Administrator
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 2.953
Thanks: 252
Thanked 187 Times in 143 Posts
|
Muz Yetiştiriciliğinde Kök Nematodları
Muz Yetiştiriciliğinde Kök Nematodları
7.1.1.3. Kök Ur Nematodları (Meloidogyne spp.)
Tanınması : Konukçusu olduğu bitkiler söküldükleri zaman köklerde irili ufaklı urlar görülebilir. Bu urlar enine olarak kesildiği zaman, genellikle küçük, küresel, beyaz renkli, inci tanesine benzeyen dişi nematodları görmek mümkündür. Bu urların ortasında siyahlaşmış yumurta keseleri de bulunabilir. Urların dış yüzeyi kahverengi bir görünüm almaktadır. Bu urlar genellikle köklerin uç kısımlarında bulunmaktadır. Köklerin üzerinde urların oluşmasına neden olurlar. Sonuçta damarsal dokular bloke edilmiş olur. Bu nematodun saldırısına uğramış köklerde hem küçüklü büyüklü urlar ve hem de köklerin bisiklet lastiğinin balon yapması gibi gelişmeler görülür ve bitki büyümesi durur. Urlar kesildiği zaman orta kısımlarına yerleşmiş küçük, beyaz küre şeklinde dişi nematodları veya kararmış yumurta torbalarını (toplu iğne başı büyüklüğünde) bulmak mümkündür. Bitkinin üst bölümüne su ve besin taşıması olamayacağından tipik kuraklık ve besin eksikliği görülür.
Kök-ur nematodlarının dişileri armut veya torba şeklinde sabit, erkekleri solucan şeklinde aktiftir. Genellikle bitki köklerine zarar vererek çok karakteristik urlara neden olurlar.
Bitki köklerinde meydana getirdikleri irili ufaklı tipik urlarla tanınırlar. Dişileri armut veya limon şeklinde olup, urlar içinde bulunurlar. Erkekleri iplik şeklinde olup, kök etrafındaki toprakta serbest olarak yaşarlar. Endoparazit olan kök ur nematodlarının beslenmesi sırasında iğne biçimindeki ağzından (stiletinden) hücre içerisine bıraktığı salgılar sonucunda bitkide etkilenmeler başlamaktadır. Kök uçlarında kütleşme ve büyümenin durması gözlenir. Köklerdeki urlanmalar en çok görülen belirtiler olup, enfeksiyon bölgesinde çok sayıda dallanmalar, sık sık görülür. Nematod enfeksiyonu sonucu oluşan galler, odunumsu bir yapıya sahiptir. Bitkiler, zayıf bir gelişme gösterirler. Duyarlı bitkilerde larvalar köke girişten 4-5 gün sonra, ur gelişmesi gözlenebilir. Toprak sıcaklığı 10 oC nin altında gelişme olmaz. 15 oC nin üstünde hareketlilik başlar ve köklere giriş olur.
Yayılışı : Bölgemiz muz bahçelerinde Meloidogyne javanica % 100, M. İncognita % 53, ve M. Aranorio % 28,5 oranında yayılış alanı mevcuttur.
Yaşayışı : Sonbaharda bitkilerin çürüyen köklerinden toprağa geçen urlar içindeki dişilerin bırakmış oldukları yumurtalarla çoğalırlar. Kışı urlu kökler içinde yumurta veya larva olarak geçirirler. Hafif bünyeli, geçirgen karakterdeki toprakları severler. 10 oC’nin altında gelişme olmaz. 20-27 oC arasındaki sıcaklık, gelişmenin ve urlanmanın en fazla olduğu sıcaklıktır. Populasyon toprakta Eylül ayında artmakta, Temmuz-Ağustos ayında düşmekte, kökte ise Nisan ayında artmakta, Haziran ve Temmuz ayında azalmaktadır.
Konukçuları : İki bine yakın konukçusu olduğu bilinmekte olup, yurdumuzda muz (Musa cavendishii L. Ve Musa sapientum L.) türlerinin toprak ve köklerinde bulunmuştur.
