 |
20-12-2008
|
#1 (permalink)
|
Bahcesel Super Moderator
Üyelik tarihi: Jul 2008
Nerden: Konya
Mesajlar: 579
Thanks: 367
Thanked 343 Times in 220 Posts
|
Tarımsal ilaçların Zararları
Zirai ilaçların kurallara uygun kullanımında bile zararlı etkileri olabileceğine dikkat çeken Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahattin Kovancı, çiftçilerin yanlış ilaç kullanımıyla bu etkilerin arttığını ve soframızdaki zehirli sebzelerin kanser, gen mutasyonu, üreme bozuklukları gibi pek çok hastalığa neden olabileceğini anlattı. KANSER, ÜREME BOZUKLUKLARI....
Prof. Dr. Kovancı kurallara uygun kullanılmayan zirai ilaçların insanlarda akut ve kronik zehirlenmeye yol açtığını söyledi. Kovancı'nın verdiği bilgelere göre; akut zehirlenme genelde ilaçlama sırasında maske, eldiven, gözlük ve ilaçlama elbiselerinin kullanılmaması durumunda yaşanıyor.
Kronik zehirlenme ise belirli bir sürede düşük dozların devamlı olarak alınmasıyla sinsi bir şekilde ortaya çıkıyor. Her gün soframızdaki yanlış ilaçlama yapılan sebze ve meyvelerden azar azar zehir alıyoruz.
Zehirli maddenin az miktarının vücutta olumsuz etki göstermeden parçalanabiliyor. Ancak devamlı olarak bu maddenin alınmasi zehirli bileşiğin bünyede birikimini sağlıyor.
Kurallara uygun olarak kullanılmayan ilaçlar kanser, üreme bozuklukları ve gen mutasyonuna neden oluyor. Özellikle çocuklarda gelişimi engelliyor ve fizyolojik bozukluklara yol açıyor.
Zehrin vücutta biriktiğini hastalanmadan anlamak ise nerdeyse imkansız. Çogu zaman hastalanarak doktora başvurulduğunda ise sebebin ilaç kalıntısı olduğu belirlenemiyor ve şikayetler 'sebebi bilinmeyen hastalık' olarak adlandırılıyor.
Prof. Dr. Kovancı gıdadaki ilaç kalıntıları yaşam boyu alınsalar bile insanda herhangi bir fizyolojik bozukluğa sebep olmayacak düzeyde olmaması gerektiğine dikkat çekti.
Türkiye’de kaç çeşit zirai ilaç kullanıyor?
Bugün Türkiye’de zirai mücadelede kullanılmak üzere ruhsat almış bin 250 ilaç ve bu ilaçlar içerisinde yer alan 300’ün üzerinde etkili madde mevcut. Ancak bu ilaçlar yeniden değerlendirilmeli ve etkili madde sayıları azaltılmalı.
Yurtdışında yasaklanmasına rağmen Türkiye’de kullanılan zirai ilaçlar mevcut mu?
Zirai mücadele ilaçları (Pestisitler) ABD, Almanya, İsviçre ve Fransa gibi gelişmiş ülkelerde üretildi. İlaçlar yoğun olarak kullanılınca önce ABD’de ve Avrupa’da, daha sonra da ülkemizde bazı sorunlar görülmeye başladı. İlaç kalıntılarının insana ve çevreye zararlı etkileri olduğu ortaya çıktı.
Bu ilaçlardan bazıları yurtdışında kanser yapıcı etkileri nedeniyle yasaklandıktan sonra Türkiye’de de yasaklandı. Başta ABD olmak üzere birçok Avrupa ülkesi kullanılan ilaçların sayısı azalttı. Örneğin Almanya kullanılan etkili madde sayısını 1/3 oranında azalttı, Hollanda 42 ilacın kullanımını yasakladı, Danimarka 30 etkili maddeyi tamamen yasakladı ve 78 etkili maddenin kullanımını da yeniden düzenledi.
Kalıntı miktarları nasıl belirleniyor?
Bitkilerdeki ilaç kalıntısı, kullanılan ilacın cinsine, ilacın uygulama zamanına, çevre koşullarına, ilacın ayrışma (dekompoze olma) süresine, uygulamanın yapıldığı bitki türüne, uygulama zamanı ile ürünün hasat edilişi arasındaki süreye ve diğer birçok etkene bağlı olarak farklılık gösterir.
