TARIMDA TELKURTLARI
Dr. Nilay GÜLPERÇİN* Prof.Dr. Serdar TEZCAN**
* E.Ü. Tabiat Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi
** Ege Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü
TANINMALARI
Telkurtları genel olarak tarım ve orman alanlarında toprakaltı zararlıları olarak bilinir. Yaygın olarak telkurtları şeklinde isimlendirilmeleri, larvalarının tele benzetilmesi nedeniyledir. Takla böcekleri, demirciböcekleri ve çıtböcekleri de bu böcekler için sıklıkla kullanılan isimlerdir. Erginlerin boyları genellikle 8-10 mm dolayındadır. Vücutları uzun ve yassı olup, arkaya doğru incelir. Renkleri türlere göre farklılık göstermekle birlikte genel olarak koyu sarı, kırmızı, turuncu, kahverengi veya siyah, bazen de metalik renklerdedir. En belirgin özellikleri ters çevrildiklerinde “çıt” şeklinde ses çıkarıp aniden havaya sıçramaları ve bacaklarının üzerine düşmeleridir.
Larvaları 22- 25 mm uzunluğunda, ince ve silindirik yapıda, parlak bir vücuda sahiptir. Açık sarı, kahverengi veya kırmızımsı renkte, esneyebilen sert bir deriye sahip olan vücutlarına dokunulduğunda, yavaş hareketlerle kıvrılır.
YAŞAYIŞLARI
Telkurtları kışı larva veya ergin dönemde geçirir. Larvalara kış aylarında toprak derinliklerinde, erginlere ise toprak içinde oluşturdukları odacıklarda veya ot yığınları altında rastlanır. İlkbaharda larvalar toprak yüzeyine yaklaşarak beslenir. Ergin hale geldiklerinde ise bulundukları yerden ayrılarak beslenmeye devam eder ve çiftleşmeye başlarlar. Yumurtalar temmuz ayı ortalarına kadar toprağın 10- 15 cm derinliğine tek tek ya da 30-40’lık kümeler halinde bırakılır. Yumurtalar 0.5 mm uzunluğunda olup, oval ve gri-beyaz renklidir. Bir dişinin koyduğu yumurta sayısı türlere göre değişmekle birlikte 150 dolayında olup, açılma süresi 30-40 gündür.
Yumurtadan çıkan larvalar hemen beslenmeye başlar. Ancak ilk dönemlerde kuraklığa duyarlı olmaları nedeniyle yüksek oranda ölüm meydana gelebilir. Gelişimlerini 2-5 yılda tamamlayan larvalar kış aylarında toprağın derinlerine inerek kışı burada geçirir. İlkbaharda toprağın ısınmasıyla yüzeye çıkar, yaz aylarının aşırı sıcak ve kurak günlerinde ise tekrar derine inerler. Olgunlaşan larvalar, yazın toprağın 30- 40 cm derinliğinde pupa dönemine girer. Yaz aylarında pupadan çıkan erginler ancak ilkbaharda topraktan ayrılır.
Telkurtlarına tarım alanlarının yanısıra orman alanlarında, yüksek dağlık alanlar gibi birçok farklı yerde rastlanır. Çoğu türün erginleri gece faaliyet göstererek ışığa yönelmekte olup, bir kısmı ise ılık ve güneşli havalarda gündüzleri aktiftir.
Erginler genellikle toprak üzerinde, bitkilerin dip kısımlarındaki nemli yerlerde, ayrışmakta olan odun dokularında, ağaçların kabuk altları ve oyuklarında, bitki döküntüleri ve taş altlarında bulunur. Erginlerin ömrü 2-4 hafta kadar sürer. Larvalar ise genellikle toprak içinde, bitki döküntüleri arasında, ağaç kabukları altında ve ayrışmakta olan odun dokuları içinde yaşar. Toprak içinde yaşayan türlerin çoğu bitki kısımlarıyla beslenir. Bu türler doğada artış göstererek çeşitli kültür bitkilerinden özellikle hububat ve yem bitkilerinde önemli zararlara neden olabilir. Bitkilerin tohumları, kökleri veya yumruları ile toprak yüzeyine yakın kısımlarında beslenen türleri ciddi ekonomik kayıplara neden olur.
KONUKÇULARI
Çok sayıda kültür bitkisinde zarar yaparlar. En çok zarar verdikleri bitkiler arasında patates, havuç, yerfıstığı, pamuk, soğan, mısır, buğday, arpa, yulaf, şekerpancarı, tütün gibi tek yıllık bitkilerin yanısıra bazı çok yıllık bitkiler de vardır.
ZARARLARI ve EKONOMİK ÖNEMLERİ
Telkurtlarının erginleri ilkbahar başında genç bitkilerin tomurcuk, sürgün, çiçek ve meyve gibi taze kısımlarını yiyerek beslenirlerse de önemli zararlara yol açmazlar. Esas zararı larvalar yapar. Larvalar özellikle bitkilerin toprakaltı organlarında zararlıdır. İnce olan bitki köklerini koparırlar.
Kalın kökler, toprağa yakın ana gövde ve yumrular içinde ise galeri açarak beslenirler. Yoğun bulundukları yerlerde zararları çok fazla olup, bazı bitkilerde bu oran % 80’e kadar yükselir.
