Administrator
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 2.953
Thanks: 252
Thanked 187 Times in 143 Posts
|
Kivi Budamada Püf Noktalar
Kivi Budamada Püf Noktalar
Optimum düzeyde her yıl verim almak ve omcalara verilen şekli uzun yıllar muhafaza etmek için kivilerde budamanın sürekli olarak yapılması zorunludur. Düzgün yapılmış bir budama ile vejetatif gelişme ile mahsul verimi arasında sürekli bir denge sağlanır. Uygun bir omca kenopisi oluşturarak çubukların güneşten azami ölçüde yararlanması sağlanır. Böylece hem aynı yılın meyve kalitesi artar hem de izleyen yıl meyve veriminde artış sağlanır. Omca üzerinde birbirine girmiş olan dallar aralandığından mantari hastalıkların gelişmesi önlenir.
a. Kış Budaması
Kış budaması yaprak dökümünden itibaren omcalara su yürüyünceye kadar geçen sürede yapılan budamalardır. Omcalara su yürüdükten sonra budama yapılması arzu edilmez. Çünkü kesilen yüzeylerden dışarıya doğru özsu akışı (kanama) başlar, omcalar güç kaybeder, kesilen yüzeylerin kapanması zorlaşır ve bitkinin bu yüzeylerden enfeksiyon kapma şansı artar.
Kış budaması yapılırken sırasıyla şu yol izlenir: Önce omca üzerinde bulunan fakat varlıkları istenmeyen ters yönde büyümüş, eğilmiş, bükülmüş, birbirini üstlemiş, rüzgardan zarar görmüş dallar, komşu omcaların içerisine kadar girmiş dallar ve kollardan çıkan obur dallar dipten çıkarılır. Çok kuvvetli dallar altında yaz boyunca gölgede kalmış zayıf dallar, zayıf çiçek gözü teşekkül ettirdiklerinden bir sonraki yıl bu dallardan meydana gelen meyveler de zayıf ve kalitesiz olacaktır. Genellikle daha küçük dallar kuvvetli dallara göre daha az sayıda ve daha küçük meyve oluştururlar. Dik büyüyen kuvvetli dallar çoğunlukla tellere bağlanırken kırılırlar. Böyle dallar aşırı geliştiklerinden zamanla diğer dalların gölgede kalmalarına neden olurlar. Ayrıca bu dallar her ne kadar iri ve kaliteli meyveler meydana getirmiş olsa da bu meyveler ana gövdeden çok uzakta teşekkül ettiklerinden arzu edilmezler.
Daha sonra omcanın gelişme durumu ve yaşına göre omca üzerinde belirli sayıda çubuk bırakılır. Bu sayı dördüncü yaşta 12 , beşinci yaşta 18, altıncı yaşta 24, yedi ve yukarı yaşlarda 30 ile 40 arasında değişir. Çok gerekmedikçe ana kollar üzerinden çıkan kısa boğumlu meyve dallarının budanmamaları gerekir. Çünkü bu dallar çok verimli dallardır. Yaşlı dalların derin budanması gerekir. Eğer normal olarak bırakılacak bir yaşlı dallar arasındaki mesafe 45cm'den fazla ise bu durumda iki yaşlı dallar da bırakılabilir. Ancak bu dalların bir önceki yıl meyve vermiş gözlerin 2-4 göz ilerisinden budanması gereklidir. Dallar arasında sıkışıklığa yol açmamak için 1-2 bazen 3 yaşlı meyve dallarının omcanın her tarafına eşit bir şekilde dağıtılmasına dikkat edilmelidir. Yaşlı dallar kesildikten sonra eğer geriye yenilenecek dal kalmamış ise bu gibi durumlarda uzunluğu 3-5cm olan yaşlı dal parçaları bırakılarak bunlardan sonraki yıllar için yeni sürgünler oluşturulması yoluna gidilir. Yeni sürgünler elde edildikten sonra bu dal parçaları uygun yerlerinden kesilip atılmalıdır.