Bu miktarlar her ülke için normal beslenme alışkanlıkları ve tüketilen besin maddesi miktarına göre saptanır. Bu yüzden de her ülkede farklıdır. Örneğin Almanya ile Türkiye'deki kalıntı miktarlı farklı. Almanya daha çok et ve süt ürünlerinde hassas biz ise sebzelerde.
Aslında Türkiye'nin tarım ürünlerinde kabul ettiği kalıntı miktarlarında sorun yok hatta bazı değerlerin Almanya'dan bile iyi olduğunu söylemek mümkün. Ama önemli olan uygulama.
Kurallara uygun kullanılsa bile zirai ilaçların sağlığa zararlı etkileri var mı?
Bütün ilaçlar az veya çok zehirlidir. Bu nedenle sebze ve meyvelerdeki hastalık ve zararlılara karşı kullanılması önerilen ilaçların tamamıyla tehlikesiz olduğunu düşünmek doğru değil.
İlaçlamalardan bir süre sonra, ilacın etkinliliğinin azalması, ilaçlamanın tekrarlanmasını gerektirir. İlacın prospektüsünde belirtilen son ilaçlama ile hasat arasındaki süreye uyulsa bile bir miktar ilaç ve ayrışma ürünleri besin maddesi üzerinde veya içinde kalmaktadır.
Türkiye'de kullanılan ilaçlar yeniden değerlendirilmeli ve etkili madde sayıları azaltılmalı.
Türkiye'nin tarım ürünlerinde kabul ettiği kalıntı miktarları norman standartlarda, sorun uygulamada.
Kurallara uygun kullanılsa bile bütün ilaçlar az veya çok zehirlidir.
Bazen ilaçlar bilinçsiz olarak karıştırılarak kullanılıyor. Bu da bitkilerde şekil bozukluğuna neden oluyor
Organik tarımın tamamıyla geleneksel tarımın yerini alması beklenemez.
Avrupa’da organik tarım için en uygun ülke Türkiye. Devlet organik tarımı desteklemeli.
Yine de bu ilaçlar için öngörülen son ilaçlama ile hasat arasındaki süreye uymak kaydıyla ilaçların zehirli etkisinden kaçınmak mümkün.
Çiftçilerin en fazla yaptıkları yanlış uygulamalar nelerdir?
Doğru ilaç seçimi yapılmıyor ve ilaçlar önerilen dozda uygulanmıyor. İlacın yüksek dozda kullanılması kalıntı miktarını artırıyor. Tarım ilaçlarının ruhsat almadıkları alanda kullanılmaları yasak, biberde yaşanan sorun da bu, ancak bu tür uygulamalar olabiliyor.
Ayrıca ilaçlama zamanı iyi belirlenemiyor ve gereksiz yere ilaç kullanılıyor. Son ilaçlama ile hasat arasında sürelere uyulmuyor. Sebze ve meyvelerde hasadın yaklaştığı dönemde kalıntı süresi kısa olan ilaçları tercih etmek gerekiyor. Örneğin kalıntı süresi 21 veya 14 gün olanların yerine 3, 5 veya 7 gün olanları kullanmak lazım. Özellikle domates, biber, patlıcan vb. gibi kısa aralıklarla hasat edilen ürünlerde bu çok daha önemlidir. Bir çok ilaç da bazen bilinçsiz olarak karıştırılarak kullanılıyor. İlaçların karıştırılması bitkilerde şekil bozukluğuna neden oluyor
İlaç kalıntılarının zararlı etkileri azaltmak içir organik tarım bir alternatif olabilir mi?
Öncelikle organik tarımın özelliklerini belirtmekte yarar var. Organik tarım aslında en yüksek verim elde etmeyi hedeflemez, ürünün kalitesi bir dereceye kadar ihmal edilebilir. Sentetik kimyasalların, doğaya yabancı maddelerin, gübre ve tarım ilacı olarak kullanılması yasaktır. Genetik olarak değiştirilmiş çeşitler (transgenik bitkiler) kullanılmaz.
Organik tarımın her üretim basamağı ve son ürün her türlü denetim ve kontrole açıktır. Bu iş devlet kurumları veya özel firmalar eliyle yürütülür. Organik yolla elde edilen tarım ürünleri daha pahalıdır. Bunda da hastalık ve zararlılar nedeniyle üründe azalma meydana gelmiş olması önemli bir rol oynar. Bir işletmenin geleneksel tarımdan organik tarıma geçmesi için 3 yıllık bir adaptasyon zorunluluğu vardır.
