BAHCESELFORUMSEL

Kivi Kiwi Kivi Yetiştiriciliği, Bakımı, Bahçe tesisi


Hızlı Arama Sistemi
   

Kullanıcı ismi
Şifreniz
Geri git   BAHCESELFORUMSEL > ZIRAAT/TARIM BÖLÜMÜ > Meyvecilik > Özel Meyvecilik > Kivi Kiwi
Cevapla
25-09-2008   #1 (permalink)

Administrator
 
akcabey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 2.953
Blog Yazıları: 5
Thanks: 252
Thanked 187 Times in 143 Posts
akcabey is on a distinguished road




Standart Kivinin bitkisel özellikleri

KİVİNİN BİTKİSEL ÖZELLİKLERİ

Kivi bir orman kenarı bitkisi olarak doğal ortamlarında diğer ağaçlara sarılarak tırmanan, bu sayede onlarca metre boylanan, kışın yaprağını döken çok yıllık bir bitkidir. Birçok özelliği bakımından üzüme benzediğinden kivi bitkisine kivi asması yada omcası denilmektedir. Bir kivi omcası şu kısımlardan oluşmaktadır:
Gövde: Genç kivi omcalarında gövde gevrek yapılıdır. Sarılıcı özelliği nedeni ile dikimden itibaren bir hereğe bağlanarak düzgün gelişmesi ve dik durması sağlanmalıdır. Gövde ileriki yaşlarda odunlaşsa bile mevcut yükü taşıyamadığından mutlaka destek sistemine ihtiyaç duymaktadır.

Kollar: Kollar gövdenin devamı sayılan yaşlı kalın sürgünlerdir. Kollar destek sisteminin orta teline bağlanarak tutulmaktadır. Yaklaşık 150cm uzunluğunda ve zıt yönde bırakılan iki adet kol, gövde ile birlikte omcasının iskeletini oluşturmaktadır.

Çubuklar: Çubuklar kollardan çıkan odunlaşmış bir yaşlı sürgünlerdir. Sürgünlerin odunlaşması yaz ortasından başlar yaprak dökümünde son bulur. Sürgünler uygun koşullarında 6-7 metre boylanabilirler. Sürgünlerin uç kısmı sarılıcı, tüylü ve kahve renklidir. Sürgünlerden bazılarının uçları beş veya altıncı yapraktan itibaren körleşir.

Gözler: Gözler bir yaşlı sürgünler üzerindeki yaprak koltuklarından çıkarlar. İlkbaharda gözler patladığı zaman içlerinden bir önceki vejetasyon döneminde gelişmelerini tamamlamış minyatür halde genç sürgünler doğar. İlkbaharda süren genç sürgünlerin dipte bulunan gözlerinden çiçek salkımları meydana geliyorsa bu gözlere verimli göz denir. Verimsiz gözlerde ise sadece sürgün ve yaprak taslakları bulunur. Gözlerin verimli veya verimsiz olması tamamen bir yıl önceki gelişme şartlarına bağlıdır. Eğer bir önceki yıl yapraklar yeterince güneşlenmiş, topraktan yeterli düzeyde su ve besin maddesi almışsa o yıl yeterli düzeyde meyve almak mümkündür

Çiçekler: Kivilerde çiçekler yaprak koltuklarından tek tek veya salkım halinde oluşurlar. Ticari olarak yetiştirilen kivi çeşitleri 2 evciklidir. Dişi ve erkek bitkilerde çiçekler morfolojik olarak birbirlerine benzeseler de erkek çiçeklerde yumurtalıklar, dişi çiçeklerde ise polenler fonksiyonel değildir. Dişi çiçeklerde polen tozlarının içi boş ve yumuşaktır. Bunların çimlenme yeteneği yoktur. Erkek çiçekler 2-3 gün canlılıklarını muhafaza ederler. Bu süre dişi çiçeklerde 10 güne kadardır. Döllenen dişi çiçeklerde dişicik tepesi kahverengileşir ve solar. Döllenmeyenlerde ise renk beyaz kalır ve dişi organın görünüşü değişmez. Çiçeklenmeden sonra erkek çiçeklerde çiçek sapı kuruyarak omcalar üzere kararmış bir vaziyette kalır. Kararmış ve kurumuş bu çiçek kalıntılarına bakarak erkek omcaları tanımak mümkündür. Döllenme olması için bahçede mutlaka tozlayıcı-erkek bitkilerin bulunması gerekir. Erkek çeşitlerden Matua, dişi çeşit olan Hayward’dan biraz daha erken çiçek açtığından tozlanmayı garanti altına almak bakımında bahçede ikinci bir erkek çeşit olan Tomuri’ye de yer verilmelidir. Matua çeşidi soğuğa fazla dayanıklı değildir. Ancak fazla sayıda çiçek açar ve çiçeklenme süresi uzundur. Tomuri ise soğuğa dayanıklıdır. Ancak az sayıda çiçek açar. Bunların yanında son zamanlarda adları sıkça duyulan M51, M52 ve M56 çeşitleri de tozlayıcı çeşit olarak kivi bahçelerinde yer almaktadır. Yetiştiricilikte pazarlanabilir meyve üretimi için böceklerle tozlanma esastır. Rüzgarla tozlanma yeterli değildir. Bu yüzden çiçeklenme zamanı kivi bahçelerinde arı kovanları bulundurulmalıdır. Yeterli bir tozlanma için bir hektar alanda 10 adet arı kovanı bulundurulmalıdır. Kovanlar dişi çiçeklerin % 15'i açınca bahçeye getirilmeli ve son çiçeklerin taç yaprakları döküldükten sonra uzaklaştırılmalıdır. Kivi çiçekleri nektar içermediklerinden arılar için çekici değildirler. Yetiştiricilikte iyi bir tozlanma için erkek bitkilerin sayısı ve yerleri, yeterli sayıda arı bulundurulması, arıları cezbedecek diğer çiçeklerin bahçede az bulunması önem taşır. Öte yandan el veya makine ile yapay tozlama yapmak mümkündür. Elle tozlama daha çok ev bahçelerinde uygulanır. Bu amaçla erkek çiçekler koparılarak dişi çiçekler üzerine 1-2 kez silkelenmek suretiyle tozlanma yapılabilir. Geniş alanlarda ise polenler dişi çiçeklere pompalarla püskürtülür. Polen tozlarını 4-6°C'de kapalı polietilen torbalarda çiçekli veya yalnız toz olarak 48 saat bekletmek mümkündür.

