Türkiye, Karadeniz Bölgesi'nin en büyük geçim kaynağı fındıkta ilginç bir çelişki yaşıyor. Diğer tarım ürünlerinin aksine fındıkta rekolte bolluğu hem üreticiyi hem de devleti kara kara düşündürüyor.
Çünkü, üretim artınca fiyat düşüyor, bu da çiftçiyi olumsuz etkiliyor. Ayrıca çiftçiden fındığı sübvansiyonlu fiyatla alan Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ve Fiskobirlik, satamadığı fazla ürünü depolarda saklamak zorunda kalıyor. Bu yıl rekoltenin 750 bin tonu bulması bekleniyor. 2007 yılı rekoltesi ise 530 bin tondu. Geçen yıldan ofisin depolarında 300 bin ton fındık kaldı. Bu yıl da en az bu kadar daha ürünün depoda kalacağı belirtiliyor. Yani devletin elinde satamadığı 600 bin tonu aşkın fındık olacak. Ofis, müdahale alımları sebebiyle fındıktan geçen yıl 896 milyon YTL zarar etmişti. Bu yıl da büyük boyutlu zarar edilecek. Geçen yıl 5,15 YTL taban fiyat belirleyen hükümetin, bu yıl fiyat açıklamayacağını belirtmesi ve Fiskobirlik'i adres göstermesi gözleri birliğe çevirdi. Giresun Ticaret Borsası'nda, halen kabuklu tombul fındık 2,87 YTL'den işlem görüyor. Üretici ise fındık alım fiyatının en az 5 YTL olmasını istiyor. Ziraat Odaları'na göre 1 kilo fındık yetiştirmenin maliyeti 3,5-4 yeni lira civarında. Türkiye, dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 75'ini, ihracatının da yüzde 80'ini gerçekleştiriyor. Yaklaşık 8 milyon kişi geçimini buradan sağlıyor. Ürün, 2 milyar dolara kadar çıkan ihracat gelirleriyle de ülke ekonomisinde önemli yer tutuyor. Ancak yasak olmasına karşın Batı Karadeniz'deki düz alanların zaman içinde fındık bahçesine çevrilmiş olması nedeniyle fındık üretimi dış ve iç piyasadaki tüketimin çok üzerinde. Yılda yaklaşık 350 bin ton fındık ihraç ediliyor. 100 bin tonu da iç piyasada tüketiliyor. Buna göre 450 bin tonun üzerindeki üretim elde kalıyor. Devlet, fiyatların çok aşağılara düşerek üreticinin mağdur olmasını önlemek amacıyla müdahale alımı yapıyor. Bu alımlarla üretici korunurken ciddi miktarda görev zararı oluşuyor.
İsa Yazar, Fatih Yalçıner; Ankara, Samsun
zaman