophora
Rhododendron Saintpaulia
Saintpaulia Saxifraga
Sinningia Spathphyllum
Spathiphyllum Tradescantia
Stephanotis Zebrina
Sukkulentler (2)
Tradescantia
Zantedeschia
Zebrina
(1) BROMELİADLAR: Aachmea, Ananas, Guzmania, Neoregelia, Nidularium, Vriesea
(2) SUKKULENTLER: Agave, Aloe, Crassula, Echeveria, Gasteria, Kalanchoe, Sedum
(3) EĞRELTİLER: Adiantum, Nephrolepis, Platcycerium
(4) ORKİDELER: Cattleya, Cymbidium, Paphiopedilum, Phalaenopsis
(5) PALMİYELER: Chamaedorea, Hoeia, Microcoelum, Phoenix
Öte yandan, kışın az ışıklı günlerinde bitkilerin hassaslaşmış olan örtü tabakası günlerin uzamaya başlamasıyla birlikte fazla güneş ışığından zararlanabilir. İlkbaharda tüm bitkinin sararması veya yaprakların haşlanmış gibi bir görünüm alması biraz gölgelenmeye gereksinme olduğunu hatırlatmalıdır. Ayrıca, iç mekanlarda güneye bakan pencerelerde bulundurulan ve güneş seven süs bitkileri ilkbaharda bahçeye çıkarılacakları zaman yavaş yavaş ışığa çıkarma yerine birden bire güneşli yerlerde alındıklarında kısa zamanda sürgün uçları ve yapraklarda kahverengi yanık lekeleri oluşur. Işıkv e güneş isteği fazla olan ve pencere arkasında aynı şiddetteki güneş ışığından zararlanmayan bir bitkinin pencere önünde bulundurulması halinde özellikle genç yapraklarda yanık lekelerinin oluşması, pencere camının morötesi ışınları geçirmeyişindendir.
Yapay Işık
Güneş ışığının yetersiz olduğu durumda yapay ışık kullanılması, genellikle başvurulan bir yoldur. Yapay ışık, güneş ışığına benzerse de, 4-5 saatlik güneş ışığına eşdeğer bir ışıklandırma için aynı süre yapay ışık kullanılması yeterli olmaz. Sağlıklı bitki yetiştirmek için yaklaşık 12-16 saat yapay ışıklandırma yapmak gerekir. Yapay ışıklandırma genellikle floresans tüplerle yapılır. Bunların tesisi ekonomik olduğu gibi, akkor lambalar kullanıldığında görülen fazla sıcaklık da bunlarda oluşmaz.
Yapay ışıklandırmada en iyi gelişen bitkiler Afrika menekşesi, orkideler ve begonyalardır. Diğer birçok bitki de belirli ölçelerde olmak üzere yapay ışığa iyi uyum gösterebilir. Bunlara rasında yapraklan için yetiştirilen birçok bitki (özellikle yapraları alaca renkte olanlar) sayılabilir.
Akkorlu lambalar yukarıda değinilen nedenlerden dolayı daha az başırılı olmalarına karşın, özellikle geniş alanları ve bahçeleri ışıklandırmak veya gece belli bir grup bitkiyi spot olarak ışıklandırmak amacıy adaha fazla kullanım alanı bulmuşlardır. Akkorlu lambaların ısıtma dezavantajı, soğuk ışınlı ampuller kullanılmasıyla ortadan kalkmıştır. Lambadan belirli bir uzaklıkta (30 cm uzaklıkta) bitkiyi muhafaza etmek koşuluyla herhangi bir masa lambasına takılı 75 att'lık bir ampul ile de bitki gelişimini bir miktar iyileştirmek olanaklıdır.
Işıklı bir bitki yetiştirme yeri, basit olarak şöyle yapılabilir. Bir masanın üstünde yukarı-aşağı haraket edebilen raf şeklindeki bir sistemin alt tarafına bir adet soğuk ışınlı (civa buharlı veya floresans gibi) ve bir adet sıcak ışınlı (akkor fitilli) 40 att'lık ampul yerleştirilir. Bitkiler masa üzerine (ışık altına) konur, bitki boyuna göre, lambanın takıldığı raf yukarı ve aşağı hareket ettirilerek sabitleştirilir. Lambaların çiçekleri için yetiştirilen bitkilerden 10,20 cm. uzaklıkta olması önerilir. Yaprakları için yetiştirilen bitkiler için isedaha uzakta olmaları (30 cm. uzaklığa değin) ancak bu uzaklığın 30 cm.yi geçmemesi önerilir. Eğer bitkiler iyi büyümüyorsa ve düzenli çiçek açmıyorsa, ışığa doğru uzayıp gidiyorsa lambadan çok fazla uzakta olmaları olasılığı güçlüdür.
Yapay ışık altında yetiştirilen bitkilerde yeterli hava neminin sağlanmasına da özen gösterilmelidir. Bu da, saksıların altına içi su dolu bir kap (sözgelimi tepsi) koymakla sağlanabilir.
|
|
|
 |
|
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Yetkileriniz
|
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:35 .
Bahceselforumsel© 2007 bahcesel.comAd Management by RedTyger
|
|
|