Zeytin ve zeytinyağı raporu tamamlandı
Zeytin ve zeytinyağı ile diğer bitkisel yağ üreticilerinin sorunlarının belirlenmesi ve çözümlerin tespiti amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, çalışmalarını tamamlayarak taslak raporunu hazırladı.
Komisyon Başkanı, AK Parti Balıkesir Milletvekili Ahmet Edip Uğur, toplantıda yaptığı açıklamada, taslak raporun hazır olduğunu, ancak redaksiyon işlemine tabi tutulacağını belirterek, yapılan tespitler hakkında bilgi verdi.
Taslak raporda, eğitim ve yayım faaliyetlerine ihtiyaç duyulduğu belirtildi.
Zeytinyağı ihracatında kısa vadede sorunlar yaşandığı ifade edilen taslak raporda, bu sorunların başında yurt içinde zeytinyağı fiyatlarının, dünya fiyatlarından yüksek olmasının geldiği belirtildi. Zeytin yağı maliyetinin düşürülmesi için birim alandan yüksek miktarda, kaliteli ve ucuz üretim sağlanması gerekliliğine işaret edilen raporda, bu konuda alınması gereken önlemlere yer verildi.
-''KAYITDIŞI ÜRETİM, KÖTÜ ŞÖHRETE NEDEN OLUYOR''-
Yağın kalitesini bozmadan muhafazası için lisanslı depoların desteklenmesi gerektiği ifade edilen raporda, dünya fiyatlarıyla rekabet edebilmek için üreticinin desteklenmesinin önemine dikkat çekildi. Raporda, şu görüşlere yer verildi:
''Desteklemeler üreticiye, sanayiciye, ihracatçıya basamak basamak yapılarak kayıtdışılık önlenmelidir. Kayıtdışı yani merdiven altı üretim, haksız rekabete sebep olmanın yanında, kalitesiz üretim ve ilkel depolama yerleri nedeniyle, bozuk yağların yurt dışına satılmasına sebep olarak ülkemizin kötü şöhret bulmasına neden olmaktadır. 'Butik üretim' diye adlandırılan küçük işletmelerde, yüksek kaliteli ve küçük ambalajlı üretim, vergi muafiyetleriyle desteklenmelidir.''
-''FİYATLAR AŞAĞI ÇEKİLMELİ''-
Dikilen yeni ağaçlardan tam verim elde edilmesiyle, Türkiye'nin zeytinyağı üretiminde patlama yaşanacağı, üretimin 10 kat artacağı ifade edilen taslak raporda, şunlar kaydedildi:
''5 yıl gibi yakın bir gelecekte zeytinyağı üretimimizin katlanarak artacağı önemli bir gerçektir. Yüksek miktarda üretimi hem iç hem dış piyasada satmak elzem olacaktır. Vatandaşımız yağ satın alırken ekonomik durumuna göre hareket etmek durumunda kalmakta ve uygun fiyatlı olan ithal ham maddeli yağları tercih etmektedir. Bu amaçla yurt içinde zeytinyağının tanıtılması ve fiyatların aşağı çekilmesi gerekmektedir. Yurt dışında ülkemizin markalaşamaması durumunda, dökme yağ satarak diğer üretici ülkelerin güdümüne girilmesi kaçınılmazdır.''
-''ÇOK SESLİLİK ÖNLENMELİ''-
Raporda, zeytin sektörünün yurt içinde ve dışında aynı yönde hareket etmesinin önem taşıdığı belirtilerek, ''Çıkar çatışmaları bir noktada uyumlaştırılarak sektörün temsilinde çok seslilik önlenmelidir. Sektörün geleceği sağlanacak bu konsensüse dayanmaktadır. Birlikten güç doğacağı hatırlardan çıkarılmaması gereken bir gerçektir'' denildi.
Zeytin ağacı adaptasyonu, çeşit geliştirme, gen kaynakları araştırması çalışmaları için ARGE kuruluşlarına kaynak aktarılmasının zorunlu olduğuna işaret edilen raporda, fidan dikiminde bölgelere ve arazilere göre farklı desteklemeler yapılması gerektiği, sofralık zeytin üretiminin çeşitlendirilerek büyük kalibreli çeşitlerin dikiminin özendirilmesi gerektiği tespitlerinde bulunuldu.
Taslak raporda, zeytinyağı üretiminin maliyetinin düşürülerek, üretim ve tüketiminin artırılması ve böylece yağ açığının kapatılması yoluna gidilmesi gerektiği de belirtildi.
Raporuna henüz son şeklini vermeyen Komisyon, gelecek hafta Güneydoğu Anadolu Bölgesinde de incelemelerde bulunacak.
|