BAHCESELFORUMSEL


Hızlı Arama Sistemi
   

Kullanıcı ismi
Şifreniz
Geri git   BAHCESELFORUMSEL > ORTAK KONULAR, HASTALIK ve ZARARLILARLA MÜCADELE, BAKIM, BITKI BESLEME,MEVZUAT > Bitki Koruma Genel Konular > Zararlılarla Mücadele Bilgileri > Süs ve Endüstri Bitkileri Zararlıları
Cevapla
25-10-2008   #1 (permalink)

Bahcesel.com Editor
 
ubeyd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: istanbul-küçükyalı
Mesajlar: 1.366
Blog Yazıları: 23
Thanks: 18
Thanked 247 Times in 169 Posts
ubeyd is on a distinguished road




Standart Süs bitkileri zararlıları

GÜL FİLİZ ARISI (Syrista Parreyssi Spinda)
Tanımı:

Ergin 20 mm. Boyda ve parlak siyah renklidir. Vücudun üst kısmında kirli sarı renkte üçgen biçimli leke vardır. Kanatlar sarımsı şeffaf ve duman rengindedir. Kanat damarları siyahtır. Larva fildişi renginde ve “S” şeklindedir. Abdomen sonunda kahverengi bir çıkıntısı vardır. Olgun larva 20 mm. uzunluktadır. Yumurtaları parlak saman sarısı oval şekildedir.
Yaşayışı:
Kışı olgun larva halinde gül sürgüsü içinde geçirir. İlkbaharda prepupa olur. Pupa devresi 10-15 gündür. Erginler açtıkları yuvarlak deliklerden bulundukları sürgünleri terk ederler. Mayıs ayı içinde uçuşan erginler bir yıllık gül sürgünleri içine yumurta koyarlar.İçine yumurta konan sürgünlerin uç kısımları derhal aşağı doğru sarkar ve bir iki gün içinde uçtan kurumaya başlar. Yumurtalar genel olarak 6-8 gün içinde açılırlar. Çıkan larvalar sürgün içinde özü yiyerek aşağı doğru inerler. Özü yenmiş sürgün içinde kışlarlar. Yılda bir kere döl verirler.
Zarar Şekli ve Önemi:
Larvaların bir yıllık sürgünlerin öz kısmında yaşar ve bu sürgünleri tamamen kuruturlar. Yumurta konan sürgün uçları bir iki saat sonra pörsür, aşağıya doğru bükülür ve solmaya başlarlar. Kuruma larvanın aşağı doğru ilerlemesine paralel olarak ilerler. Burdur ve Isparta bölgesi yağ güllerinde önemli bir zararlıdır.
Konukçuları ve Yayılış Alanı:
Konukçusu yağ ve süs gülleridir. Burdur, Isparta, Konya, Adana, Ankara, Afyon ve Diyarbakır’da zararı saptanmıştır.
Sürveyi:
Mayıs ortasından itibaren özellikle gençleştirme yapılan güllükler günaşırı incelenmelidir. Güllüklerden rasgele alınan en az 100 sürgünde zarar araştırılmalı ve % 5 zarar görmüş sürgün saptanan güllüklerde ilaçlı mücadele yapılmalıdır.
Mücadele:
Kültürel Mücadele Güllüklerde kış temizliği yapılırken zararlının içinde kışladığı özü yenmiş kuru gül dalları özün bulunduğu kısımdan kesilerek hemen yakılmalıdır. Zararlı sürgün içinde yaşadığından kimyasal mücadele gereklidir.
Kimyasal mücadele zamanı gençleştirme yapılmış güllüklerde % 5 zarar saptandığı zamandır. ( Mayıs sonu Haziran ortası)

Etkili Madde Adı ve Oranı
Formülasyonu
Dozu (preparat) 100 lt suya
Azinphos-Methyl 25
W.P.
200 gr.
Azinphos-Methyl 40
E.C.
100 cc.
Methyl-Parathion 35
E.C.
100 cc.
Dimethoate 20
E.C.
200 cc


İlaçlama Tekniği:
İlaçlama pülverizatör ile yapılmalıdır. Ergin çıkışı dikkate alınarak 1. ilaçlamadan 15-20 gün sonra 2. ilaçlama yapılmalıdır. Güllüklerin her tarafının özellikle sürgün uçlarının iyice ilaçlanmasına dikkat edilmelidir.
İlaçlama günün serin saatlerinde yapılmalıdır.
Gül Filiz Burgusu ( Ardis brunniventris)
Tanımı:
Ergin 5-6 mm boyunda siyah görünüşlü bir arıdır. Larva krem rengi olup 10-12 mm. boyundadır. Yumurtaları uzunca, elips şeklinde ve beyazdır.
Yaşayışı:
Erginler Mart sonu - Nisan başı uçuşmaya başlarlar. Yumurtadan 6-8 gün sonra çıkan larvalar sürgün ucundan içeriye girer ve sürgünün öz kısmını yemeye başlarlar. Mayıs’ın ilk yarısında olgunluğa erişen larva sürgün ucuna yakın yuvarlak bir delik açıp kendisini toprağa atar ve kışı geçirir. Erken ilkbaharda pupa olurlar. Yılda bir kez döl verirler.
Zarar Şekli ve Önemi:
Larvaları gül filizlerinin içinde yaşar.Sürgünlerin ucundan itibaren 3-15 cm kadar uzunlukta galeri açarak zarar verilir. Zarar gören sürgünlerin gelişmesi durur, aşağı doğru sarkar ve zamanla kurur.
Konukçuları ve Yayılış Alanı:
Yağ ve süs gülleridir. Yağ gülü yetiştirilen Burdur ve Isparta’da saptanmıştır.
Sürvey:
Mart ayının 2. haftasından itibaren 1 ay süre ile günaşırı yeni kurulan güllükler ve gençleştirme yapılan güllüklerin ilk yıl sürgünleri kontrol edilmeli ve 1-10 da Güllükte en az 100 adet sürgünde zarar yoğunluğu saptanmalıdır. Yani % 5 zararı saptanan güllüklerde ilaçlı mücadeleye geçilmelidir.
Mücadele:
Kültürel önlemler “Kış vurgunu” olarak adlandırılan zarar görmüş kuru dallar özün bulunduğu kısımdan kesilip yakmaktır.
Kimyasal mücadele zamanı bölge koşullarına göre değişme gösterilebilir. Genellikle erginlerin ve ilk larva arazının görüldüğü Mart sonu Nisan ortasıdır.
Kullanılacak İlaçlar ve Dozları:
Etkili Madde Adı ve Oranı
Formülasyonu

Dozu (Prepareat)
100 litre Suya)
Methyl - Parathion 35
E.C.
100 cc
Methomyl 25
W.P.
200 gr.
Dimethoate 20
E.C.
200 cc
Dimethoate 40
E.C.
100 cc

