Administrator
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 2.936
Thanks: 252
Thanked 187 Times in 143 Posts
|
Kereviz (Apium graveolens L.)
Kök kerevizi, aslında botanik bakımdan tam bir yumru ve tam bir kök değildir. Üç kısımdan meydana gelmiştir. Sap bazalından itibaren köke doğru ilk 1/3’ lük kısım rozet şeklinde gelişen primer sürgündür. Ortada bulunan 1/3’lük kısım hipokotil’dir. En altta kalan 1/3’lük kısım kökün bazalını teşkil eder. Yumru, besin maddesi depolar ve yenen kısmı oluşturur.
Kök kerevizinde tohum çimlenmesinden sonra hızla primer büyüme evresi başlar. Bu anda zayıf bir kök gelişmesi yanında kuvvetli yaprak gelişmesi meydana gelir. Yaprak ve sapların sayısı belli bir sayıyı bulunca ve sap ve yapraklar belirgin bir büyüklüğü alınca kökün bu sırada boyuna uzaması bitmiş, yavaş yavaş enine büyümesi başlamıştır. Bu devrede sekonder büyüme başlamıştır. Bu devre sekonder büyüme devresidir. Yumru, daha önce belirtilen üç kısım yani primer sürgün bazalı, hipokotil ve kök bazalındaki etli hücrelerden meydana gelir. Bu etli hücrelerden meydana gelir. Bu etli ve beyaz renkli yenen kısmında sayısız iletken boru demetleri bulunur.
Genç primer büyüme devresinde bu üç kısım kolaylıkla birbirinden ayrılır. Önce primer sürgün bazal kısmının enine büyümesi başlar. Bu sırada yumru basıktır. Daha sonra hipokotil ve kök bazalında enine büyüme ve depo maddelerinin toplanması olur. Giderek kök bazalı ve hipokotil ortadan kaybolur. Dolgun pancarlarda ise artık bu organlar birbirinden ayıt edilemez. Sadece sürgün bazalı belirgin kalır. Bu durumda bitki kış dönemine girecek hale gelmiştir. Üst yapraklar kurur. Sadece yeni oluşan küçük rozet yapraklar kalır. Bitki kışı bu şekilde geçirir. Ertesi sene ilkbaharda yumruda bulunan besin maddeleri ile bitki sapa kalkar. Çiçek açar yaz aylarında tohumlar olgunlaşır. En geç ağustos sonunda tohumları dökülen bitki kurur ve ölür.
Gelişmiş bitkilerde kökler yumrunun alt kısmında meydana gelir. Her biri ayrı tek köklerdir. Kök kerevizinde daha kalın ve daha etlidir. Yaprak kerevizinde daha ince ufak ve besin maddesi alacak kökler çıkar. Yana yayılma azdır. Köklerin derine gidişi 1.5 metreyi bulur.
Tohum ve Çimlenme Özellikleri
Kereviz tohumları oldukça ufak, kendine özgü kokusu vardır. Tohumlar 1-1.5 mm uzunlukta, 0.5-0.75 mm genişlikte ve 0.5-0.75 mm kalınlıktadır. Tohum içinde yağ bulunur. İnce bir çim meydana getirir. Tohumların bin dane ağırlığı 0.35-0.50 g gelir. Bir gram tohumda 2100-3000 adet tohum bulunur. 1 litre tohum 450-530 g olup 1 kg tohum 2.0-2.2 litre gelir. Tohumların çimlenme gücü %60-80’dir. En düşük çimlenme gücünün %75 olması istenir. Temizlik oranı %85-95, tohumluğun kullanma değeri %65-75’tir. Tohumlar çimlenme özelliklerini 4-6 yıl saklar. Tohumların çimlenmesi 20-30 CF optimal sıcaklıkta 14-15 gün sonra biter. Toprakta sürme daha uzun zamanda meydana gelir. Tohum ekimi ile olgunluk arasında erkenci kök kerevizi çeşitlerinde 15-25, geçci olanlarda 25-35, yaprak kerevizinde 25-30 haftalık süre geçer.
