Skip to content

Üye: 11712 Editör: 30, Uzmansel Danışmanı: 36
Makale ve Haber: 8170
9 misafir ve 66 üye bağlı
Sayfa:ANA SAYFA arrow BİLGİ HAZİNESİ arrow Fidancılık arrow Meyve Fidanı Üretimi 
Advertisement
BİLGİ HAZİNESİ Fidancılık Meyve Fidanı Üretimi

ÇELİKLE ÜRETME TEKNİĞİ TAMAMI
Perşembe, 21 Haziran 2007

Çelikle üretme tekniği, üretilecek  bitkiden alınan ve çelik adı verilen bir gövde, kök veya yaprak parçası ile yeni bir bitki oluşturma tekniğidir.

Çelikle üretme birçok  süs bitkilerinde açıkta veya sera gibi kapalı mekanlarda yapılan vejetatif üretmede  en basit, ucuz ve hızlı bir yöntemdir. Bu yöntemle üretme, çok çeşitli iğne yapraklı, daimi yeşil ve yaprağını döken süs bitkilerinde, seralara sahip büyük fidanlıklarda yıl boyu devam eder.

Özellikle daimi (herdem) yeşil ve yarı daimi yeşil yapraklı türlerin hemen hemen hepsinde tohumla üretme zaman aldığı ve buna rağmen istenilen nitelikler çoğunlukla sağlanamadığı için bu türler ekseriyetle çelikle üretilirler.

 

Bir dalın veya sürgünün çeşitli kısımlarından alınan çeliklerin köklenmeleri arasında farklılıkların  bulunduğu gözlenmiştir. Zira dallarda dipten uca kadar çeşitli kısımların kimyasal bileşimleri önemli farklılıklar gösterebilmektedir. Birçok hallerde en iyi köklenme, dalın ve sürgünün fazla kalın olmamak şartıyla bireyin dip kısımlarından alınan çeliklerde gözlenmiştir. Ayrıca anaç ne kadar gençse  ve ne kadar toprağa yakın dallardan çelik alınmış ise, çelikler o ölçüde çabuk ve iyi köklenirler.

 

Çeliklerin alındığı anacın gelişme durumu ile çeliklerin köklenmesi arasında ilişki olup olmadığı konusunda araştırıcılar arasında görüş birliği yoktur. Bir kısım araştırmacılar  anaçtaki kuvvetli gelişmenin çeliklerin köklenmesinde etkili olduğunu belirtirken bir kısmı da bu etkinin az olduğunu vurgulamaktadır. İlk görüşü ileri sürenler köklenmelerinde seneden seneye farklılık göstermesini bu yolla açıklamaktalar ve anacın o yıldaki sıcaklık ve yağış gibi değişkenlere göre farklı gelişmesinden, bu farklılığın kaynaklandığı ifade edilmektedir.

 

Bununla beraber çelik alınacak anaçlar her türlü hastalık, don, kuraklık zararlarından etkilenmemiş, sağlıklı ve iyi gelişmiş bitkiler olmalıdır. Bazı durumlarda aşırı derecede gelişmiş, kalın dallar oluşturmuş, anaçlarda özellikle gövde çelikleri alma bakımından arzulanmaz. Birçok fidanlıklar çelik almak üzere özel anaç parseller oluştururlar.  Bu parseller özel bakım, gübreleme ve hastalıklarla etkin bir mücadeleye tabi tutulduklarında bir çok yıl bu anaçlardan bol miktarda bir örnek çelik alınabilir. Zira daha önce de belirtildiği gibi anaç ne kadar gençse ve ne kadar toprağa yakın dallardan çelik alınmış ise çelikler o ölçüde çabuk ve iyi köklenirler.

 