İlaçlama:
Ergin çıkışı dikkate alınarak 1. ilaçlamadan 15 gün sonra 2. ilaçlama yapılmalıdır. Güllüklerin her tarafının özellikle sürgün uçlarının iyice ilaçlanmasına dikkat edilmelidir. Sıcaklığın yüksek olduğu zamanlarda ilaçlama yapılmamalıdır. Kullanılan ilaçların fitotoksitesi gözlenmelidir. Arılara, balıklara ve kuşlara zararlı olmamalarına, ayrıca su ve gıda maddelerine bulaştırılmamalarına dikkat edilmelidir.
Solucanlar
Toprak içerisinde hareketleri sırasında toprak kabarmasına ve özellikle fide köklerinin açıkta kalarak kurumasına neden olurlar.
Mücadelesi:
Fide yastıkları hazırlanmasında temiz toprak kullanılmalı, yoğun populasyonda ise endosulfan etkili madde ile toprak ilaçlanmalı.
Salyangoz ve Sümüklü Böcekler
Sert kitinimsi dilleri ile yaprakları törpüleyerek salyangozlar zararlı olurken, sümüklü böcekler ise hareketlerine yardımcı olan sümüksü maddenin kuruması ve sertleşmesi lekeler meydana getirerek zararlı olurlar. Özellikle bu görünüm süs bitkileri açısında istenmeyen bir durumdur.
Mücadelesi:
Toprak işleme bu zararlıların yumurtalarını yok edeceğinde savaşımda etkili olur. Gece ve kapalı havalarda etkili olan bu zararlıların toplanıp imha edilmesi de savaşımda etkili olmaktadır. İlaçlı mücadelede ise Metaldehit yada Methicarb etkili maddeler ile hazırlanacak zehirli yemler ile mücadele yapılır.
Bahçe Kırkayaklıları
Vücut silindirik, segmentli ve 12 çift bacaklıdır. Nemli hafif topraklarda ve tarla artıklarında yaşamlarını sürdürürler. Özellikle fide yataklarında ve sera koşullarında zararlıdırlar. Serada en çok aslanağzında zararlıdır. Soğanlı süs bitkilerinde zarar meydana getirirler.
Mücadelesi:
Toprağın işlenerek havalandırılması zararlı populasyonunu azaltır. Temas etkili bir insektisit ile toprak ilaçlaması özellikle soğanlı süs bitkilerinde önem taşır.
Beyazsinek
Ergin vücudu sarı renkli olup, beyaz renkli ve tek damarlı iki çift kanada sahiptir. Süs bitkilerin yaprak öz suyunu emerek zarar meydana getirir. Bitkide aldıkları sudan bulunan tatlı maddenin tümünü kullanamazlar, fazlasını dışarı salarlar ve üzerinde saprofit mantarlar gelişerek “Karaballığa” neden olurlar. Yılda 4-12 arasında döl verir. İç ve dış mekan süs bitkilerinde sık görülen bir zararlıdır.
Mücadelesi:
Temiz üretim materyali kullanılmalı. Bitkinin yetiştirileceği alan yabancı otlardan temizlenmeli ve bitki artıklarından arındırılmalıdır.
Yaprak Bitleri:
Süs bitkilerin yaprak, gövde ve sürgünlerinde bulunurlar. Özellikle yeni sürgün ve yaprak altlarında toplu halde bulunurlar. Kanatlı ve kanatsı formda bulunabilirler. Beslendikleri bitkiye göre sarımsı yeşil, yeşil vb. gibi renklerde bulunabilirler. Süs bitkilerinde sık görülen bu zararlılar beslenmeleri sırasında gerek salgıladıkları zehirli ve uyarıcı bileşikler ile gerekse bitki öz suyunu emerek sararmalarına ve kurumalarına neden olurlar. Süs bitkilerinde yaprak deformasyonlar meydana getirerek pazar değerlerini düşürürler.
Mücadelesi:
Süs bitkileri yetiştirilen sahaların temiz tutulmasına, otsuz olmasına ve süs bitkileri arasına başka bitkilerin dikilmemesine dikkat edilmelidir.
Haftada iki kez olmak üzere tesadüfen seçilen 100 yaprak veya sürgün kontrol edilir. Süs bitkisi türüne göre değişmekle birlikte bir yaprak veya sürgünde 10-25 adet yaprakbiti saptandığında ilaçlı mücadeleye geçilir.
Kırmızı Örümcek
Süs bitkilerin yaprak altlarında ördükleri ağlar arasında yavruları ve yumurtaları ile birlikte bulunurlar. Çıplak gözle görülemeyecek kadar küçüktürler. Süs bitkilerinde sık görülen bu zararlılar da beslenmeleri sırasında bitki öz suyunu emerek sararmalarına, kurumalarına ve yaprakta emgi yerlerinde lekelenmelere neden olurlar. Süs bitkilerinde yaprak ağ ve kirlilik meydana getirerek pazar değerlerini düşürürler

Resim 4. Örümcekler
ubeyd isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
25-10-2008   #2 (permalink)

Bahcesel.com Editor
 
ubeyd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: istanbul-küçükyalı
Mesajlar: 1.366
Blog Yazıları: 23
Thanks: 18
Thanked 247 Times in 169 Posts
ubeyd is on a distinguished road




Standart Cevap: Süs bitkileri zararlıları

Mücadelesi:
Kimyasal mücadele önemlidir. Yaprakların her birinde ortalama 2-5 canlı birey görüldüğü an ilaçlı mücadele yapılmalıdır.
Tripsler
Kirpik kanatlı olarak bilinen bu zararlılar süs bitki yapraklarında beslenmeleri sonucu renk açılmalarına ve lekelere neden olarak zarar yaparlar.
Mücadelesi:
Yoğun populasyonda mutlaka kimyasal mücadele yapılmalıdır.

Resim 5. Gülde yaprak biti
Kabuklu Bit ve Koşniller
Vücudun üzerinde, bireyin kendisinin meydana getirdiği kabukla kaplı olması nedeni ile bu zararlılara kabuklu bit veya kabarık şişkin kabuklu ise koşnil adı verilmektedir. Bu zararlılar da iç ve dış mekan süs bitkilerinde bulunur ve bitkilerin öz suyunu emerek zayıf düşmelerine ve hatta kurumalarına neden olabilirler.
Mücadelesi:
Temiz bulaşık olmayan materyalle üretim yapmak çok önemlidir. Ancak yoğun bulaşmalarda ilaçlı mücadele yapmak zaruridir.

7.3. SÜS BİTKİLERİNDE ZARAR YAPAN NEMATODLAR
Nematodlar iğneleri vasıtasıyla sokup, bitki özsuyunu emerek zarar yaparlar. Köklerde ur, saçak ve küt kök oluşumuna neden olurlar. Bitki besin ve su alamaz. Ağır bulaşık bitkiler ölürler.
Mücadelesinde, iç ve dış karantina önlemleri, bitki münavebesi, sıcak su uygulaması gibi yöntemler ile nematositlerle boş alan ilaçlamaları ve son yıllarda geliştirilen sistematik nematositler kullanılır. Son yıllarda biyolojik mücadele çalışmaları artmış olup, özellikle bitki paraziti nematodlara karşı yeni biyolojik preparatlar geliştirilmeye başlanmıştır.
Fidanlıklar:
Soğan-sak nematodu (Ditylencus dipsaci), Çilek nematodu (Aphelenchoides fragaria), Krizantem nematodu (A. ritzemabosi), Çayır nematodları (Pratylenchus spp.), Böbrek nematodları (Rotylenchulus spp.),Bodurlaştıran nematodlar (Tylenchorhyneluıs spp),
Soğanla üretilen çiçekler:
Soğan-sak nematodu (Ditylencus dipsaci), Çilek nematodu (Aphelenchoides fragaria), Krizantem nematodu (A. ritzemabosi), Çayır nematodları (Pratylenchus spp.), küt-kök nematodları (Trichodonus spp.), Kamalı nematodlar (Xiphinema spp.).
Çalılar:
Soğan-sak nematodu (Ditylencus dipsaci), Çilek nematodu (Aphelenchoides fragaria), Krizantem nematodu (A. ritzemabosi), Kök-ur nematodları (Meloidogyne spp.), Böbrek nematodları (Rotylenchulus spp.), Bodurlaştıran nematodlar (Tylenchorhynchus spp),
Süs Bitkileri Zararlısı Böcekler ile Mücadele

1. GİRİŞ


Bitkilerin görünüşünden, zayıf büyümesinden bazı problemlerin olduğunun farkına varır, ancak problemin sebebini belirlemek zordur. Birçok Böcek ve benzeri eklembacaklılar hayatlarını devam ettirebilmek ve çoğalmak için bitkilerle beslenmek zorundadır.


