 |
|
28-03-2008
|
#1 (permalink)
|
Bahcesel.com Yöneticisi Zıraat Mühendisi Tasarımcı-Editör
Herkes Burada! Çünkü Bahcesel Hepimizin!
Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3.489
Thanks: 95
Thanked 143 Times in 107 Posts
|
Vegetatİf (eŞeysİz) Üretİm
2.2.1 TANIMI VE KULLANIM NEDENLERİ
Bitkilerin kökv e sürgün oluşturabilen veya başka bir bitki ile kaynaşıp
gelişebilen beden parçaları veya kol, soğan ve yumrular gibi özelleşmiş
vegatatif organlar ile yapılan üretmeye "Eşeysiz üretme" denir. Bu amaçla
kullanılan beden parçaları genellikle genç sürgünler, kollar, kökler ve
yapraklardır.
Vegetatif (eşeysiz) üretim, iç mekan süs bitkileri yeşitriciliğinde tohumla
üretmeye oranla çok daha kolay az zamana gereksinme gösteren ve bu nedenle
yeğlenen üretim biçimidir. Özellikle nitelikli tohum sağlamanın güç olduğu
tohumla üretmenin çok fazla zamana gereksinme gösterdiği durumlarda ve zor tohum
bağlayan bitkilerde eşeysiz üretim yöntemlerine baş vurulur, bu yöntemin
yeğlenme nedenlerinden biri başkası da eşeysiz üretimin yeni bitkilerin genetik
yapısında herhangi bir değişiklik oluşturmaması ve ana bitkinin tohum
özelliklerinin yavru bitkilerde de ortaya çıkmasıdır.
Eşeysiz üretim yönteminde süs bitkileri eğer başka bir bitkinin kökleri üzerinde
üretiliyorsa bu aşı ile üretme olarak adlandırılır.
Bitkiler başka bitkilerin yerine kendi kökleri üzerinde de üretilebilirler.
Çelikle, daldırma ile, özelleşmiş vegetatif organlarla üretmeler bitkileri kendi
kökleri üzerinde üretme yöntemlerine örneklerdir.
2.2.2. ÇELİK İLE ÜRETİM
TANIMI
Bir bitkinin gövde, değişikliğe uğramış gövde, yapraklar veya kökler gibi
vegatatif organlarının ana bitkiden kesilip ayrılarak uygun çevre koşullan
altında başka bir yerde köklendirilmesine "Çelikleme" veya çelikle üretim adı
verilir.
Köklü yeni bir birey elde etmek amacıyla bitkilerden kesilen beden parçalarına
ise çelik denir. Gövde ve yaprak çeliklerinde kök oluşumunu, kök çeliklerinde de
sürgün oluşumun sağlayıcı önlemler alınır.
Çelikle üretim yöntemi, muhtemelen vegetatif üretimin en geniş uygulanan
tipidir. Bu yöntem, küçük beden parçalan ile çok sayıda, aynı kalıtsal yapıda
bir örnek yeni bireyler elde etme olanağı sağlar ve bu yöntemle bireyler kendi
kökleri üzerinde yetiştirilirler.
Bu üretim yöntemi, ucuz, çabuk ve basit olup, pahalı ve güç bir uygulama olan
anaç ve aşı sorununu ortadan kaldırır.
ÇELİK ÇEŞİTLERİ
Çeşitli tipte çelik yapmak ve bunları bitkiden alındıkları organlara göre
sınıflamak olanaklıdır.
- Gövde çelikleri
- Odun Çelikleri
- Yarı Odun (veya yarı olgun) çelikler
- Yumuşak odun (veya tepe) çelikleri
- Yaprak çelikleri
- Göç çelikleri
- Yaprak - göz çelikleri
- Kök çelikleri
GÖVDE ÇELİKLERİ
Gövde çelikleri en önemli çelik tipi olup, hazırlamalarında kullanılan odunu
doğal özelliklerine göre odun, yarı odun (veya yarı olgun) ve yumuşak odun (veya
tepe) çelikleri olmak üzere üç grup altında toplanır. Gövde çelikleri ile
üretmede yan veya uç gözleri içeren sürgün parçaları alınır. Bunlar özel
koşullar altında adventif kökler oluşturur ve böylelikle bağımsız bir bitki elde
edilir.
İç mekan süs bitkilerinin büyük bir bölümü yumuşak odun (tepe) çelikleri ile
üretirler. Çok az bir kısmı odunsu veya yarı - odunsu bir yapıya sahiptirler.
ODUN ÇELİKLERİ
Vegatatif üretimin en ucuz ve en kolay uygulanabilen yöntemlerinden biridir.
Kolaylıkla hazırlanır, çabuk bozulmak ve gerektiğinde güvenle uzak yerlere
gönderilebilirler.
Bu çelikler bir yaşlı dallardan ve Ekim-Mart ayları arasında, yani bitkilerin
kış dinlenme dönemi içerisinde hazırlanırlar.
Üretim materyali olarak kullanılacak odun çelikleri sağlıklı, güçlü ve güneşte
büyüyen bitkilerden alınmalıdır. Çelik yapılacak sürgünlerin boğum araları çok
uzun veya kısa olmamalı, obur dallar ile küçük ve zayıf büyüyen uç
sürgünlerinden çelik yapılmamalıdır. Orta kkalınlık ve güçteki dallar çelik
yapımında en çok istenilen kısımlardır.
Odun çelikleri, üretmeye alınan türlere göre değişmekle birlikte, genel olarak
15-30 cm. uzunluğunda hazırlanırlar. Çapları yine türlere bağlı olarak 0,6-2,5
cm. olabilir. Çelikler en az iki göz içermeli; dip kesimleri gözlerin hemen
altından, tepe kesimleri gözlerin 1,5-2,5 cm kadar üzerinden yapılmalıdır.
Çeliğin dip kısmı düz, tepe kısmı ise üst gözün karşıt yanından eğimli olarak
kesilir. Bu şekilde hazırlanan Çelikler "adi" çelik adını alır. Çelikler eğer
daha yaşlı bir gövdenin kısa bir parçasıyla birlikte alınırlarsa "dipçikli",
yaşlı odunun küçük bir parçasını içerirlerse "ökçeli" çelik olarak
adlandırılırlar.
Çelik alındıktan sonra dip kısmındaki yaprakları koparılır. Köklendirme ortamına
dikilmeden önce 24 saat düşük konsantrasyonda (örneğin 20 ppm) bir hormon
uygulanması köklenme oranını artırmaktadır. Çelikler, köklendirme yastıklarına
eğimli bir şekilde ve boylarının yarısı veya üçte ikisi harç içerisine gömülmek
suretiyle dikilirler. Dikimden sonra çelikle ortamın birbirine iyice temas
etmesini sağlamak için çeliklerin dipi hafifçe bastırılır. İyice sulandıktan
sonra, köklenme oluncaya değin kurumayı önlemek amacıyla ortamın üzeri cam veya
polietilen örtü ile kapatıır. Köklenme süresince tabanda 18-21°c dolayında bir
sıcaklık sağlandığı takdirde, çelikler 5-6 haftada köklenirler.
iç mekan bitkilerinden odun çelikleri ile üretmeye en tipik örnek olarak
Bougainvillea glabra verilebilir.