Meyve: Kivi meyveleri dişi çiçeğin döllenmesi ve yumurtalığın gelişmesi sonucu oluşur. Olgun meyvede kabuk açık kahverengi, kısa ve yumuşak tüylerle kaplıdır. Meyve et rengi açık yeşildir. Döllenmeden itibaren meyve oluşumu için ortalama 20-24 haftalık bir süre gereklidir. Meyve, gelişme sürecinin ilk 8-9 haftasında hızlı bir gelişme kaydeder. Bunu izleyen 3 haftalık devrede yavaş bir gelişme olur. Daha sonra çevre koşullarına bağlı olarak büyüme tekrar hızlanır. Gelişmenin i1k devresinde hücre bölünmesi ağırlıklı olarak cereyan ederken sonraki devrelerde hücre büyümesi yolu ile meyve irileşir. Hayvard çeşidinde meyve eni 4-5 cm, boyu 6-9 cm ve ağırlığı 40-150 g arasındadır. Meyve şekli silindirik ovaldir. Dıştan içe, tüyler, kabuk, dış meyve eti, iç meyve eti, çekirdek, çekirdek evi, yumurtalık izleri ve meyve özünden meydana gelmiştir.
Kivi meyvesi %20 oranında kuru madde, %80 oranında su ihtiva eder. Kivi meyvesi C vitamini bakımından çok zengindir. 100 gram taze meyvede 100-400 mg C vitamini bulunur. Bu miktar yabani çeşitlerde 1100mg’a kadar çıkar. Bu özellik meyveye beslenme yönünden değer kazandırarak ve kivinin aranan bir meyve haline gelmesini sağlamaktadır. Pazarlanabilir meyve ağırlıkları 80-120 g olduğuna göre yarım kivi meyvesi yetişkin bir insanın günlük C vitamini ihtiyacını fazlasıyla karşılamaktadır. Kivi meyvesinde bulunan aktinidin enziminin eti yumuşatıcı özelliği vardır. Kivi meyvesi vitamin ve mineraller bakımından zengin olmakla birlikte, kalori değeri azdır. 100 g meyve eti yalnızca 66 kalori verir. Bu bakımdan kivi sağlık meyvesi olarak adlandırılır.
Kivi meyvesinin içerisinde bulunan klorofil pigmentleri meyvelere yeşil renk verirler. Çekirdek evinin de ışınlı yapıda olması meyveye dekoratif bir görüntü kazandırır. Bu bakımdan kivi pasta ve dondurma yapımında aranan bir meyvedir. Ayrıca kivi meyveleri marmelat, içki ve içecek yapımında da kullanılmaktadır.
Bazı çiçek gözlerinden garip şekilli, yassılaşmış, genişliği uzunluğundan daha fazla olan meyveler meydana gelir. “Faciated” veya "Fan meyve" diye adlandırılan anormal şekilli bu meyveleri meydana getiren gözlerin çiçeklenme döneminde normal meyvelerden ayrılabilmeleri büyük avantajdır.
Bazı yetiştiriciler bu yapıdaki çiçekleri veya meyveleri ya çiçeklenme döneminde veya meyveleri çok küçük olduğu dönemde seyreltirler.