2. BÖCEKLERİN ZARAR BELİRTİLERİ


Zararlıların çoğu, bitkilerin üzerinde zararlı türünü belirleyecek görünür etkilere sebep olurlar. Bitkinin belirlenmesi ve zarar belirtilerinin tanınması teşhis işleminde önemli birinci adımdır. Böceklerin meydana getirdiği zararlar ile beslenme sırasındaki dışkıları gibi belirtiler beş grupta toplanabilir:


2.1. Yaprak ve çiçekleri yiyerek zarar verilmesi


Yaprak ve çiçeklerde yenik izleri; böceklerin çiğneyici ağız parçalarına sahip olan bir böceğin mevcudiyetini gösterir. Bu şekilde zarar yapan zararlılar, Lepidopter larvaları, bazı Hymenoptera larvaları, Coleoptera erginleri ve çekirgelerdir.


2.2. Yapraklarda nokta ve benekler, sararma, beyazlaşma, bronzlaşmaya sebep olunması


Sokucu emici ağız parçalarına sahip olan böcek ve akarların beslenme faaliyetleriyle oluşur. Bu belirtiler sokucu emici ağız parçalarının yaprağa sokulması, bitki özsuyunun emilmesi sonucu o bölümdeki klorofilin tahrip olması sebebiyle noktalar, benekler oluşur. Çok miktarda tasallut olduğunda bu noktalar birleşir, yapraklar kısmen veya tamamen beyazlaşma, sararma, bronzlaşma veya gümüş rengini alır. Bu zarara sebep olan zararlılar; Cicadinea alt takımı (Köpüklü ağustos böcekleri), Mridae(Bitki tahta kuruları), Tingitidae (Ağ kanatlı tahtakuruları), Aphidler, Pseudococcidae (Unlu bitler), Psyllidae (Yaprak piresi), akar türleridir.


2.3. Bitki Parçalarında Şekil Bozukluğu


Şekil bozukluğu, yapraklarda kıvrılma, büyüme noktalarında yamukluk, yapraklarda, tomurcuklarda, gövde ve sürgünlerde çeşitli şekillerdeki galler olarak ortaya çıkar. Çoğunlukla zararlı zarar görmüş kısmın yüzeyinde görülmeyebilir. Bu şekil bozukluklarına sebebiyet verenler; aphidler, thripsler, gal arıları, lepidopter larvaları, akarlar (Eriophidae)’dır.


2.4. Bitki organlarında kuruma

Yaprak, dal, sürgün kurumaları bu kategorideki zararlardır. Çok zaman bitkinin tamamen kuruması ile sonuçlanabilir. Yapraklı ağaçların vejetasyon mevsimi içinde kuruyan sürgün ve dallardaki kurumuş yapraklar, ağaç yapraksız kaldığı mevsimde de dökülmez, bir süre asılı kalır. Aynı durum kısmen iğne yapraklı ağaçlar içinde geçerlidir. Bu zararlara; koşniller, kabuk ve kambiyumda zarar yapan Coleopter ve Lepidopter larvaları, gal arıları sebep olurlar.


2.5. Böcek dışkılarının mevcudiyeti

Bazı böcek ürünleri bitkideki zararın ötesinde böceklerin varlığının belirtileridir. Bu ürünlerin çoğu böcek aktivitesini bitirdikten sonra da uzun zaman orada kalır.

En çok görülen ürünler ve oluşturan zararlılar;
  • Tatlı sıvı (şekerli sıvının üzerinde ekseriya siyah küf gelişir)- Aphid, bazı koşniller, unlubit, psilidler, beyaz sinekler.
  • Siyah dışkı lekeleri (Damlalar)- thripsler, ağ kanatlılar-(Lepidopter larvaları daha büyük dışkı parçaları çıkarırlar).
  • İpeksi ipliklerden örtü ve keseler oluşturulması; Çadır tırtılları, kese tırtılları, yaprak bükücüler, bazı akarlar.
  • Köpüksü sıvı salgılayanlar; Cicadinea alt takımına mensup böcekler.
  • Deri değiştirme sebebiyle terkedilen vucut derileri; Aphidler, Cicadinea, Tingitidae (Ağ kanatlı tahtakuruları).
  • Pamukumsu, veya mumsu maddeler; unlu bitler, bazı koşniller ve bazı aphidler.
  • Odun talaşı, odun parçacıkları, reçine benzeri akıntılar, delikler; odun zararlısı bazı Coleopter ve Lepidopter’ler, kabuk böcekleri (Scolytidae), bazı sürgün zararlısı Lepidopterler
ubeyd isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
25-10-2008   #3 (permalink)

Bahcesel.com Editor
 
ubeyd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: istanbul-küçükyalı
Mesajlar: 1.366
Blog Yazıları: 23
Thanks: 18
Thanked 247 Times in 169 Posts
ubeyd is on a distinguished road




Standart Cevap: Süs bitkileri zararlıları

3. ZARARLILARIN VE DOĞAL DÜŞMANLARININ İZLENMESİ VE ÖRNEKLENMESİ

Ağaç ve çalılardaki böceklerin örneklenmesi ve miktarının hesaplanmasında çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Bu yöntemlerin çoğu önce tarım ürünlerinde kullanılmak için geliştirilmiştir, fakat birkaçı çevre düzenlemesinde kullanılan süs bitkileri ile ilgili araştırma sonucudur. Örnekleme veya izlemenin amacı; zararlının mevcudiyetinin, zararlının ve doğal düşmanlarının miktarının, etkinliğinin meydana çıkarılması, düzenli periyodik örneklemelerle böceklerin populasyon düzeylerinin takip edilmesidir. İzlemenin amacı; zararlı populasyonunun ne zaman mücadele gerektirdiğinin kararının verilmesidir.