İklim İstekleri
Kereviz dünyanın çok değişik yerlerinde görülmesine karşın, emli, ılık kışlı, yazları fazla sıcak ve kurak geçmeyen yerlerde en iyi gelişmeyi göstermektedir. Kerevizin yetişme sıcaklığı 15-20 C arasındadır. 30 C’den sonraki sıcaklıklardan pek hoşlanmaz. Tohumların toprakta çimlenme sıcaklığı 4 C’ dir. Bitkinin düşük sıcaklığa dayanma gücü -1 C’ye kadardır.
İlkbaharın geç donlarından çoğu kez etkilenir. Hatta bitkilerde donma bile meydana gelir. Toprak içinde yumrular -2 C’den sonraki soğuklarda zararlanır. Kerevizin fazla soğukla arası iyi değildir. 10 C’nin altındaki düşük dereceler bitkilerde vernalizasyon meydana getirerek erken çiçeklenmelerine neden teşkil eder.
Kerevizlerin ışık karşısında fazla reaksiyoner olmadıkları görülür. Bununla beraber şiddetli ışıktan pek hoşlanmaz. Gölgeli yerde daha iyi gelişim gösterir. Hatta 9-12 saat gün uzunluğunda ve düşük ışık şiddetinde büyüme ritimleri daha hızlıdır.
Kereviz havadar yerden hoşlanır, fakat fazla rüzgarlı yerleri sevmez. Kuytu ve havasız yerlerde gelişmesi yavaşlar. Çeşitli mantari stalıklara yakalanır.
Sulama
Kereviz sudan hoşlanan bir bitkidir. Suyun azaldığı yerlerde yetişmesi gecikir. Ve ürün miktarı azalır. Yumrular istenen büyüklüğü almaz. Toprakta su kapasitesi %80 aşmamalıdır. Fazla su köklerde çabuk çürümeler meydana getirir. Toprak taban suyu 60 cm’ den daha yukarı çıkmamalıdır.
Toprak İstekleri
Tınlı kumlu topraklardan hoşlanır. Ayrıca turbiyer toprakların özellikleri düzeltilirse kereviz yetiştirilebilir. Killi topraklarda yumrular küçük kalır. Toprakta yeterince besin maddesi, kireç ve humus bulunmalıdır. Toprak pH’ sı 7.0 civarında olmalıdır. Asidik ve bazik topraklardan iyi sonuç alınamaz. Toprakta humus miktarı arttıkça sonuç o kadar olumludur. Yumrunun büyüklüğü yanında, kalitesi de düzgün olur.
Gübreleme
Kereviz ticaret gübresinden olduğu kadar, topraktaki organik maddenin fazla olmasından da hoşlanır. 3000 kg/da ürün için toprakta dekara 18 kg N, 25 kg K2O, 7 kg CAO; 2000 kg/da ürün için ise 12 kg N, 20 kg K2O, 5 kg P2O5 ve 15 kg CaO bulunmasının şart olduğunu açıklar. Kerevizin organik maddenin bulunmaması ürün miktarını oldukça düşürür. Hafif topraklarda organik gübreleme büyük önem kazanır ve üründe %20-30 artış meydana getirir. Bu tip topraklarda dekara 6-8 ton ahır gübresi atılmalıdır. Sadece ahır gübresi bitkinin büyümesi ve gelişmesi için yeterli değildir. Kereviz Azot ve Potasyuma karşı aç bir bitkidir. Yüksek gübre verilmesine karşı duyarlı değildir. Fakat bitkilerin dikiminden sonra iki hafta önemlidir. Bu devrede topraktaki fazla besin maddesinden hemen etkilenir. Solma meydana getirir. Bitkilerde büyüme şoku görülür. Bu tip bitkilerde ilerde kendini toplayamaz. Bitkinin fide devresinde gübreleme yaparken dikkatli davranmalıdır. Besin gereksinmesi yumru oluşumundan önce, diğer oluşumları yumrudan sonra verilmelidir. Yağışlı zamanlarda, fazla sulama yapılması halinde azot miktarı biraz yükseltilir. Kereviz aynı zamanda toprak tuzluluğuna karşı hassas bir bitkidir.