Zarar Şekli : Muz köklerinin içine girip, muz gövdesine su ve besin taşıyan kökleri harap ederek, kendi yaşamını sürdüren, toprak altında yaşayan bu mikroskobik zararlılar, muz köküne hücum ederek, bitki öz suyunu emerek gelişmesini engellerler. Kökler üzerinde ur oluşmasına neden olurlar. Bitkinin büyümesini engellerler. Ayrıca kök üzerinde açtıkları yara yerlerinde mantari hastalıkların gelişmesine neden olarak kök mantarlarının yayılmasına ve hastalık yapmasına neden olurlar. Nematodların zarar vermiş olduğu bitki kökleri renksiz, gözle görülebilen kahverengi lekeler halinde görülmektedir. Bazı türlerin zararları ise kökler üzerinde urlar oluştururlar. Bu şişkinlikler bıçakla kesildiğinde görülen kahverengi çizgiler nematodun zarar vermiş olduğu dokulardır.
Kök-ur nematodlarının sebep olduğu zararlanmalar çok şiddetlidir. Köklerde meydana gelen zararlar sebebiyle, gelişme durmakta, bitki boyları küçülmekte, gövdede yumuşama ve yapraklarda sararmalar görülmekte, salkımlardaki parmaklar yeterince gelişmediklerinden beklenen ürün elde edilememektedir.
Kök-ur nematodları muzların bodurlaşmasına, yaprakların sararmasına ve düşük verime neden olmaktadır.
Korunma Yolları : Kök-ur nematodlarına karşı alınması gereken tüm kültürel ve kimyasal mücadeleler bütün nematodlar için geçerlidir. Farklı bir uygulaması yoktur.
7.1.1.4. Muz Kök Gal Nematodu
Kök damarlarında delik açarak şiddetli çürümelere neden olurlar. Erken belirtileri yaprak sararması, ufak salkımlar, yaprakların pörsüyüp parçalanmasıdır.
Korunma Yolları : Kök-ur nematodlarına karşı alınması gereken tüm kültürel ve kimyasal mücadeleler diğer nematodlarda olduğu gibidir. Farklı bir uygulaması yoktur.
Nematodların neden oldukları zarar toprak tipi, bitki yaşı, içerdiği su, gübre, yağış ve bulunan nematod grupları gibi bir çok etkene bağlıdır. Üretimde en az % 25 ve en fazla % 90 zarar verirler.
7.1.1.5. Nematodlarla Kimyasal Mücadele
Muz bahçeleri nematodsuz alanlar üzerinde kurulmalı, nematodsuz dikim materyali kullanılmalı, dayanıklı muz bitkileri münavebeye sokulmalıdır. Yeni dikilecek muz fideleri mutlaka nematod ilaçları ile hazırlanmış ilaçlı su havuzlarında en az yarım saat bekletilerek dikilmelidir.
Sistemik granül ve emülsiyon ilaçlarla mücadelesi yapılmaktadır.
Fenamiphos etkili maddeli sistemik ilacın (Nemacur EC 400) emülsiyon formülasyonu 7,5 lt/da, granül formülasyonu (Nemacur GR 10) 30 kg/da dozda kullanılabilir. İlaçlamalar, ilaç-hasat arası en az bir ay olmak üzere yoğunluğa bağlı olarak, 3 ayda bir sefer yapılabilir.
Cadusafos etkili maddeli, kontak etkili sıvı emülsiyon ilaç (Rugby 100 ME) 5 lt/da dozda yaz aylarında ve granül ilaç (Rugby 10 G) 5 kg/da dozda bakım döneminde uygulanabilir. Bu ilaç yalak başına 50 gr dozunda toprak yüzüne serpilip karıştırılır ve sonra sulanır. Bu ilaç Nisan ve Eylül aylarında 2 kez uygulanır.
İlaçlamaların ilki Mart-Nisan aylarında yapılan onarım sırasında başlamak üzere 3 ay ara ile 3 kez yapılmalıdır.
Bölgemizdeki seralarda nematod için Granül ilaçların Şubat-Mart aylarında bakım-onarma sırasında toprak içine karıştırılması, Haziran-Temmuz aylarında ise sıvılarının damlama ile kök bölgesine verilmesi şeklinde uygulanması etkilidir.