Çubuklar seyreltildikten sonra kalan çubukların uçları 10-14 göz üzerinden kısaltılarak uçlarından kenar tellere bağlanır. Eğer kollardan üç ve daha yaşlı dallar varsa bu dalların dipten kesilerek yenilenmesi gerekir. “Yenilenen Dal” olarak adlandırılan bu dal 15 ile 40cm kadar ana kollara yakın olmalı ve en az kendisinin üzerinde meydana geldiği yaşlı meye dalı uzunluğunda olmalıdır. Budama, omcanın bir ucundan başlanıp diğer ucuna doğru yapılır. Prensip olarak 1cm kalınlığındaki dalların tamamında uç alma veya kesme işlemi yapılmalıdır. Bırakılacak dal uzunluğu normal gelişen dallarda 80-100cm, kuvvetli gelişmiş dallarda 120-150cm ve zayıf gelişen dallarda 40cm olmalıdır. Eğer bir önceki yıl meyve verimi az olmuş ise o zaman aynı yıl meyve verimini normalin üstünde beklemek gerekir. Böyle bir durumda bırakılacak dal uzunluğu olması gerekenden 20cm kadar daha kısa olmalıdır. Böylece daha az sayıda ve fakat daha iri meyve elde edilmesi teşvik edilmiş olacaktır. Tersine olarak bir önceki yıl aşırı miktarda verim elde edilmiş ise aynı yıl az sayıda meyve teşekkül edecek demektir. Bu gibi durumda verimin daha da aşağı düşmemesi için şiddetli budamadan kaçınılmalı dallar normale göre biraz daha uzun bırakılmalıdır. İzlenecek bir başka yöntem de dallar üzerindeki meyve gözlerini sayıp bunlardan %10-14’ünü bırakıp diğerlerini kesmektir. Genel olarak bırakılan bu gözlerin yarısından üzerinde 4-6 adet meyve veya meyve salkımı veren sürgünler elde edilir. Örneğin eğer bir dal 10 göz üzerinden budanmış ise bu gözlerin 5 tanesi sürecektir. Her bir sürgünden 5 adet meyve elde edileceğinden bu daldan toplam 25 adet (yaklaşık 2.5kg) meyve elde edilecek demektir. Bu orana göre normal bir kivi omcasından 75-100kg meyve elde edilebilir. Bu şekilde bir verim, zamanında sulanmış, bakım ve seyreltme işlemleri usulüne göre yapılmış omcalar için geçerlidir. Kışı ılıman geçen yörelerde eğer kivilerin kış soğuklama ihtiyacını karşılayamaması söz konusu ise bu gibi durumlarda ancak bırakılan gözlerin %20-25’i süreceğinden normal bir mahsul elde etmek için daha uzun budama yapılması tercih edilmelidir.
Erkek kivi omcalarını budamaktan maksat bunlardan çiçek zamanı maksimum sayıda çiçek elde etmek ve bu çiçek verimliliğini her yıl devam ettirmektir. Ancak omca çatısının genel yapısını bozmamaya dikkat etmek gerekir. Aksi taktirde budama ilaçlama ve diğer bakım işleri güçleşir. Erkek omcalar budanırken izlenecek yollardan biri, çiçeklenme bittikten sonra dalların çoğununun 15-30cm üzerinden kesilip atılmasıdır. Aynı yıl meydana gelecek yeni sürgünlerden ertesi yıl yeteri oranda çiçek elde edilebilecektir. Erkek omcalar dişi omcalara oranla daha hafif budanırlar. Sadece ışık girişini engelleyen bir birine girmiş dallarda şiddetli budama yapılır. Diğer dallarda hafif uç alma ile daha fazla sayıda erkek çiçek açtırılması yoluna gidilir. Kış budamasında güneş ışığından azami ölçüde yararlanmak için erkek omcalara ait dalların hiç budanmaması yerine dişi omcalara oranla 80-100cm daha uzun budanması uygun olur. Aslında erkek omcalar kışın budanma yerine Mayıs ayında çiçekler açtıktan sonra budanmaları daha uygun olur. Ancak dalların sıklaşarak bir birine girmesi ve bir birini gölgelemesi sonucu sonraki yıllarda dallardaki çiçek gözü verim azalabilir. Eğer erkek omcalar kışın budanmış ise kış budamasının ardından erkek omcalara ait uzun çubukların kol uzunluğu 40-50cm geçmeyecek şekilde geriye doğru budanması gerekir. Yine dikine büyüyen dallar da 40-50cm uzunluktan kesilirler. Ancak bu dallarda yapılacak aşırı budama kollarda güneş yanmalarına neden olabilir.