Bütün örnekleme yöntemleri belli özellikleri paylaşırlar:
  • Yapraklar, terminal sürgün, çırpma veya dakika gibi genel örnekleme birimi kullanılır.
  • Seçilen birim gözlenen zararlı populasyonunun beslenme alışkanlığı ile uyumlu olmalıdır. Örneğin sürgünde zarar yapan bir koşnil yapraklarda örneklenmez veya yaşlı yapraklarda görülen bir aphid için sayım ünitesi olarak taze yapraklar alınmamalıdır.
  • Alınan örnek sayısı yeterli olmalıdır. Yeterlilik ne olduğu duruma, zamana, malzeme imkanlarına göre belirlenir. Zararlıların bir ağaç veya çalı üzerindeki dağılımı nadiren tekdüzedir. Benzer bir şekilde aynı tür bir grup ağacın her biri aynı derecede böcek zararına konu olmaz. Genel olarak, her bir mesafedeki her bitkiden alınan örnek sayısı, örnekleme periyodunun tamamı, ve bitki örnekleri grubunun tamamı için sabit tutulur.
  • Örnekleme yöntemi standardize edilmelidir. Bütün örneklemeleri aynı şahıs yapmalıdır. İki veya daha fazla kişi ile yapılırsa, öncelikle örnekleme metotları ve sonuçlarının aynı olduğunu belirledikten sonra yapılmalıdır.
  • Böcek sayımı ile ilgili yazılı kayıtlar tarih, yer, örnekleyen kişi, kullanılan yöntem hakkında kısa bilgi ile birlikte tutulur.
  • Bazı böcekler ve akarlar çok küçük olduğundan zararlıların ve onların doğal düşmanlarının izleme ve örneklemesinde büyüteç (10X) kullanılmalıdır.
3.1. Örnekleme Metotları

3.1.1. Bitki parçalarında böcek sayımı

Bitkiden alınan herbir örnekteki mevcut böcekler çıplak gözle veya büyüteç altında sayılırlar. Herbir bitkiden alınan örnek sayısı 5 ila 25 arasında değişir.
Bitki parçalarında böcek sayımı aphid, koşnil, akarlar gibi örnek üzerinde kısmen hareketsiz zararlılar için etkilidir.


3.1.2. Belli Zaman Aralığında Sayım

Örnekleme işleminden sorumlu kişi, bir veya iki dakika bitkiyi bakarak gördüğü böcekleri sayar.Bitki büyükse inceleme birkaç defa aynı bitkinin farklı kısımlarında tekrarlanır. Bu işlem yapraklarda zararlı lepidopter larvaları, yaprak zararlısı bazı Coleopter larva ve erginleri gibi büyük böcekler ile gövde ve dallardaki yumurta kümeleri için faydalıdır. Bitki zarar görmez, sayılan böcekler daha sonraki sayım içinde değerlendirilir. Bu işlem için alarmlı saat veya zaman tutan ikinci bir kişi gereklidir.


3.1.3. Dallara Vurularak Düşen Örneklerin Toplanması

Dal veya yaprakların altına standart bir ölçüde tepsi veya örtü konur, bir ağaç parçası veya el ile yapraklara standart sayıda (3-5 kere) sertçe vurulur ve düşen böcekler sayılır. Bu işlem bitkinin çevresinde birkaç kere tekrarlanır. Tepsi veya örtü düşen böceklerin rahatça görülebilmesi için beyaz renkli olmalıdır.


3.1.4. Böcek dışkı parçacıkları toplama

Yaprak zararlısı lepidoptera larvaları kısmen büyük, koyu renkli, sert tanecikler halinde dışkı çıkarırlar. Bu yere düşen dışkı parçacıkların büyük çoğunluğu yere düşer. Ağacın altına konulan 3-5 adet toplama kabında birken parçacıklar sayılarak böceğin populasyon miktarı tahmin edilebilir. Parçacıkların boyutu, larvaların genç veya olgun gibi gelişim durumunun göstergesidir. Toplama kapları genellikle herbir hafta için 24 saat süreyle bırakılır. Yağmur gibi kabın ıslanma ihtimali olduğunda kullanılmamalıdır. Ayrıca kese veya örtü içinde yiyim yapan türler için faydalı değildir.


3.1.5. Feromon Tuzaklarıyla Örnekleme

Zararlı böcek türlerinin varlığının, yoğunluğunun belirlenmesi ile uygun mücadele zamanının tespitinde tuzak ve Feromonlar yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bunun için kullanılacak çekici madde kadar tuzağın şekli de önemlidir. Hedef böcek türüne uygun olacak tuzak tipleri (yapışkan yüzeyli, su yüzeyli, delta tipi, kelebek tipi, funnel tipi vs.) geliştirilmiştir.


3.2. Doğal Düşmanlarının İzlenmesi ve Örneklenmesi

Zararlıların örneklemesi yapılırken aynı kişi zararlılar üzerinde beslenerek yaşayan doğal düşmanları da arayıp örneklemelidir;
Bazı Cicindalidae, Carabidae, Histeridae, Coccinellidae, Cleridae türleri, Bazı Formicidae, Chamaemyiidae, Hemerobiidae, Rabhiidae türleri gibi böcekleri parçalayıp yiyerek beslenen böcekler.

Aphidler ve Lepidopter yumurta, larva ve pupalarında parazit canlı varlığı veya yumurta, pupa ve koşnillerde parazit çıkış deliği varlığı,
Siyahlaşmış, ölü Lepidopter larvaları gibi hastalık belirtileri, mantar enfeksiyonları sebebiyle rengi değişmiş Aphidler.


Biyolojik mücadelenin etkisi her bir örnekleme birimindeki doğal düşmanların miktarı sayılarak, sonra sağlıklı olanlarla etkilenmiş zararlıların oranı hesaplanarak tahmin edilebilir. Biyolojik mücadelenin etkileri görülüyorsa, insektisit uygulamaları ertelenir. Bir hafta içinde hem zararlı hemde doğal düşman için örnekleme yapılır. Eğer doğal düşman populasyonu zararlı populasyonundan daha hızlı artıyorsa, ilaç kullanılmaması düşünülür. Eğer doğal düşmanlar hala aktif fakat, oran zararlı lehine artıyorsa, zararlı sayısı ve zarar görmüş bitkiler kabul edilemez seviyeye yaklaştığında aşağıdaki tedbirler alınarak böcek ilacı uygulanır;

Eğer mümkünse doğal düşmanları koruyan seçici madde kullanılmalı ( Lepidopter larvaları için Basillus thuringiensis) veya, doğal düşmanlar için en az zararlı maddeler ( sistemik insektisitler, insektisit etkili yağ ve sabunlar gibi) kullanılmalıdır.

Eğer seçici ve az zararlı madde kullanımı mümkün değilse, sadece üzerinde zararlı mevcut olan bitkiler ilaçlanmalı, diğer bitkiler doğal düşman kaynağı olarak bırakılmalıdır.


Şekerli sıvı üreten aphid ve bazı koşniller, onlarda yiyecek kaynağı olarak faydalanan karıncalar tarafından korunmakta, bu yüzden parazit ve predatör etkinliği azalmaktadır. Karıncaların varlığı emici aphid ve koşnillerin bitkiye saldırısını kolaylaştırmaktadır, bu durumda karıncalara karşı ağacın kök boğazı kısmında ilaçlama yapılabilir. Ayrıca gövdeden tırmanarak yapraklarda zarar yapan bazı türler için ağaç gövdesine yapışkan bant kullanılabilir.


4. ZARAR YAPAN BAZI ÖNEMLİ BÖCEKLER


Yapraklarda Zarar Yapan Böcekler

Thaumetooea pityocampa (Schiff.) (Lepidoptera- Thaumetopoeidae), Hyphantria cunea (Drury) (Arctiidae), Lymantria dispar (L.), Euproctis chrysorrhoea (L.) (Lymantriidae), Diprion pini (L.) (Hymenoptera- Diprionidae) , Chrysomela populi L.(Coleoptera- Chrysomelidae), Phylodecta vitellinae (L.), Agelestica alni (L.),


Tomurcuk, Sürgün ve İnce Dallarda Zarar Yapan Böcekler

Rhyaciona buoliana (Den. And Schiff.) (Lepidoptera- Tortricidae), Gypsonoma dealbana (Fröl.), Helicomyia salicis (Schr.) (Diptera- Cecidomydidae), Eriophyes triradiarus Nal. (Acarina- Eriophidae), Eriophyes fraxinivorus Nal.


