"toprak Kongresi" Sonuç Bildirgesi
TEMA Vakfı tarafından Antalya'nın Manavgat ilçesinde gerçekleştirilen "Toprak kongresinin" ardından kongrede alınan kararlar sonuç bildirgesi olarak yayınlandı.
Manavgat'ın Ilıca Belediyesi'nin ev sahipliğinde Kumköy bölgesinde TEMA Vakfı Onursal Başkanı Hayrettin Karaca'nın yanı sıra 60 il ve 40 ilçeden 250 TEMA gönüllüsünün katılımıyla gerçekleştirilen 'Toprak Kongresi'nde alınan kararlar sonuç bildirgesi olarak kamuoyuna açıklandı.
TEMA Vakfından yapılan açıklamada; "TEMA Vakfı, "iklim değişikliği ve kuraklık sorunsalının" evren ölçeğinde ve ülkemiz özelinde yoğunlukla yaşandığı bir dönemde, toprak varlığımızın korunması ve doğru yönetilmesinin çok daha yaşamsal bir zorunluluk haline geldiği görüşündedir" denildi.
TEMA "TOPRAK" KONGRESİ SONUÇ BİLDİRGESİ "2008 TEMA Temsilcileri Toplantısı'nın özel gündemi olarak "Toprak Koruma ve Yönetimi" konusu ele alınmış ve bir Toprak Kongresi biçiminde düzenlenmiş bulunan toplantıda, tüm TEMA temsilci ve gönüllülerinin katılımıyla, sorun her boyutuyla tartışılarak sorgulanmıştır. TEMA genel yönetimi, il temsilcileri, ilçe gönüllü sorumluları ve gönüllülerinin katılımcı olduğu kongrede konu, bilimsel, teknik, yönetimsel ve hukuksal yönleri ile tartışılmış, belirlenen sorunların çözümü için öneriler oluşturulmuş ve temel çözüm doğrultuları kararlaştırılmıştır.
Yaşamın sürdürülebilirliğinin ön koşulu, başta toprak olmak üzere doğal varlık ve kaynakların korunmasıyla, kalkınma dengesinin kurulabilmesidir. Ekoloji-ekonomi dengesini gözeten ve geleceğin dünyasına sorumluluk duyan böylesi bir yaklaşımın "olmazsa olmaz" temel ekseni, toprağın korunması-ıslah edilmesi ve verimli kullanılması, yani doğru yönetilmesidir.
TEMA, durumu doğru saptamak, sorunu doğru tanımlamak ve bunlara dayalı doğru çözümler oluşturarak kamuoyu ve kamu yönetimine aktarmak için, konunun bilim ve teknik temelinde incelenmesi, araştırılması ve analiz edilmesini gerekli görmektedir.
Bu sorumluluk anlayışı ile devletten önce hazırladığı, hükümete sunduğu ve yasalaşması için çaba harcadığı 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun gereğince uygulanması için de yardımcı olmayı toplumsal sorumluluğunun gereği saymaktadır.
Tanımlanan sorumluluk bilinciyle, devletin ve kamu yönetiminin sorumlularından aşağıda özetle belirtilen konularda ilgi ve duyarlılık gösterilmesi beklenilmekte ve toplum adına talep edilmektedir:
Devlet ve devlet adına sorumlu olan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı merkezi yönetiminden il ve ilçe müdürlüklerine kadar Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na bilgiyle, bilinçle sahip çıkmalı, Kanunu'nu savunmalı ve gereğini yapmalıdır.
Bu kapsamda; Kanunun devlete ödev olarak verdiği tüm sorumlulukları eksiksiz yerine getirirken, öncelikle ülke toprağı ve arazisinin etüdü-tanımlanması, sınıflandırılması zorunluluğunu, ötelemeden derhal yerine getirmelidir.
Bu etüt ve sınıflamaya dayalı olarak, hangi arazilerin ne için kullanılacağını ortaya koyacak nitelikle ülkesel ölçekli arazi kullanım planlaması mutlaka gerçekleştirilmelidir.
Toprağı koruyucu ve üretkenliğini sürdürülebilir kılıcı bir yaklaşımla toprağın yeteneğine ve niteliğine göre bitkisel üretim anlayışı kesinlikle gündeme gelmeli, bu yönde bir üretim desenine dönük özel destekleme uygulamaları yapılmalıdır. Kanunun öngördüğü ve korunarak kullanılması zorunlu olan büyük ovalar mutlaka tespit edilmeli ve bakanlar kurulunca koruma altına alınmalıdır.
Kanunla öngörülen ve illerde kurulmuş bulunan toprak koruma kurulları, "amaç dışı tarım arazisi kullanımını" meşru kılacak bir araç olmaktan çıkarılmalı, siyasal etkilerden arındırılmalı, bürokratik buyurgan anlayışlardan kurtarılarak sivil toplum katılımcılığını anlamlı kılacak demokratik yaklaşımlara kavuşturulmalıdır.
Kanunun ve özel yönetmeliğin ilgili hükümleri doğrultusunda, toprak konusunda faaliyette bulunan ve ülke ölçeğinde örgütlü olan tek sivil toplum kuruluşu olan tema, tüm illerin kurullarında temsil edilmelidir.
Tarımsal desteklemeler kapsamında toprağını ıslah eden, bu amaçla yatırım yapan, toprağı koruyucu işleme-gübreleme ve sulama yapan üreticilere özel destekler verilmelidir.
Gerek coğrafyamıza düşen yağıştan yeterince yararlanmak, gerekse yeni tarım arazileri kazanmak için ülke ölçeğinde ve uygun yerlerde teraslama ve rüzgar perdesi seferberliği başlatılmalıdır.
Kanunun öngördüğü arazi toplulaştırılması ertelenmeden başlatılmalıdır.
Bütün bunlar için genel bütçe ve diğer kamu kaynaklarından yeterli mali kaynak mutlaka sağlanmalıdır.
TEMA temsilci ve gönüllülerinin kanunun uygulanması gereğini kanunu hazırlayan örgütün sorumluları bilinci ile sahiplenmeleri ve bu yönde etkinlik göstermeleri zorunludur.
İllerdeki toprak koruma kurulları bürokratik yaklaşımlar yerine, katılımcı-çoğulcu demokratik anlayışlarla yönetilmeli, kurul gündemleri toplantı öncesinde üyelere bildirilmeli ve alınan karar tutanaklarıyla bakanlık onayları üyelere mutlaka verilmelidir.
Tema vakfı özetle sunulan bu taleplerin uygulanması için her açıdan yardımcı olmayı ulusal sorumluluk saymaktadır".
iha
|