Yaprak: Bir kivi bitkisinde toplam 2.000-3.000 adet yaprak bulunur. Yapraklar sürgün üzerinde boğumların dip kısmından çıkarlar. Yaprakların ortalama çapı 20 cm kadardır. Bir bitkide ortalama yaprak alanı 40-60 m2 dır. Bu da omcanın iz düşümünün 2-3 katı kadardır. Bu durum kivi omcalarında fazla miktarda su tüketiminin nedenini açıklamaya yeterlidir. Kivilerde yapraklar açık yeşil renkli ve kalp şeklindedir. Yaprakların alt yüzeyi tüylü, kenarları dişlidir. Süs bitkisi olarak değerlendirilen bazı kivi türlerinde yapraklar dekoratif görünüşlüdür. Yapraklar sonbahara doğru renk değiştirerek kahverengi veya bakır rengini alırlar. Yapraklar yöreden yöreye değişmekle beraber aralık ayında dökülürler.

Kökler: Kivi saçak köklü bir bitkidir. Kökler çoğunlukla toprağın 40 cm'lik üst kısmında bulunurlar. Kök hacmi toprak üstü organlarına oranla daha azdır. Toprak üstü aksamın su tüketimini karşılayabilmesi için toprakta yeterli miktarda su bulunması gerekir. Bu durum kivi yetiştiriciliğinde su ve sulamayı önemli hale getirir. Kökler kuraklıktan zarar gördükleri gibi topraktaki aşırı sudan da zararlanırlar. Taban suyunun yüksek olduğu yerlerde köklerde boğulma görülür. Bu nedenle derin toprak işlemeden, kaçınılmalıdır. Kivi kökleri toprak kaynaklı mantari hastalık ve nematodlardan çok etkilenir ve zarar görürler. Ancak bol saçak kök oluşturduklarından kökler kendilerini çabuk yenilerler.
akcabey isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
25-09-2008   #2 (permalink)

Administrator
 
akcabey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 2.953
Blog Yazıları: 5
Thanks: 252
Thanked 187 Times in 143 Posts
akcabey is on a distinguished road




Standart Cevap: Kivinin bitkisel özellikleri

KİVİNİN YETİŞME İSTEKLERİ

1. İklim İsteği

Kivi, kışları ılık, yazları sıcak ve nemli olan bölgeleri sever. Dünyada kivi üretiminin yapıldığı yörelerin yıllık sıcaklık ortalamaları yaklaşık 12-16°C arasındadır. Yıllık ortalama sıcaklığın yanı sıra Mart-Kasım dönemini kapsayan vejetasyon dönemindeki sıcaklık toplamları da önemlidir. Vejetasyon döneminde 8°C'nin üzerinde 1800-3.000, 10°C'nin üzerinde 1300-2500 saat sıcaklık toplamına sahip ekolojilerde kivi yetiştirilebilmektedir. Bitkide vejetatif faaliyetler 8°C ve üzerinde olduğundan 8°C'nin üzerindeki sıcaklıkların toplamı önemlidir.
Don olayları kivi yetiştiriciliğine en çok kısıtlama getiren etmenlerden birisidir. Gözlerin sürmesi ile hasat ve yaprak dökümü arasında 230-260 gün don olmayan gelişme süresi gereklidir. Özellikle gözlerin sürmesi ve yapraklanmadan sonra olan don olayları bitkiye büyük zarar verir. Körpe ve yeni oluşmuş sürgünler 0°C'nin altındaki sıcaklıklara çok duyarlıdır. Sıcaklığın -1 ya da -2°C'ye düşmesi 1/2-2 saat içinde sürgünlerin kavrulmasına yol açar. İlkbahar geç donlarının olduğu ekolojilerde en uygun araziler, güneye bakan, hafif meyilli arazilerdir. Soğuk hava tabakasının akış yoluyla uzaklaşması don sorununu azaltır. Sonbahar donları hasada yakın zamanlarda meyvenin zararlanmasına yol açabilir. Kış donları, bitki yaprak döktükten sonra oluşan sert donlardır. Yaşlı bitkiler -15, -16°C’ ye dayanabildikleri halde daha genç olanlar sıfırın altındaki sıcaklıklardan zarar görürler. Soğuğa yeteri kadar dayanıklı olmayan bu bitkilerin gövdelerini don zararından korumak için 3-4 yaşına kadar ot, saman veya çuval gibi örtü materyali ile sarmak gerekir. Bu malzemeler yerden 50-60 cm yükseğe kadar gövdeye sarılır. Çok genel bir ifade ile bitkiler kışın -6,5 ile -10 °C, ilkbaharda sürgünler -0,5 °C, sonbaharda meyveler -2 °C'nin altındaki sıcaklıklarda zarar görürler.
Vejetasyon döneminde en uygun sıcaklıklar 10-30°C arasıdır. Yüksek sıcaklıklar kivi yetiştiriciliği yönünden önemli sorun yaratmaz. Ancak bitkide aşırı su kaybına neden olduğundan arzu edilmez. Soğuklama isteği, kivinin kışları sıcak geçen yörelerde yetiştirilmesinde sorun yaratır. Kültürü yapılan çeşitler 400-800 saat kış soğuklamasına ihtiyaç gösterirler. Bu süreler +7°C'nin altında geçen süre toplamıdır. Kış soğuklaması yetersiz olan yörelerde gözler uyanmadan önce yapılacak hidrojen siyanamid (Dormex) uygulaması soğuklama isteğini kısmen giderebilir.
Rüzgar, üzerinde durulması gereken önemli bir iklim etmenidir. Kivilerin sürgünleri çok gevrek ve kırılıcıdır. Sürgünün yıllık çubuğa bağlantısı kuvvetli değildir. Bitkinin yaprakları büyük ve toprak üstü organları çok olduğundan rüzgar etkisi artmaktadır. Yaprakların parçalanması, sürgünün dipten kopması ya da kırılması yanında rüzgar, meyvelerin dallara çarparak mekanik zararlanmalarına da yol açar. Öte yandan sert rüzgarlar çiçeklerin dökülmelerine de yol açar. Bunun için yapay veya doğal rüzgar kıranlar tesis edilir. Yapay rüzgar kıranlar rüzgarın geldiği yönde tahta, hasır veya plastik malzemelerden yapılır. Canlı rüzgar kıranlar daha çok kullanılmaktadır. Bu amaç için kullanılabilen türler, selvi, kavak, okaliptüs ve söğüt olabilir. Rüzgar kıran bitkiler kivi dikim yılında veya daha önce dikilmelidir. Etkili bir rüzgar kıran, rüzgar hızını % 50 azaltmalıdır. Rüzgar kıranlar boylarının yaklaşık 10 katı kadar bir mesafede etkili olmaktadırlar.
Yağış, kivi yetiştiriciliğinde en önemli iklim etmendir Kivi bitkisi yaklaşık 8-9 ay süren vejetasyon dönemi içinde iklime göre topraktan 800-1400 mm su tüketir. Türkiye'nin kivi yetiştirilebilecek yörelerden Doğu Karadeniz Bölgesi dışında hemen hiçbir yeri bu yağış düzenine sahip değildir Bu yüzden su isteği sulama suyu ile karşılanmalıdır. Kivi yetiştiriciliği yapılacak bir yerde iyi kalitede ve bol miktarda sulama suyunun bulunması gerekir. Yapılan çalışmalarla sulamada kullanılacak suda şu sınırlar içerisinde anyon ve katyonlar bulunması gerekmektedir: Klor <70 ppm, Bikarbonat <200 ppm, Bor <0.25ppm, Sodyum <50 ppm, Elektrik İletkenliği EC x 10 <0.75.