Ben organik tarıma sıcak bakıyorum ve teşvik edilmesini istiyorum ancak bu özellikler dikkate alındığında organik tarımın bugün uygulanan geleneksel tarımın yerini alması beklenemez. Özellikle gıda üretimi yetersizliği olan ve açlığın hüküm sürdüğü ülkelerde bu imkansızdır. Nitekim, organik tarımın geleneksel tarım içindeki payı ülkelere göre %1-2 ( en çok 5) arasında değişmektedir. Ancak yapay gübrelerle sentetik organik tarım ilaçlarının insan sağlığı ve çevreye olan olumsuz etkileri ortaya çıktıkça bu tip ürünlere olan talep artacak, organik tarım teşvik görecek ve yaygınlaşacaktır.
Organik ürünlerin kurallara uygun olarak yetiştirilen tarım ürünlerden daha sağlıklı olduğunu söylemek mümkün mü?
Bunu söylemek mümkün. Organik tarımda kullanılan maddeler zaten doğada bulunan bileşikler ve insanların uzun zamandır insanların ilişkide olduğu maddeler. Ancak sentetik organik bileşikler insan tarafindan keşfedilen yabancı maddeler ve insanlar bu bileşikleri parçalayacak enzimlere sahip olmadığı için ani veya kronik zehirlenmeler yaşanması mümkün.
Organik ürün alırken tüketici nelere dikkat etmelidir?
Sertifikasyonu yapan firmaların bitkinin tohumundan ekim-dikimine ve gelişmesinden hasadına kadar çok ciddi bir şekilde denetim yapmaları gerekmektedir. Bu çok zor bir kontroldür. Sertifika veren kuruluşların da habersiz olarak bilim adamları ya da devlet tarafından zaman zaman denetimi gerekebilir. Duyduğum kuşku, bitki koruma alanında dünyadaki bugünkü teknolojik gelişme ile Türkiye’de meyve ve sebzelerde her yıl görülen önemli hastalık ve zararlılar konusundaki bilgilerimden kaynaklanıyor. Bu açıdan sertifikasyon organik tarımın en önemli yönüdür ve sertifika veren firmaların güvenilir olmaları çok önemlidir.
Devletin organik tarımı teşvik etmesi gerektiği belirtiliyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Türkiye’de birim alana kullanılan ilaç miktarı, Avrupa ülkelerinden çok düşüktür. Örneğin İspanya’da 2.6, İngiltere’de 3.6, Almanya ve Fransa’da 4.4, Yunanistan’da 6.0, İtalya’da 7.6, Hollanda’da 17.5 kg iken Türkiye’de 0.5 kg’dır. Yani toprakları tarım ilaçları ile en az kirlenmiş ülke Türkiye’dir.
Bu da Avrupa’da organik tarım için en uygun ülkenin Türkiye olduğunu göstermektedir. Bu açıdan insan sağlığına gitgide artan bir önem veren zenginleşmiş Avrupa ülkelerine organik ürün ihraç eden bir ülke olmak ve bu konuda Avrupa birliği ülkeleri ile müşterek projeler üretmek için devlet desteğinin gerekli olduğuna inanıyorum.
(Hürriyet)
__________________
Kötümser yanlız tüneli görür, iyimser tünelin sonundaki ışığı görür, gerçekçi tünelle birlikte ışığı ve de gelecek treni görür. J.Harris
|
|
|
|
ebrar isimli üyenin bu mesajına teşekkür edenler:
|
|
29-04-2009
|
#2 (permalink)
|
Bahcesel Super Moderator
Üyelik tarihi: Jul 2008
Nerden: Konya
Mesajlar: 579
Thanks: 367
Thanked 343 Times in 220 Posts
|
Tarım ilacı kalıntısına bitkisel bazlı çözüm
Kükre Gıda A.Ş Yönetim Kurulu Üyesi Sabri Gülel, Sebze ve meyvelerin yüzeyindeki her tür mikroorganizma, zirai ilaç, kimyasal, gübre, parafin ve toprak kalıntılarını 2-3 dakika içinde yüzde 100'e varan oranlarda temizlediği ifade edilen yüzde 100 bitkisel bazlı sebze ve meyve arındırma konsantresi Exsir Sanitizer, dün basın toplantısı ile tanıtıldı. Türk gıda mühendisleri ve bilim insanlarından oluşan ekip tarafından geliştirilen ürünün, Ar-Ge çalışmalarına 700-800 bin avro harcadıklarını anlattı.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığının kodeksinde böyle bir ürünün tanımının olmadığını ifade eden Gülel, ''Sanayi Bakanlığı, Tarım Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı bir komisyon kurdular. Bu konuyla ilgili çalışmalara başladılar. Ürünümüz için yeni bir kategori oluşturulacak'' dedi.