YARI-ODUN VEYA YARI-OLGUN ÇELİKLER
Bu tip çelikler, genellikle yaz aylarında büyümeninhemen başlamasından sonra ve
yeni sürgünler kısmen odunlaşınca alınır. Bunların dip kısımları hafif odunsu ve
kahverengi, diğer yarısı ise yeşil ve yumuşaktır
Çelikler, tepe kısımdaki yapraklar çok geniş ise, su kaybını azaltmak ve
köklendirme yastıklarındaki yer darlığını önlemek içinkesilerek küçültülür.
Çelikleri hazırlamada genellikle sürgün uçları kullanılırsa da, sürgünlerin daha
alt kısımları da çoğunlukla köklenirler.
Yarı-odunsu çelikler, yaklaşık olarak boylarınınyarısına veya üçte bir oranına
değin harca daldırılmalı; köklendirme ortamı genellikle hacim olarak eşit
miktarlardaki turba ve kaba kum karışımından oluşmalıdır. Yapraklı yarı-odunsu
çeliklerin fazla nemli koşullarda köklendirilmeleri zorunludur; çeliklerin dip
kısımlarının sıcak tutulması, gölgeleme yapılmasıv e köklenmeyi uyartıcı
maddelerle muamelesi de yararladır.
Yarı-odunsu çeliklerle üretilen iç mekan süs bitkilerine örnek olarak Beloperone
guttata, Camellia japonica, Citrus mitis, Punica granatum nana, Rhododendron
simsii gösterilebilir.
YUMUŞAK ODUN VEYA TEPE ÇELİKLERİ
Bu tip çelikler bitkilerin yumuşak ve etkil yeni ilkbahar sürgünlerinden alınır.
İki veya daha çok boğumlu olup, gövdenin yalnızca 7,5-10 cm. uzunluğundaki uç
kısmını içerirler.
Genel olarak, diğer çelik çeşitlerine oranla tepe çelikleri daha kolay ve daha
çabuk köklenir, ancak daha çok özen ve donatıma gereksinim duyarlar. Tepe
çelikleri her zaman yapraklı olarak hazırlanır ve bu nedenle de nemi fazla
yüksek yerlerde köklendirilir. Köklenme süresince ortam sıcaklığı türlere bağlı
olarak değişmekle birlikte, genel olarak 18-21°C dolayında tutulmalı, sıcaklık
tomurcukları içeren üst kısımda biraz daha düşük düzeyde olmalıdır. Tepe
çelikleri de köklenmeyi uyartıcı maddelerle muameleye belirgin olarak olumlu
yanıt verirler.
Tepe çeliklerinin hazırlanmasında ana bitkiden çelik yapılacak sürgün tiplerinin
seçilmesi önemlidir. Çabuk büyüyen, yumuşak ve gevrek sürgünler, daha
köklenmeden çürüme eğiliminde oluşları nedeniyle istenmezler. Öte yandan, yaşlı
ve odunsu gövdelerde de köklenme çoğu durumlarda yavaştır. En iyi çelik
materyali bir dereceye değin bükülebilmeli, ancak birdenbire büküldüğünde
kırılacak olgunlukta olmalıdır. Bitkinin tam güneş gören kısımlarında orta bir
büyüme hızı gösteren dallar, çelik yapımı için en uygun dallardır.
Tepe çeliklerinde taban kesimi gözen hemen altından yapılır. Dip kısımdaki
yapraklar büyükse, su kaybını azaltmak ve köklendirme yastıklarında yer
darlığını önlemek için yapraka lanı küçültülmelidir. Bununla birlikte çok iyi
bir kök oluşumu sağlamak için, solmaya olanak vermeyecek, olabilen en fazla
yaprak düzeyini korumak gereklidir. Ayrıca, çeliklerin üzerindeki tüm çiçek
gözleri körletilmelidir.
Tepe çeliklerinde dikim derinliği boylarının yarısı veya üçte biri kadardır.
Köklenme süresince istenilen nem ve sıcaklık koşullan sağlandığı takdirde,
çelikler 2-4 hafta gibi kısa bir sürede kök oluştururlar.
Önce de belirtildiği gibi, iç mekan süs itkilerinin çoğu tepe çelikleri ile
üretilebilmektedir.
YAPRAK ÇELİKLERİ
Yaprak çelikkleri, yaprakları geniş ayali ve köklenebilme yeteneği olan
bitkilerde yapılır. Sözgelimi Begonia rex. Crassula arborescens, Echeveria
derenbergii, Peperomia caperata, saintpaulia ionantha, Sansevieria trifasciata
ve Sinningia speciosa bu yöntemle kolaylıkla çoğaltılabilir.
Bu tip çelikle yeni bir bitki elde etmek için yaprak ayası ve onunla birlikte
yaprak sapından yararlanılır. Birçok durumlarda, ana yaprığın tabanından
adventif kökler ve bir adventif sürgün oluşur. Bu orijinal yaprak, yeni bitki
üzerinde canlılığını ender olarak korur.
Yaprak çelikleri ile üretmenin bir tipi SAnsevieria trifasciata bitkisiyle
gösterilmiştir. Uzun sivri yapraklar şekilde görüldüğü gibi 7,5-10 cm. uzunlukta
parçalara ayrılır. Bu yaprak parçalan uzunluklarının yarısına veya dörtte üçüne
değin köklendirme ortamına sokulur, bir süre sonra yaprak parçasının tabanında
yeni bir bitki oluşur. Sansevieria'nın kenarları sarı şeritli formu S.
trifasciata 'Laurentii' yaprak çeliği ile üretlidiği takdirde yeşil yapraklı
form elde edilir. Bu, yaprak çeliğinden kendisine benzir tip oluşturmayan bir
periklinal himeyreye örnekktir. Ana karakterlerini koruyabilmek için üretme,
orijinal bitkiyi bölerek yapılmalıdır.
Etli, kalın yapraklara sahip olan begonia rex'in yaprakç elikleriyle
üretilmesinde çeşitli yöntemler uygulanır. Olgun yapraklar sapı ile birlikte
alınır, yaprığın alt yüzündekidamarların birleştiği yerler bıçağın ucu ile
çizilir. Bu işlemden sonra çizilen damarlar, yani yaprığın alt ayası toprakla
temas edecek şekilde nemli köklendirme ortamı üzerine yatırılır. Yaprak sapı da
kuma gömülür. Damarların toprakl atemasını sağlamak için yaprağın üzerine hafif
bir ağırlık (çakıl taşı vb.) konur. Köklendirme ortamının sürekli nemli
kalmasını sağlamak için üstü bir cam veya polietilen örtü ile kapatılır, ayrıca
üzeri kağıt vb. bir materyalle gölelendirilir. Ortam sıcaklığı ortalama
21-24°C'de tutulduğu takdirde, yaklaşık 3-4 hafta içerisinde her damarın
kesildiği noktada yeni bitkiler oluşur. Eski yaprak ayası giderek kurur. Bu
sürgünler 2-3 yaprak olunca köklendirme ortamından alınarak büyüme kompostu ile
doldurulmuş küçük saksılara şaşırtılırlar.