2. Toprak İsteği

Kivi, derin ve geçirgen toprakları sever. Suyu fazla tutan killi topraklar kivi yetiştiriciliğine uygun değildir. Özellikle yağışların bol olduğu erken ilkbaharda gözler patladıktan sonra bitki kök bölgesindeki su birikmesi kiviler için çok zararlıdır. Köklerin üç günden fazla havasız kalması önemli derecede kök ölümlerine neden olur. Kivi tesisi edilecek bahçede taban suyu seviyesinin toprak yüzeyinde en az 90cm aşağıda olması, bu derinliğin kesinlikle 60cm’nin üzerine çıkmaması gerekir. Bu durumda dahi kiviler yaklaşık 30cm yükseltilmiş şerit yastıklar üzerine dikilmelidir. Çünkü Kivilerde etkili kök derinliği 50-60cm’dir. Bitkilerin yükseğe dikilmesi Phytophthora kök çürüklüğüne karşı da bir önlem olmaktadır. Ayrıca taban suyu yüksek arazilerde bahçe tesis etmeden önce toprak altına drenaj boruları döşeyerek durgun suyun dışarı atılması bir önlem olarak düşünülmelidir
Toprak pH'sı, üzerinde durulması gerekli unsurların birisidir. En uygun toprak pH'sı 6 olmakla birlikte kivi bitkisi pH’sı 5.5-7.6 arasında olan topraklarda da yetişebilir. Doğu Karadeniz Bölgesi toprakları gibi pH’sı 5.5 in altında olan toprakların pH'sı yükseltilmelidir. Bunun için m2'ye 200 g toz kireç serpilerek toprak alt üst edilmelidir. Yüzeye tekrar 200g/m2 toz kireç verilerek karıştırılmalıdır. Toprak pH'sı 7.5-8.0 in üzerinde ise, bunu düşürmek için de m2'ye 200g demirsülfat (karaboya) verilmelidir. Başka bir yol da karaboyanın yarısı kadar toz kükürt verilmesidir. Ayrıca bu gibi topraklarda azotlu gübre olarak amonyum sülfat kullanılmalıdır. Yüksek veya düşük pH içeren topraklarda iz element arazları sık görülür. Bu yüzden kireçli topraklarda yetiştirilen kivi omcalarında kloroz ve diğer beslenme bozuklukları ortaya çıkar.

