Köşe Yazıları
İnsan İlişkileri Ustası İsmail Hakkı KAR
BİLGİ HAZİNESİ Köşe Yazıları İnsan İlişkileri Ustası İsmail Hakkı KAR |
| İbrikçiler |
| Çarşamba, 09 Temmuz 2008 | |
|
Merhaba sevgili dostlarım! Niyetim size tarihten bahsetmek değil. Bunun derinlemesine tahlilini yapacak uzman kişiler zaten var. Sadece tarihi iyi okumayı tavsiye edebilirim. Çünkü “geçmişini bilmeyen, geleceğe güvenle bakamaz” demiş atalarımız. Ama sizinle bu ibrikçilerden birinin hikâyesini paylaşabilirim. O tarihlerde ibrikçinin mekânına gelen hacet sahibi bir kişi, telaşla sıralanmış ibriklerden birini kaptığı gibi ihtiyacını gidermek için boş olan kabine seyirtmek istemiş. Ama gür bir ses onu durdurmuş “Bre ne yaparsın!” Adam şaşkın ve telaşlı ibrikçiye bakarken, aynı gür ses “Onu değil..şunu al!” demiş. Adam her saniyenin kendine verdiği ızdıraptan, tartışmaya mecali ve zamanı yokmuş. İstemeye istemeye denileni yapmış. İşini bitirip dışarı çıktığında kafasına takılan bu talimatın sebebini öğrenmek istemiş. İbrikçiye “Be hey ibrikçi; benim hacet için aldığım ibrik, sırası gelen ibrikti. Neden bana onu bıraktırıp, orta yerdeki ibriği aldırdın?” demiş. İbrikçi, önemli bir iş yaptırmanın verdiği bilgiçlik ve böbürlenmeyle, sesine tam bir ciddiyet katarak pala bıyığını burkmuş. Bir kaşını da şööyle kaldırarak, “biz burada neciyiz?!” demiş… Her meslek gibi bu işin de önemsiz olduğunu söylemek istemem. Ama önemi de bir yere kadar. Ben burada iş yapıyorum, bu iş çok önemlidir. Bundan daha önemlisi yok demek ne kadar doğru? Peki, yetki verilen kişilerin, bu unvanlarından güç alarak sırf kendi egolarını tatmin etmek için yapılması gerekli olan işi engellemelerine ne demeli? Ben bu tür davranış sergileyen kimseler için “ibrikçilik” tabirini kullanıyorum. Hani şu “biz burada neciyiz?! ” meselesi. Bu ibrikçilere toplumun her kesiminde, her kurumunda rastlamak mümkündür. Bu evde baba olur, ev halkına kök söktürür. Her şeyi o iyi bilir. Çünkü parayı o kazanıyor. Ekonomik güç ondadır ve üstüne üstlük “baba”dır. O halde haklıdır. Anne olabilir, evin her santimetre karesinin hesabını özellikle çocuklardan çok iyi sorar. Şirketlerde danışma görevlisidir, gelen vatandaşlara öyle kasım kasım kasılır ki, onu başbakan zannedersiniz. Hele hele şef ya da Maazallah müdür filan olursa, yandı vatandaş ve personel. Ramazanda pide fırınlarındaki görevlileri iftar saati yaklaşırken bir gözlemleyin, Arasındaki ibrikçileri hemen fark edeceksiniz. Apartman yöneticimiz ibrikçi …. beyden az çekmedik. Şükür seçimlerde başkasını seçtikte kurtulduk. Bir firmada yöneticiyim ve firmanın müşterilere verilecek promosyonlar için belirlediği kurallar var. Odama giren elemanım, müşterisine bu hediyeyi vermek zorunda kaldığını, ama kurallara uymadığı için benden yardım istediğini söylüyor. Onu dinledikten sonra, yaptığının firmamız çıkarlarına uygun olduğuna kanaat getiriyorum. Talep fişini imzalayıp, depodan almasını söylüyorum. Orada da bir ibrikçimiz var; depocu … bey. “Olmaz da olmaz” diye diretiyor. Morali son derece bozuk personel gelip “müdürüm; sizin parafınızı