Rutubet faktörü olarak gerek hava rutubeti ve gerekse çelik yataklarının rutubeti  köklenmeyi kuvvetle etkilemektedir. Çelik dikimlerinin ilk günlerinde çeliklerin çok yüksek transpirasyon yaptıkları ilk haftayı müteakip  transpirasyonda bir düşmenin görüldüğü, kallus teşekkülünde ise transprasyonun tekrar yükseldiği gözlenmektedir. Gün olarak da transprasyonun başlangıçta sabahları yüksek olduğu, sonraları bütün güne dağıldığı izlenmektedir. Bu durumda hava rutubetinin  başlangıçta çok yüksek olması (% 90)  istenmektedir. Özellikle üzerinde yaprak taşıyan çeliklerde yapraklardan transprasyon yoluyla kaybolan suyun miktarını, kökler kuvvetlenip su ihtiyacını topraktan alabilecek duruma gelene kadar azaltma yoluna gidilmelidir. Bu bakımdan  sera ve camekanlar avantaj sağlar. Ancak bu tesisler içinde dahi sisleme (mist) altında köklendirme çok etkin olmaktadır. Bunlar da su gereksinimi, sis  gibi  ince zerrecikler halinde otomatik olarak ve havanın nispi nemine göre ayarlanabilen cihazlarca sağlanabilmektedir. Bu suretle havanın nispi rutubetini yüksek tutmada temin edilmiş olmaktadır. Böylece transprasyonla su kaybı düşer, sıcaklık ta bir ölçüde yüksek kalmaz, bunun sonucu solunum ile madde kaybı da kısıtlanmış olarak yapraklı çeliğin azami fotosentez  yapabilmesi daha doğrusu fotosentezden azami şekilde faydalanması sağlanır. Ancak fotosentezi yüksek tutabilmek için ışığın da yeterli olması gerekir. Eğer yeşil çelikleri hem gölgelerken hem de çelik yataklarındaki sıcaklığı artırırsak bir tarafta ışık azlığı dolayısıyla fotosentezi azaltmış buna mukabil yükselen sıcaklık dolayısıyla solunumu da artırmış ve dolayısıyla madde sarfını da kamçılamış oluruz. Bunun sonucu çelikler bünyelerindeki depo maddelerini tüketebilirler. Gölgeleme ancak yüksek sıcaklığı önleme zarureti olması halinde etkili ve faydalı olur. 

 

Sisleme sisteminde kullanılan suyun sıcaklığı genellikle kökleme ortamındaki sudan soğuk olduğundan köklenme yatağındaki sıcaklığı düşürür. Bunun yağmurlama şeklinde olması aynı zamanda yapraklardan mineral besi maddelerinin yıkanıp götürülmesine de yol açtığı saptanmıştır. Bu nedenle sistemin devamlı kullanılması da sakınca yaratır. Bu sakınca çeliklerdeki yapraklarda çürüme eğilimi görülmesi şeklinde ortaya çıkabilmektedir.

 

Işık faktörü de fotosentezin istenen seviyede olması için önemli bir faktördür. Bu konuda ışığın süresi ve parlaklığı önemlidir. Ancak direkt güneş ışınlarından da mümkün olduğu kadar kaçınılmalıdır. Gün  ışığı da aranmaktadır. Genel olarak çeliklerin köklendirilmesinde, köklendirme  ortamı da özellikle güç köklenen türlerin çeliklerinde büyük önem taşır. Köklenme ortamı bu türlerde yalnız köklenen çeliklerin yüzde miktarına değil, aynı zamanda oluşan kök sisteminin tipine de etki  yapar. Ancak çelikleri çok kolay köklenebilen türlerde ortamın cinsi fazla önemli değildir.

 

Köklendirme ortamları olarak toprak, kum,yosun, perlit, pomza, turba ve su kullanılmaktadır. Son yıllarda nemle doyurulmuş (nem oranı yüzde yüz ) havada da köklendirme bazı türlerin çeliklerinde başarılı sonuçlar vermiştir. Fidanlık Müdürlüğümüzde bu konuda  sürekli çalışma ve denemeler yapılmakta her tür için en uygun köklendirme ortamı bulunulmaya çalışılmaktadır.

 

Fidanlığımızda 1998 yılında köklendirme ortamlarıyla ilgili bir çalışma yapılmış ve bu çalışmada 10 ayrı ortam denenmiştir. Bu ortamların görülmesi ve bir ölçüde sonuçlar hakkında bilgi vermesi açısından  tablo aşağıda çizilmiştir.

---------------------

 

Yukarıdaki tablodaki sonuca göre alacalı zakkum, alacalı ligustrum, yaprağını dökmeyen kartopu  ve elwoodi de en fazla köklenme sadece mil olan 3. ortamda sağlanmıştır. Benjaminde ise  1 çine kum + 1 mil + 1 perlit karışımından oluşan 6. Ortamda en yüksek köklenme elde edilmiştir. Limon servi ve leylandi de en fazla kallus oluşumu ve köklenme sadece çine  kumu olan 2. Ortamda sağlanmıştır. Fidanlık Müdürlüğümüzün ağırlıklı çelik programı ibreli türlerden oluştuğundan limon servi ve leylandi de bu  çalışma tekrarlanmış ve limon servide en başarılı ortam çine kumunda, leylandi de 3 ölçü çine kumu + 1 birim perlitten oluşan ortam başarılı olmuştur. Bu yıl turba köklendirme ortamı olarak kullanılmaya başlanmış, olup, leylandilerde ve sert çeliklerde başarılı sonuçlar alınmıştır. Hem su ve hava tutma kapasitesinin yüksek olması hem de köklenen çeliklerin ortamdan kök zedelenmeden çıkarılabilmenin kolaylığı ve köke yapışan turbalar sayesinde fidanın diğer ortama taşındığında tutmadaki  başarısı açısından turbanın özellikle ibreli sert çeliklerde başarılı bir şekilde kullanılabileceği düşünülmektedir. Ortam denemeleri köklendirmedeki başarının en önemli kısımlarından birini oluşturduğundan önemli bir unsurdur ve bu konuda sürekli araştırılan ve yenilik aranan çalışmalar yapılmalıdır.