KİVİ BAHÇESİ TESİSİ

Uygun iklim koşullarına sahip yörelerde, uygun toprak seçimi, dikim öncesi hazırlıklar, dikim alanlarının ıslahı, sulama sisteminin kurulması ve dikim şekli kivi yetiştiriciliğinin başarısı üzerine etkili olan hususlardır. Toprak tesviyesinin hatalı yapılması, taban suyunun yüksek olduğu yerlerde suyun drenaj edilmemesi, zararlı otların çoğalmasına müsaade edilmesi, yanlış sulama sistemi, hatalı dikim veya destek sistemi gibi hususlar, uzun yıllar telafisi mümkün olmayan zararlara yol açarlar. Bu tür hataların önüne geçmek için bahçe tesisinden önce konu uzmanlarının görüşlerini almak gerekir.

Dikim Hazırlığı

Sulama sistemi kurulmadan ve fidanlar dikilmeden önce arazinin tesviye edilmesi gerekir. Tesviyesi yapılmayan arazilerde sulama suyu çukur kısımlarda gölcükler oluşturacağından o bölgedeki köklerin havasız kalıp ölmesine neden olacaktır. Toprak tesviyesi sonucu toprakta meydana gelen sıkışmanın giderilmesi için toprağın 45-50cm altında dipkazan geçirilmesi yaralı görülmektedir.
Elverişli bir toprak hazırlığı için kivi tesis edilecek toprağa iki yıl üst üste hububat ekilmesi, toprakta bulunması muhtemel nematodların yok edilmesi bakımından gereklidir. Hububat ekili arazi sonbaharda toprak tavında iken sürülmeli, toprakta bulunan her türlü artık tırmıklanarak toplanıp yakılmalıdır. Kivi bahçesi tesis edilecek yerde eğer daha önce yetiştirilmiş yıllık veya çok yıllık bitkilere ait kökler varsa, nematodlara yataklık etmemesi için bu köklerin dipkazanla sökülmesi ve toplanıp yakılması gereklidir.

Dikim Planı

Kivilerde sürgün gelişimi çok hızlıdır. Yıllık sürgünler uygun koşullarda 7-8m kadar uzayabilirler. Dikim planı yapılırken kivi omcalarının kaplayacağı nihai alanın dikkate alınması gereklidir. Kivi bahçesi tesis edilirken sıralar arası ve sıralar üzerinde bırakılacak mesafe 3 ile 5m arasında değişir. Bahçe eğer verimli taban toprağı üzerinde kurulacaksa bu mesafenin biraz geniş tutulması gerekir. Çünkü böyle yerlerdeki omcaların gelişmesi daha kuvvetli olur.
Bahçe tesis edilirken her 7 veya 8 dişi omcaya 1 erkek omca hesap edilmelidir. Eğer tesisi edilecek bahçe büyük değilse tozlanmayı yeterli kılmak için erkek omca oranının 1:5’e çıkartılması gerekir. Dikimden önce dikim planı yapılarak erkek omcaların yerleri plan üzerinde işaretlenmeli, dikime daha sonra başlanmalıdır.
Çeşit seçiminin yöreye uygun olarak yapılması gerekir. Dünyanın farklı yerlerinde daha önceki yıllarda farklı çeşitler kullanılmış olmasına rağmen günümüzde Hayward çeşidi veya bu çeşidin klonları tüm ülkelerde %99 oranında tercih edilmektedir. Bununla birlikte vejetasyon periyodu kısa olan yörelerde tüysüz çeşitlerden Topstar, kış soğuklama ihtiyacının karşılanması zor olan sıcak bölgelerde ise Bruno çeşitleri tercih edilmelidir. Çiçek açma döneminde döllenmeyi garanti altına almak için en az iki erkek çeşide bahçede yer verilmelidir. Bu çeşitler çoğunlukla Matua ve Tomuri çeşitleridir.
Bahçe kurulacak arazi eğer çok meyilli ise o taktirde sıra istikameti tesviye eğrileri doğrultusunda olmalıdır. Düz arazilerde ise sıra istikameti kuzey-güney yönünde olmalıdır. Kenar sıralar, gölgede kalmamaları için çevredeki çit bitkilerinden en az 5-7m uzaklığa dikilmelidir. Kenar boşluklar traktörlerin ekipmanları ile birlikte sıra başlarındaki dönüşlerine imkan sağlayacak kadar geniş olmalıdır.
Fidan Dikimi