Uygulanan başka bir yöntemde alınan yapraklar yaprak damarları ortada kalacak
şekilde 2-3 cm2 büyüklüğünde üçgen parçalara ayrılır. Toprağa girecek kısmında
birparça sapın birleştiği kısımdan bulunması gerekir. Daha sonra bu parçalar
köklendirilmek üzere y üzeysel bir şekilde hafifçe ortam içerisinde daldırılır.
Daha değişik bir yöntemde ise alınan yaprak yaklaşık olarak 2,5x2,5 cm.
büyüklüğünde ve damarları ortada kalacak şekilde parçalara ayrılır. Bu parçalar
nemli köklendirme ortamı üzerine (damarlar toprakla temas edecek şekilde)
yatırılır. Yaprığın toprakla iyice temasını sağlamak için üzerine birkaç küçük
taş konur. Her parça kökçük ve sürgün vererek yeni bitkiyi oluşturmuş olur.
Saintpaulia ionantha tam bir yaprak (yaprak ayası ve yaprak sapı), yaprak ayası
veya yalnızca yaprak ayasının bir kısmından yapılabilen yaprak çeliklerinin bir
örneğini oluşturmaktadır.
GÖZ ÇELİKLERİ
Bunlar küçük, olgunlaşmış ve yapraksız gövde parçaları olup; anaç bitki
gövdelerinin her parçada bir göz bulunacak şekildekesilmesi ile oluşurlar.
Özellikle üretim materyalinin çok kısıtlı olduğu koşullarda bu yöntem tercih
edilir.
Göz çelikleri ile üretmede, çelik alınacak bitkilerin iyi gelişmiş, uzun
gövdelere sahip olmaları gerekir. Gövdeler 4-5 cm. uzunluğundaki parçalar
halinde, her parça bir uyuyan göz bulundurulacak şekilde kesilir (Genellikle
gözün 2'şer cm. üstünden ve altından enine kesim yapılır). Çelikklerde çürümenin
önlenmesi için yara yerlerine odun kömürü tuzu serpilmesi gerekir. Çelikler göz
yukarı bakmak üzere kökiendirme yastıklarına yatay bir şekilde ve yarısı harç
içerisine gönülmek suretiyle dikilir. Daha sonra yastıkların üzeri cam veya
polietilen örtü ile kapatılır.
Göz çelikleri tepe çeliklerine oranla daha uzun zamanda köklenir ve daha yavaş
gelişirler. İyi köklenmiş. sürgün vermiş bulunan çelikler daha sonra içerisinde
büyüme kompostu bulunan küçük (8 cm.lik) saksılara şaşırtılır. İleri kültür
seralarda 24-27°C sıcaklıkta ve yüksek orantılı nemde yapılır.
Göç çelikleri ile üretilen iç mekan bitkilerinden başlıcaları Aglaonema
commutatum. Dieffenbachia Maculata. Dracaena deremensis. monstera deliciosa ve
Philodendron erubescens şeklinde sayılabilir.
YAPRAK - GÖZ ÇELİKLERİ
Bu tip çelikler, yaz mevsimi boyunca bitkiler aktif büyüme halinde iken alınan
göz çeliklerinin formları olup; bir yaprak ayası, yaprak sapı ve üzerinde göz
bulunan kısa bir dal parçasından oluşurlar. Çelik, Camellia japonica'da olduğu
gibi, gövde yüzeyinden çıkarılan yarım ay şeklinde bir kısım da olabilir.
Yaprak-göz çeliklerinin, yaprak çeliği halinde kök yapıp da sürgün oluşturamayan
türler açısından özel önemi vardır. Böyle durumlarda, yaprak sapının alt
tarafından bulunan göz gerekli sürgün oluşumunu sağlar.
Genellikle gövde çelikleriyle üretilen tropik iç mekan süs bitkilerinden
bazıları (sözgelişi Camellia japonica ve Ficus elastica) yaprak-göz çelikleriyle
üretilebilirler.
Bu yöntem, özellikle üretim materyali az olduğu durumlarda önemlidir. Çünkü aynı
miktar ana materyalin gövde çeliği olarak kullanılmasına oranla, en az iki kat
daha fazla yeni bitki elde edilecektir. Her göz bir çelik olarak kullanılmasına
oranla, en az iki kat daha fazla yeni bitki elde edilecektir. Her göz bir çelik
olarak kullanılabilir. Yaprak-göz çelikleri, gözleri iyi oluşmuş, sağlıklı
yaprakları aktif olarak büyüyen materyalden yapılmalıdır.
Kesim yüzeyine köklenmeyi uyarıcı madde uyguanması, kök oluşumunu hızlandırır.
Bu çelikler, köklendirme ortamına, göz toprak yüzünden 1-1,5 cm. aşağıda kaacak
şekilde yerleştirilmelidir. Daha kısa zamanda köklenme sağlamak için yüksek nem
sağlanmalı ve köklenme ortamı ısıtılmalıdır.
KÖK ÇELİKLERİ
Bu çelikler, bitki köklerinin depo maddeleri yönünden çok zengin olduğu dinlenme
döneminde (özellikle Kış sonu veya erken ilkbaharda) alınırsa çok başarılı sonuç
elde edilebilir.
Kök çelikleriyle üretme çok basittir, kökler 2.5-5 cm. uzunluğunda kesilerek
köklendirme ortamınınyüzeyine yatay olarak serilir. Sonra bunların üzeri 1-1.5
cm. kalınlığında harç tabakası ile kapatılır. İyice sulandıktan sonra, çelikler
kökleninceye değin kurumayı önlemek amacıyla ortamın üzeri bir cam veya
polietilen örtü ile kapatılır, ayrıca gölgeleme yapılır, kısa bir süre sonra
adventif sürgünler oluşur.
iç mekan bitkilerinde kök çelikleri ile üretmeye en tipik örnek olarak Begonia x
tuberhybrida verilebilir.
|
|
|
|
28-03-2008
|
#2 (permalink)
|
Bahcesel.com Yöneticisi Zıraat Mühendisi Tasarımcı-Editör
Herkes Burada! Çünkü Bahcesel Hepimizin!
Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3.489
Thanks: 95
Thanked 143 Times in 107 Posts
|
Çeliklerde KÖKLENDİRME ORTAMLARI
Köklendirme ortamlarının temel işlevi, köklenme süresince çelikleri yerlerinde
tutmak, çeliklere su ve hava sağlamak şeklinde özetlenebilir.
Uygun bir köklendirme ortamı, iyi bir havalandırmayı sağlayacka poroziteye
(gözenekliliğe) ve yeteri kadar su tutma yeteneğine sahip olmalıdır. Bu ortamın
zararlılardan ve hastalık etmenlerinden arındırılmış olması da gerekir.
