Eminönü-Bakırköy sahil hattının müdavimi piknikçiler, Ramazan ayında da mangallarının başında. Ama bu sefer bir yandan pişirip bir yandan yiyemiyorlar. Çünkü oruçlar...
Zeytinburnu sahilinde vakit ilerleyip güneş batmaya yaklaştıkça hareketlilik de artıyor. Takvim yapraklarının sonbaharı gösterdiği şu günlerde, sıcak havalardan bunalan İstanbullular, birkaç dakika sonra çimlerin üzerinde iftar açacak. Erkekler, her zamanki gibi mangalın başında hanımlar ise salata malzemelerini hazırlıyor. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra bütün aile yere serilen sofranın üzerine oturuyor. “Ramazan bereketiyle gelir” derler hani, gerçekten de öyle. İlk göze çarpanlar arasında mercimek çorbası, sarma, hurma, salata, nohutlu pilav ve tabiî ki mangalda pişen etler var. Çorbalar, tabaklara konuyor, içecekler dolduruluyor ve derin bir sessizlikle iftar vakti bekleniyor. Minarelerden yükselen ezan sesiyle birlikte bir yudum su bir de hurma ile oruçlar açılıyor…
Sahil manzarası, güneş battıktan sonra ayrı bir güzelliğe bürünüyor. Boğazı geçmek için sıralanmış gemiler, çevresine yaydığı ışıkla birlikte sanki ayrı bir şehir gibi gözüküyor. Bu manzaranın değerini bilenler, bütün bir yaz boyunca Eminönü-Bakırköy sahil hattının müdavimi haline gelmiş. Sahilde piknik yapmak alışkanlık haline gelince ‘yaz bitti’, ‘Ramazan ayındayız’ ya da ‘akşamları soğuk oluyor’ gibi bahaneler de işe yaramıyor. Özellikle hafta sonları ‘sahil boyunca adım atacak yer yok’ desek abartmış olmayız. İlçe belediyeleri de buraya ayrı bir ilgi gösteriyor. İlkbaharla birlikte birbirinden güzel çiçekler dikiliyor, çimler kesiliyor ve ağaçlar budanıyor. Sahil hattı boyunca piknikçilerin rahat etmesi için her şey düşünülmüş. Banklar, çeşmeler, gece lambaları, çocuk parkları ve jimnastik aletleri misafirlerin eğlenceli vakit geçirmesini sağlıyor.
Eşi, çocukları ve torunuyla birlikte sahil kenarında iftar yapmaya gelen Rıfat Karlı, semaverdeki çayı demlemekle meşgul. Karlı, Ramazan’ın ilk gününden bu yana evinde iftar yapmış. Torununun ısrarına dayanamamış tutmuş sahilin yolunu. Rıfat Karlı, deniz manzarasına karşı çayını yudumladıktan sonra ailecek Sultanahmet’e gidecek. O yüzden biraz aceleci davranıyor. Hemen biraz ilerideki Sancak ailesi de farklı bir iftar deneyimi yaşayanlardan. Aile reisi Seçkin Dörtler, şehir dışından gelen akrabalarıyla birlikte gelmiş piknik yapmaya. Aile, evleri yakın olduğu için sık sık piknik alanına geliyormuş. Akşam geç saatlere kadar burada vakit geçirecekler. Onlara göre sahile gelmenin bahanesi çok: Temiz hava, dört duvar arasından kurtulmak, deniz manzarası, doğal hayat…
Sayı: 147
Bölüm: Aktuel
Muhabir: BÜNYAMİN KÖSELİ - zaman