Öncelikle bahçeye dikilecek fidanlar ismine doğru olmalı, erkek ve dişi çeşitler birbirine karıştırılmamalıdır. Bir yanlışlığa meydan vermemek için önce erkek kivi fidanları dikilmeli, daha sonra dişiler dikilmelidir.
Kaliteli bir kivi fidanı bol saçak köklü olmalı, köklerde kök ur nematodları bulunmamalı, kökler canlı ve sarımsı olmalıdır. Gövde gerek aşılı, gerekse çelikle çoğaltılmış fidanlarda 10-15 mm çapında olmalıdır. Çelik çoğaltılmış fidanlarda çelik boyu en az 25-35 cm olmalıdır. Aşılı fidanlarda aşı sürgünün uzunluğu 80-100 cm, aşı yerine yakın çapı 8-10 mm olmalıdır. Ayrıca kökler ve sürgün iyi odunlaşmış olmalı, hastalık ve zararlı belirtisi göstermemelidir. Erken verime yatmayı sağlamak için 2 yaşlı fidanlar dikilmelidir. Uygulamada rastlansa da bir yaşlı çöğürlerin dikilip yerinde aşılanmaları pratik bir yol değildir. Tüplü fidanlar her zaman dikilebileceği ve kök gelişmesi iyi olduğu için tercih edilmelidir.
Fidanlar sonbahar veya ilkbaharda dikilebilir. Kış donları tehlikesi olmayan yörelerde sonbahar dikimi daha uygundur. Kışın yağışlarla köklerin toprakla iyice temas etmesi sağlanır, toprak ısınınca kökler daha erken çalışmaya başlar. Kış donlarının hatta ilkbahar donlarının olduğu yörelerde dikim ilkbaharda don tehlikesi geçtikten sonra yapılmalıdır. Kivi topraktaki fazla suya duyarlıdır. Bu nedenle taban suyu yüksek olan yerlerde sıra istikametinde kümbetler yapılarak fidanlar bu kümbetlere dikilmelidir. Dikimden önce kök ve sürgün tuvaleti yapılmalı, kırılmış, zayıf, özürlü kökler kesilmeli, sürgün zayıf ise dipten 2 göz üzerinden kesilerek dikilmelidir. Dikimde kök boğazı tam toprak seviyesine gelecek şekilde fidanlar toprağa dikilmelidir. Dikim çukuru en az 30-40 cm derinliğinde ve 35-40 cm genişliğinde olmalıdır. Çukurun dip kısmına üstten çıkan toprak ve yanmış gübre karışımı konmalıdır. Fidan kökleri serbest olarak bu kabartılmış toprak üzerine oturtulmalı ve kökler üst toprakla örtülmelidir. Dikimden sonra mutlaka can suyu verilmelidir. Dikimden sonra gövdenin dik ve düzgün büyümesini sağlamak için fidanlar yanı başlarına dikilen hereklere bağlanmalıdır. Herekler kuru ağaçtan yapılmış 3-4 cm çapında ve 2 m boyunda olmalıdır. Kökler tüplerden çıkarıldıktan sonra dağılmamaları için tüplü fidanlar dikimden birkaç saat önce sulanmalıdır. Fidanlar fidanlıktan söküldükten sonra fidan köklerinin kesinlikle açıkta bırakılmaması, dikim zamanına kadar serin ve nemli bir yerde muhafaza edilmesi gereklidir.

Destek Sistemleri

Kivi, kendi ağırlığını taşıma özelliğinde olmayan bir bitki türüdür. Bitkiyi meydana getiren vejetatif ve generatif aksamın askıya alınması ve desteklenmesi gerekir. Bitki habitüsünün destek sistemi ile yukarıya kaldırılması, verim üzerine müspet yönde etkili olduğu gibi, toprak işleme, sulama, mücadele ve hasat gibi işlerinin daha kolay yapılmasına imkan sağlar. Bitki ağırlığını taşıyan ve destekleyen direkler, teller ve herekler destek sisteminin unsurlarını oluştururlar. Direkler, ağaç, beton veya demir malzemeden yapılabilir. Tercihte bu malzemelerin kolay bulunması, sağlamlık ve ucuzluk rol oynar. Beton direkler 10 x 10 cm kesitinde olabilir. Direk boyları ise uygulanacak terbiye şekline göre 2,5 - 3m arasında olur. Ağaç direklerin çapı ise cinsine ve kullanılacağı yere göre 8 - 12 cm arasında olmalıdır. Ağaç direkler çürümeye karşı uygun bir yolla dayanıklı hale getirilmeli veya emprenye edilmiş olmalıdır. Ağaç ve beton direkler toprağın 50-60 cm derinliğine çakılmış veya gömülmüş olmalıdır. Demir direkler 4 veya 6 mm kalınlığında köşebent olabilir. Demir direklerin toprağa iyi tutunmaları, eğilmemeleri ve hepsinin aynı seviyede olması için diplerine beton dökülmeli, ya da taş konarak sıkıştırılmalıdır. Beton direkler yapılırken harç içine iri çakıl konmamalı, yeterli sayıda ve 4-6mm çapında demir çubuk konmalı ve birbirlerine tutturulmalıdır. Direkler iki bitkinin ortasına gelecek şekilde dikilmelidir. Tüm sistemin yükünü toprağa aktaran baştaki direklere daha fazla yük bineceğinden baş direkler ve tellerin üzerine oturtulduğu üstteki kollar çok sağlam ve diğerlerinden kalın olması gereklidir. Kullanılan tel galvanize ve 3-4 mm kalınlığında olmalıdır. Bitki yükü olmadan gergin olarak çekilen teller sıcakta veya yük binince uzayarak aşağıya doğru sarktıklarından teller gergin olmalıdır. İstenilen gerginliği sağlamak için sıra başlarındaki direklere özel gerdirme gereçleri bağlanmalıdır.
Terbiye Sistemleri