7.1.2. Kırmızı Örümcek (Tetranychus spp. (Acarina : Tetranychidae))
Tanınması ve Yaşayışı : Vücut bölümleri kaynaşmış, şekilleri oval görünümlü, boyları 1 mm. Den küçük canlılardır. Genellikle kırmızı renkli olmakla beraber, gelişme dönemlerinde renk yeşilimsi-sarı, turuncu veya kahverengi olabilir. Yeni çıkmış larva 3 çift bacaklı olup, gelişmesini tamamladığında 4 çift bacaklı hale gelir. Dişiler erkeklere göre daha büyük ve dolgunca, erkekler daha küçük ve karın kısmı geriye doğru daralmıştır.
Kırmızı örümcekler muz yaprağının alt yüzeyinde ve meyve salkımlarında bitki öz suyu emmek suretiyle zararlı olurlar. Beslenmeleri sonucunda klorofilin de yok olmasıyla yaprakların sararma ve bronzlaşmasına yol açarlar. Bu beslenme ve renk değişimi önce lekeler halinde görülür, sonra bütün toprak yüzeyini kaplar. Sonuçta bitkilerin beslenmesi gittikçe yavaşlar ve bu da meyveleri kalite ve kantite bakımından olumsuz etkiler. Meyvelerde zarar genellikle meyvenin sap ucu dolayında fazla, çiçek ucu kısmında ise daha azdır. Kırmızı örümcek yoğunluğunun yüksek olduğu durumlarda meyve kabuğunun yer yer kırmızı bir renk almasına sebep olurlar.
Kışı genellikle ergin dişi döneminde, ağaçların gövde kabukları altında, kök boğazında, toprak yarıklarında ve tezek aralarında, ağaçların altında ve yakınlarında bulunan çeşitli artık ve barınaklarda geçirirler. İlkbaharda havalar ısındığında yaprak ve daha sonra meyve salkımlarına taşınarak beslenme ve çoğalmaya başlarlar. Yaz ortalarına doğru hızlı bir çoğalma gösterirler. Yaprakların alt yüzeyinde damarlar boyunca koloniler halinde bulunurlar.
Kırmızı örümcekler, özellikle serada yetiştirilen muzlarda zararlı olurlar. Dış ortama göre sera içinin daha sıcak ve buna ek olarak doğal düşmanlarından tecrit edilmiş oluşu, kırmızı örümceklere populasyon gelişmeleri için çok uygun bir ortam sağlar. Yıl boyunca çok sayıda (7-10) döl verirler. Sonbahar sonlarına doğru sıcaklığın düşmesiyle birlikte kışlamak üzere barınaklara göçerler.
Yüksek bir üreme gücüne sahip olan akarlar, sıcak ve kurak geçen dönemlerde büyük yoğunluklar gösterir ve tek yönlü azotlu gübreler de çoğalmasına yardımcı olur. Yağmurlu ve serin geçen dönemlerde ise çoğalmaları yavaşlar. Sera içinde yapay olarak gerçekleştirilen sisleme ve yağmurlanma uygulamaları da aynı etkiyi göstermektedir.
Kültür bitkilerinde zararlı olan kırmızı örümceklerin çoğalmalarını engelleyen etkenler arasında avcı akar ve böcekler büyük önem taşır. Bunlar zararlı akarların yumurta ve diğer gelişme dönemlerinde saldırarak onları baskı altında tutarlar. Ancak çoğu zaman bilgisizce, gereksiz olarak yapılan insektisit uygulamaları sonucunda bir yandan doğal düşmanların yok olması, diğer yandan kullanılan ilaçlara bağışıklık kazanmaları nedeniyle kırmızı örümcekler büyük bir hızla yeniden çoğalırlar. Bu yüzden kırmızı örümceklerle mücadelede, onların doğal düşmanlarına zehirli olmayan özel akarisitler kullanılmalı ve gereksiz yere geniş etkili, kapsamlı ilaçların kullanılmasından kaçınılmalıdır. Bunun yanında mutlaka her uygulamada farklı etkili maddeye sahip ilaçlar seçilmelidir.
