Bahcesel.com Yöneticisi Zıraat Mühendisi Tasarımcı-Editör
Herkes Burada! Çünkü Bahcesel Hepimizin!
Üyelik tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3.489
Thanks: 95
Thanked 143 Times in 107 Posts
|
İç Mekan Süs Bitkilerinde Sulama ve Su püskürtme
SULAMA VE SU PÜSKÜRTME
SULAMA
iç mekan süs bitkileri yetiştiriciliğinde en önemli konulardan biri sulamadır. Bitkilerin ne kadar sık sulanması gerektiği de en çok sorulan sorulardan biridir. Ancak bu soruyu yanıtlamak oldukça güçtür. Bu konuda etkili olan çeşitli etmenler aşağıda özetlenmiştir:
- Sulamayı etkileyen en önemli etmenlerden biri bitki çeşididir. Sözgelimi, kurak ortamda yaşayan ve
dokuları içinde bul su depo eden kaktüsler ve sukkulent (etli) bitkiler; palmiyeler, eğreltiler ve siklamenlere göre
suya daha az gereksinme gösterirler.
- Bitkiler etkin gelişme dönemlerinde, dinlenme dönemlerine göre suya daha çok gerksinmeduyarlar.
Ancak, bitki goncaya kalktığında, suyunu biraz alatmalıdır. Çünkü bu dönemde gerekenden çok sulama
çiçeklerin daha açmadan dökülmesine neden olur.
- Eğer kökler toprak içerisinde fazlaca yayılıp tüm saksıyı doldurmuş ise, su bitki tarafından kolayca alınır
ve topraktaki nem kısa sürede kaybolur. Bu durumda bitkileri sık sulamak gerekir. Yeni sakısay alınmış bitkilerde
olduğu gibi, eğer toprak hacmine göre oldukça az oranda kök dağılımı mevcutsa, bitkinin topraktan su alımı da
daha yavaş olur ve daha seyrek sulanabilir.
- Bazı topraklar oldukça fazla oranta su tutar ve daha uzun üsrede kururlar. Bu nedenle, su tutma
kapasitesidüşük olan kumlu topraklarda yetiştirilen bitkileri, humusça zengin tınlı topraklardakine oranla daha
sık sulamak gerekir.
- Kilden yapılmış saksılar gözenekli olup, suyu toprak yüzeyi yanında saksı kenarındaki gözeneklerden de
kaybederler. Bu nedenle bu tip saksılardaki topraklar plastik ve benzeri saksılara göre daha çabuk kurudukları
için daha sık sulanmaları gerekir.
- Havadaki nem onarın da sulama gereksinimi etkileyen önemli bir etmendir. Hava nemli ise su gereksinimi
daha az olur ve bitkiyi daha seyrek sulamak gerekir.
- Bitkinin güneş ışınları altında, gölgede veya yapay ışık altında olması da topraktaki nem durumunu ve
bitkinin su kaybını etkiler. Güneş altında veya yapay ışık altında, bitki daha fazla terleme yapacağı için, gölge
biryerdeki bitkiye oranla daha çok suya gereksinme gösterir.
- Serin bir yerde büyüyen bitkiler ılık ve sıcak yerdekilere göre suya daha az gereksinme gösterirler.
- iç mekanlarda kışın sıcaklığı artırmak amacıyla yapay olarak ısıtma yapılması, nem oranını azaltır ve
dolayısıyladaha fazla sulamayı gerektirir.
Tüm bu etmenler sulama için bir zaman aralığı önermeyi olankısz kılmaktadır. Bazı bitkiler için belirli iklim koşullarında günde iki üç kez dahi sulama yapmak gerekirken, bazı bitkileri haftada iki üç kez sulamak yeterlidir. Diğer bazı bitkiler (sözgelimi kaktüs ve sukkulentler) ise, bir ay veya daha uzun üsre sulanmadan yaşıyabilir.