Yetiştirme Tekniği
Kereviz direk tohum ekimi ile yetiştirilebilirse de, tarlaya tercihen fide dikimi daha iyi sonuç verir. Uzun vegetasyon dönemi olan ve sonbaharı ılımlı geçen yerlerde tohumdan ekim, iyi ürün alınmasına yardımcı olur.
Fide dikimi ılık, sıcak veya soğuk yastıklara yapıldığında hava sıcaklığına dikkat etmelidir. Fidelerin 15 C ‘den daha düşük sıcaklıkta kalmaları erken çiçeklenmeye neden olur. Bu da ürün kaybı meydana getirir.
Ilık ve sıcak yastıklara veya direk tarlaya tohum ekimi yapılabildiği gibi, kasalar içine harç konarak kasalarda tohum ekilebilir. Fide gelişim süresi 12-14 hafta sürer. Bunun 2-3 haftası tohumun çimlenip sürmesi için geçer. Geriye kalan 8-10 haftada bitkiler dikim büyüklüğüne gelir.
Tohumların ekimi sırasında ilerde bitkilere 4x4 cm aralık verileceği düşünülerek ekim yapılmalıdır. Bu durumda metre kareden 600 adet kullanılabilir fide elde edilir. 7-8 g tohum 1 dekar için yeterli fideyi temin eder. Tohumun ekiminden 6-8 gün önce toprağın her metrekaresinde 15-20 cm3 nün 4-5 litre suyla alkol ile ilaçlanması, yabancı ot mücadelesi ve tohumların daha iyi çimlenmesi için yararlıdır. Fide gelişme devresinde daha öncede belirttiğimiz gibi sıcaklığa dikkat etmek gerekir. 15 C den daha düşük sıcaklıklarda fidelerin yetiştirilmesiyle, tarlada çiçeklenen bitki sayısı giderek artar.
Fideler tarlaya 50x40, 45x40 ve 40x40 cm aralıklarla dikilebilir. 50x40 cm dikime karşın 40x30 cm aralıkla dikilmiş fidelerde ürün miktarı %30-50 artış göstermektedir. 50x40 cm’den dönüme 2280 kg ürün alınmışken, 40x40 cm’den ürün elde edilmiştir. Fidelerin dikimi elle yapılacağı gibi, fide dikim makinesi ile yapılması daha iyi sonuç verir. Dikim sırasında derin dikim sırasında derin dikim ve kötü dikim gelişmeyi engeller, yumrunun kaliteli oluşmasını ortadan kaldırır. Fideler derin dikilmemelidir. Derin dikimde büyüme kötü olur. Yumruların şekli ve kalitesi bozulur. Fide dikiminde toprağın iyi yumuşatılmış ufalanmış olması şarttır. Fide dikiminden sonra toprak iyice sulanmalıdır. Daha sonraki devrelerde sulama ve toprak çapalanması 4-5 kez tekrar edilir.
Çapalama ot mücadelesi ve toprağı yumuşatmak açısından önemlidir. Ot mücadelesinde herbisit, Leunana’nın 2 kg’mı 600 litrede çözüldüğünde 1 hektar yeri ilaçlayabilir. Herbisitle ot mücadelesi yapılsa da çaplama yine ortadan kaldırılamaz. Yalnız 1- 2 kereye inebilir. Suyun eksilmesi, az su verilmesi olumsuz etkiye sahiptir. Haziran’dan itibaren Ekim aynı kadar ki dönemde su gereksinmesi oldukça yüksektir. Toprakta %65 -75 su bulunması ister.