Kullanılan köklendirme ortamının, yalnız çeliklerin köklenme oranı üzerine
değil, aynı zamanda oluşacak kök sisteminin tipi üzerine de büyük ölçüde etki
yaptığı bilinen bir olgudur, sözgelişi, birçok türe ait çelikler kumda
köklendirildiklerinde dallanmamış ve gevşek yapılı kökler verirler; oysa
köklendirme turba yosununda yapıldığında oluşan kökler iyi dallanmış,
silindirbiçiminde ve daha esnektirler. Kuşkusuz bu ikinci tip kök oluşumu
çeliklerin saksılanması açısından daha çok yeğlenir.
Köklendirme ortamı olarak değişik materyaller kullanılmaktadır. Toprak, kum,
turba yosunu, sphagnum yosunu, perlit veya bunların değişik kombinasyonlarından
oluşan karışımlar köklendirmede sık sık kullanılır.
Toprak: Köklendirme ortamlarında iyi bir kök oluşumu sağlamak ve yüksek
nitelikli çeliklerin oranını artırmak için iyi havalanan tini t kumlu topraklar
çoğu kez killi topraklara yeğlenir. Üstelik, çelikler kumlu topraklara, ağır
topraklara göre daha kolay dikilir ve sökülebilirler.
Kum: Ucuz oluşu ve her yerde bulunabilmesi nedeniyle köklendirme ortamı olarak
geniş ölçüde kullanılır, inşaatlarda kullanılan temiz, ince ve organik materyal,
toprak ve tuzdan arındırılmış kum bu amaç için çok uygundur. Bununla birlikte,
kum diğer köklendirme ortamları gibi fazla nem tutma yeteneğinde olmadığı için
daha sık sulamaya gereksinme gösterir.
Turba Yosunu: Çoğu kez karışımın su tutma yeteneğini artırmak için, kuma değişik
oranlarda eklenir. Birçok bitkinin çelikleri içni turba yosunu-kum karışımı
uygun bir köklendirme ortamıdır. Kullanılankarışımlar, hacim olarak 2 kısım
kum-1 kısım turba yosunundan, 1 kısım kısım-3 kısım turba yosununa değin
değişebilmektedir. Köklendirme ortamına turba yosunun karıştırılması, karışımın
su tutma yeteneğini önemli ölçüde artırdığından, özellikle kumla
karıştırılmadığı durumlarda aşırı su verilmemesine dikkat edilmelidir. Aksi
takdirde, bazen köklerin oluştuktan hemen sonra çürümelerine neden olabilir.
Sphaghum Yosunu: Bu yosun eşit hacimde kum ile karıştırıldığında gövde, yaprak
ve kök çelikleri için köklendirme ortamı olarak başarıyla kullanılabilir.
Perlit: Son zamanlarda köklendirme ortamı olarak tek başına geniş ölçüde
kullanıldığı gibi, turba yosunu, toprakv eya kum ile değişik oranlardra
karıştırılmak suretiyle de kullanılmaktadır. Perlit yeterli nem tutma
yeteneğinin yanısıra çok iyi drenaj sağlar. Kumdan daha hafif oluşu nedeniyle
köklenen çeliklerin yastıktan sökülmesi kolaydır ve perlitte köklendirilen
çeliklerin sökümü sırasında kök kayıpları oldukça düşüktür.
Vermikülit: Araştırmalar birçok bitki çeliklerinin iri çaplı vermikülit
parçalarında iyi köklendiklerini göstermiştir. Vermikülit ve orta irilikteki
kumun eşit hacimlerdeki karışımından oluşan ortam da olumlu sonuçlar vermiştir.
Su: Kolayca köklenen Impatiens ve Saintpaulia gibi türlere ilişkin çeliklerin
köklendirilmelerinde uzun zamanda beri küçük ölçüde kullanılmaktadır. Suyun en
önemli sakıncası havalanmanın olmayışıdır. Öte yandan, çıkan kökler yumuşak
oluşları nedeniyle saksılarına sırasında kolayca zararlanabilirler. Bu nedenle
saksılama sırasında dikkatli olunmalıdır.
Değişik ülkelerde köklendirme ortamı olarak birçok hazır karışımlar
kullanılmaktadır. Bu arada John Innes tohum kompostlarının da iyi bir
köklendirme ortamı olarak kullanılabileceği belirtilmektedir. Öte yandan, John
Innes Bahçe Bitkileri Enstitüsü çeliklerin köklendirilmesinde kullanılabilecek
özel karışım önermiştir. Bu karışım hacim olarak:
1 Kısım tınlı toprak,
2 Kısım turba yosunu,
3 Kısım kaba kum'dan oluşmaktadır.
KÖKLENDİRME YERİNİN HAZIRLANMASI VE ÇELİKLERİN DİKİMİ
Çelikler ya seralarda hazırlanmış ve içerisinde köklendirme ortamı bulunan
yastıklara ve kasalara veya işçilikten tasarruf etmek amacıyla (Pelargonium ve
Poinsettia çeliklerinde olduğu gibi) doğrudan doğruya yetişebileceği saksılara
dikilirler.
Köklendirme yastıkları yeteri kadarderin olmalı ve böylece ortamın en az 15
cm.lik derinliği kullanılabilmelidir. Kasalar çeliklerin dikilmesinden birkaç
gün önce hazırlanmalıdır. Bu hazırlamanın amacı, istenilen materyali kasalara
yaklaşık 12,5 cm. derinliğe değin doldurmak, düz bir tahta ile tesviye etmek ve
az bir basınçla sıkıştırmaktan ibarettir. Son derinlik yeterli olmalıdır.
Böylece ortalam uzunluktaki bir çelik (10-15 cm), uzunluğunun yarısına değin
köklenme ortamına sokulabilmeii, çeliğin alt ucu tabandan 2,5-5 cm. yukarıda
kalmalıdır. Dikimden hemen sonra köklendirme ortamı iyice sulanmalıdır.
Çelikler hazırlandıktan sonra olabildiğince çabuk olarak yerlerine dikilmelidir.
Hazırlamadan dikime değin geçen süre içerisinde çeliklerin kurumalarının
önlenmesi çok önemlidir. Çeliklerin dikim öncesi nemli çuvalla örtülü fazla
derin olmayan kasalara konulması uygun bir koruma yöntemidir.
Köklendirme ortamının üzerine, bunun genişliğince kesilmiş , dar (4-7 cm.
genişliğinde) bir tahtanın, kasanın genişliği doğrul tuşunda uzatılması
çeliklerin düzgün olarak dikilmesini sağlar. Düz, geniş ağızlı bir bıçakla bu
tahtanın boyunca ortamın içine doğru derin bir çizgi açılır. Sonra, çelikler
yaprakları birbirine hemen dokunacak kadar ara bırakılarak bu çizgi üzerine
dikilirler. Çeliklerin dikilmesinde plantuvarlardan da yararlanılabilir.
Birsıranın dikimi bittikten sonra köklendirme ortamı, dikim tahsaı ile hafifçe
bastırılır. Çünkü çelikle ortamın birbirine iyi bir şekilde teması çok
önemlidir. Daha sonra tahta kaldırılır ve dikilen sıranın öteki yanına konur ve
iş böylece sürdürülür. Her seferinde, çeliklerin dibindeki köklendirme ortamı,
dikim tahtası ile bastırılarak pekiştirilir.