Özsu Emen Böcekler

Cinara cedri Mimeur (Homoptera- Lachnidae), Aphis craccivora koch.(Aphididae), Aphis fabae Scop. (Aphididae), Pineus pini (Macquart) (Adelgidae), Chionaspis salicis (L.) (Diaspididae) , Lephidosaphes ulmi (L.), Leucaspis pusilla Löw, Pericerya puchasi (Mask) (Monophlebidae)


Kabuk ve Kambiyum Zararlısı Böcekler

Scolytus scolytus (Fabr.) (Coleoptera- Scolytidae), Scolytus multisriatus (Marsh.), Hylesinus crenatus Fabr., Blastophagus piniperda (L.), Blastophagus minor (Htg.), Phloeosinus aubei (Perris), Ips sexdentatus (Boerner), Ips acuminatus (Gyll.), Orthotomicus erosus (Woll.), Doryctria splendidella H.S. (Lepidoptera- Pyralidae), Agrilus viridis (L.) (Coleoptera- Buprestidae), Chrysobothris affinis (Fabr.), Pissodes notatus (Fabr.) (Curculinoidae
ubeyd isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
25-10-2008   #4 (permalink)

Bahcesel.com Editor
 
ubeyd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: istanbul-küçükyalı
Mesajlar: 1.366
Blog Yazıları: 23
Thanks: 18
Thanked 247 Times in 169 Posts
ubeyd is on a distinguished road




Standart Cevap: Süs bitkileri zararlıları

Odunda Zarar Yapan Böcekler


Buprestis cupressi Germar Coleoptera- Buprestidae), Aromia moschata (L.) (Cerambycidae), Cryptorrhychus lapathi (L.) (Cuculionidae), Cossus cossus (L.)( Lepidoptera-Cossidae).


Köklerde Zarar Yapan Böcekler


Gryllotalpa, gryllotalpa (L.) (Orthoptera- Gryllotalpidae), Melolontha melolontha (L.) (Coleoptera-Scarabaeidae), Polphylla fullo (L.), Hylobius abietis (L.) (Curculionidae).

5. MÜCADELE METOTLARI

Süs bitkilerini etkileyen zararlılara karşı mücadelede Biyolojik, kültürel, mekanik ve ilaç uygulaması yöntemleri kullanılır.


5.1. Biyolojik Mücadele

Her böcek ve akarın zararlı populasyonlarını azaltmaya hizmet eden doğal düşmanları(predatör ve parazitler) mevcuttur. Peyzaj bitkileri zararlılarının doğal düşmanlarını çoğu, doğal türlerdir, fakat bazıları yabancı ülkelerden getirilip biyolojik mücadele amacıyla bitkilerin bulunduğu çevreye bırakılırlar. O halde biyolojik mücadele zararlıları baskı altına almak için parazit ve predatör kullanılmasıdır.
Farklı ortamdan parazit ve predatör getirilmesi oldukça zor ve zaman isteyen bir süreç olduğundan çalışmalarda yerli türlerin bulunduğu yerde korunması önem kazanmaktadır.

Bu işler için;
Zararlıların önemli doğal düşmanlarını belirlemek,
Fissziksel ve kültürel tedbirlerle zararlı sayısını kabul edilebilir seviyeye indirildiğinde ilaç kullanımından kaçınmak,
Parazit ve predatörlere en az zarar veren ilaçların kullanılması.


5.2. Kültürel Mücadele


Bitkiyi kuvvetlendirmek, seyrekleştirmek, uygun budama, dayanıklı tür ve kültürlerin seçimi gibi işlemleri içeren bitki gelişmesi ile ilişkili işlemler zararlı etkisini önleme ve azaltmada faydalıdır.


5.2.1. Bitkilerin Aralık Mesafesinin Artırılması

Kuru ve kurumaya yüz tutmuş bitkilerin çıkarılması bazı yumuşak kabuklu koşnillerin için uygun olmayan bir fiziki çevre meydana getirir. Örneğin; Yapılan gözlemlerde, Zakkum bitkisinin sık dikimlerde iç kısımlara kadar daha fazla hava akımı ve güneş ışığı girmesi sağalandığında , siyah koşnil populasyonunun azaldığı görülmüştür. Koşnilin azalması kısmen doğal düşmanlarının etkinliğinin artmasıyla bağlantılıdır.


5.2.2. Bitkinin Kuvvetli Olması


İbreli ağaçlarda kabuk böcekleri baskı altındaki ağaçlara, kuraklık, kök hastalıkları, inşaat çalışmalarında köklere zarar verilmesi, kök civarındaki toprağın kompaklaşması, hava kirliliği, zayıf yetişme muhiti, aşırı yaşlanma gibi sebeplerle zayıflamış bitkiler arız olurlar. Yapraklı ağaçlarda zarar yapan bazı kabuk böcekleri, benzer bir şekilde tercihen zayıflamış ağaçları tercih ederler. Birçok Odun zararlıları (buprestid ve Cerabycid) tercihen zayıf ağaçlar üzerinde zararlı olurlar. Bu odun zararlısının arız olduğu ağaçlardaki zararlılar ile mücadele çok zordur, bu sebeple zararlının gelişine engel olmak için kültürel tedbirler uygulanarak bitkilerin kuvvetlendirilmesi zararlı gelişini engellemektedir.


5.2.3. Budama

Yılın uygun zamanında ağaçları düzgün bir şekilde budanması bazı delici böceklerin saldırısını azaltır. İbreliler özellikle, gövdeleri yaralandıktan sonra bazı odun ve kabuk böceklerinin saldırısına hassas hale gelir.

Uygun şekilde budama, kök ve gövde arasındaki dengenin bozulmasına sebep olacak tepe düzeltmeleri ve su sürgünleri vermesini sağlayacak aşırı budamadan kaçınılmalıdır. İbreliler aşırı budamanın arkasından gelen kabuk böceği tasallutu kurumalara sebep olur.


Bazı delici böcekler için kış sonu, ilkbahar ve yaz periyodundaki budama (Gövdede açık yaralar) yapılması, sonbahar ve kış başlangıcında yapılana nazaran daha fazla tasallut ile sonuçlanır. Ergin delici böcekler sonbahar ve kış aylarında faal değildir, bu zamanda budama yapılması böceklerin aktif olacağı zamana kadar yaraların kapanması için gerekli zamanı sağlamış olur. Yaraların macun ile kapatılması tasallutu engellemekle birlikte, budamanın uygun zaman ve şekilde yapılması daha uygundur.


5.2.4. Dayanıklı Bitki Kullanımı

Zararlılar bitkilerin tür ve kültürlerinin hepsine eşit şekilde saldırmaz. Bu yüzden zararlılara en az hassas türlerin seçiminde, büyüklük, şekil ve renk gibi temel gerekler karşılandığı sürece, zararlılara karşı ilaç kullanım ihtiyacı azalır veya kalmaz. Dayanıklılık terimi bağışıklılık anlamına gelmez. Dayanıklı bitkinin üstünde az miktarda zararlı mevcuttur fakat, bu seviyedeki zarar önemsizdir. Dayanıklı bitki kullanımındaki büyük yararlara karşın, bu kültürel işlem aşağıdaki eksik ve sınırlandırmaları vardır.