İlk ürünlerini İran, Kıbrıs ve Endonezya'ya ihraç ettiklerini belirten Gülel, son dönemlerde İran'da ortaya çıkan kolera salgınından dolayı orada faaliyet gösteren şirketlerin ürünle yakından ilgilendiğini bildirdi.
Ürünleri Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Laboratuvarında sayısız testlerden geçirildiklerini kaydeden Gülel, şunları söyledi:
''Exsir, Türk Akreditasyon Kurumu onaylı laboratuvarlarda sebze ve meyvelerin üzerindeki parafin, zirai ilaçlar, mikrop, bakteri, gübre ve toprak kalıntıları konusunda sayısız testten geçti ve yüzde 100'e kadar başarılı bulundu. İçeriği ve performansı itibariyle sadece ülkemizde değil, dünyada da bir ilk. Exsir sayesinde artık tarım ilaçları soframıza sos olamayacak. Başta anneler olmak üzere Türk insanı artık sebze ve meyve üzerindeki her türlü zararlı maddelere karşı çaresiz değil.''
Dünyadaki tüm sebze ve meyvelerin yüzde 80'den fazlasının tarım ilaçlarıyla kirlendiğini belirten Gülel, sebze ve meyvelerin suyla yalnızca yüzde 5-20 oranında temizlenebildiğini, sirke ve limon suyu gibi geleneksel yöntemlerle ise yüzde 20-25 oranında bir arındırma sağlanabildiğini dile getirdi.
Gülel, tüketicilerin sebze ve meyvelerini temizlemek için çamaşır suyu kullanımı, bulaşık makinesinde yıkama gibi ilginç yöntemlere de başvurduğunu belirterek, Ziraat Mühendisleri Odası verilerinin, esas tehlikenin hormon değil ilaç kalıntıları olduğunu gösterdiğini, Ankara Ticaret Odası ve Türkiye Ziraatçılar Derneğinin hazırladığı ''Sofradaki SOS Raporu''na göre, kanser vakalarının artışında büyük payı olan 'pestisitler' adı verilen tarım ilaçlarının Türkiye'de aşırı, zamansız ve uygunsuz kullanıldığını kaydetti.
Su, sirke ya da diğer yöntemlerle asla temizlenemeyen yağ bazlı zirai ilaç kalıntısı, böcek ilacı, parafin, gübre kalıntısı, mikroorganizma ve bakterilerin büyük tehlike oluşturduğunu, bu ilaçların gıda zehirlenmelerinden bağışıklık sistemi bozukluğuna, alerjik rahatsızlıklardan kansere kadar çeşitli sağlık sorunlarına yol açtığını dile getirdi.
Gülel, ''Kükre Gıda olarak, tüketicilerin talep ve ihtiyacına cevap olacak bir sebze meyve arındırma konsantresi üretmek için yola çıktık. 21 aylık Ar-Ge çalışmalarımız sonucunda yüzde 100 bitkisel bazlı Exsir Sanitizer'i ürettik. Sanitizer başlığı altında yeni bir kategori oluşturan Türk markası Exsir'in yeni neslin temizleme yöntemi olarak Türk ve dünya mutfaklarının vazgeçilmezi olacağına inancım sonsuz'' diye konuştu.
Verilen bilgiye göre, Exsir'in içeriğinde mısır ve hindistan cevizinden elde edilen yüzey aktif madde, şeker pancarından elde edilen organik asit, bitkilerden elde edilen organik çözücü, tarçın yağı, beyaz sirke ve su gibi maddeler bulunuyor.
Kaynak: Referans Gazetesi
|
|
|
|
ebrar isimli üyenin bu mesajına teşekkür edenler:
|
|
11-05-2009
|
#3 (permalink)
|
Kidemli Bahcesel Üyesi
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 179
Thanks: 0
Thanked 36 Times in 30 Posts
|
Cevap: Tarımsal ilaçların Zararları
Tarım İlaçlarının ve Kimyasal Gübrelerin zararlarını inşaallah reçete yazma hakkı olanlar biliyordur. Çünkü hala daha, piyasada kullanımı son derece zararlı ilaçları ve kimyasalları öneren ve Reçeteye yazan beyinsizler var. Bu uyarıyı, var olduğundan şüphelendiğim yetkililerin bilgilerine sunarım ve kısaca hatırlatırım..