 

Su da devamlı oksijence zenginleştirilmesi halinde iyi bir köklenme ortamı olabilmektedir. Eğer kökleme alt uçta değil de çeliğin su yüzeyinde yakın kısmında olursa bu suda oksijen yetersizliği olduğuna işarettir, böyle bir köklenme arzulanmaz. Ancak suyu sık değiştirilmelidir. Bu yöntem Cezayir menekşesi, karanfil ve Cyperus'larda çok kullanılır.

 

Çeliklerin köklenmelerinin çabuklaştırmak ve köklenenlerin miktarını artırmak için bazı hormonlarda etkili şekilde kullanılmalıdır. Özellikle güç köklenen türler için geniş bir kullanma yeri oluşturmaktadırlar. Bunların içinde indolebutyric asit, neftalen asetikasit ve indolasetik  asitler en etkin olanlarıdır. Bunlardan ilki en iyisi olarak tanınmaktadır. Zira geniş sınırlar içinde zehir etkisi olmamakta ve birçok türlerde etkin olabilmektedir. Bu hormonlar ya toz veya pudra halinde veya çözelti halinde kullanılır.

 

 Toz veya pudra halinde kullanımda ekseri talk pudrası ile karışık olarak hazırlanır. Her kullanım için stoktan ayrı bir parti hazırlanmalı ve arta kalan toz, çeliklerin alt uçlarına batırıldığı için nemlenmiş olacağı nedeniyle tekrar kullanılmayıp atılmalıdır.

 

Çözelti halinde hazırlanan tertip ise zayıf veya yoğun çözelti halinde olabilir. Zayıf çözelti köklenme güçlüğüne göre 20-200 ppm. arasında değişen konsantrasyonda olur. Çeliklerin dipleri bu çözeltiye daldırılıp oda sıcaklığında gölge bir yerde 24 saat tutulur.

 

Yoğun çözelti ise 500-1000 ppm. Konsantrasyondadır. Çeliklerin uçları bu eriyiğe ancak 5 sn. süre ile daldırılıp sonra hemen dikilir. Bu değerlerin üzerindeki konsantrasyonlar zararlıdır. Tomurcuk gelişmelerini engeller veya yaprakların sararıp dökülmesine, çelik odununun kararmasına neden olur.

 

Fidanlık Müdürlüğümüzde talk pudrası ile hazırlanan toz ormanlar tüm türlerde başarı ile kullanılmaktadır. Hangi türde, hangi hormonun ne oranda kullanılacağına belirten "Rhizopon" adlı kitaptan yararlanılmaktadır. Aşağıdaki çizelgede hormonların pudra ile karışımında aldığı isimler çıkarılmıştır. Ayrıca en çok üretilen türlerin hangi hormonla muamele edileceği aşağıdadır.

 

 

P R O D U C T R A N G E

 

Prudutct Name                                                        Active ıngredient                  Packing  

 

RHIZOPON              A 0.5 % powder                     3-Indole acetic acid               100 g

RHIZOPON              A 0.7 % powder                     3-Indole acetic acid               100 g

RHIZOPON              A 1 % powder                        3-Indole acetic acid               100/500 g

RHIZOPON              A 50 mg. Tablet                     3-Indole acetic acid               20/200 pes

RHIZOPON              A 0.1 % powder                     1-Naphthyl acetic acid           100/500 g

RHIZOPON              A 0.2 % powder                     1-Naphthyl acetic acid           100/500 g

RHIZOPON              A 25 mg. Powder                   1-Naphthyl acetic acid           20/200 stak

RHIZOPON              A 0.5 % powder                     1-Indole butyric acid             100/500 g

RHIZOPON              A 1 % powder                        1-Indole butyric acid             100/500 g

RHIZOPON              A 2 % powder                        1-Indole butyric acid             100/500 g

RHIZOPON              A 4 % powder                        1-Indole butyric acid             100 g

RHIZOPON              A 8 % powder                        1-Indole butyric acid             100 g

RHIZOPON              A 50 mg. Tablet                     1-Indole butyric acid             20/200 pes

CHRYZOPON          0.1 % powder                         3-Indole butyric acid             500 g/10 kg.

CHRYZOPON          0.25 % powder                       3-Indole butyric acid             500 g/10 kg.

CHRYZOTEK           0.4 % powder                         3-Indole butyric acid             500 g/10 kg.

