Kivi’nin besin değeri
KİVİ’NİN BESİN DEĞERİ
Kivi yüksek miktarda C vitamini içerir. Bu yönüyle bir çok meyveden üstündür. Bu özellik kivi meyvesine değer katan ve aranan bir meyve olmasını sağlayan etmenlerin başında gelmektedir. Hunan Tarım Enstitüsü tarafından yapılan araştırmaya göre, kivilerdeki C vitamini oranı şöyle tespit edilmiştir. Analiz yapılan kivilerin ¼’ünün 100 mg/100g’dan daha az C vitamini içerirken, ¼’ünde 100mg/100g’dan daha fazla, ¼’ünde de 200 mg’ın üzerinde ve geriye kalan diğer kivilerde ise 400 mg/100g’dan daha fazla C vitamini olduğunu tespit etmişlerdir. Meyvelerin C vitamini seviyesi çevre şartlarına, gelişme ve olgunlaşma durumuna hatta meyvenin bitkide bulunduğu yere göre de değişmektedir (Tablo 1.).
Kivinin yenilebilen 100 gramındaki besin değeri
Su g 83,05 Çinko (Zn) mg 0,16
Enerji kcal 61 Selenyum (Sl) mcg 0,6
Lifli Madde (Posa) g 2,6 Kükürt (S) mg 16
Protein g 0,99 Bakır (Cu) mg 0,1
Toplam Yağ g 0,44 Bor (B) mg 0,2
Karbonhidratlar g 14,88 Vitamin C mg 105
Kül g 0,64 Thiamin mg 0,02
pH 3,5 Riboflavin mg 0,05
Kalsiyum (Ca) mg 35 Niasin mg 0,5
Demir (Fe) mg 0,5 Vitamin B-6 mg 0,09
Klor (Cl) mg 50 Folik asit mcg 10,6
Magnezyum (Mg) mg 28 Lutein mcg 180
Fosfor (P) mg 40 Vitamin A IU 175
Potasyum (K) mg 332 Vitamin E mg ATE 1,12
Sodyum (Na) mg 4 Kolesterol mcg 0
Tablo 1. Kivinin besin değeri
Yetişkinlerin günlük alması gereken C vitamini oranı 75-100 mgr arasındadır. Pazarlanabilir meyve ağırlıkları 80 gr’ın üzerinde olduğuna göre bir kivi meyvesi yetişkin bir insanın günlük C vitamini ihtiyacını fazlasıyla karşılar. Ayrica C vitamini dış etkenlere bağlı kanserojen maddelerle mücadele etme gibi bir özelliği bulunmaktadır.Bu yüzden kivi bir çok kaynakta “sağlık meyvesi” olarak da bilinir.
Genç meyvelerde fazla bulunan quinik asit, askorbik asidin oluşmasıyla ortamdan kaybolur. Meyve iki saat kaynatılırsa askorbik asit 20% oranında azalır. Ayni oranda askorbik asit donmuş meyvelerin oda sıcaklığına getirilmesiyle kaybolduğunu tespit etmişlerdir. Kiviler yumuşatıcı özelliği olan proteolitik enzimlerden aktinidin ihtiva ederler ve bu enzim ile sindirime yardımcı olurlar. Olgunlaşmış meyvelerde tanen oranı 0,95% gibi çok düşük değerdedir. Yeni Zelanda’da yapılan araştırmalara göre kivi meyvesi folik asit, potasyum, krom ve E vitamini yönünden zengin olduğu tespit edilmiştir.
Çin’in Shandong Tarım Üniversitesinde araştırma yapan bilim adamları kivinin; hepatit, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları gibi pek çok hastalığın kontrolünde önemli etken olduğunu ve ayrıca meyvesinin suyu sindirim sisteminde kanser oluşturan nitrit bileşiklerinin sentezini önleyerek yemek borusu, mide ve kalın bağırsak kanserlerinin oluşmasını engellemede önemli rol oynadığını tespit etmişlerdir. Ayrıca içerisindeki değişik mineral maddeler sayesinde stres azaltıcı etkisi de bulunmaktadır.
Kivi üzerine araştırmalar dünyada ve özellikle ABD’de yoğun bir şekilde devem etmektedir. Amerika’da yapılan araştırma sonuçlarına göre; kivi kolesterol seviyesini düşürücü, kanı temizleyici özelliği yanında göğüs hastalıklarının tedavisinde çok faydalı olduğu, grip ve soğuk algınlığının çabuk atlatılmasını sağladığı, kan basıncını ayarlayıp tansiyonu düşürdüğü ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirerek vücut direncini artırdığını tespit etmişlerdir.
Kivinin toksisitesi konusunda yapılan araştırmalarda, tüyleriyle birlikte yendiğinde boğaz tahrişine (kaşıntısına) sebep olabileceği ve ayrıca kiviye karşı vücudun reaksiyonu belli olmadan çok fazla kivi tüketilmesinin de sakıncalı olabileceğini belirtmektedirler. Eskiden Çin’de köpeklerdeki uyuz hastalığının tedavisinde , kivinin dal ve yapraklarını kaynatılarak elde ettikleri sıvıyı kullanmışlardır.
Vücudumuzun günlük ihtiyaç duyduğu vitamin ve minerallerin onda birini kividen karşılamamız halinde, sağlığımız açısından çok önemli sonuçlar ortaya çıkacağını tahmin etmekteyim.
Kaynak : ziraatci.com
|