b. Yaz Budaması
Kivilerde yaz budamaları, dallar arasına güneş ışığının sürekli olarak nüfuz etmesini sağlamak, kış budaması ile omcalar arasında sağlanmış olan mesafe ve düzeni sürdürmek, yeterli yaprak alanı oluşturarak meyve gelişimini sağlamak, budama sonrası çubuklar üzerinde kalan gözlerin pişkinleşmesini ve ertesi yıl daha fazla ürün almak amacıyla yapılır. Yaz budamalarına çiçeklenmeden hemen sonra başlanabilir. İlk önce çiçek açmayan tellerden dışarıya sarkmış dallar kesilip atılır. Ayrıca çiçek açmış koltuk altı meyve dalları da son meyveden itibaren 4-6 yaprak sayılarak kalan kısmı kesilir. Yaşlı dallardan çıkan obur dallar ve diğer dallara sarılmış dallar da kesilip atılır. Yaz boyunca vejetatif büyüme çok kuvvetli olabilir. Ertesi yıl varlığı istenmeyen dalların yaz budamaları ile kesilip atılması gerekir. Yaşlı dalların yerine konacak dallarda uç alma yapılarak bunların diğer dallara sarılması önlenmiş olunur. Yaz budamaları yapılırken aşırıya kaçmamaya dikkat etmek gerekir. Aksi taktirde meyve yanıklıkları söz konusu olabilir. Yaz budamalarında gövdeden çıkan obur dalların dipten kesilip çıkarılması gerekir.
Kivi çok hızlı büyüyen sarılıcı bir bitkidir. Kış budaması yapılmış olsa bile genç sürgünler kısa sürede gelişerek birbirlerine girip güneş ışığının alt kısımlara kadar nüfuz etmesini engellerler. Bu durum, yaz mevsimi sonunda oluşacak ve bir sonraki yıl açacak olan çiçek gözlerinin şimdiden zayıf teşekkül etmesine, dolayısıyla izleyen yıllarda verimin düşmesine neden olur. Ayrıca gölgede kalan dallarda gözlerin uyur kalması, odunlaşması bu kısımlarda daha fazla ölü dal teşekkül etmesi söz konusu olabilir. Güneş ışığından yeterince yararlanmış dallardaki çiçek gözü oranı gölgede kalmış dallara oranla en az üç kez daha fazla olmaktadır.
Aşırı gölgeleme meyvelerin küçük kalmasına neden olmaktadır. Çekirdek sayısı aynı olsa bile güneş gören meyveler gölgede kalanlara göre daha iri ve daha kaliteli olurlar. Bununla birlikte aşırı derecede yapılacak budamalar omcalar üzerindeki yaprak alanının azalmasına, dolayısıyla karbonhidrat dengesinin bozulmasına ve sonuç olarak meyvelerin küçük kalmasına yol açar. Yaz budaması ile omca içi ve omcalar arasındaki hava hareketi artırılarak rutubetli ortamda gelişen mantari hastalıkların önüne geçilir. Ayrıca püskürtülen ilaçların dalların her tarafına nüfuz etmesi sağlanır.
Hangi terbiye sistemi olursa olsun hiç bir zaman üst üste gelecek şekilde üç tabakadan daha fazla dal teşekkül etmesine müsaade edilmemelidir. Bu tabakalardan en üstte olanı güneş ışığının büyük bir çoğunluğunu bloke eder. İkinci tabaka bunun ancak %10’unu alırken en altta kalan tabaka güneş ışığının sadece %1’inden yararlanır. Yaz budamalarının şiddetiyle ilgili genel bir kaide koymak gerekirse, kivi bahçesinin toplam yüzeyinin üçte birinin sürekli güneş görecek şekilde budanması veya budamanın bu ölçüde sürdürülmesi uygun olur.
Meyve seyreltme, diğer türlerde olduğu gibi kivilerde de pazar istekleri doğrultusunda standart meyve üretimi amaçlayan bir uygulamadır. Bu uygulama ile omcanın besleyeceği sayıda meyve bırakılarak meyvelerin irileşmesi sağlanır. Ayrıca yaralı ve şekli bozuk meyveler önceden ayıklanmış olur. Kivilerde diğer meyvelerde olduğu meyve dökümleri olmaz. Meydana gelen tüm meyveler hasat zamanına kadar omca üzerinde kaldığından seyreltilmenin elle yapılması gerekir. Kivilerde meyve seyreltmeye daha çiçekler açmadan başlamak mümkündür. Çünkü çiçek açma döneminde yassılaşmış (fan) meyve oluşturacak gözleri normal meyve gözlerinden ayırmak mümkündür. Meyveler teşekkül ettikten sonra seyreltme işine ne kadar erken başlanılırsa kalan meyvelerin irileşmesi o oranda fazla olur. Eğer kış budamaları usulüne uygun olarak yapılmış ise üçlü gruplar halinde oluşan meyvelerde ortadaki iri olanının bırakılıp diğer ikisinin seyreltilmesi gerekir. Prensip olarak yan yana duran her iki gözden 3 adet meyve oluşması, kalan meyvelerin seyreltilmesi tavsiye edilir.