Köklendirme masasının dolan kısmı tümüyle sulanmalıdır. Su, delikleri büyük,
basınca düşük bir yağmurlama başlığı veya süzgeçli bir su kovası ile
verilmelidir. Böyle bir sulama, çeliklerin özellikledibindeki köklendirme
ortamının iyice oturması ve çelikle iyice temasa gelmesini sağlar. Aksi takdirde
dikilen çelikler köklendirme ortamında açılan deliklerde boşlukta kalırlar.
|
|
|
|
28-03-2008
|
#3 (permalink)
|
Bahcesel.com Yöneticisi Zıraat Mühendisi Tasarımcı-Editör
Herkes Burada! Çünkü Bahcesel Hepimizin!
Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3.489
Thanks: 95
Thanked 143 Times in 107 Posts
|
Çelİklerde KÖk OluŞumu Ve KÖklenmeyİ Uyarici Maddeler KÖklerİn Yapisal GelİŞmesİ
Gövde Çelikleri
Gövde çeliklerinde, genellikle, adventif köklerin çoğunun çıktığı yerin, iletken
dokuların hemen dışında ve arasında bulunan, gruplar halinde hücreler olduğu
bulunmuştur. Kök başlangıcı adı verilen bu hücre grupları bölünmeyi sürdürerek
sonradan kök taslakları durumuna gelen birçok hücre grupları oluştururlar. Hücre
bölünmesi sürer ve her hücre grubu bir kök ucu görüşünü alır. Yeni kök
taslağında bir iletken doku sistemi oluşarak en yakın iletken doku sistemine
bağlanır. Kök ucu, korteks ve epidermis içinden dışa doğru büyüyerek dışarı
çıkar.
Genç gövdelerde kök başlangıçları iletken doku sisteminin dış yanına yakın
yerde, yaşlı gövdelerde ise derinde ve çoğu kez iletken doku kambiyumuna yakın
yerde oluşurlar.
Bazı bitkilerde kkök yerleri gövdenin gelişmesi sırasında oluşur, bunlara
"önceden oluşmuş kök yerleri" adı verilir. Bunlar gövdeler çelik haline
getirilip kök yerlerinden adventif köklerin çıkması için uygun koşullara
konuluncaya değin dinlenme halinde kalırlar. Eğer çelikler, bir yıllık çelik ve
bunun dibinde iki yıllık odundan bir kısımla yani "dipçikli" olarak yapılırsa
(bu durumda önceden oluşmuş kök yerleri çeliğin tabanındadır) bunlarda,
dipçiksiz, adi çeliklerdekine oranla çokdaha fazla kök oluşumu sağlanmış olur.
Bazı durumlarda köklenme ortamına alınan çeliklerin dip kısmında bir kallus
tabakası oluşur, bu dokunun oluşumu, özellikle geç ve güç köklenen bitkiler için
yararlıdır. Çünkü bunun oluşturduğu koruyucu tabaka çeliğin dipten çürümesini
geciktirir ve su alımına da yardımcı olabilir. Bu tabaka, iletken doku kambiyomu
ve buna bitişik floem bölgesinden doğar ve parankima hücrelerinin düzensiz bir
biçimde yığılmalarıyla oluşur. Genellikle ilk kökler kallus tabakasından çıkar.
Bu nedenle kallus köklenme yeteneğinin bir belirtisidir.
Yaprak Çelikleri
Yaprak çeliklerinde yeni sürgün ve köklerin çıktıkları yerler çok farklı olmakla
birlikte, genelde birincil veya ikincil meristemlerden oluşuyorlarmış gibi
gruplandırılabilirler.
Birincil meristemli yaprak çelikleri: Kalanchoe bitkisinde yeni bitkicikler
yaprağın hemen kenarında bulunan yaprak embriyolarından oluşur.Yaprak büyüdükçe
embriyolar, iki küçük yaprak, iki kök taslağı ve bir
damara doğru uzanan bir "ayak" verinceye değin gelişimini sürdürür. Eğer yaprak
bitkiden ayrılır ve nemli köklenme ortamı üzerine konulursa, genç bitki yaprak
epidermisini kısa zamanda yırtar ve birkaç gün içinde gözle görülebilecek duruma
gelir. Kökler aşağıya doğru uzar ve birkaç hafta sonra yeni ve bağımsız bitki
oluşur. Ana yaprak ise ölür. Boylere yeni bitkiler, uyur durumda bulunan
birincil meristemlerdeki henüz olgunlaşmamış veya özelleşmemiş hücrelerden
oluşmaktadır.
İkincil meristemli yaprak çelikleri: Begonia rex, Crassula, Peperomia,
Saintpaulia, Sansevieria ve Sedum gibi bazı süs bitkilerinin yaprak
çeliklerinde, yeni bitki, yaprak ayasının tabanında veya yaprak sapındaki
gelişmiş hücleredne meydana gelen ikincil meristemlerden oluşur.
Saintpaulia'da yeni kök ve sürgünler, yapraklardaki gelişmiş hücrelerden oluşan
meristem hücrelerinden, kökleriçsel olarak, iletken doku demetleri arasında
bulunan ince zarlı hücrelerden, yeni sürgünler, hemen epidermis altındaki
korteks ve edipermis hücrelerinden çıkarlar.
Peperomia ve Sedum gibi bitkilerde yaprak çelikleri üzerindeki yeni kök ve
sürgünler, ikincil meristemin etkinliği ile çeliğin kesilen yüzeyi üzerinde
oluşan kallus dokusundan çıkarlar
Yaprak - Göz Çelikleri
Camellia ve Ficus elastica gibi bitkilerde çelik kesinlikle yeşil gövde
kısımından bir parça ile birlikte hazırlanmaktadır. Gerçi bu yaşlı gövde kısmı
olmasa bile yaprak sapının ucundan adventif kökler oluşabilmekte ancak adventif
sürgünler oluşamamaktadır. Bazı türlerin köklenmiş yapraklarının, yıllarca
adventif sürgün oluşturmadan yaşaması buna örnek gösterilebilir.
Kök Çelikleri
Kök çeliklerinden yeni bitkilerin oluşumu türlere bağlı olarak çeşitli yollarla
olur. En çok görülen tip, kök çeliğinin önce adventif sürgün vermesi ve köklerin
bundan sonra ortaya çıkmasıdır.
|
|
|
|
28-03-2008
|
#4 (permalink)
|
Bahcesel.com Yöneticisi Zıraat Mühendisi Tasarımcı-Editör
Herkes Burada! Çünkü Bahcesel Hepimizin!
Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3.489
Thanks: 95
Thanked 143 Times in 107 Posts
|
KÖklenmeyİ Uyarici Maddeler
Bitki dokusunda çeşitli hormon ve kimyasal maddelerin bazı seviyeleri,
çeliklerde adventif köklerin oluşmağa başlaması için daha elverişlidir.
Bitkilerde doğal olarak oluşan, üretildiği yerden başka bölgelerde büyümeyi ve
öteki fizyolojik etkinlikleri denetleyen ve çok az miktarları bile etkili olan
organik maddelere "bitkisel hormonlar" adı verilir.