Önemli bir zararlı böceğe dayanıklı bir bitki, ciddi bitki hastalıklarına veya diğer problemlere karşı hassas olabilir.

Çevre düzenlemesi halihazırda yapılmışsa, zararlılara dayanıklı bitkiler, yeni bitki ihtiyacı olana kadar kullanılamazlar.

Bugün önemli bir zararlıya mukavim olan bitki, bir zaman sonra sahaya yeni giren yeni zararlıya muhtemelen dayanıklı olmayabilir.
Ergeç bazı zararlı böcekler mukavim bitkiye adapte olma kabiliyeti gösterebilir. Bu zararlının yeni soyu biyotip olarak adlandırılır.
Az kullanılan bir bitki, zararlılara karşı dayanıklı olarak bulunduğu için yaygınlaştırılırsa, Artan sayıda böceğin bu bitkide zararlı olması şansı büyüktür.


5.3. Mekanik Mücadele

Bazı durumlarda bir zararlı tasallutu mekanik yöntemle mücadele edilebilir ve önlenebilir.

5.3.1. Budama

Lepidopter larva kolonilerinin olduğu dalların uçlarını kesilmesi, Yeni yumurtadan çıkmış toplu halde beslenen larvaların olduğu dal uçlarının kesilmesi en iyi çözümdür. Kese yapan larva zararlarında, larvalar keseden uzak yapraklarda beslenirler, fakat akşama doğru keseye döner ve soğuk günlerde kesede kalırlar Bu yüzden larva bulunan keseler, larvaların kese içinde oldukları zamanda kesilerek imha edilmelidir.


Ülkemizde en önemi zararlılardan Çam keseböceği gece beslenir, gündüz kesede kalır. Zarar zamanı Ekim-Nisan arası yani Sonbahar, Kış, İlkbahar dönemlerini kaplar. Normal şartlarda meşcere kenarlarında yoğunlaşır. Kese toplama mücadelede en önemli unsurlardan birisidir.


Bazı kese oluşturmayan Lepidopter larvaları, genç dönemlerinde bir yumurta kümesinden çıkanların tamamı toplu halde aynı yaprakta beslenir. Böyle durumda bir yaprak koparılması bile bir koloninin tamamen yok olmasını sağlayabilir. Budama ile mücadelede epidemi hali ve ağaçların çok büyük oluşu sınırlayıcı faktörlerdir.


5.3.2. Bazı Kabuk ve Odun Zararlısı böceklerin tasallutunun azaltıcı Faaliyetler

Çeşitli kabuk böcekleri ibrelilerin sıkıntıdaki ağaçlarda ve kuru veya yeni kuruyan odunlarında ürerler. İbreli ormanlarda böyle odunların uzaklaştırılması yaşayan ağaçlarda olabilecek tasallutları azaltır. Bu işlem epidemi olsun olmasın, potansiyel üreme kaynağı odunlar görüldüğünde yapılır. Karaağaç hastalığı taşıyıcısı, küçük karaağaç kabuk böceği (Scolytus multistriatus) ve (Shothole borer) benzer şekilde yeni kurumuş ve kurumakta olan Karaağaç ve Prunus sp. gibi ağaçlarda çoğalırlar. Böceğe hassas sağlıklı ağaçların korunması için bu üremeye elverişli materyalin uzaklaştırılması tavsiye edilmektedir.

Kuruyan ve kurumakta olan ağaçların yakılması, yonga şeklinde parçalanması, 40-50 cm derinliğinde gömülmesi veya alandan en az 500-600 m kadar uzaklaştırılması, etkili olmaktadır.

Zor olmakla birlikte, yeni kesilmiş ağaçların hemen kabuklarının soyulması, ağacı uygun üreme yeri olmaktan çıkararak, odunu kullanım için emniyetli şekilde bekletilmesine imkan sağlar. Soyulmuş kabuklar böcekler için uygun konukçu olmadığından sahadan uzaklaştırılmasına gerek yoktur.


5.4. Kimyasal Mücadele (İlaçlı Mücadele)

Ciddi bir zararlı afeti ile karşılaşıldığında genellikle ilaçlı mücadeleden başka çözüm yolu kalmamaktadır. İlaçlı mücadele çoğunlukla gövde ve yapraklara püskürtme şeklinde olmakla birlikte, toprağa sulama gibi verilmesi ve gövdeye enjekte edilmesi yöntemleri de kullanılmaktadır.


5.4.1. Püskürtme şeklinde tatbik metotları

Püskürtme hidrolik pulvarizatör veya sisleme makineleriyle uygulanabilir. Hidrolik pülverizatörde ilaç suyla karıştırılarak yüksek basınç altında püskürtme borusu ve ucundaki meme vasıtasıyla hedef ağaca püskürtülür. Sislemede yüksek konsantrasyonda ilaç ve hava akımı kullanılır. İlacın 10-20 mikron gibi çok küçük zerreciklerden meydana gelmiş sis bulutu oluşturması, birkaç saat atmosferde kalarak bitkinin bütün organlarına nüfüs etmesi sağlanır. Uygulama için geniş sahada ve rüzgarsız havalarda yapılmalıdır.


5.4.2. Sistemik İlaçlar


Sistemik ilaçlar bitkilerin köküne yapraklarına, kabuğuna veya iletim sistemine injekte edildiğinde, Emilir, yukarı doğru taşınarak öncelikle yapraklarda beslenen böcekleri öldürür. Püskürtülerek uygulandığında hem temas zehiri hemde yaprağın bünyesine geçerek mide zehiri olarak böcekleri öldürür (Acephate, Dimethoate). Sistemik ilaçların avantajlerı, uzun süreli etki, uygulandığında mevcut olmayan yeni oluşan yaprakların korunması, püskürterek ilacın nüfus edemeyeceği tomurcuk, sürgün gibi bitki organlarının korunması, faydalı böceklere zararın azaltılmasıdır.


Sistemik ilaçlar bitki üzerinde yaşayan bütün böcekleri öldürmez. İlaç nasıl tatbik edilirse edilsin, derhal bitki bünyesine geçerek bitki organlarına ve yaprakların hepsine nüfüs eder. Uygun sistemik ilaçlarla birçok emici böcek ve yaprak yiyen bazı böcekler ile mücadele edilebilir. Temas etkisi ile ölüme sebep olan uygun maddeler kullanılmadıkça, sistemik ilaçlar odun zararlısı böceklerin çoğu ve kabukta beslenen koşnillere karşı etkili değildir.


5.4.3. Sistemik etkili İlaçların Gövdeye enjeksiyonu


Bazı özel süs bitkilerinde böceklerle mücadele için gövdeye sistemik ilaç verilmesi amacıyla iki sistem(Mauget, Acecap) geliştirilmiş ve uygulanmaktadır. Uygulamalar genelde vejetasyon mevsimi içinde yapılır. Birinci sistemde (Mauget) herbir deliğe beslenme tüpleri yerleştirilir.