Meyve seyreltmeye karar vermeden önce omcalar üzerindeki meyve yükünü, iri ve küçük meyve oranının büyüklüğünü, bu işi yapacak kalifiye iş gücünün olup olmadığını ve yapılacak masrafların elde karşılayıp karşılayamayacağının bilinmesi gerekir.
Yabancı Ot Kontrolü
Kivi yüzlek köklü bir bitki olduğundan toprak işleme yolu ile yabancı otların kontrol altına alınması doğru değildir. Çünkü toprak işleme sırasında köklerin önemli bir kısmı zarar görebilir. Toprak işleme yerine omca altlarının gövdeye zarar vermeden ot öldürücü ilaçlarla ilaçlanması, sıra aralarının ise çimenli bırakılarak sürekli biçilmesi gerekir.
Sulama
Bir vejetasyon döneminde 1000-1500mm kadar su tüketilmektedir. Verim çağındaki bir dekar kivi bahçesinden yaz aylarında her gün yaklaşık 6.5 ile 7.5m3 su tüketilmektedir. Kaybolan su geri verilmediği taktirde bitkilerin strese girmesi kaçınılmaz olur. Genç kivi bahçelerinde sulamanın bir hafta gecikmesi bitkileri strese sokar. Hafif veya orta şiddette susuzluk nedeniyle stresine girmiş bitkilerde başlangıçta doğal renk kısmen kaybolur, yapraklar koyu mavimtırak bir renk alır, sürgün gelişimi zayıflar, yapraklarda solma başlar, meyveler küçülür, güneş yanıklıkları görülür, hem aynı yıl hem de bir sonraki yılın veriminde azalma olur. Susuzluğun ileri safhalarında yapraklar kenarlarından kuruyarak dökülür, sürgünler pişkinleşmeden kışa girmiş olurlar. Sulama zamanının gelip gelmediğini arazların ortaya çıkmasını bekleyerek anlamak yanlıştır. Kivilere verilmesi gereken su miktarının saptanması zordur. Genel olarak hava sıcaklığının 21°C'nin üzerine çıktığı günlerde verim çağındaki bir omcanın her gün 100-150 litre su tüketebileceğini söylemek mümkündür.
Kivi yetiştiriciliğinde en çok damla sulama ve mini yağmurlama (mikrojet) sistemleri tercih edilmektedir. Damlama sulamada su zayiatı daha azdır. Ancak hafif kumlu topraklarda damlatıcı memelerden uzak kalan kısımlara su ulaşamaz. Damla usulü sulamada sık sık sulama yapmak gerekir. Bu sulama yönteminde gövde ıslanmadığı için Phytophthora gövde çürüklüğü olmaz. Damla sulama yöntemi su sarfiyatı az olacağından 4 yaşına kadar kivi omcalarının sulanmasında uygulanabilir. İlk yıl damlatıcılar gövdenin hemen yanına yerleştirilmelidir. İkinci yıl bu damlatıcılar sökülerek gövdeden 30 ile 45cm mesafeye yerleştirilmeli, sökülenlerin yerleri kapatılmalıdır. omcalar 4 yaşlı olunca fazladan iki meme 90cm mesafeye yerleştirilmelidir. Omcalar tam verim çağına yaklaştıkça damlama sulama yetersiz kaldığından iki omca arasına bir adet minisprinkler (mini yağmurlama) başlığı ilave edilmelidir. Damlatıcıların tıkanmasını önlemek için sulama şebekesine filtre takılmalıdır. Yabancı ot mücadelesinin kolaylığı kırılma tehlikesine karşı sulama borularının yerden 70cm yukarıdan gerilmiş olan bir telle desteklenerek yukarıdan geçirilmesi daha uygun olur.