CHRYZOSAN          0.6 % powder                         3-Indole butyric acid             500 g/10 kg

CHRYZOPLUS0      8 % powder                            3-Indole butyric acid             500 g/10 kg

 

 

Zakkum                      Rhizopon        AA % 1

Şeflera                        Rhizopon        B % 0.1

Sekoya                        Rhizopon        AA % 5

Altuni mazı                 Rhizopon        AA % 1- % 0.5

Kartopu                      Rhizopon        AA % 1

Sedir                                       Rhizopon        AA % 1

Mavi atlas sediri         Rhizopon        AA % 1

Oya                             Rhizopon        AA % 1

Begonvil                     Rhizopon        AA % 1

Ardıç                          Rhizopon        AA % 1

Yalancı servi               Rhizopon        AA % 1

Yalancı servi elwoodi Rhizopon        AA % 1

Kaşmir servi               Rhizopon        AA % 1

Leylandi altuni           Rhizopon        AA % 1

Leylandi altuni           Rhizopon        AA % 1

Pitosporum                 Rhizopon        AA % 1

Abelya                        Rhizopon        AA % 1

Aralya                         Rhizopon        AA % 1

Kocayemiş                  Chryzotop      % 0.25

Acuba                                     Rhizopon        AA % 1

Berberis                      Rhizopon        AA % 1 

Acem borusu              Rhizopon        AA % 1

Taflan                         Rhizopon        AA %1

Benjamin                    Rhizopon        B % 0.1

Alacalı hedera            Rhizopon        AA % 2

Amerikan sarmaşığı    Rhizopon        AA %2

Japon gülü                  Rhizopon        AA % 2

Ağaç hatmi                 Rhizopon        AA % 2

Sabin ardıcı                Rhizopon        AA % 1

Sarı salkım                  Rhizopon        AA % 1

Dut erkek                   Rhizopon        AA % 2

Alacalı ligustrum        Rhizopon        AA % 1

 

 

Sera ve soğuk camekanlarda köklendirmeler yastıklarda veya tezgahlarda mevcut köklenme ortamında yapıldığı gibi hareketli bir ortam oluşturan tahta kasalarda da  yapılabilir. Fidanlık Müdürlüğümüzde alttan ısıtmalı köklendirme masaları ve köklendirme ortamları bulunmaktadır. Alttan ısıtma köklendirmeyi çok hızlandıran bir ortam yaratmaktadır. Seralarda yıl boyu köklendirme çalışmaları yapılabilmektedir.

 

Kasalar 15-20 cm. derinlikte ve kolay taşınabilir ebatlarda olmalı, altlarında drenaj deliği bulunmalıdır. Bu kasalara çelikler getirilmeden birkaç gün evvel tür ve yönteme uygun köklendirme ortamları kasalara konur ve bir ölçüde nemlendirilerek hazırlanmış düzgün bir tahta ile tesviye edilir. Hafif bastırılır. Çeliklerin takriben yarısı köklendirme ortamına sokulur. Çeliklerin alt uçları kasa tabanlarına en az 2,5-5 cm. mesafe kalacak şekilde dikim yapılır. Çelikler hazırlanmalarını takiben hemen dikilmelidir. Ancak dikilinceye kadar da nemli çuvallar ve yosunlar arasında üstü örtülü bir tahta kutuda saklanabilir işçi de buradan çelikleri tek tek veya yosun içinde üçü beşi bir arada alarak diker. Çeliklerin düzgün dikimi için arada bir tahta cetvel kullanılır. Dikim sıraları çizilerek dikimler bu çizgiler üzerinde yapılırsa sıralar muntazam olur. Çeliklerin arasında yapraklar hemen hemen birbirine değecek şekilde bir aralık  ve mesafenin bırakılması yeterlidir. Dikimden sonra sıralar arsı dikim tahtası ile hafifçe bastırılarak çeliklerin köklenme ortamı ile iyi teması sağlanır. Ancak perlitin fazlaca olduğu ortamlarda bu sıkıştırma hafif yapılmalıdır. Dikimi takiben ortam hemen iyice sulanır. Böylece ortamın çeliklerle daha iyi teması sağlanır.

 

Çelikler dikildikten kısa bir müddet sonra başlamak üzere, köklenme süresi boyunca çelik yastıklarının birkaç kere bir fungusitle ilaçlanması mantar hastalıkları bakımından isabetli olur. Zira yüksek rutubet ile sıcaklık çelik yastıklarında mantar zararlıları için oldukça müsait bir ortam oluşturur.

 

Odun  çelikleri köklenme ortamından çıkarılırken kırılmamaları, kopmamaları için çok ihtimama ister. Çeliklerin kökleri 2,5-5 cm. ye ulaşınca 2. Derecedeki kökler ile ana köklerin oluşumundan hemen sonra sökülürler. Erken sökmek kadar geç sökmek de sakıncalıdır. Söküm de köklenme ortamının köke bağlı kalan kısımlarında birlikte kökün çıkartılması arzu edilir. Bu iş perlit karışımlı ortamlarda daha kolay olur. Söküm, küçük el küreği vs. ile köklenme ortamı hafif kaldırılarak yapılmalıdır. Köklenmiş çelikler saksılara dikildikten sonra hemen sulanmalıdır. Bir süre gölge altında eski koşullarında bekletildikten sonra gölge çardaklarına alınarak açık sahaya tedricen alışmaları sağlanmalıdır.