7.1.2.1. Mücadelesi:
İlkbahar sonlarına doğru birer hafta ara ile bahçelerin ve ağaçların değişik yönlerinden rastgele seçilecek 100 yaprak ve meyvede kontroller yapılır. Yapraklarda ilk koloniler veya bir meyvede hareketli dönemde ortalama 5 kırmızı örümcek görüldüğünde ilaçlamaya karar verilir. Kontrollere mevsim boyunca devam edilir ve yoğunluk görüldükçe ilaçlama tekrarlanır.
Ayrıca bu konuda kullanılan ve etkili başka özel akarisitlerde önerilebilir. Ancak ilaçlama uygulamalarında bitkinin bütün yüzeyinin küçük zerreler halinde ilaçlanmasına ve her ilaçlamada zararlının bağışıklık kazanmaması için farklı etkili maddeye sahip ilaçların seçilmesine özen gösterilmelidir.
Uygulama sırasında motorlu pülverizatörler veya küçük boylu ağaçlar için basınçlı sırt pülverizatörleri kullanılmalıdır. Uygulamada iyi bir kaplama sağlanmasına, özellikle yaprakların alt yüzeyleri ile meyvelerin ıslatılmasına özen gösterilmelidir.
7.1.3. PAS BÖCÜSÜ (UYUZ) MÜCADELESİ
Son yıllarda, havalandırması iyi olmayan bazı muz bahçelerinde, dallarda uyuz yani Pas Böcüsü yaygınlaşmaya başlamıştır. Uyuzun verdiği zarar meyve parmakları üzerinde oluşan pas rengi ile kolaylıkla anlaşılabilmektedir. Bu nedenle bu zararlıya Pas Böcüsü denir. Pas Böcüsü meyve parmakları üzerinde meyvenin öz suyunu emer, meyve kabuklarını sertleştirir. Zarar gören meyve ve sürgünlerde büyüme yavaşlar ve durur. Meyvenin piyasa değeri düşer. Meyve parmağı esmer bir renk alır. Bu renk bozukluğu ilaçlama ile düzeltilemez.
Meyve kabuğu zamanla çatlar, pul pul dökülür. Pas böcüsü 10 büyütmeli büyüteçlerle dahi ancak alışkın gözlerin görebildiği, baş tarafı geniş, karın tarafı dar, havuç biçiminde, yeşilimsi-sarı renkli bir akardır.
Akar, kışı ağaçların sürgünlerinde, yaprak altlarında ergin veya yumurta halinde geçirir. Dişiler yumurtalarını meyve ve yapraklar üzerine teker teker veya gruplar halinde bırakırlar. Yumurtalar kışın 24-30 günde, yazın 2-4 günde açılırlar. Uygun koşullarda pas böcüsü yılda 30 döl verir.
Rüzgar, böcek ve kuşlar aracılığı ile temiz bahçelere kolayca taşınabilirler. Turunçgillerde, zeytinde ve bir çok sebzelerde zarar yaparlar. Bölgemizin her tarafında yaygındırlar.
Pas böcüsünü yok eden 8 tür faydalı böceğin ülkemizde doğal olarak varlığı yapılan araştırmalarla bulunmuştur. Pas böcüsünü tam kontrol edebilmek için ilaçlı mücadelenin yanında bahçelerin temizliğine de önem verilmeli, mümkünse sebze ekilmemeli, bakımla ilgili her türlü önlem alınmalıdır. Önerilenlerin dışında, faydalı böcekleri öldürücü, yan etkili ilaçları kullanmaktan kaçınmalıdır.
İlaçlı mücadelenin başarısı, zamanın çok iyi ayarlanmasına, geciktirilmemesine bağlıdır. Pas böcüsü mücadelesine kış döneminde başlanılmalıdır. Bahçe bir önceki yıl uyuz ile bulaşıksa, kışın pas böcüsü ilaçlarından biri ile ilaçlama yapılmalıdır. Kışın ilaçlama yapılmamışsa, Mayıs başından itibaren bahçenin değişik yerlerinden, bahçedeki toplam ağaç sayısının 1/5 i kadar ağacın her birinin değişik yönlerinden, meyveler 7-8 günde bir kontrol edilmelidir.
