Ürünü elinde tutan üretici zararda
Ürünü elinde tutan üretici zararda
Buğday, arpa ve pamuk gibi ürünleri kış aylarında daha yüksek fiyata satmak için stok yapan üreticileri kriz vurdu. Bazı ürünlerde zarar yüzde 30'lara yaklaştı. Bakliyat ve hububatın yüzde 100'lere yakın değer kazandığı 2 yıllık dönem sona erdi. 2007'de yaşanan kuraklıkla birlikte buğday'da yüzde 60, pirinçte yüzde 30 arpa'da ise yüzde 500'lere varan fiyat artışları gerçekleşmişti. Ancak dünyayı etkisi altına alan ekonomik kriz ile birlikte bu ürünlerde fiyat düşüşü yüzde 30'lara yaklaştı. Ağustos ayında Konya Ticaret Borsası'nda 0.80 YTL'ye ulaşan durum buğdayının fiyatı hızla düşmeye başladı. Fiyatlar neredeyse 2 yıl önce ki seviyelere geldi. Çiftçiler, yüksek girdi maliyetlerini karşılamak için yaz aylarında hasa dını yaptığı ürün ünü kışa doğru yüksek fiyatla satma planları yaparken ekonomik krizle birlikte ürün fiyatları kelimenin tam anlamıyla yere çakıldı. Şu an Konya Ticaret Borsası'nda buğdayın fiyatı 0.55 YTL'ye kadar geriledi. Konya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kara, üreticilerin yıllardır aynı politikayı uyguladığını ancak 2 yıldır ürünü büyük borçla ektiğini belirtti. Kış aylarında hububat fiyatlarında yaşanan artışı bekleyen üreticinin büyük zarara uğradığını, piyasadaki nakit akışının yavaşladığını dile getiren Kara, küresel krizin çiftçiyi iki kat daha fakirleştirdiğini söyledi.
Kendimizi krize itiyoruz
Nişasta ve Glikoz Üreticileri Derneği (NÜD) Başkanı Rint Akyüz, ise piyasanın kendi elleriyle krize doğru gittiğini söyledi. Akyüz, piyasanın genel olarak beklemeye çekildiğini dile getirdi. İç piyasada talepte büyük düşüşler yaşanacağının altını çizen Akyüz, "Dünya emtia borsalarında fiyat tamamen arz talep dengesine göre oluşuyor. Son yıllarda fon sahipleri tarımsal emtia alanına yöneldiğinden bu yana suni artışlar yaşandı. Ancak Türkiye'de 'beklediğiniz zaman mutlaka fiyat artar' mantığı var. Her yıl fiyat artar diye bir beklenti ile hareket ediliyor. Bu da bize enflasyon deneyimlerimizin verdiği bir alışkanlık. Bu beklenti yerleşmiş durumda. Dünyadaki bu kriz bizi mutlaka etkileyecek. Almak istediğimiz kredileri alamayacağız. Bu kriz suni de olsa iç piyasadaki talebi düşürecek. En azından insanlarda şu an bekle ve gör politikası uyguluyorlar" şeklinde konuşan Akyüz, bu durumun piyasayı derinden etkileyeceğini ifade etti. Akyüz sözlerine şöyle devam etti, "İşte bu durum bizi gerçekten krize sokar. Bu şekilde devam ederse piyasayı kendimiz çökertiriz." Adana Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Coşkuntuncel ise bölgede üretimi yapılan mısır, pamuk ve buğdayda büyük sorunlarla karşılaşmaya başladıklarını ifade etti. Coşkuntuncel, pamuğun geçtiğimiz yıl ki fiyatların yüzde 25 altında, mısırın ise yüzde 20 altında bir fiyatla satıldığını belirtti. Coşkuntuncel sözlerine şöyle devam etti: "Gelişmeleri endişe içinde izliyoruz. Tam bir korku havası var. Çiftçiler düşük fiyat a rağmen ellerindeki, ürünü satmaya çalışıyor. Tarım Bakanlığı konuya el koymaz sae artık üretim yapılamaz."
Üretici krizden büyük zarar görür
Dinçer Gıda'nın sahibi ve Tarım Ürünleri Hububat Bakliyat İşleme ve Paketleme Sanayicileri Derneği (PAKDER) Başkanı Mehmet Tevfik Dinçer, mart ayı itibariyle birçok üründe yaşanan fiyat artışları nedeniyle tüketicilerin alım yapmaktan vazgeçtiklerini ifade etti. Yaz aylarında yeni ürünlerin satışa çıkması ile bakliyat ve hububatın dünya borsalarında değer kaybettiğin e işaret eden Dinçer ,
"Dünyadaki düşüş Türkiye'yi de etkiledi. Özellikle dövizdeki fiyat artışı ürünlere de yansıdı. Mart ayında 3 YTL olan pirinç fiyatı bugün 1.75 YTL oldu" dedi. Dinçer, üreticilerinn girdi maliyetlerinin büyük kısmını kap sayan tarımsal ilaç ve gübrenin dolar bazında fiyatlandığını belirterek çiftçilerin alım gücünün ciddi anlamda düştüğünü dile getirdi. Dinçer sözlerine şöyle devam etti: "Çiftçi ürettiği ürünü geçmişte hemen elinden çıkarıyordu. Ama depoculuk sistemi ile Toprak Mahsulleri Ofisi'nin depolarında tutuyor. İhtiyacı kadar satabiliyor. Ya da bankadan düşük faizli kredi kullanıyor. Bu nedenle fiyat düşüşleri çiftçiyi mağdur ediyor. Uzun vadede alt yapısal problemleri çözmemiz gerekiyor. Küresel kriz Türkiye'de tam olarak hissedilmedi. Ancak üretici de perakendeci de endişe ile bekliyor."
Referans
|