Tarım üretiminde kontrolsüz zirai ilaç kullanımı artıyor. 1979 ylında 8 bin 396 ton olan zirai ilaç kullanımı, geçen yıl 18 bin 250 tona ulaştı. 2006 yılında en çok kullanılan tarım ilaçlarından üçü, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde piyasadan çekildi. Türkiye'de halen kullanılan zirai ilaçların yüzde 75'i AB'de kullanılmıyor.

Gıda sanayicileri ve akademisyenler, gıda ürünlerinde zirai mücadele amaçlı kullanılan ilaçları ve bunların insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini masaya yatırdı. Ege Bölgesi Sanayi Odası'nda (EBSO) 'Güvenli Gıda Gündemi' çerçevesinde düzenlenen toplantıda gıda sanayicilerine konu hakkında bilgi veren Ege Üniversitesi (EÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Nafiz Delen, tarım ilaçlarının Türkiye'de bilinçsiz ve kontrolsüz kullanıldığına dikkat çekti. Delen'in verdiği bilgiye göre Avrupa Komisyonu Sağlık ve Tüketici Koruma Genel Müdürlüğü yetkilileri, 3-7 Eylül 2007 tarihlerinde Türkiye'ye gelerek pestisitler üzerine araştırma yaptı. Araştırma sonunda 7 Ocak 2008'de hazırlanan rapor göre Türkiye'de ruhsatlı bitki koruma ürünlerinin yüzde 75'inden fazlası, AB'de kullanılmayan ürünler oluşturuyor. Raporda Türkiye'deki tarım tahlil laboratuvarlarının teknik ve personel açısından yeterli olduğu ancak akredite olmadığı için güvenilirliklerinin bulunmadığı ifade edildi.
Prof. Dr. Delen, Türkiye'de üreticinin tarım ilaçları satan bayilerin önerileriyle hareket ettiğini vurguladı. Son zirai mücadele yönergesinin 1995 yılına ait olduğunu anlatan Delen, 'O günden bu yana tarım ürünlerindeki kalıntı oranları üç defa değişti. Yönetmeliklerin ve yönergelerin sık aralıklarla güncelleştirilmesi gerekir.' dedi. Türkiye'de tarım ilacı tüketiminin son 27 yılda yüzde 117 arttığını belirten Nafiz Delen, kullanılanların büyük bölümünün en zehirli tarım ilaçları sınıfına girdiğini vurguladı. Delen, 2006 yılında en çok kullanılan tarım ilaçlarından üçünün AB ülkelerinde piyasadan çekildiğini, üçünün zehirli olduğunu, dördünün kanser riski taşıdığını, beş tanesininse iç salgı bezlerini etkilediğini söyledi. İlaç kullanımında bölgeler arası önemli dengesizlikler bulunduğunu da vurgulayan Delen, 'Tarım ürünlerinin yoğun olarak yetiştirildiği, nüfusun kalabalık olduğu Ege ve Akdeniz bölgelerinde, ülkemizde kullanılan tarım ilaçlarının yarısına yakın tüketiliyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki tüketim yüzde 10'luk düzeydedir. Bu değerler, yoğun tarım yapılan yörelerde yüksek sayılabilecek bir kullanım olduğunun göstergesidir.' açıklamasını yaptı.
EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nedim Kalpaklıoğlu ise gıda güvenliği konusunda Türkiye'de henüz yeterli önlemler alınmadığını dile getirerek, AB standartlarına ulaşmak için çaba gösterilmesi gerektiğini vurguladı. İlaçların gıdalar üzerindeki kalıntı miktarları konusunda ilgili kurum ve kuruluşlara dikkatli ve titiz olma çağrısı yapan Kalpaklıoğlu, tarım ilacı kullanımının ihracatı da olumsuz etkilediğini söyledi. EBSO Meclis Üyesi Kürşat Yuvgun da tarım ilaçlarının kontrolsüz kullanılması sağlığı olumsuz etkilediği için reçeteyle satılması gerektiğini vurguladı. Zirai ilaçların uzman ve yetkili ekipler tarafından uygulanması gerektiğini belirten Yuvgun, 'Düşük zehirli ve doğa dostu ilaçlar ülkemizde tercih edilmiyor, çünkü bunlar pahalı. Kamu yönetimi, elini cebine atıp sübvanse etmelidir. Problemi tarlada tesbit edip kökünü kazımak zorundayız.' şeklinde konuştu. Gıda Sorunları Komitesi Başkanı Cihangir Hür ise gıda güvenliği konusunda kamuoyu oluşturulması gerektiğini ifade ederek, 'Baskı unsuru olmazsa zehirlenmeye devam edeceğiz. Sebze meyve hallerinde alınan rüsum bedellerinden tüketici korunmasında da faydalanılmalı. Gıdada alınan KDV de gıda güvenliğine kaynak olarak kullanılmalı.' dedi. (Cihan Haber Ajansı)