Daha ağır zarara yol açan olgun larvalar yeni fidelerin köklerini kemirip kopararak kök sistemini zarara uğratırlar. Saçak ve kazık köklü bitkilerin körpe ve genç olduğu dönemlerde ise zararları daha da artar. Bu bitkilerin ileriki dönemlerinde kök sistemi geliştiği ve kalınlaştığı için meydana gelen zarar önemsenmez. Havuç ve patates gibi yumrulu bitkilerde açtıkları delik ve galerilerle kaliteyi etkileyerek pazar değerinin düşmesine neden olurlar. Hatta bu yaralanma yerlerinden bitkilerde hastalık oluşturan bakteri ve funguslar girerek çürümeler meydana gelebilir. Telkurtlarının yoğunluğunun metrekarede 4-5 larva olduğunda % 5 zarara; metrekarede 15 birey olduğunda ise % 20-25’lik ürün kaybına neden olduğunu bildiren kayıtlar vardır. Tarım alanları dışında orman alanlarında ve özellikle fidanlıklarda tohumlara zarar veren türleri de bulunur.
ZARARLARININ ÖNLENMESİ
Telkurtlarının neden olduğu zararları azaltabilmek için toprak yüzeyine yakın oldukları yaz sonu veya sonbahar başında toprak işleme yapılmalıdır. Böylelikle larvaların toprak yüzeyine çıkarak kurak ve sıcak koşullarda ölmeleri ve doğal düşmanlarla karşılaşmaları sağlanır.
Bulaşık olan bitki kısımları hasat sırasında ezilerek larvalar öldürülebilir.
Seyrek yetiştirme ile bitkinin birim alandan daha fazla besin alması, böylece kuvvetli ve sağlam gelişerek telkurtlarından daha az etkilenmesi sağlanır.
Aynı bitkiyi her yıl yetiştirmek yerine, nöbetleşe yetiştiricilik uygulamalarıyla telkurtlarının aşırı çoğalmalarının ve zarar yapmalarının önlenmesi mümkün olabilir. Özellikle patatesin telkurtlarına karşı hassas olması nedeniyle, telkurtlarının fazla olduğu yerlerde patatesin ardından yonca yetiştirilmesi oldukça etkilidir.
Telkurtlarının zarara uğrattığı bitkilerin sıraları arasında sevdiği fakat ekonomik olarak daha önemsiz olan buğday, mısır ve yonca gibi bitkilerin yetiştirilmesiyle, telkurtlarının bu bitkiler üzerinde toplanması ve diğer bitkilerdeki zararın azaltılması mümkün olabilir.
Nisan ayı sonunda patates ve havuç gibi bitkilerin yumruları ortadan kesilip, kesik yüzeylerini toprağa doğru gelecek şekilde gömerek, hasat sonunda bu kesik yumruları ve bitki artıklarını uzaklaştırarak telkurtlarının zararı önlenebilir. Bitki kalıntılarının bazı durumlarda yakılması doğal düşmanların da yok edilmesine neden olduğundan tercih edilmemelidir.
Toprağı sulamak da toprak altında bitki kısımlarıyla beslenen telkurtlarının larvalarını öldürme bakımından oldukça etkilidir. Toprak bir süre su altında bırakılınca telkurtları toprak yüzeyine çıkar ve ölür.
Son yıllarda geliştirilen tuzaklar, telkurtlarının yakalanmasında ve zararlarının azaltılmasında özellikle dar alanlarda oldukça başarılı olmaktadır.
Temmuz- Ağustos aylarında Melanotus ve Drasterius cinslerine bağlı erginlerin populasyonlarını azaltmak için ışık tuzaklar kullanılmalıdır. Böceklerin ışığa yönelimlerinden yararlanılarak geliştirilmiş bu tuzaklarla telkurdu erginlerinin yakalanarak ölmeleri sağlanır.
Sarı Yapışkan Görsel Tuzaklar 15x20 cm boyutlarında, sarı renkli ve her iki yüzeyi yapışkanla kaplı pleksiglas levhalar olup, tarımda önemleri her geçen gün artmaktadır. Bu tuzakların sarı rengine yönelen Cardiophorus ve Drasterius cinslerine bağlı türlerin erginleri yüzeydeki yapışkan maddeyle temas ettiğinde tuzak üzerine yapışarak etkisiz kalır ve ölmeleri sağlanır.
Feromon tuzaklar üzerinde de son yıllarda önemle durulmaya başlanmıştır. Böceklerden sentezlenerek üretilen ve türe özgü olan feromonlar, kapsül ya da yayıcılara emdirilerek Agriotes ve Melanotus cinslerine bağlı türlere karşı kullanılabilmektedir. Bu uygulamaların gelecekte yaygınlaşması beklenmektedir.
Kimyasal savaşın gerektiği durumlarda ise çevreye ve diğer canlılara en az zararı olacak, mutlaka yönergesinde olan preparatlar seçilerek uygun zaman ve şekilde kullanılmalıdır.
Telkurdu türlerinin tanılanması ve bunlarla savaş konusunda daha ayrıntılı bilgi için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na bağlı kuruluşlar ile Üniversitelerin Bitki Koruma Bölümlerindeki konu uzmanlarına başvurabilirsiniz.
Şekil 1. Melanotus tenebrosus’un ergini (orijinal).
Şekil 2. Drasterius bimaculatus’un ergini (orijinal).
Şekil 3.Cardiophorus discicollis’in ergini (orijinal).

Şekil 4 . Zarar görmüş tohumlar ve telkurdu larvaları (
[Sadece Bahcesel kullanıcıları linkleri görebilir. Hala kayıt olmadıysanız, kayıt olmak için tıklayınız...] ‘den).

Şekil 5 . Zarar görmüş yumru ve telkurdu larvaları (
[Sadece Bahcesel kullanıcıları linkleri görebilir. Hala kayıt olmadıysanız, kayıt olmak için tıklayınız...]).