 

Çelikle  üretme yöntemleri çok çeşitlidir.

 

Genel olarak bunlar :

 

2.1.2.1.1. Gövde çelikleri ile üretme

2.1.2.1.1.1. Yumuşak çelikle üretme

2.1.2.1.1.2. Yan odunlaşmış (odunsu ) çeliklerle üretme

2.1.2.1.1.3. Sert (odun) çelikleri ile üretme

2.1.2.1.2. Kök çelikleri ile üretme

2.1.2.1.3. Yaprak çelikleri ile üretme

2.1.2.1.4. Yaprak tomurcuk çelikleri ile üretme

 

şeklinde gururlandırılabilirler.

 

Bu kadar çeşitli çelikle üretme yönteminin hangi tipinin bitki türlerinde , hangi koşullarda başarılı ve kolay olduğunu iyi bilmek, başarının temel koşuludur. Bu bilgi zamanla deneyim ve yetenekle bütünleştirilmelidir. Burada bizi en çok ilgilendiren gövde çelikleri ile üretme konusu anlatılacaktır.

 

 

2.1.2.1.1. GÖVDE ÇELİKLERİ İLE ÜRETME

 

Gövde çelikleriyle üretme yöntemleri;

 

Yumuşak (yeşil) çelikle, yarı odunlaşmış (odunsu) çelikle ve sert (odun) çelikleri ile  olmak üzere 3 grupta toplanmaktadır.

 

2.1.2.1.1.1 YUMUŞAK (YEŞİL) ÇELİKLE ÜRETME

 

Odunsu bitkilerin henüz odunlaşmamış olan taze ilkbahar sürgünlerinden hazırlanan yumuşak  çelikler birçok süs bitkilerinin üretilmesinde kullanılır.

 

Bunların en önemlileri ;

 

Açalya, şeker akça ağacı , çivit, amerikan sarmaşığı, aralya, kısmet ağacı, berberis, kelebek çalısı, şimşir, callicarpa, süpürge çalısı , acem borusu, yalancı servi, kızılcık, cotoneaster, alıç, havlu püskülü,Trabzon hurması, iğde, taflan, (herdem yeşil olanlar) altın çanak,adi orman sarmaşığı  (her zaman yumuşak çelik alınabilir) hatmi, (ortanca ) yasemin  (serada), kerria, sarı salkım, ligustrum, lale ağacı,hanımeli, manolya, dut, fil bahri, erik,kiraz akasya, gül (serada her zaman) mürver,keçi sakalı inci, leylak,ılgın, kartopu, mor salkım .Yumuşak  çelikler genel olarak İlkbahar ve Yaz başı daha ziyade Haziran ayında alınırlar.

 

Yumuşak çelik alma zamanının türlere ve iklim koşullarına göre isabetli seçimi çeliklerin köklenmesinde çok etkindir. Özellikle bazı süs bitkilerinde tam büyüme esnasında bir veya iki haftalık bir zaman dilimini yakalamak başarının en kritik koşulu olmaktadır. Bu zamanın dışında çelikler bekleneni vermemektedir.

 

Bu önemli konuda yumuşak çelik alınacak zamanın geldiğinin göz deneyimi yanında el muayenesi yardımı ile de  kestirebiliriz. Uygun çelik alma zamanı konusunda  eğer sürgünlerin ucu henüz çok taze ise bunlardan alınacak çelik kolaylıkla çürüyeceği dikkate alınmalıdır. Bu itibarla özellikle hızlı büyüyen yumuşak gevrek sürgünler çelik için arzu edilemez. Bu konuda zayıf,ince ve bitkinin az ışık alan iç kısımlarındaki sürgünler de iyi çelik vermez. Zira bu sürgünler henüz yeterli ölçüde  besin maddeleri depolama olanağı sağlayamamıştır. Diğer taraftan sürgün ucu sert olan, dalları itibariyle biraz odunlaşmış, kuvvetli ve aşırı kalınlıkta ve ağır olan sürgünlerin ise köklenmesi zor olur veya hiç köklenemezler. En iyi köklenmeyi bir ölçüde kırılmadan bükülebilen fakat birden dire büküldüğü zaman da kırılacak olgunlukta olan ve bitkinin tam güneş gören kısımlarından ve orta büyüme gösteren dallarından alınan çelikler yapar. Bazı bitkilerde en iyi çelik materyalini, anacın yan ve dış dalları verir. Bu itibarla anacın tepelerinin kuvvetli budanması bunları yan dallar vermeye zorlayarak iyi çelik ürünü alınması sağlanabilir. Ancak sütun ve piramit formlu süs bitkilerinde örneğin sütunvari porsuk formlarında,çeliğin en üst uçlarından alınması gerekir.

