"narenciye pazarını çin'e kaptırmayalım"
Adana Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Baş, Gürcistan'da Yaşanan Savaşın Ardından Türkiye ile Rusya Arasında Başlayan Ticari Krizin Bir An Önce Sona Erdirilmesi Gerektiğini Belirtti.
Adana Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Baş, Gürcistan'da yaşanan savaşın ardından Türkiye ile Rusya arasında başlayan ticari krizin bir an önce sona erdirilmesi gerektiğini belirtti.
Baş, "Narenciyede dünyanın en önemli pazarlarından birini oluşturan Rusya pazarını gereksiz polemiklerle Çin'e kaptırmayalım. Çünkü bu krizin faturasını önce Türk ekonomisi, sonra da Çukurova çiftçisi ödemek zorunda kalır." diye konuştu.
ATO Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Baş, iki ülke arasında başgösteren siyasi krizin, ticarete yansıtılmaması için her 2 tarafın da aklı selim davranmak zorunda olduğunu söyledi. Hiçbir şeyin ülke çıkarlarının önüne geçemeyeceğinin altını çizen Şaban Baş, Rusya ile Türkiye arasında yaşanan siyasi gerilimin son ana kadar ekonomik alana yansıtılmaması temennisinde bulundu.
Olası ticari krizden en fazla narenciye üreticisinin zarar göreceğine, böylesine bir durumun Rusya pazarına girmek için fırsat kollayan Çin'in işine geleceğine dikkat çeken Şaban Baş, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Dünyada 107 milyon ton narenciye üretiliyor. Türkiye ise 2.6 milyon tonluk üretimiyle dünya 11'incisi konumunda. İhracatta ise 1 milyon ton ile dünya üçüncüsüyüz. Her yıl 1 milyar dolar üretim, 500 milyon dolar ihracat geliri sağlayan Türkiye'nin en büyük narenciye pazarı ise Rusya'dır. Dayanaksız polemiklerle başlayan sorun önce Türkiye'nin genel ihracatını önemli ölçüde olumsuz etkileyecek niteliktedir. Çünkü, kalitesiz üretimiyle dünya pazarlarını alt üst eden Çin'in özellikle narenciyedeki hedef pazarı Rusya'dır. Türkiye ile Rusya arasındaki ticari kriz, otomatik olarak alternatif tedarikçi konumundaki Çin'i, birinci satıcı haline getirecektir."
Şaban Baş, Türkiye ile Rusya arasında yaşanacak sıkıntıların direkt olarak Çukurova çiftçisine yansıyacağına da değindi.
Türkiye'deki toplam narenciye üretiminin yüzde 85'lik bölümü Adana, Mersin ve Hatay'da gerçekleştiğini kaydeden Baş, "Geçtiğimiz yıllarda yine Rusya'nın Akdeniz sineğini gerekçe göstererek Türkiye'den narenciye ihracatını durdurması Çukurovalı üreticilerin ciddi zararlar etmesine neden olmuştu. Üretici, gerek ihracatta yaşanan sıkıntılar, gerekse de ürünün para etmemesi yüzünden geçtiğimiz yıllarda narenciye ağaçlarını sökmeye bile başlamışlardı. Bu yıl umut içerisinde ürününe pazar bulmaya çalışan üretici, en büyük pazar konumundaki Rusya kapılarının kapanmasıyla kelimenin tam anlamıyla acı kaderiyle başbaşa bırakılmış olacaktır. Uzun yıllardır kendine gelmeye çalışan Çukurova narenciye üreticisinin yeni bir kriz daha yaşamaya tahammülü bulunmamaktadır." dedi. (CİHAN)
|