İnsektisit enjeksiyonu , ağaç ilacı hemen kabul eder ve hedef böceğe karşı etkili olduğu takdirde çok tavsiye edilir. Bu şekil uygulama, uzun kalabalık sokaklar, çarşı çevresi gibi diğer uygulamaların zor olduğu yerlerdeki ağaçlardaki zararlılarla mücadele için yararlıdır. Gerekli ekipman basit ve ucuzdur, pülverizasyonun yapılamayacağı olumsuz hava şartlarında yapılabilir, çevreye ilaç dağılması olmaz, faydalı böceklere etkisi azdır
ubeyd isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
25-10-2008   #5 (permalink)

Bahcesel.com Editor
 
ubeyd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nerden: istanbul-küçükyalı
Mesajlar: 1.366
Blog Yazıları: 23
Thanks: 18
Thanked 247 Times in 169 Posts
ubeyd is on a distinguished road




Standart Cevap: Süs bitkileri zararlıları

5.4.3. İnsektisit olarak Yağlar


Yağlar kimyasal etkiden ziyade hava almayı engelleyerek bszı böcekleri ve akarları öldüren temas etkili maddedir. Yağların hiç kalıntı etkisinin olmadığını, ancak uygulandığında mevcut zararlıları etkilediğini, sonra gelenler üzerinde bir etkisinin olmadığını yapılan araştırmalar göstermiştir. Uygulama sonrası gelen bazı böceklere uzaklaştırıcı etkisi olduğu da belirlenmiştir.


Zararlının bulunduğu gelişme devresine göre yağlar; yumurta, larva ve ergin safhasında öldürebilir. Bitkilerin durgun döneminde yağlar koşnillere, akarlara, aphidlere, psyllidlere ve bazı lepidopterlere karşı kullanılması faydalıdır. Yağlar ister vejetasyon mevsimi içinde ister durgun devrede kullanılsın, toprakta nem açığı olduğu devrede ağaçlara ve çalılara tatbik edilmemelidir. Vejetasyon mevsiminde kullanıldığında, ilkbaharda tomurcukları patlayıp, yapraklanmaya başlayan bitkilerde taze yaprakları zarar görebileceği için kullanılmamalıdır.


5.4.3. İnsektisit olarak sabunlar


Böcek öldürücü olarak yağlarla aynı şekilde etkiye sahiptir. Kalıntı etkisi olmadığından vejetasyon mevsimi süresince hedef zararlılara karşı uygulamalar tekrarlanmalıdır. Sabunlar aphidler, thripsler, akarlar, psyllidler ve beyaz sineklere karşı iyi sonuçlar vermektedir. 5 birim arap sabunu + 95 birim su karışımı ile yapılan uygulamalarda Aphidlere karşı iyi sonuç alınmıştır (SEKENDİZ ve Ark. 1997).


5.4.4. Mikrobiyal İnsektisitler

Bu insektisitler yaşayan mikroskobik (virüs, bakteri, mantar, protozoa, veya nemotod) organizmalardan veya bunların ürünleri olan zehirlerden oluşmaktadır. Bunlar diğer insektisitler gibi püskürtme, toz ve granül halde uygulanacak şekilde kullanıma sunulmuşlardır.
Mikrobiyal insektisitler birçok zararlı böcekle mücadelede için etkili seçenektir. En büyük artıları insan ve hayvanlarda zehirlenme ve hastalıklara sebep olmamasıdır. Her zararlı için kullanılamasa da bu ürünler süs bitkilerinde yaşayan bazı zararlı böcekler için başarılı bir şekilde kullanılabilir. Çünkü mikrobiyal insektisitlerin çoğu belli böceklere karşı etkilidir ve bu insektisitler çevrede çok çabuk şekilde zehir etkilerini kaybederler. Kullanıcılar hedef zararlıyı düzgün şekilde tanımlamalı ve etkili uygulama planı yapmalıdır.


ZARARLILAR
1)Tel Kurtları: (groites spp.)
Larvalar, bitkilerin toprakaltı
kısımlarında ince kökleri ısırıp kopararak ve kalın kök veya
yumrular içinde tüneller açarak beslenirler.
Saman sarısı renkte,
sert vücutlu ince uzun yapılı olan larvalar,
ilkbahardan itibaren havaların ısınmasıyla toprak yüzeyine
yakla ş arak konukçu bitkilerin köklerinde beslenmeye
ba ş larlar.

Kullanılan İ laçlar:
Chlorpyrifos Ethyl %25 1.2kg/ dekar –12g/
1kg tohum Diazinon 185 gr/ l 1 lt /dekar
Imidacloprid 600g/ l 35cc/
100 kg tohuma Endosulfan 5% 4 kg /dekar
Imidacloprid 70% 30g/100 kg tohuma

2)Toprak Pireleri : (alictidae)
Erginler taze bitkilerin yapraklarını yiyerek,
yuvarlak ve küçük delikler açarlar.
Kullanılan ilaçlar:
Carbaryl 50% 200gr/ dekar
Dichlorvos550g/l 200cc/ dekar
Malathion 500g/l 220cc/dekar
3)Thripsler
Bitkinin özsuyunu emerek beslenirler.
Beslenme
genellikle yapraklarda,çiçeklerde ve meyve kapsüllerinde olur.
Zarar gören dokular gümü ş i bir renk alır.
Bu görüntüye Ak damar hastalı ğ ı denir.
Thripsler bulundukları bölgenin
iklim ş artlarına göre Mart- Nisan aylarında kı ş laktan çıkıp
tarım alanlarında beslenmeye ve yumurta koymaya ba ş larlar.
Kullanılan İ laçlar
Beta Cyfluthrin 25g/l 50cc (domates)
Primicarb 25% 100 gr (domates)
Pymetrozine 50% 30 gr (domates)
Spinosad 480 g/l 20cc/ dekar (biber)
Thiamethoxam 15cc/dekar(domates)

4)Yaprak Pireleri (Empoasca Thripidae Empoascadecipens Paoli, Empoasca devastans)

Bitki özsuyunuemerler.
A ğ ır zarara u ğ rayan yapraklar esmerle ş erek deri
görünümünü alırlar ve yaprak kenarları kıvrılır.
Kullanılan İ laçlar
Beta Cyfluthrin 25g/l 50cc (domates)
Primicarb 25%100 gr (domates)
Pymetrozine 50%30 gr (domates)
Spinosad 480 g/l 20cc/dek(biber)
Thiamethoxam 15cc/dekar (domates)

5) Pamuk Yaprak Kurdu:

Caradrina Exiqua,SpodopteraExiqua :
Yaprak,tarak,
çiçek ve meyvelerle beslenerek
onları tahrip ederler.
Kullanılan İ laçlar
Carbaryl 50%450g/dekar
Carbaryl 5%4.5 kg/dekar
Chlorpyrifos Ethyl 480g/l 180cc/dekar
Endosulfan 360g/l 150cc/dekar
Malathion 190g/l 600cc/dekar
Malathion 500g/l 250cc/dekar
Malathion 650g/Lt 200cc/dekar
Malathion 25%480cc/dekar
Mevinphos 240g/l 200cc/dekar
Trichlorfon 5% 3 kg/ dekar
Methomyl 360g/l 200cc/ dekar
Teflubenzuron 150g/l 35cc/dekar
Chlorfenapyr 50%40gr/dekar

6)Ye ş il Kurt:
Heliothis Armigerea,Heliothis Viriplace,

Larvalar genelde çiçek,tarak,tomurcuk,meyve gibi generatif
organlarda beslenirler.Zarar gören tarak,çiçek,
ve tomurcuklar dökülür meyve ise Pazar de ğ erini kaybeder.