|
|
|
|
fsimsek isimli üyenin bu mesajına teşekkür edenler:
|
|
|
Bahçe, Peyzaj, Tarım, Orman, Çevre -Haber, Bilgi, İlan- Portalı Bahceseli destekleyenler
|
|
|
26-05-2009
|
#4 (permalink)
|
Kidemli Bahcesel Üyesi
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 179
Thanks: 0
Thanked 36 Times in 30 Posts
|
Cevap: Tarımsal ilaçların Zararları
Ziraat Mühendisinden Zirai İlaç Bayiliği açma hakkının elinden alındığı şu günlerde, en az 500'ün üzerinde İlaç bayisi İlkokul Mezunu vatandaşın, Zirai İlaç Bayiliği sertifikasıyla, Zirai İlaç satma hakkına sahip olduğunu biliyormuydunuz..
|
|
|
26-05-2009
|
#5 (permalink)
|
Zıraat Mühendisi Bahcesel Hepimizin!
Üyelik tarihi: Sep 2006
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 5.793
Thanks: 312
Thanked 698 Times in 485 Posts
|
Cevap: Tarımsal ilaçların Zararları
Bu ortamı hesapsız kitapsız oluşturanlar utansınlar ne diyeyim. Gemisini yürüten kaptan bu devirde....
__________________
Su anda, isini seven, meslegine gonul verenlerin sitesi BAHCESEL.com'dasınız!
|
|
|
18-06-2009
|
#6 (permalink)
|
Yeni Üye
Üyelik tarihi: Jun 2009
Nerden: Türkiye-
Mesajlar: 1
Thanks: 0
Thanked 2 Times in 1 Post
|
Cevap: Tarımsal ilaçların Zararları
Exsir denen "meyve sebze arındırma konsantresi" ile ilgili yapılmış haberlerde Ege Üniversitesi'nin adı kullanılmış. Bunun sebebi kesinlikle insanların ürüne güvenmesi. Ama Ege Üniversitesi bunu reddediyor. Haberveriyorum.net'te bununla ilgili bir haber var.
[Sadece Bahcesel kullanıcıları linkleri görebilir. Hala kayıt olmadıysanız, kayıt olmak için tıklayınız...]
Ben bu tip yalanlar söyleyen bir yöneticinin ve firmanın ürünlerine şüpheyle bakmak gerektiğini düşünüyorum...
|
|
|
|
The Following 2 Users Say Thank You to mg1977 For This Useful Post:
|
|
18-06-2009
|
#7 (permalink)
|
Bahcesel Üyesi
Üyelik tarihi: Jun 2009
Nerden: Türkiye-
Mesajlar: 77
Thanks: 7
Thanked 27 Times in 18 Posts
|
Cevap: Tarımsal ilaçların Zararları
Alıntı:
mg1977´isimli üyeden Alıntı
Exsir denen "meyve sebze arındırma konsantresi" ile ilgili yapılmış haberlerde Ege Üniversitesi'nin adı kullanılmış. Bunun sebebi kesinlikle insanların ürüne güvenmesi. Ama Ege Üniversitesi bunu reddediyor. Haberveriyorum.net'te bununla ilgili bir haber var.
[Sadece Bahcesel kullanıcıları linkleri görebilir. Hala kayıt olmadıysanız, kayıt olmak için tıklayınız...]
Ben bu tip yalanlar söyleyen bir yöneticinin ve firmanın ürünlerine şüpheyle bakmak gerektiğini düşünüyorum...
|
İlginç bir haber.
|
|
|
18-06-2009
|
#8 (permalink)
|
Zıraat Mühendisi Bahcesel Hepimizin!
Üyelik tarihi: Sep 2006
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 5.793
Thanks: 312
Thanked 698 Times in 485 Posts
|
Cevap: Tarımsal ilaçların Zararları
sayın mg1977, Malesef bir marka çok zor oluşur ve uzun yıllar kaliteden örün vermeden titiz çalışmalarla marka olunabilir. Sonra da bir genç girişken yeni açılımlar getirmek için bazı işlere girişir ve markayı bitirir. Buna çok acı bir örnek bu haberin içeriğinde bulunuyor. Fazla söze gerek yok... Markaya yazık olmuş...
__________________
Su anda, isini seven, meslegine gonul verenlerin sitesi BAHCESEL.com'dasınız!
|
|
|
|
selsarac isimli üyenin bu mesajına teşekkür edenler:
|
|
 |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Yetkileriniz
|
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:43 .
Forumsel.com Bir Bahcesel.com Servisidir.Ad Management by RedTyger
|
|
|