Kivi, kuvvetli gelişen, fazla sayıda sürgün meydana getiren ve kendi haline bırakıldığında sürgünleri birbirine sarılarak yumak oluşturan sarılıcı-tırmanıcı bir bitki türüdür. Modern kivi yetiştiriciliğinde omcalara şekil verilmesi ve bu şeklin yıllar boyu sürdürülmesi verimin devamlılığını mümkün kılar. Bugüne kadar bağcılıkta uygulanan terbiye sistemlerinden de esinlenerek kivi yetiştiriciliğinde çok farklı terbiye sistemleri denenmiştir. Ancak bu sistemlerden sadece esasta biri birine çok benzeyen “T” ve “Pergole” sistemleri kabul görmüştür. Her iki sistemde de omca tümüyle yukarı kaldırıldığından bitkinin gelişmesi için daha geniş bir hacim kazanılmış, aynı zamanda omca altında yapılacak kültürel işlemler kolaylaşmış olmaktadır.
"T" sistemi dünyada en yaygın kullanılan bir terbiye şeklidir. Bu terbiye şeklinde gövde yüksekliği 1.8m’dir. Gövdenin tepesinde, taşıyıcı telin hemen altından sağa ve sola birer adet sabit kol bırakılır. Kollar orta tel üzerine bindirilerek desteklenir. Kollar üzerinde 30-40 cm aralıklarla takriben 100cm uzunluğunda ürün çubukları oluşturulur ve çubuklar uçlarından dıştaki tellere bağlanarak desteklenir.
Pergole sisteminin “T” terbiye sisteminden tek farkı, bir doğrultuda gerilmiş olan tellere ilave olarak çapraz yönde de tellerin gerilmiş olması ve omca üzerindeki kolların dört istikamette büyümesine izin verilmesidir. Bu terbiye sisteminde bazen iki kol bırakıldığı halde kollara dik olarak bırakılan çubukların boyları daha uzun olduğundan omca gelişmesini daha geniş bir alanda sürdürmektedir. Bu terbiye şeklinde omcanın kaplayacağı alan geniş olduğundan dikim daha sık (4 x 4 m) yapılır. Direklerin toprak üzerinde kalan kısmı 2 m olmalıdır. Direklerin üzerinden dik olarak dört yana taşıyıcı teller çekilir. Taşıyıcı teller 4 veya 6 mm olmalıdır. Taşıyıcı tellerin arasına ise 0,50 m aralıklarla 2,5-3 mm çaplı ara teller çekilir. Böylece tüm alan tellerle kenarı 0,5m olan karelere bölünmüş olur. Pergole sisteminde meyve tümüyle güneşten korunmuştur. Yaprak alanı çok geniş ve yatay örtü şeklinde olduğundan güneşlenme fazladır. Aynı zamanda sürgünler sıkışık değildir ve havalanma çok iyidir. Taçlandırma yüksekten yapıldığından yüksek boylu olmayan traktörler omca tacı altında çalışabilir. İlaçlama, toprak işleme, hasat ve budama gibi kültürel işlemler tümüyle omca altından yapılır. Pergole sisteminde sıra araları da gölgelendiğinden su kaybı daha az olur. Bu nedenle bu terbiye sistemi sıcak ve kurak bölgelerde tercih edilmelidir.
akcabey isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
25-09-2008   #3 (permalink)

Administrator
 
akcabey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 2.953
Blog Yazıları: 5
Thanks: 252
Thanked 187 Times in 143 Posts
akcabey is on a distinguished road




