Son iki çeyrekte tarım büyüyecek
DPT Müsteşarı Ahmet Tıktık, bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 3.5 oranında küçülen tarım sektörünün, üçüncü ve dördüncü çeyrekte büyüyeceğini tahmin ettiklerini söyledi.Reuters'ın sorularını yanıtlayan Tıktık, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK), bu yılın ikinci çeyreğine ilişkin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) verilerini açıklarken, hem birinci çeyrek hem 2007 verilerini revize ettiğini anımsatarak, şunları söyledi: "Beklentimiz üçüncü ve dördüncü çeyreğin açıklanacağı Aralık ve Mart ayında da büyümenin revize edebileceği... Çünkü, toplam kredilerin artışına baktığımız Ocak-Temmuz döneminde yüzde 20'nin üzerinde reel bir artış var. Yatırım malı ithalatında reel artış var. İthalat ve ihracattaki mal bazında artışların, milli gelirdeki mal ve hizmet bazındaki reel artışlarla açıklanması zor. TÜİK elindeki son veri setine bakarak bu durumu uyumlaştıracak açıklamalarda bulunabilir, bu işin teknik yanı."
TÜİK, bu yılın ikinci çeyreğinde GSYH'nin yüzde 1.9 arttığını açıkladı, ilk çeyrek için yüzde 6.6 olan GSYH büyümesini yüzde 6.7 olarak, 2007 için yüzde 4.5 olan GSYH büyümesini de yüzde 4.6 olarak revize etti.
Bu yılın ikinci çeyreğindeki yüzde 1.9'luk büyümede tarımdaki daralmanın etkili olduğuna işaret eden Tıktık, "Bakliyat ve bazı meyveler, Güneydoğu'daki kuraklıktan dolayı bir daralma görüldü. Ama önümüzdeki dönmede tarım sektöründe üçüncü ve dördüncü çeyrekte katma değerin pozitif olacağını, büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Özellikle hububat, zeytin ve fındığın tarıma pozitif katkıda bulunacağına inanıyoruz" dedi.
Tıktık, geçen yıla göre hem kamu yatırımlarında hem de özel yatırımlarda bir daralma yaşandığını anımsattı.
İç ve dış belirsizliklerin büyümenin dinamikleri açısından önemli rol oynadığını vurgulayan Tıktık, büyümenin talep bileşenlerine bakıldığında kamu tüketiminde geçen yıla göre daralma olduğunu, özel kesimde de büyüme hızının nispeten düşük geldiğini belirtti.
Önümüzdeki dönemde talep bileşenlerinin mali politikalara ve beklentilere duyarlı olacağını ifade eden Tıktık, şunları söyledi: "İktisadi karar birimleri, tüketiciler, firmalar yatırım ve tüketim yaparken geleceğe yönelik beklentilere bakıyorlar. Ona göre karar alıyorlar. Tüketimde özellikle gıda, emtia ve enerji fiyatlarının artışının etkisini unutmamak lazım. Bu tüketicilerin bütçelerine gelen ilave yük."
Tıktık, petrol fiyatlarındaki düşüşün yanı sıra bazı enerji ürünlerindeki fiyatın gecikmeli de olsa büyümeye yardımcı olacağını belirterek, "Belirsizlikler özel tüketim ve yatırım etkileyen önemli değişkenler. Belirsizlikleri iyi yöneteceğimiz oranda başarılı oluruz. Ayrıca dinamik bir özel sektörümüz var" diye konuştu.
Tıktık, küresel belirsizliğin henüz bitmediğini, 2009'un ikinci yarısına kadar da bitecek gibi gözükmediğini, ABD ve Avrupa'daki durgunluğun Türkiye'ye negatif etkileri olabileceğini vurguladı.
CARİ AÇIK
Cari açığın yapısal bir sorun olduğunu yineleyen Tıktık, "Enerjide dışa bağımlı bir ülkeyiz ve bu giderek de artıyor: Kuraklıktan dolayı bu yıl hidroelektrik santrallerden gerekli verim alınamadığından doğalgaz ve kömür ithalatı arttı" dedi.
Geçen yıl petrolün varil fiyatının Türkiye'ye maliyetinin ortalama 68 dolar iken, bu yıl için 103 dolar olarak tahmin ettiklerini kaydeden Tıktık, "Geçen yıl 34 milyar dolar olan toplam enerji ithalatının, bu yıl 50 milyar dolar olması bekleniyor. Yıl sonu cari açık tahminimiz de 50 milyar dolar" dedi.
Yatırım mali ithalatının da cari açığı artırdığını, bu süreci tersine çevirmek için sanayiinin rekabet gücünü yükseltmek gerektiğini söyleyen Tıktık, "Cari açığın iyi yönetilmesi gerekir. Doğrudan yabancı sermaye yatırımları cari açığın finansmanında önemli rol oynuyor... Ayrıca iç tasarrufların artırılması için finansal enstrümanların çeşitlendirilmesi konusunda ilgili birimlerce çalışmalar sürdürülüyor" diye konuştu.
Ekonominin rekabet gücünü artırmak başta olmak üzere diğer alanlarda yapılacak reformlarla cari açığın GSYH'ya oranının belli bir süre sonra yüzde 5-6 arasında olabileceğini ifade eden Tıktık, Türkiye ekonomisi açısından bu oranın makul olduğunu ifade etti.
Bu yıl Ocak-Temmuz döneminde cari işlemler açığı yüzde 42.5 artışla 31.554 milyar dolar oldu. Geçen yıl sonunda 37.7 milyar dolar olan cari açık, bu yıl sonunda başlangıçta 39.2 milyar dolar olarak tahmin edilmişti.
Gazeteport.com.tr
|