 

Yumuşak çelikler daima yapraklı olarak,türlere göre değişmekle beraber 5-12 cm. boyunda genellikle 2-3 boğumlu olarak hazırlanır ve kesim son boğumun hemen altından yapılır. Ancak çeliğin dip kısmındaki yapraklar çok büyük ise transpirasyonu azaltmak ve fazla yer kaplamalarını önlemek üzere kısmen kesilerek küçültülür. Ancak bazı türlerde çeliğin üzerinde kalan yaprak sayısı çok önemlidir. Daha çok yaprak kalan çeliklerde çok az yaprak kalanlara göre köklenme daha fazla olmaktadır.

 

Çeliğin boyuna göre de toprağa girecek kısımdaki yapraklar,yukarı doğru çekilerek gövdeyi sıyırmadan alınmalı ve çeliklerin üzerindeki bütün çiçek gözleri körletmelidir.

 

Çelik alımı ve kesimi sabah erken saatlerde yapılarak alınan çelikler hemen nemlendirilmiş çuval veya yosun içine konup serin ve nemli bir yere alınmalıdır. Çeliklerin birkaç dakika bile olsa güneş altında kalması çok zararlıdır. Onları taze tutmak amacı ile su içinde tutma veya suya batırma ise önerilmez.

 

Kesilen çeliklerin hemen dikilmeleri gerekir. Dikim aralıkları türlere ve yaprak büyüklüğüne göre değişmekle beraber yaprak kenarları birbirine hafif değecek şekilde dikim aralıklarının ayarlanması en iyi yol olur.

 

Yastıklar püskürtme suretiyle günde genellikle 3-5 defa sulanır. Rutubetli havalarda ise bu sulama 1-2 defaya iner.

 

İğne yapraklı türlerde de yumuşak çelik olarak sürgün uçlarında faydalanılır. Bunlar keskin bir bıçakla bir evvelki yılın odunu ile birleştiği yerden kesilerek elde edilir. Chamaecyparis, Thuja ve birçok juniperus türlerinde alışılagelmiş olarak yan sürgünlerin kullanılması halinde çeliklerin kesilmesi yerine odundan koparılarak alınmaları daha uygun olur. İğne yapraklı türlerde de yumuşak çelik uzunlukları bitki cinslerine göre değişir. Örneğin Avrupa Ladininde çelikler 10-15 cm. uzunluğunda alınırken Yalancı servilerde bunun iki katı boyda alınmaları daha uygun olur. Çeliğin toprağa girecek kısmı ise yapraklılarda olduğu gibi iğne yapraklardan temizlenir.

 

Çeliklerin köklenme süreleri çok değişik olur. Bu fark aynı türün çelikleri arasında dahi gözlenebilir. Genellikle 3-6 hafta da köklenme başlar fakat bazı çelikler altı haftada köklenebildiği halde,bazılarında da bu süre 9-10  aya kadar uzayabilir. Ancak yumuşak çelikler de bu süre genellikle daha kısa olur.

 

Serada veya camekanda çeliklerin iyi köklenmeleri için plastik (0.03 mm kalınlığında polietilen en uygun) hava alış verişini sağlayan fakat rutubeti muhafaza eden ince bir örtüyle örtülmelerinde fayda büyüktür. Böylece örtü altındaki hava sahası daralır ve nispi rutubeti yüksek bir ortam oluşarak çeliklerin traspirasyonu en aza iner. Böylece çelikler gergin ve taze kalır. Hatta kışın havanın kapalı olduğu aylarda bile bu örtü ışıklanmayı engellemez. Ancak yazın sıcak aylardaki üretimde bu örtü dikkat ve itinayı gerektirir. Zira güneş etkisiyle örtü altındaki sıcaklık birdenbire yükselip çelikleri öldürebilir. Bunu önlemek için plastik örtünün tünel biçiminde gerilmesi veya demir veya ağaç çerçevelere gerilmesi suretiyle yüksek örtü tünel tipinde bir örtünün kullanılması uygun olur. Çeliklerin köklenip sürgün vermeye başladıkları zaman,plastik örtünün alınması gerekir. Keza köklenme zamanında günde birkaç saat örtü açılarak,çeliklerin daha iyi havalanıp,bir ölçüde kuruyarak mantar etkilerinin önlenmesi sağlanabilir. Ayrıca polietilen örtünün her yıl yenilenmesi de uygun olur. Zira eski kirlenmiş plastik örtülerde ışık entazitesinde azalma gözlendiği gibi,oluşan büyük ve kalın su damlacıkları da çelikler üzerine düşerek zararlı etki yapar.