Hasat
Hasat ilkbahar dikiminde Eylül’den itibaren başlar. Hasat ne kadar geciktirilirse elde olunacak ürün miktarı o kadar artar. Almanya’da yapılan bir çalışmada ilkbahar dikiminden sonra Ağustos ayında yapılan hasatta 100 m2 yerde 61- 69 kg ürün elde edilirken, Eylül’de 150-200, Ekim’de 200-250, Kasım 2 da 250-240 kg ürün hasat edilmiştir.
Görüldüğü gibi ekim sonuna kadar üründe belirgin bir artış olmakta ve sonra havaların sertleşmesi ve kötüleşmesi ile büyüme durduğundan ağırlık artışı da durmaktadır. Bu bakımdan hasat zamanının iyi belirlenmesi gerekir.
Hasat zamanı, havaların soğuması ve yaprakların sararmaya başlaması ile kendini belli eder. Olgunluk ne kadar iyi olursa olsun ilerde ürünün saklanması o kadar uzun süre yapılabilir ve saklama sırasındaki kayıp oranı da azalır. Hasat bizde elle yapılır. Küçük bahçe işletmelerinde bel yardımı ile sökülür. Büyük işletmelerde pullukla topraktan çıkartılır. Dış ülkelerde önce yaprakları kesen ve sonra yumruyu topraktan çıkartan hasat makinaları bulunmaktadır. Dekara yaklaşık 1800- 2500kg yumru kereviz elde olunur. Bunun yanında 1200- 1500 kg yaprak kalır. Yaprak ve yumru ağırlığı müştereken 3000- 4000 kg’ ı bulur.
Standardizasyon
Tür Standartları Enstitüsünün TS 1206 sayılı standard’ında sap ve kök kerevizleri için genel özellikler şu şekilde belirtilmiştir. Kerevizler Bütün ve iyi temizlenmiş, taze görünüşlü, koflaşmamış, çiçek sürgünü vermemiş, yan kökleri teşekkül etmemiş olmalı, sağlam, yabancı tat ve koku, anormal dış nem, don zararı, toprak, görülebilir kimyevi madde atıkları ve izleri, böcek yeniği bulundurmamalıdır. Kök kerevizinde kökler temizlenmelidir. Bu genel özelliklere göre de sınıflara ayrılır.
Sap ve kök kerevizlerindeki boylama daha çok birinci sınıf kerevizler için zorunlu olup, aynı ambalaj içindeki en büyük ve en küçük kerevizler arasındaki fark büyük boylarda 200g, orta boylarda 150, küçük boylarda 100 g’ ı geçmez.
Kerevizler iki sınıfa ayrılır. Birinci sınıfta bulunan kerevizler iyi nitelikte, çeşidine özgü nitelikte ve düzgün şekilli, sıkı yapılı olmalı, üzerinde hastalık izleri bulunmamalıdır. Sap kerevizlerinde yaprak sapları kırık, lifli, ezik veya yarılmış olmamalıdır. Beyaz olarak yetiştirilen sap kerevizlerinde sapların en az yarısı veya beyaz-yeşil renkte olmalıdır. İkinci sınıfta, birinci sınıfa girmeyen, fakat genel özelliklere uyan, pazarlanabilir nitelikteki kerevizler girer. Bu sınıfa hafif şekil bozukluğuna, berelere, pas lekelerine izin verilir. Sap kerevizlerinde ikiden fazla olmayan kırılmış, ezilmiş saplara izin verilir.
Piyasaya Arz
Kerevizler yaprak ve kök kerevizi olarak piyasaya sunulur. Yaprak kerevizler baş şeklinde veya saplar kopartılıp sonra 1- 2 kiloluk demetler yapılıp pazara yollanır. Bunların kök kısımları kesilir ve yıkanır.
bahcenet.com
|