Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, ihracat sırasında ürünlerin gümrük kapılarından geri dönmesini engellemek için yeni bir proje hayata geçiriyor. Üzüm, kayısı ve narenciyede pilot olarak uygulanan bu proje ile artık çiftçiler, ürünleriyle birlikte bu ürün karnelerini de ihracat edilen ülkelere gönderecek. Bu karneler çiftçiler tarafından doldurulurken, ürüne hangi ilacının ne zaman ve ne kadar ölçekle gübre atıldığı, hangi çeşit kullanıldığı gibi üretim aşamasından hasada kadar geçen zamanın dökümü yer alacak.
Antalya İhracatçılar Birliği ve Fethiye Ziraat Odası işbirliği ile Fethiye'den ihracat konulu bir sempozyum düzenlendi. Patlangıç Bölge Yatılı Okulu konferans salonunda gerçekleştirilen sempozyuma, bölgedeki çiftçi ve ziraat mühendislerinin yanı sıra, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Arslan, Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracat genel Müdürü Ali Boğa, Antalya İhracatçılar Birliği Başkanı Mustafa Satıcı ve Muğla Valisi Lütfi Yiğenoğlu katıldı. Tohum ve fide firmaları, bankalar ve zirai danışmanlık firmaları'nın broşür, ürün çeşitleri ve hizmetlerini tanıtan stant açtığı toplantıda konuşan Genel Müdür Yardımcısı Arslan, ihraç edilen ürünlerin kontrolleri ile ilgili bilgiler verdi. Tüm dünyanın günümüzde gıda güvenliği ve insan sağlığını tartıştığını anlatan Arslan, Türkiye'den yapılan ihracatların en önemli sorununun zirai ilaç kalıntısı ve karantina etmenleri olduğunu kaydetti. Ahmet Arslan, ürünün seradan çıkıp ihraç edilen ülkeye varana kadarki aşamada görev yapanların görevini tam yapmadığını açıkladı.
"Çiftçi profesyonelce tarımsal girdileri kullanır, sonraki aşamada da ürünün izlenebilirliği sağlanırsa biz bu işi yapıyoruz demektir." diyen Arslan, önümüzdeki yıl hayata geçirilmesi planlanan bir projeyi anlattı: "Bakanlığımızca 1,5 yıl önce bir proje başlattık. Projeyle, her ürünün fide aşamasından hasat anına kadar geçirdiği aşamalar karne haline getirildi. Pilot olarak üzüm, kayısı ve narenciyede uyguladığımız bu projeyi 2009'dan itibaren domateste kullanmaya başlayacağız. Proje kapsamında bir kitapçık hazırlayıp hangi ilaçların hangi ülkelerde ihracat sorunu yaşadığı ve hangi ilacın nasıl kullanıldığını belirledik. Bundan sonra domates üreticileri bu kitapçıktan da faydalanarak, ürününde kullandığı ilacın adını, miktarını, kullanma zamanını bir deftere yazarak muhatabına gönderecek. Muhatabı o üründe hangi ilacın ne zaman kullanıldığını görecek. Bu aynı zamanda bir otokontrol oluşturulması demektir."
'RUSYA İTHALATI DURDURABİLECEĞİNİ BELİRTEN ÜLTİMATOM VERDİ'
Ülkede son 5 yılda yaşanan ihracat artışına dikkat çeken Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracat Genel Müdürü Ali Boğa da 2002 yılında Türkiye'nin yılda yaptığı ihracat miktarının 36 milyar dolar olduğu bilgisini verdi. Boğa, 2008 yılının ilk 3 ayında bu rakamın 38 milyar dolarlara ulaştığını kaydetti. 2007 yılında Türkiye'deki ihracat yüzde 24,5 oranında artarken Muğla'da bu oranın yüzde 51 olarak gerçekleştirildiğini belirten Ali Boğa, üreticilere seslenirken, farklı bir yönlendirmede bulundu. Doğru üretimin bir vatanseverlik ve ibadet olduğunu belirten Boğa, "Milletin geliri için çocuklarının rızkı için yapılanlar ibadettir." dedi. Türkiye'nin son zamanlarda özellikle Rusya'dan ültimatomlar aldığını hatırlatan Ali Boğa, Rusya'nın en son 52 farklı parti maldan limit aşımı belirlediğini açıkladı. Rusya'nın Türkiye'ye verdiği uyarılarda 'Rus halkı sizin ürünleri yemek durumunda değil' dediğini ve devamında Türkiye'deki ithalatı durdurma tehdidinde bulunduğunu ifade eden Boğa, şöyle devam etti: "Hiç kimse zehirli ürünü sofrasına koymak istemez. Bilerek yada ihmalle bunu yapanlar ilaç parası olarak bunun bedelini ödeyecektir. Bu uyarıyı dikkate alalım. İhracat olmazsa iç piyasada gelir etmeniz mümkün değil." (Cihan Haber Ajansı)