 

Diğer şekillerde de kapalı tutulan yastıklar mutedil bir gölgeleme ve püskürtme ile sulanmakla beraber köklenme başladığında seranın havalanmasına da itina göstermek gerekir. İlkbahar sonunda  Hazirana kadar köklenen ve gelişen fideler iyi hazırlanmış saksılarda şaşırtılabilir.

 

2.1.2.1.1.2. Yarı Odunlaşmış (odunsu) Çeliklerle Üretme

 

Yarı odunlaşmış (odunsu) çelikler, yumuşak çelikten bir ölçüde olgunlaşmış ve kısmen de sertleşerek odunlaşmaya yönelmiş olmaları ile farklılık gösterir  Dolayısıyla bu çelikler,sert çeliklerden de onlar gibi tamamen odunlaşmış olmamaları ile ayrılırlar.

 

Yarı odunlaşmış çeliklerde üretme yöntemine,orman gülleri, pitosporumlar, kamelyalar, akübalar, herdem yeşil açelyalar, Laz kirazları ve çoban püskülleri, limon gibi büyük yapraklı daimi yeşil bitki türlerinin üretilmesine baş vurulur. Ayrıca yapraklarını döken türlerin,yapraklı yaz çelikleri de bu gruba sokulabilir. İğne yapraklı türler olarak Porsuk, Cryptomeria ve Ardıçlarda da bu tip üretme söz konusu olmaktadır.

 

Bu çelikler büyüme mevsiminin sonlarına doğru sürgünler kısmen odunlaştığında alınır, genellikle Ağustos ayı ve kısmen de Eylül  başları en uygun zamandır. Sürgün ucunun hiçbir zaman yumuşak olması istenmez, ancak uç büyümesini tamamen kapatmış sürgünlerin odunlaşmış ayak çelikleri de kullanılmaya elverişli değildir. Özellikle bu tip sürgünlere karşı Berberisler çok hassastır, böyle durumlarda başarısızlık büyür.

 

Çelik alınacak anaların mümkün olduğu kadar genç olması ve yaşlı anaçlarda de daha ziyade alt dallarından faydalanılması başarı şansını yükseltir.

 

Yarı odunlaşmış çelikler tepe kısmındaki yapraklar bırakılmak ve dip kısmındakiler koparılmak suretiyle,türlere ve diğer koşullara göre 7.5-15 cm. boylarda hazırlanır. Ancak yapraklar transpirasyonu azaltmak üzere yumuşak çeliklerde olduğu gibi kesilerek yaprak satıhları küçültülür. Olgunlaşmış sürgünlerin uçları çelik olarak kullanıldığı gibi sürgünün alt kısımları da ayak çeliği olarak alınıp kullanılabilir. Kesim bir boğumun hemen altından yapılmalıdır.

 

Daimi (her dem) yeşil türlerde bu çelikler uç veya baş çeliği olmakla beraber adi çelik ,ökçeli çelik ve dipçikli çelik olmak üzere üç tip olarak alınılabilir

 

Adi çelikler yalnız o yılın sürgününü içerir. Örneğin Porsuk gibi bitkilerde 15-18 cm. boyunda alınıp dip kısmı ibrelerden temizlenerek kullanılır  Porsuk ve Ardıçların üst dallarından alınan çelikler yukarı doğru büyüme yapar,yan dallardan alınan ise daha kolay köklenmekle beraber yaygın dallanarak yayılıcı bir form gösterir.

 

Ökçeli çelik,çeliğin tabanında, geçen sene ki yani 2 yıllık odundan küçük bir kısmı da içerir. Örneğin Doğu Mazısında bu tip üretim yaygındır.

 

Dipçikli çelik ise daha yaşlı dalın 1-2.5 cm. uzunluğunda bir parçasını da taşır. Bu tip çeliği ticari ölçüde yeter miktarda elde etmek zor olur. Dipçikli çelikler Ardıçların üretilmesinde çok kullanılır. Bazı Ardıçlarda çelik diplerinin yaralanması da faydalı olur. Koniferlerde çeliğin kesilmeyerek 2 yıllık daldan çekilerek kopartılması halinde "koparma çeliği" adı verilen bu çelik tipi söz konusu olur. Bu tipin daha iyi köklendiği saptanmıştır. Koparma çeliği almak için uygun zaman,genç sürgünler yeter derecede olgunluğa ulaşmış ise Ağustos-Eylül aylarıdır.

 

Ayrıca çeliklerin diplerinin bir çakı veya jiletle odun  ve kabuk kısmından çizilmesi veya yaralanması da köklenmeyi teşvik etmektedir.