Su bitki için son derece önemlidir, ama aşırı sulama da hiç su vermemek kadar tehlikelidir. Önemli olan nokta bitkileri her gün gözlemek ve her akla geldiği zaman değil, suya geresinim gösterince sulamaktır. Gerçekten, süs bitkilerinden çoğunun genellikle saksı toprağının kuru tutulmasından çok, sürekli bir şekilde nemli tutulma sonucu zarar gördükleri yetiştiriciler tarafından bilinen bir olgudur. Bu ise yeterli bilgi ve deneyime sahip olmayan kimselerin bitkiye ne denli bol su verilirse o denli iyi gelişir şeklinde yanlış bir ön yargıya sahip olmalarının bir sonucudur.
iyi bir yetiştirici gözle izlemek veya dokunmak suretiyle bitkinin suya gereksinme duyup duymadığını anlayabilir. Eğer bitkide solma belirtileri varsa, büyük bir olasılıkla susuz kalmış demektir. Ayrıca, toprak yüzeyi daha açık (gri) renk almışsa ve parlak görünümde ise bu da toprağın susuz kaldığını gösterir. Toprak yüzeyi koyu kahverengi ise saksı toprağınde henüz su var demektir. Öte yandan, saksı toprağının yüzeyden 2-3 cm.lik kısmının çok kuru olması ve tümüyle toprakla dolu saksıya dıştan vurulduğunda tınlama sesi çıkarması durumunda bitkinin suya gereksinimi olduğu anlaşılır.
Toprakta aşırı su blunması durumunda bitkilerin çoğu iyi gelişemez. Çünkü fazla su topraktaki havalanma gözeneklerini doldurarak bitki köklerinin kosijen alımını engellemektedir. Bu nedenle saksıların dipine drenajı sağlayacak materyal konması ve sulamanın da dikkatli yapılması gerekmektedir. Eğer cam saksılar gibi suyu geçirmeyen bir saksı kullanılıyorsa, suyun saksı dibinde birikmemesine özen gösterilmelidir.
Bitki köklerinin soğuktan etkilenmemesi için kışın sulamada kullanılacak suyun oda sıcaklığında (15-18°C) veya birkaç derece daha yüksek olması istenir. Ancak oda sıcaklığından daha düşük sıcaklıktaki suyun genellikle bitkilere zararv erdiğine ilişkin deliller de çok kesin değildir. Bu konuda Saintpaulia ionantha'ların, oda sıcaklığından daha düşük suyla sulanması sırasında bu suyun yapraklara değmesi sonucu yapraklılarda halka şeklindeki beneklerin oluştuğu bilinmektedir.
Sulama her seferinde saksı toprağı tümüyle nemli hale gelecek şekilde yapılmalıdır. Saksıya hergün az miktarda su verilmesiyanlış ve zararlıdır. Çünkü böyle durumlarda su toprağın her yanına iyice işleyemez ve toprağın önemli bir kısmı kuru kalır.
Sulama yaparken su birden verilmemeli, yavaş yavaş ve saksı toprağını oymayacak şekilde verilmelidir. Uzun süre susuz kalmış ve toprağı kurumuş bitkilerin sulanmasında birden verilen su saksının yanlarından ve toprağın çatlaklarından akıp gider. Böyge durumlarda bitki saksısı ile birlikte su içine oturtulmalıdır.
Sulamada önemli konulardan biri de sulamanın ne zaman yapılacağıdır. Kural olarak bitkilerin günün sıcak saatlerinde sulanmaması gerekir. Gündüz bitkiler suya, besin maddelerini topraktan almak ve terlemeyi karşılamak için gereksinme gösterirler. Gece ise su, yapraklarda oluşan yapı maddelerinin eritilerek bitkinin değişik kısımlarına taşınması için gereklidir. Özellikle son değinilen etkinlik için çok miktarda suyun topraktan alınması söz konusu olduğundan, gelişme dönemi olan ilkbahar ve özellikle yaz aylarında akşam üzeri sulama yapılması uygundur.
Yazın günde iki kez sulamanın söz konusu olduğu durumlarda, ilk sulama sabahleyin erken yapılmalıdır. Dinlenme döneminde ise sulama öğleden önce yapılmalıdır. Sulama değişik kişiler yerine sürekli aynı kişi tarafından yapılmalıdır.
Sulamada özellikle tüylü yapraklara sahip olan Saintpaulia ionantha ve Sinningia speciosa gibi bitkilerin
yapraklarının ıslanmasına özen gösterilmelidir. Saksı dibine yerleştirilen ve bir delikten alttaki su dolu kaba uzanan fitil yardımıyla yapılan sulamalar bu bitkiler için önerilir. Ayrıca toprakta nemli koşulları seven bitkiler için de bu yöntemle sulama daha uygundur.