Alphacypermethrin 100g/l 50cc/dekar
Zetacypermethrin 100g/L 50cc/ dekar

7)Kırmızı Örümcekler:
Tetranychus Urticae,TetranychusCinnabarinus Boisd :
Erginler yaprakların alt yüzeyinde
beslenirler.Sokucu- emici a ğ ız yapıları ile bitki özsuyunu
emerek onları zayıf dü ş ürürler.
Salgıladıkları toksik madde
ile klorofili parçalarlar ve özümleme faaliyetini aksatır.
Küçük yapraklı sebzelerde yaprak ba ş ına ortalama 2,
büyük yapraklı sebzelerde ortalama 4 adet canlı sayılınca ilaçlama
yapılmalıdır.
Kullanılan İ laçlar
Proporgite 790 g/l 75ccAbemectin 18 g(l 25cc/da
Hexythiazox 50g/l 50 cc
Chlorfenapyr 50%40g/dekar
Pyrimidafen 104g/l 30 cc

Pis Kokulu Ye ş il Böcek: Nezara Viridula :
Bitki özsuyunu emerek beslenirler.
Özellikle meyvelerde beslenmeyi tercihederler.
Sokulup –emilen çiçekler ve yeni te ş ekkül eden
meyveler dökülür.
Büyümekte olan meyveler ş ekil
bozuklu ğ una u ğ rar.
Domates ve patlıcan gibi renkli kabuklu
meyvelerde sokulup emilen yerlerde alacalı lekeler olu ş ur.
Yaprak ba ş ına 10 adet canlı sayılınca ilaçlamaya
ba ş lanmalıdır.
Thiocyclam hydrogen oxalate 50%50gr
Flufenoxuron 50g/l 200cc
Oxamyl 160g/l 60lt/dekar
Spinosad 480 g/l
Deltamethrin 25g/l 50cc/da

9)Yaprak Galeri Sinekleri: Agromyzidae
Yaprak içinde
tüneller açarak bitkilerin fotosentez gücünü azaltır ve
yapraklarda tahribata sebep olurlar.
İ laçlama sabahın erken
saatlerinde yapılmalıdır.
Yapı ş kan sarı tuzaklar ergin
faaliyetlerini tespit etmede kullanılır.
Bu tuzakların
bulunmadı ğ ı durumlarda üzerine ince bir tabaka halinde
vazelin sürülmü ş karton veya mukavva kullanılır.
Bu tuzaklar günlük olarak kontrol edilerek ergin çıkı ş ı
gözlemlenir.
Ayrıca bitki yaprakları sürekli kontrol edilerek
yaprak içinde tünel açma faaliyetlerinin ba
ş layıp ba ş lamadı ğ ı kontrol edilmelidir.

Oxamyl 160g/l 6 lt/dekar
Spinosad 480g/lt
Flufenoxuron 50g/lt 200cc
Cyromazine 75%20g/dekar

10)Beyaz Sinek:Bemisia Tabaci
Bitkinin özsuyunu emerek beslenirler.
Bazı virüs zararlılarının vektörü olan bu zararlıya
kar ş ı görülür görülmez ilaçlama yapılmalıdır.
Amitraz Acetamipirid Bifenthrin Cypermethrin Chlorpyrifos Ethyl
Deltamethrin Endosulfan Fenpropathrin Formothion L.
Cyhalothrin Pirimiphos-
Methyl
Pyriproxyfen Buprofezin Beyaz Sinek Zararı Kırmızı ÖrümcekPamuk yaprak Kurdu
Pis Kokulu Ye ş il Böcek

TARIM İ LAÇLARI KULLANIMI
•Zirai mücadele ilaçları kilitli bir yerde kapalı odada ve
dolaplarda,
kuru ve serin yerde muhafaza edilmelidir.
•Zirai mücadele ilaçları üzerinde ve kullanma talimatlarında
gösterilen talimatlara göre kullanılmalıdır.
•Koruyucu elbiseler sık sık de ğ i ş tirilmeli ve temizlenmelidir
•Zirai mücadele ilaçları ile çalı ş ırken yemek yenmemeli sigara
içilmemelidir.
•iş esnasında ve i ş ten sonra alkollü içkilerin kullanılması çok
sakıncalıdır.
•i laçlar deri veya göze temas ettirilmemeli,
temas eder ise bol
su ile yıkanmalıdır.
•Rüzgara kar ş ı ilaç atılmamalıdır.
•Hazırlanan ilaçlardan arta kalanlar çukurlara,
derelere,
nehirlere vs.
dökülmemeli,
bunlar için açılan çukurların içine
gömülmelidir.
•Gündüzler devamlı olarak 8 saatten fazla ve üst üste 6
günden fazla sürelerle mücadeleden kaçı
nılmalıdır.

Zehirlenme Belirtileri:
Ba ş a ğ rısı,
a ş ırı yorgunluk,
huzursuzluk,
kusma,
yüksek ate ş ,
terleme ,
solunum zorlu ğ u,
morarma,
kalpte ritim bozuklu ğ u,
cilt ve göz kapaklarında
titreme,
konu ş ma güçlü ğ ü,
görme bozuklu ğ u,
göz bebeklerinin
küçülmesi,
ishal bayılma .
Zehirlenme Durumunda Yapılması gerekenler
•Hasta uygulama yapılan yerden uzakla ş tırılmalıdır.
•İ laçlı giysiler üzerinden alınmalı,
deriye bula ş mı ş olan ilaçlar
bol su ile yıkanmalıdır.
•Hasta bayılmı ş ise ılık su,
tuzlu su,
sabunlu su yardımıyla
kusturulmal
ıdır.
•Sunni solunum yapılabilir.
•Hasta ba ş ı yana dönük yatırılmalıdır.
•Sıcak tutulmalıdır.
•Hasta en kısa sürede hastahaneye götürülmeli zehirlenmeye
neden olan ilacın adı doktora açıklanmalıdır.
KAYNAK[Sadece Bahcesel kullanıcıları linkleri görebilir. Hala kayıt olmadıysanız, kayıt olmak için tıklayınız...]
ubeyd isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
Cevapla

« - | - »


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
badem fidanı zararlıları bekir usta Badem 4 05-09-2008 22:23
Kanola hastalık ve zararlıları ubeyd Tarla Bitkileri 0 11-08-2008 00:52
Bağ Hastalık Ve Zararlıları selsarac Bağcılık 1 02-06-2008 18:36
depo zararlıları memo37 BİTKİ HASTALIK VE ZARARLILARIYLA MÜCADELE SORU VE CEVAPLARI 0 05-03-2008 23:42
BAĞ HASTALIK VE ZARARLILARI Bahcesel Robot Meyvecilik Hastalık ve Zararlıları 0 18-12-2007 10:50

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:38 .
Powered by www.Bahcesel.com
vBulletin 3.7.3 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Integrated by BBpixel ©2004-2009, jvbPlugin

Search Engine Optimization by vBSEO 3.1.0(Registered)
Bahcesel.com
Bahceselforumsel© 2007 bahcesel.comAd Management by RedTyger


Reklam Alanı
Aldesem.com. Tarımda e-ticaret merkezi



b5a
b5a b5a






Elektriğe Yönünü Biz gösteriyoruz

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248