Bitkisel hormonlar etki şekilleri dikkate alınarak büyüme, organ yapısıve yara
hormonları olmak üzere üç grup altında incelenirler. Çeliklerde adventif kök
oluşumu söz konusu olduğunda büyüme hormonlarından "oksin" ve "kalın" grupları
önem bakımından ön sırayı alırlar.
Oksinler, bitkilerde birçok olayı düzenleme ve öteki bitki hormonları üzerinde
etkili olmak yönünden bir çeşit "ana hormon" olarak görev yaparlar. Oksinler
bitki büyüme ve gelişmesi ile ilgili birçok fizyolojik olayda rol oynadıkları
gibi köklenme olayında da (kallus oluşumunu teşvik etme gibi) önemli görev
yaparlar. Yapılan birçok araştırmada kimyasal testlerin bütün aşamalarında, kök
oluşturma aktivitesinin oksin aktivitesini izlediği ve böylece kök oluşumuna
neden olan maddenin ya oksinle aynı veya ona yakın yapıda olduğu sonucu
bulunmuştur. Daha sonra yapılan deneylerde, Sentetik 1AA (Indole asetik asit)'in
çeliklerde köklenmeyi hızlandırdığı ve artırdığı anlaşılmıştır. Aynı yıl NAA
(Naftalen asetik asit) ve IBA (Indole bütirik asit)'in köklerde adventif kök
oluşumunu uyarma konusunda etkili oldukları bulunmuştur.
Öte yandan bazı araştırıcılar tarafından köklenmede rol oynayan diğer bir
maddenin de "rizokalin" olduğu ve bunun yapraklarda oluştuğu belirtilmektedir.
Bu kurama göre rizokalin, oksin etkisiyle çeliklerin dip kısımlarında
toplanmakta ve böylece buradan da kökler oluşmaktadır. Yapılan araştırmalar,
yaprakların çeliklerde kök oluşumu üzerine önemli ölçüde etki yaptığını ortaya
koymuştur.
İÇ MEKAN SÜS BİTKİLERİNDE HORMON UYGULAMALARI
Çeliklere hormon uygulamanın amacı, kök oluşturacak çeliklerin miktarını
artırmak, köklenmeyi çabuklaştırmak ve çelik başına düşen kök sayısını
artırmaktadır.
Çelikleri kolayca köklenen bitkiler için hormon gerekli değildir. Bu maddeler en
iyi şekilde çelikle üretilmesi güç olan bitki türlerinde kullanılmaktadır.
Bununla birlikte, bu kök uyarıcı maddelerin kullanılması nem, sıcaklık ve ışık
koşullarının yerine getirilmesi gibi kültürel önlemlere önem vermemeyi
gerektirmez.
Kullanılabilen çeşitlerin çokluğuna karşın, çeliklerde adventif köklerin
oluşmalarını teşvik etmekte en güvenilir bulunan kök uyarıcı sentetik kimyasal
maddeler indolbütirik naftalenasetik ve indolasetik asitlerdir.
Genel kullanışlar için indolbütirik asit büyük bir olasılıkla en iyi
materyaldir. Bu kimyasal maddelirin bazıları, talk içerisine karıştırılmış hazır
pkreparatlar halinde piyasada bulunmaktadır. Çeliklerin alt uçları, köklendirme
ortamına dikilmeden önce su ile nemlendirilir ve bu toza daldırılırlar. Bitki
üreticilerinin saf kimyasal maddeler ile kendi çözeltilerini hazırlamaları da
olanaklıdır.
Genel olarak kullanılan bir milyon kısım talkın 500-2000 kısmı kadar
indolbütirik asit, naftalen asetik asit veya naftalenaset amidi kapsayan tozlar,
kolay köklenen odunsu çeliklerde kök uyarımına yeterli olmaktadır. Güç köklenen
çelikler için ise 10.000-12.000 ppm'lik konsantrasyonlar gerekebilmektedir.
Çeliklerin köklendirilmesinde daha seri bir uygulama yoğun çözelti daldırma
yöntemidir. Bu yöntem de, indolbütirik asit birçok çelik türleri için
4000-10.000 ppm konsantrasyonunda kullanılır. Böyle bir çözelti ise indobütirik
asidin her ml'ye 4-10 mg olmak üzere % 50'lik etil alkol içerisinde
eritilmesiyle sağlanır. Çeliklerin dipleri kısa bir süreyle (yaklaşık olarak 5
saniye) bu çözelti içerisine daldırılır, sonra hemen köklendirme ortamına
dikilirler. Bu yöntem zor köklenen Rhodendron'da başarılı bir şekilde
denenmiştir.
Uygulamada kullanılan hormonların yoğunlukları için kesin bir rakam verme
olanaksızdır. Ancak, etkili yoğunlukların bitkilerin odunlaşma yüzdesine göre
değiştiği bilinmektedir. Sözgelimi, kolay köklenen yarı odunsu türler için zayıf
çözelti dardırma yöntemi uygulanmaktadır. Bu yöntemde, çeliklerin dip
taraflarının 2,5 cm.'lik kısmı köklendirme ortamına dikilmeden önce indolbütirik
asitin 10-20 ppm.lik zayıf çözeltisinde 24 saat süreyle bırakılır. Güç köklenen
türlerde 80-200 ppm'e değin yoğunluklarda iyi bir köklenme olduğu saptanmıştır.
Otsu bitkilerde ise, çoğu tohumla üretildiklerinden hormon uygulaması pek önemli
olmamakta; ancak çelikle üretilenlerde IAA, IBA, NAA uygulamaları olumlu
sonuçlar vermektedir. Genellikle yarı otsu gövdeli (Sözgelimi Euphorbia
pulcherrima gibi) bitkilerin çelikleri için 5-10 ppm'lik IBA çözeltileri
köklenmeyi çabuklaştırmaktadır.
Öte yandan, yaprak çeliği ile üretilen birçok iç mekan süs bitkisinde hormon
uygulamalarıyla köklenme çabuklaşmış ve sağlıklı kökler oluşmuştur. Sözgelimi,
Begonia'dan alınan yaprak çeliklerinin 100 ppm'lik IAA çözeltisi ile muamele
edilmesi halinde, bunlarda 11-12 gün sonra köklenmenin gerçekleştiği
görülmüştür. Ayrıca Saintpaulia çelikleri de hormon uygulamasına karşı olumlu
tepki göstermişlerdir.
Sonuç olarak,ç eliklerin köklendirilmelerinde hormon uygulamalarının birçok
türlerde daha çabukk sağlıklı bir kök oluşumuna neden olduğu açıkça
anlaşılmıştır.
|
|
|
|
28-03-2008
|
#5 (permalink)
|
Bahcesel.com Yöneticisi Zıraat Mühendisi Tasarımcı-Editör
Herkes Burada! Çünkü Bahcesel Hepimizin!
Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3.489
Thanks: 95
Thanked 143 Times in 107 Posts
|
Çelİklerde KÖk OluŞumunu Etkİleyen Etmenler
Bazı süs bitkilerinin (Sözgelimi Impatiens ve Tradescantia gibi bitkilerin)
çelikleri çok kolay köklenirler. Bunları çok kısa zamanda üstelik su içerisinde
bile köklendirmek olanaklıdır. Çoğu bitkilerin çelikleri ise ancak yastıklarda,
yüksek ortam sıcaklığı ve orantılı nemde köklenebilirler ve gelişme için uzun
zamana geriksinme gösterirler. Dolayısıyla bunlarda köklenmeye etki yapan
etmenlerin iyi bilinmesi ve özenle uygulanması önem kazanır.
ÇELİK MATERYALİNİN SEÇİMİ
Çelik alınacak ana bitkinin beslenmesi, alınan çeliklerin köklenme ve sürgün
verme oranını önemli ölçüde etkilemektedir.
Genellikle, en uygun çelik materyali, karbonhidrat kapsamı ile ilgisi açısından
gövdenin sertliğine bakılarak saptanabilir. Karbonhidrat düzeyi çok düşük olan
çelikler yumuşak ve esnek olup, köklenme yetenekleri azdır ve genellikle kök ve
sürgün vermeden çürürler. Karbonhidrat kapsamı yüksek, fakat azot düzeyi düşük
olan çeliklerde köklenme genellikle daha yüksek olmaktadır. Bunlar iyi gelişmiş,
sert, zor eğilen, büküldüğünde kırılan, pişkinleşmiş çeliklerdir. Bununla
birlikte çok düşükdüzeydeki azot kapsamları da köklenmeyi olumsuz yönde
etkileyecektir. O halde, çelik alınacak bitkilere verilen azot miktarı
azaltılmalı ve bitkiler tam güneş ışığı alan yerlerde yetiştirilmelidir Çelik
materyali bitkinin beslenme durumu iyi olan kısımlarından, sözgelimi gevşek
dokulu tepe sürgünleri yerine, büyümenin yavaşladığı yan sürgünlerden
seçilmelidir. Sürgünlerin azot kapsamı düşük , karbonhidrat kapsamı yüksek
yerlerinden çelik almak gerekir. Genellikle sürgünlerin karbonhidrat kapsamları
dip kısımlarında, uç kısımlarına oranladaha yüksek bir düzeydedir.
Sürgünlerde yüksek karbonhidrat düzeyi, kök oluşumu için uygun bir ortam
yarattığından, karbonhidratların sürgünün alt kısmına doğru hareketini
engelleyecek bilezik alma, telli boğma gibi uygulamalar kök taslaklarının
oluşumunu uyarmaktadır. Sözgelimi, Ficus türlerinde, çeliklerin alınmasından
önce bilezik alma veya sürgünlerin dip kısımlarını telle boğma, kök oluşumunu
hızlandırmaktadır.
Çelik alınacak ana bitkinin yaşı da, özelikle köklenmesi güç olan bitkilerde kök
oluşumu üzerin önemli ölçüde etkili olabilmektedir. Sözgelimi çok genç
bitkilerden alınan çelikler, yaşlı ve olgun bitkilerden almalara oranla daha
kolay köklenmektedir.
ÇELİK ALMA ZAMANLARI
Kuşkusuz bazı bitkilerden tüm yıl boyunca çelik almak olanaklıdır. Fakat odun
çelikleri kış dinlenme döneminde, yapraklı, yeşil veya yarı odunlaşmış çelikler
ise büyüme döneminde, henüz sertleşmemiş veya kısmen odunlaşmış dalların
kullanılmasıyla alınırlar.
Yeşil çelikler geç İlkbahar ve Yaz ayları içinde alınır ve Kışın alınan odun
çeliklerine göre daha çabuk köklenirler. Bu nedenle, çeliklerinin koklenmesi güç
olan bitkiler çoğu kez zorunlu olarak yeşil çeliklerle üretilirler.
ÇİZELGE: 7 - İÇ MEKAN SÜS BİTKİLERİNİN ÇELİK ALMA ZAMANLARI
BİTKİ TURU ÇELİK ALMA ZAMANI
Aglaonema Nisan
Aphelandra Mart
Araucaria Kasım - Mart
Begonia rex Haziran - Ağustos
Begonia semperflorens Nisan-Mayıs
Beloperone Nisan - Mayıs
Bougainvillea Aralık
Camellia Mayıs - Haziran
Campanula MAyıs - Ağustos
Chlorophytum Mart - Nisan
Citrus Şubat
Codiaeum Haziran - Ağustos
Coleus Nisan - MAyıs
Cordyline Nisan
Crassula Temmuz - Ağustos
Cyperus Mart - Haziran
Dieffenbachia Mart veya Ağustos
Dracaena Mayıs - Haziran
Echeveria Nisan - Temmuz
Euphorbia milli Nisan
Euphorbia pulcherrima Nisan - Haziran
Fatshedera Mart - Nisan
Ficus Mart - Nisan
Fittonia Temmuz
Fuchsia Ağustos
Gardenia Temmuz - Ağustos
Gasteria Nisan - Haziran
Hedera Temmuz - Ağustos veya Eylül - Ekim
Hibiscus Nisan - Ağustos
Hoya Haziran - Temmuz
Impatiens Nisan - Eylül
Kalanchoe Mayıs - Ağustos
Monstera Haziran - Ağustos
Pachystachys Mart - Nisan
Pelargonium Temmuz - Eylül veya Ocak - Şubat
Peperomia Nisan - Ağustos
Philodendron Mayıs - Haziran
Pilea Mayıs
Punica Haziran
Rhaphidophora Mayıs - Haziran
Rhododendron Haziran - Ağustos
Saintpaulia Haziran - Eylül
Sansevieria Mayıs - Ağustos
Sedum Nisan - Eylül
Sinningia Haziran - Temmuz
Stephanotis Nisan - Haziran
Tradescantia Nisan - Eylül
Zebrina Mayıs - Ağustos
|
|
|
|
28-03-2008
|
#6 (permalink)
|
Bahcesel.com Yöneticisi Zıraat Mühendisi Tasarımcı-Editör
Herkes Burada! Çünkü Bahcesel Hepimizin!
Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3.489
Thanks: 95
Thanked 143 Times in 107 Posts
|
Çelİklere Uygulanacak İŞlemler
Çelikler üzerinde tomurcukların varlığı, özellikle büyümeye başlamışlarsa kök
oluşumunu ve büyümesini olumlu yönde etkilemektedir. Eğer çelikler,
tomurcukların kış dinlenmesinde olduğu sırada alınırlarsa, tomurcukların
köklenmeyi uyarıcı herhangi bir etkileri görülmemektedir.
Çeliklerin yapraklı olmasının kök oluşumunu belirgin biçimde olumlu yönde
etkilediği uzun zamandan beri bilinmekte ve denemelerle kanıtlanmış
bulunmaktadır. Bunun nedeni, yaprakların köklenmeyi uyarıcı oksinlerin üretim
yerleri ve kaynakları oluşlarıdır.
Çeliklerin dibinde yara açmanın bazı çeşitlerde özellikle çeliğin dibinde yaşlı
odun parçaları bulunanlarda köklenme için çok yararlı olduğu kanıtlanmıştır.