gösterdim. Ama veremem kurallara aykırı diyor. “ oturtup sakinleştirdikten sonra, ben arıyorum. Cevap yine aynı. Serde biraz Karadenizlilik ve gençlik olunca, şimdi eğitimlerde anlattıklarımızın tersine, benim keçiler geliyor. “yahu kardeşim; ben uygun gördüm ve imzaladım. Bu ne demek? Ben sorumluluğu alıyorum demek. Bunun hesabını sana mı, yoksa bana mı soracaklar?! Derhal o ürünü ver, işi yokuşa sürme. Sebebini öğrenmek istiyorsan, gel açıklayayım. “ diye oldukça sert çıkışımdan sonra bu işi güç bela hallediyoruz. Sevgili dostlar; her yapılan işte mutlaka kurallar hesaba katılmalıdır. Ancak, usul ve kurallar yeterli gelmediğinde, inisiyatif devreye girmek şartıyla. Yoksa kraldan fazla “kralcı”larımızın sayısı öyle bir artar ki, bu ibrikçilerden adım atamaz hale geliriz. Allah hepimizi ibrikçilerin şerrinden korusun. Siz siz olun, sakın ibrikçilerle karşılaşmamaya özen gösterin. Oldu ya, karşılaşmak zorunda kalırsanız, kararlılığınızı sözlerinizden önce duruşunuzla belli edin. Edin ki, pabucun pahalı olduğunu anlasınlar. Ama bunu iyi bir yapmanız için, beden dilinizi ve ses tonunuzu iyi kullanmanız gerekiyor. Eğer efelenerek halletmeye çalışırsanız, bazen zararlı bile çıkabilirsiniz. Yaşadıklarınız ve gözlemlerinizde bu tecrübeniz olduğunu tahmin ediyorum. Hepinize ibrikçiler karşısında sabır ve metanet diliyorum. Esen ve şen bir hafta geçirmeniz dileğiyle…
İsmail Hakkı Kar
Bahcesel Favori yazlarma ekle Sosyal sitelerime ekle
Email ile bildir
Hit: 142 Trackback(0)
Yorum
(1)
...
Yazan TAB?ATCI , 07 Ağustos, 2008
Sn Hocam;Yukarıdaki bilgilerinize teşekkürler.Az-çok bizde mektep,medrese gördük.Günümüzde malesef ibrikci ve kralcıdan,kıralcının karesi hatda küpü çoğaldı.bizim buna buralarda tabiri caizse yalaka derler.Efndim haddim olmayarak yazınıza bazı eklemeler yapmak istiyorum.Bu Konuda beni, mazur görünüz.Bu Bahse konu ibrikci bildiğim kadarı ile şöyle Sadrazamın kızının gönlü olur a bir çulsuza düşmüş.Gönül bu otada konar b... da .sadrazam mecburen kızı verecek amma;damat işsiz,güçsüz avare takımı;Neticede Tuvalete Ibrıkcı başı olarak vermişler.Tabiki ağamız,her gelene şunu al diyecek.Karışana "Ben Burada neciyim" diyecek.Günümüzde Askerimiz çarşı iznine çıkar,inzibat yakalar.Asker itiraz eder ama "Ben bilmez merkez bilir"der inzibat karakola gelir.Komutana meramını anlatır ama,garibin izni zehir olur.Bir Resmi kuruma işin düşer;olmaz ısrar edersin"Efendim mevzuat böyle" denir.Bir üst düzey yetkiliye gidersin efendim ben böyle uygun gördüm der.Yani bu mevzuatdan bir ülkede Başbakan bile isyan ediyorsa.Ne yapalım.Demekki illa insan unsuru.Efendim tüm cümle vatandaşlarımızı ibrikciler ve mevzuatcılardan rabbim korusun.saygılar
Oy: +0
Olumsuz yorum bildir
Begenmedim
Begendim
Yorum yazabilmeniz iin kaytl罽 olmalsnz. Henz bahcesel yesi de켰ilseniz ltfen ncelikle kay춽t olunuz.
|
| Sonraki > |
|---|
| Zamanınız bizim için değerlidir! |
|---|
|
|
| Bitkisel Üretim |
| Hayvansal Üretim |
| Bahçe Peyzaj |
| Orman ve Ormancılık |
| Gıda Sağlık |
| Teknoloji Mekanizasyon |
| Çevre |
| Duyuru Etkinlik |