Standart Cevap: Kivinin bitkisel özellikleri

KİVİ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BAHÇE BAKIM İŞLERİ

Budama

1. Şekil Budaması

Kivi omcalarına dikildikleri yıldan itibaren şekil verilmeye başlanır. İlk yıl budamanın amacı tek ve düzgün bir gövde oluşturmaktır. Bahçeye fidanlar dikildikten sonra alttan ikinci göz üzerinden budanır. Eğer aşılı fidan kullanılmış ise doğal olarak aşı yerinin üzerindeki bir veya ikinci göz üzerinden kesim yapılır. Gözler sürmeye başlayınca kuvvetli olan sürgün bırakılıp diğerleri tırnak bırakmadan dipten kesilir. Ancak dipteki yapraklar koparılmamalıdır. Bırakılmış olan sürgünün dik büyümesini sağlamak amacıyla omcanın yanına bir herek dikilmelidir. Gövdeyi oluşturacak olan bu sürgün hereğe fazla sıkı bağlanmamalı ve sürgünün kıvrım oluşturacak şekilde hereğe sarılmamasına dikkat edilmelidir. Gövde oluşturulurken dipten çıkan obur sürgünler sürekli temizlenmeli, büyüme mevsimi boyunca gövde üzerinde gelişen yan dallar da temizlenmelidir. Eğer zamanla gövde cılızlaşırsa tepesi üstten vurularak kuvvetli gelişecek olan yeni bir yan sürgünün lider duruma geçmesi sağlanmalıdır. Eğer gövde kuvvetli gelişip erken bir zamanda tel seviyesine ulaşmış ise ilk yıl yan kolların oluşturulması yoluna da gidilebilir. Bunu yapmak için gövdeni tepesi telin 10cm altından kesilerek tepeden iki adet sürgünün kuvvetli gelişmesi sağlanır. Bu sürgünler ters istikamette olmak üzere orta tele bağlanarak gelişmeleri sağlanır. Bu sürgünler sonraki yıllarda omcanın ana kollarını oluşturacaklardır. Diğer bir yöntem de ilk yıl gövde uç kısmı tel seviyesinin üstüne çıkınca tek taraflı olarak orta tele bağlamaktır. İkinci yıl tel seviyesinin altından çıkan yeni bir sürgünle de diğer kol oluşturulur. Bu yöntemde kollar arasında yaş farkı olacağından gelişmede dengesizlik meydana gelebilir. İlk yılın sonunda bitkiler dinlenme dönemine girince kolları oluşturacak olan dallar, dal kalınlığının 6.5mm olduğu noktadan itibaren kesilmelidir. Eğer ilk yıl kollar çok zayıf gelişmiş ise o taktirde bu kollar dipten, yani telin alt seviyesinden kesilerek yeni sürgünlerin oluşturulması ve bu sürgünlerle kolların oluşturulması yoluna gidilmelidir.
İkinci yıl yapılan budamanın amacı kalıcı ana kollar ve bunlara bağlı yan dalları oluşturmaktır. Kolların dengeyi sağlamak için eşit kalınlıkta olması, orta tel boyunca düzgün olarak uzatılması gerekir. Bunu sağlamak için bu kolların orta tele 45-60cm aralıklarla fazla sıkıp boğmadan bağlanması gerekir. Yan dallar kollardan 20-30cm aralıklarla sağlı-sollu olarak çıkan dallardır. Bu dalların dış tele bağlanması, kalan diğer dalların kesilerek atılması gerekir. Aksi taktirde istenmeyen dallar zamanla diğerlerine sarılarak onların düzgün olarak gelişmelerini engellerler. İkinci yılı izleyen kış döneminde kollar ve yan dallar uçlarından geriye doğru 0.65cm kalınlığa kadar olan yerden itibaren kesilip atılmalıdır. İlk ürün, üçüncü yılda bu dallardan çıkan sürgünlerden elde edilmektedir. Çubukların kış dinlenme döneminde budanmaları izleyen yıl meyve verimini teşvik etmektedir. Budama yapılırken her türlü obur dalın ve gövde üzerinden çıkan sürgünlerin dipten çıkartılması gerekir.
Üçüncü yıl kolların bitişikteki omcaya 30-50cm yaklaşıncaya kadar uzatılması gerekir. Bunu sağlamak için uçtaki kuvvetli sürgünlerden biri lider olarak seçilip orta tele bağlanır. Kollardan çıkan yan dalların kollara dik olarak gelişmesi sağlanır. Kollarla rekabet edecek olan ve dış tel boyunca büyüyen paralel dallar kesilir. Üçüncü yıl yapılan şekil budamalarıyla omca iskeleti oluşturulur. Meyveler son yılın sürgünlerinden elde edilir. Üçüncü yılda yeterince gölgelenme olmadığı için meyvelerde güneş yanıklıkları görülebilir. Üçüncü yıl vejetatif gelişmeyi teşvik etmek için meyve seyreltmesine gidilmelidir. Üçüncü yılın sonundaki kış dinlenme döneminde yapılan budamalarla omca üzerinde eşit aralıklı ve karşılıklı olarak dengelenmiş 15-20 adet çubuk bırakılmalıdır. Bu dönemde yine obur dallar ve gövde üzerinden çıkan dallar kesilip atılır. Kollar ve yan dallar dördüncü yıla girinceye kadar oluşturulmalıdır. Bundan sonra yapılacak budamalarla meyve veren dallar yenilenir, omcanın çatısı korunur ve ürün yükü ayarlanır

Kaynak : ziraatci.com
akcabey isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kivinin Tanımı ve Dünya Üzerinde Yayılışı akcabey Kivi Kiwi 0 25-09-2008 08:54
Kivinin Botanik Özellikleri akcabey Kivi Kiwi 0 25-09-2008 08:50
Kivinin Yapısal Özellikleri akcabey Kivi Kiwi 0 25-09-2008 08:50
Kivinin İklim ve Toprak İstekleri akcabey Kivi Kiwi 0 25-09-2008 08:49
CEVİZİN BİTKİSEL ÖZELLİKLERİ Bahcesel Robot Ceviz 0 18-12-2007 11:32

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:27 .
Powered by www.Bahcesel.com
vBulletin 3.7.3 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Integrated by BBpixel ©2004-2009, jvbPlugin

Search Engine Optimization by vBSEO 3.1.0(Registered)
Bahcesel.com
Bahceselforumsel© 2007 bahcesel.comAd Management by RedTyger


Reklam Alanı
Aldesem.com. Tarımda e-ticaret merkezi



b5a
b5a b5a






Elektriğe Yönünü Biz gösteriyoruz

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279