Yara yerlerinde oluşan yara doku (kallus) kök oluşumunu da artırmaktadır.
ÇELİKLERİN KÖKLENMELERİ İÇİN ÇEVRE KOŞULLARI
Çeliklerin başarılı olarak köklendirilmeleri için gerekli çevre istekleri yüksek
orantılı nem, uygun sıcaklık, bol ışıklı ve temiz, nemli, iyi havalandırılmış,
süzek bir köklendirme ortamı olarak sıralanabilir.
NEM
Yaprakların çeliklerde kök oluşumu üzerine önemli ölçüde katkıları vardır. Ancak
yapraklar yoluyla kaybedilen su, çeliklerdeki su miktarını azaltarak böyle bir
düzeye düşürebilir ki, çelikler köklenmeden kururlar. Çeliklerde yapraklara
kökler aracılığı ile su sağlanma işlemi durmuştur, ancak yaprak hale
transpirasyon (terleme) yapma yeteneğindedir. Yapraklardaki bu su kaybının
özellikle yavaş köklenen türlerde kökler oluşuncaya değin çelikleri canlı
tutacak bir düzeye düşürülmesi zorunludur. Çelikler üzerindeki yaprakların
terlemesini en aza indirmek için, yaprakları çevreleyen havadaki buhar
basıncını, yapraklardaki hücreler arası boşluklarda bulunan suyun buhar
basıncına olabildiğince eşit tutulması gerekir.
Köklenme ortamındaki çeliklerin, sera duvarları ve tabanın yağmurlama ile sık
sık sulanması orantılı nemi yüksek düzeyde tutmanın alnışılmış yollardır. Daha
iyisi, otomatik nemlendiricilerle havadaki su buharı belirli bir düzeyde
tutulmalıdır.
|
|
|
|
28-03-2008
|
#7 (permalink)
|
Bahcesel.com Yöneticisi Zıraat Mühendisi Tasarımcı-Editör
Herkes Burada! Çünkü Bahcesel Hepimizin!
Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3.489
Thanks: 95
Thanked 143 Times in 107 Posts
|
Sİsleme (mİst) İle KÖklendİrme
sisleme (Mist), özel araçlar yardımı ile suyun sis gibi küçük zerrecikler
halinde, yapraklı çeliklerin üzerine püskürtülmesi olayıdır. Böyle püstürtmeler
yaprakların her zaman ince bir su tabakasıyla kaplanmasına neden olmaktadır.
Böylece, hem yaprakları çevreleyen havanın buhar basıncı yükseltilerek çelikten
su kaybı önlenmekte ve hem de havanın, çeliğin ve köklenme ortamının sıcaklığı
düşürülmekte ve böylece çeliğin terleme ve solunum hızı da azaltılmaktadır.
Şişleme ile sağlanan kuşallar yapraklı çeliklerin köklenme ve büyümesi için çok
uygundur. Çünkü ışık şiddeti yüksek tutulabildiği için fotosentez etkinliği
artar. Böylece solunumda kullanılandan daha fazla besin maddesi yapılarak yeni
köklerin oluşum ve gelişimleri hızlandırılabilir.
Aralıklı sisteme altında köklenme ortamının sıcaklığı sürekli şişleme altında
olana oranla, büyük bir olasılıkla daha yüksek olduğundan, köklenme için daha
uygundur. Öte yandan, beklenilenin tersine şişleme yöntemiyle üretmede çelikler
üzerindeki hastalık etkenleri artmamış, azalmıştır.
Çeliklerin şişleme ile köklendirilmesinde, süzek bir köklenme ortamının
kullanılması zorunludur. Gerekenden fazla suyun süzülmesi için üretme
yastıklarının dibine kiremit veya iyi çakıllardan oluşan bir tabaka konulmalı ve
yastıklar zeminden biraz yükseğe kaldırılmalıdır.
SICAKLIK
Köklendirmede çevre ve ortamın sıcaklığı, çeliklerde kök oluşum ve gelişimini
önemli ölçüde etkilemektedir. Çelik yastıklarında, gündüz sıcaklıklarının
21-27°C ve gece sıcaklıklarının 16-2TC olarak tutulduğu durumlarda birçok
türlerde köklenme genellikle yeterli olmaktadır. Bununla birlikte bazı tür ve
çeşitler daha düşük sıcaklıklarda daha iyi köklenebilmektedir. Yüksek
sıcaklıklar tomurcukların kök oluşumundan önce açmalarına neden olmakta,
dolayısıyla yapraklar yoluyla kaybedilen su miktarı artmaktadır. Bu nedenle,
köklenmenin sürgün oluşumundan önce olması sağlanmalıdır. Bu amaçla köklenme
ortamı alttan ısıtılmakta ve çevre sıcaklığı daha düşük tutulmaktadır. Köklenme
ortamının sıcaklığı düzenli olarak 18-21 °C dolaylarında tutulduğu zaman iyi bir
kök oluşumu sağlanmaktadır. İç mekan süs bitkileri çeliklerinin
köklendirilmelerinde gerekli ortam sıcaklıkları çizelge 8'de görülmektedir.
ÇİZELGE: 8 - İÇ MEKAN SÜS BİTKİLERİ ÇELİKLERİNİN KÖKLENMELERİ İÇİN GEREKLİ
OPTİMUM TOPRAK SICAKLIKLARI (°C)
13-16 16-18 18-21 21-24 24-27
Araucaria Coleus Begonia rex Ananas Codiaeum
Campanula Euphorbia milii Begonia semp. Aphelandra Dracaena
Fuchsia Beloperone Bougainvillea Ficus
Hoya Cordyline Camelllia monstera
Impatiens Euphorbia pulc. Dieffenbachia Philodendron
Punica Hibiscus Fittonia
Tradescantia Kalanchoe Gardenia
Zebrina Pelargonium Pachystachys
Peperomia Rhaphidophora
Pilea Sansevieria
Rhododendron Sinningia
Saintpaulia
Stephanotis
IŞIK
Işığın çeliklerde kök oluşumu üzerine etkisi çelik tiplerine göre değişir.
Yapraklı çeliklerin köklenmeleri için ışık gereklidir. Işık, kök oluşumunu
uyaran oksinin yapılması için zorunludur. Eğer oksin gereksinimi dışarıdan
karşılanırsa ışığın varlığı köklenme üzerine engelleyici bir etki yapar.
Sözgelişi, kışın yaprağını döken bitkilerin önceden yapılmış olan oksini
depolayan odun çeliklerinde, kökler karanlıktadaha iyi oluşur. Buna karşılık,
bünyelerinde oksin ve besin maddesi depolamamış olan küçük yapraklı çelikler kök
oluşumu için ışığa gereksinme duyar. Işık Kaynağı olarak 150-200 mumluk ışık
şiddeti sağlayan beyaz floresan lambalar çeliklerin köklenmesinde olumlu
sonuçlar vermektedir. (Tam güneş ışığı yaklaşık olarak 10.000 mumdur.)
|
|
|
 |
|
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Yetkileriniz
|
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:26 .
Bahceselforumsel© 2007 bahcesel.comAd Management by RedTyger
|
|
|