Damlama sulama sisteminin çalışması için 1-2 atmosfer basınçlı suya ihtiyaç vardır. Verim çağındaki bir bahçenin bu yöntemle her gün veya günaşırı 4-10 saat süreyle sulanması gerekir. Kullanılan damlatıcıların kapasiteleri 4-10 l/saat arasında değişmektedir. Damlama sulama sisteminde suda kolay eriyen gübrelerin sulama suyu verilmesi mümkündür. Eğer memeler tıkanırsa bunların tespiti ve temizlenmesi kolaydır.
Minisprinkler veya mikrojet sulama sistemi verim çağındaki kivi omcalarının sulanmasında tercih edilmektedir. Çünkü omca altında daha fazla alan daha mütecanis bir şekilde sulanır. Sulama sistemi kolay kurulur. Damla sulamada olduğu gibi sık sık tıkanma olmaz. Oransal nemi düşük olan bölgelerde omca çevresindeki havanın nem oranı yükseltilmiş olunur. Suda eriyen gübrelerin bu sistemle uygulanması kolaydır. Minisprinkler sulamada 180 - 540cm yarıçaplı bir dairesel alan sulanabilir. Bu sulama yöntemi haftada 2 ile 4 kez tekrarlanmalıdır. Her seferde 8 -12 saat sulama yapılmalıdır.
Damlama veya minisprinkler sisteminin bulunmadığı kivi bahçelerinde yüzey sulaması yapmak da mümkündür. Ancak yüzeyden yapılan sulamada aşırı su tüketimi, toprak erozyonu, yabancı ot tohumları, hastalık ve nematodların bir yerden başka bir yere taşınması ve gövdenin ıslanmadan ötürü çürümesi söz konusudur. Ayrıca toprak yüzeyi düzgün değilse sulama sonunda çukur kısımlarda suyun birikmesi sonucu kök boğulmaları, yüksekte kalan kısımların susuz kalması söz konusu olabilir.
Gübreleme
Kivi bahçesi tesis edilmeden 1-2 ay önce bahçe toprağı analiz ettirilmeli, toprağın organik yapısı, kireç içeriği, kükürt ve diğer besin element seviyeleri saptanmalıdır. Normal olarak 1 dekar alana dikim öncesi 4-6 ton ahır gübresi ve analiz sonuçlarına göre fosfor ve potasyumlu gübreler verilmelidir. Dikimde azotlu gübre kullanılmamalıdır. Ancak ilk iki yıl az, fakat sık aralıklarla azotlu gübre uygulanmalıdır. Azot genç asmalarda büyümeyi sağlayan temel besin maddesidir. Azotlu gübrelerden amonyum nitrat ve üre çok iyi azot kaynaklarıdır. Azotlu gübreler asma kök bölgesine granül halde uygulanabildiği gibi sulama suyu ile sıvı formda da verilebilir. Eğer azotlu gübreler sıvı formda veriliyorsa her iki haftada bir verilmelidir. Azotlu gübreler asmalara Temmuz ayından sonra uygulanmamalıdır. Aksi taktirde bitkilerdeki vejetasyon periyodu uzayarak yaprak dökümü geciktirilir ve sürgünler kışa pişkinleşmeden girdikleri için kış soğuklarından zarar görürler.
Gübrelerin uygulanma dönemde toprağın yeterince nemli olması gerekir. Bunu sağlamak için gübrelemenin ya sulamadan 1-2 gün sonra yapılması veya kuvvetli bir yağmurdan sonra verilmesi gerekir.
Kivi bitkisi azotun yanı sıra topraktan fazla miktarda fosfor ve potasyum da kaldırır. Topraktan eksilen bu elementlerin toprak ve yaprak analizleri ile tespit edilip ona göre geri verilmesi gereklidir. Yeni Zelanda ve Kaliforniya’daki kivi yetiştiricileri dekara 6kg fosforu erken ilkbaharda, 9-15kg potasyumu ikiye bölmek suretiyle ilkbahar başı ve sonunda vermektedirler.
Kivilerde yaprak analizleri bitkinin besin isteklerini ve beslenme durumunu saptamak bakımından yılda iki kez yaptırılmalıdır. İlki çiçeklenme döneminde yaptırılmalı, analiz için ilk çiçeklerin karşısında bulunan yapraklar örnek olarak alınmalıdır. İkincisi ise Temmuz sonu Ağustos başında, en az 20 bitkiden 2-3 yaprak saplarıyla birlikte alınarak yaptırılmalıdır.
|