Sulamada kullanılacak suyun bazı özellikleri olmalıdır. Sözgelimi pH derecesi, saksı toprağının pH'sını değiştirmeyecek nitelikte olmalıdır. Süs bitkileri için en uygun su yağmur suyuduru. Çünkü, yağmur suyu hafif asit veya nötr reaksiyon gösterir; bünyesinde çok az miktarda erimiş besin maddeleri ve fazla miktarda oksijen içerir.
Çeşme ve özellikle kuyu suları çok miktarda kireç içerdiğinden Anthurium, Camellia, Gardenia, Rhododendron, Bromeliaceae familyasına mensup bitkiler ve Orkide'ler için uygun değildir. Bu bitkilerden özelilkel Orkide'ler çeşme suyundaki klora karşı duyarlıdır.
Yağmur suyu sağlama olanağı bulunmadığı durumlarda, fazla miktarda kireç içeren çeşme suları kireçten arıtılmalıdır. Ancak, bu suların çoğu kez dinlendirme ve kaynatma yoluyla kireçten arıtılması mümkün olmamaktadır. Bu konuda ufak kapasiteli bir su arıtma aygıtından yararlanılabilir. Böyle aygıtların bulunmadığı duramlarda kireçle çeşme veya kuyu suyuna 1 litreye 2 gram olmak üzere FeSo4, KHCO3 veya K2CO3 katılarak oda sıcaklığında bir süre bekletilmesi uygundur.
Klor içeren çeşme sularının klora duyarlı süs bitkilerinde kullanılması gerektiği durumlarda su kaynatılarak klor buharlaştırılır. Ancak suyunkaynatılması ile buharlaşma sırasında su içerisindeki 02 ve C02'nin de klor ile birlikte uçması suyun değerini düşürür. Bu nedenle zorunlu olmadıkça su kaynatılmamalıdır.
SU PÜSKÜRTME
İç mekan süs bitkileri yetiştiriciliğinde en önemli konulardan biri de bitkilere su püskürtülmesidiri. Bu konuyla ilgili bitkilerin çoğu trafik ve subtropik kökenli olduğundan yalnızca topraktaki nem gelişmeleri için yeterli olmamakta, havadaki nemin ve yeterli miktarda olması gerekmektedir. Seralarda orantılı hav aneminin istenilendüzeyde tutulabilmesine karşılık, yazın orantılı nemi çok düşük olan veya kışın kaloriferle ısıtma yapılan yerlerde süs bitkilerinin çoğuna sık sık su püskürtülmesi gereklidir. Çünkü orantılı nemi çok düşük olan yerler süs bitkilerinden çok azının olağan gelişmesi için uygundur.
Su püskürtme işi güün her saatinde yapılamayacağı gibi, ayrım gözetmeksizin her bitkiye uygulanması ve çok sık su püskürtülmesi de doğru değildir. Gerçekten, gereğinden fazla su püskürtülen bitkilerde sık sık çeşitli mantari hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Bitkilere ancak çok sıcak havalarda, öğleden önce ve sonra olmak üzere ençok iki kez su püskürtülebilir. Öğleden sonra yapılan püskürtmelerde zaman çok iyi ayarlanmalı ve yaprak üzerinde su damlacığı kalmamasına özen gösterilmelidir.
Kışın orantılı nemi düşük olan, sözgelimi kaloriferle ısıtma yapılan yerlerde bulundurulan bitkilere püskürtülen suyun yaklaşık olarak oda sıcaklığında olması uygundur. Sulamada olduğu gibi, püskürtmede de kullanılabilecek en uygun su yağmur suyudur. Kireçli çeşme veya kuyu suyu kullanılarak yapılan püskürtmelerde ise, yaprakyüzeyi zamanla ince bir kireç tabakası ve yer yer lekelerle örtüldüğünden zamanla porların tıkanması söz konusudur.
Öte yandan Saintpaulia ionantha ve Sinningia speciosa gibi tüylü yapraklara sahip olan bitkilere su püskürtülmemelidir. Ayrıca çiçek ve tomurcuklarda leke ve çürümeleri önlemek için püskürtme sarısanda bunların ıslanmamasına özellikle dikkat edilmelidir.
Püskürtme yapılamadığı durumlarda, bitkilerin yapraklarını ıslak bir sünger veya bez ile silerek nemlendirmek gerekir.
|