El lupu ile yapılan kontrollerde ortalama olarak her görüş alanında 1-2 adet pas böcüsü görülürse ilaçlamaya başlanılmalıdır. Veya pratik olarak bir bahçenin bir sene önceki meyvelerinde en az % 5 oranında pas böcüsü zararlanması görülmüşse, o bahçede ertesi yıl kontrole gerek duyulmadan ilaçlamaya başlanılmalıdır.
Pas böcüsüne karşı ilaçlı mücadelede aşağıdaki ilaçlar ve dozları kullanılmalıdır.
İlaçlamalar, yüksek basınçlı motorlu pülverizatörlerle ağacın iyice ıslanmasına dikkat edilerek yapılmalıdır.
Binapacryl içerikli ilaçlar madeni beyaz yağlı ilaçlarla karıştırılmamalıdır. İlaçlamadan 8-10 gün sonra yapılan kontrollerde pas böcüsünün zararı devam ediyorsa ilaçlama tekrarlanmalıdır.
7.1.4. Muz Tripsleri
Muz Thripsleri: Muz salkımı ve parmaklarında zararlı olmaktadırlar. Güney Afrika'da Hercinothrips bicinotus ve Scirthrips signipensis türleri Mercaptothionlu ilaçlarla kontrol altına alınmaktadır. Yaprak bitleri ile mücadelenin aynısıdır.
7.1.5. Yaprak Bitleri
Salkım ve yapraklara zarar verirler. Kimyasal ilaçlarla kontrol altına alınırlar.
7.1.6. Pamuklu Bit
Özellikle muz fideleri üzerinde, çoğaldıkça meyvelerde ve parmaklarda zarar veren yaprak biti türünde küçük zararlılardır. Özellikle yaprakların özsuyunu emerek beslendiklerinden bitkinin zayıflamasına neden olurlar. Emgileri ile salgılanan akıntılar üzerinde beslenen karıncalar aracılığı ile yayılması kolay olur. Mücadelesi için karınca mücadelesinin de birlikte yapılması yararlı olacaktır. Yaprak bitleri ile mücadelenin aynısıdır.
7.1.7. Sümüklü Böcekler
Bu zararlılar geceleyin zarar verir, gündüzleri ise toprak altlarında ve parmak aralarında gizlenirler. Kimyasal mücadele yapılarak zararları önlenir. Bazı yıllar çok zararlı olan bu böcekler, geceleri ve çok bulutlu karanlık günlerde beslenirler. Gündüzleri yaprak altlarında ve parmak aralarında gizlenirler. Kimyasal yolla kontrol altına alınabilirler.
7.1.8. Cosmopolites sordidus Germar: Muzun rizom ve yalancı gövdesi içinde bir çok tüneller açarak zarar yapar. Kültürel önlemler, biyolojik kontrol ve hasat edilmiş bir muzun yalancı gövdesinin uzunluğuna kesilerek 30 cm. boyundaki parçalarından elde edilen kapanlar kullanılarak kontrol altına alınmaktadır. Buna karşın kontrol altına alınamıyor ise toprağın etkisi uzun olan bir insektisitle ilaçlanması önerilmektedir.
7.1.9. Kabuklu bitler: Aenidiella aurantii, chrysomphalus fieus, aspidiotus elaeidis Marshali kabuklu bitlerinin renkleri sıra ile kırmızı, erguvani ve beyazdır. İlk ikisi parmaklarda ve yaprakların her iki yüzünde görülürse de, üçüncüsü yapraklarda ve yaprakların alt yüzünde bulunurlar. Bu bitler özellikle muzlarda görülen karıncaların toprak ilaçlaması ile yok edilmesi ve böylece kabuklu bitlerin doğal düşmanlarının populasyonu artırılarak kontrol altına alınabilir.
7.2. Muz Hastalıkları
Muz yetiştiriciliğinde dünya çapında önemli bazı hastalıklar vardır. Ancak bunların büyük çoğunluğu subtropik iklimde, yani ülkemizde görülmemektedir.
Kaynak : muz.gen.tr
|