 

Çeliklerin tercihen gövdenin turgor halinde olduğu sabahın serin erken saatlerinde alınması,yapılıp kullanılıncaya kadar nemli çuvallara sarılarak saklanması gerekir. Çelikler eşit boylarda alınırsa yastıklarda ışıklanma ve dolayısıyla gelişme durumları da eşit olur.

 

Yapraklı yarı odunlaşmış çeliklerin daha rutubetli ortamlarda köklendirilmesi zorunludur. Ortamın daha sıcak olması ve gerektiğinde daha önce belirtilmiş büyümeyi düzenleyici tedbirlere başvurulması faydalıdır.

 

Son yıllarda ticari fidanlıklarda,süs bitkilerinden bol miktarda anaçlık fidan yetiştirilerek bunlardan mümkün olduğu kadar büyük (20-25 cm. kadar) boylu dallı ve çelikler alınmakta ve bunlar uygun sera şartları,iyi gübreleme ve gerektiğinde daha iyi köklenmeleri için hormon kullanma suretiyle kısa sürede (3-4 ayda) satışa hazır boyutlarda süs bitkisi elde edilebilmektedir. Bu yol günümüzde çok revaçtadır.

 

2.1.2.1.1.3. Sert (Odun) Çelikleri Üretme

 

Bir yaşında tamamen olgunlaşmış ve odunlaşmış sürgünlerden elde edilen çeliklere "Sert veya odun çelikleri" tabir edilir. Bu çelikler,büyüme durduğunda, liginleşme oluştuğunda (çelik alınacak türler yaprağını döken türler ise bu takdirde çelik alımı yapraklarını dökmüş halde) yani latent devrede gerçekleştirir. Sert (odunlaşmış) çelik kullanım yöntemi daha çok kışın yapraklarını döken türlerle iğne yapraklılarda kullanılır. Ancak bu tip çelik kullanımında genelde köklenme,türlere göre değişmekle beraber ekseriye yavaş olur. İğne yapraklılardan sürünücü Ardıçlar ve Yalancı serviler de köklenme çabuk olur. Buna karşılık Ladinler.Tsuga ve Sedirler ise bu konuda daha şanssızdırlar. Bunlar ekseri hormon kullanımı ve bazı alçak dallardan alınma gibi zorlukla köklendirilebilir.

 

Geç İlkbahar veya erken kış çelik alımları için uygun zamandır. İğne yapraklı türlerde. anaç bitkiler ilk kış soğuğunu gördükten sonra tam dinlenme halinde geçtikleri sonbahar sonu ve kış başları en iyi çelik alma zamanıdır. Bu süre İlkbahar başlarına kadar uzatılabilir. Fakat kesim ne kadar erken yapılırsa sonuç o kadar iyi olur. Don tehlikesi olmayan yerlerde çelikler ellilik,yüzlük demetler halinde hazırlanarak açılan bir hendekte kuma yatay veya alt uçları yukarı gelecek tarzda dik olarak istiflenir. Böylece kök oluşturacak kısım daha sıcağa ve havalanması iyi sahaya gelmiş olup,köklenme daha gömüde teşvik edilmiş olur. Üst uç ise alta geldiğinde,daha serin koşullarda kalarak üst gözün gelişmesi gecikir. Demetlerin üstü kumla kapatılmalıdır. Bu yerin üstü kapalı bir yer olması ve iyi drene edilmesi,kışın ıslak kalmalarını ve soğuk etkilerini azaltır. Kışları sert geçen bir yerde gömünün bir bodrumda sandık içinde yapılması uygun olur. İmkan varsa daha iyisi,çeliklerin dikim zamanına kadar bir soğuk hava deposunda 4-10oC sıcaklıkta saklanmalıdır. Muhafaza sırasında çelikler kurumaya bırakılmalı ve ne de fazla nemli tutulmalıdır. Bazı kıymetli materyalin saklamada, kesit yüzeylerinin parafinlenmesi de kurumalarını da büyük ölçüde engeller.

 

Çelikler muhafaza edilirken sık sık kontrol edilmelidir. Eğer gözlerde sürme görülürse mümkünse daha düşük sıcaklıktaki yerlere aktarılmalı veya saha hazır ise iyisi hemen dikilmelidir. Eğer gecikilirse köklenmeden önce yaprak oluşumu gözlenir ve çelik yeterince köklenemeden ölür.

 

Sürgünleri çeliklere ayırırken yumuşak çeliklerin aksine sürgün uçları kullanılmaz,zira sert çelik için onlar çok zayıf kalır. Bu yüzden bunlarda genellikle baş çelikleri değil ayak çelikleri daha çok kullanılır. Ancak çelikler bir yaşındaki dal kısımlarından alınmalıdır. Çeliklerin uzunluğu gözlerin sayısına (3-5 internot içermelidir) ve internotların uzunluğuna tabi olarak çelikler 10-20 cm. uzunluğunda alınır. Çeliklerin eşit uzunlukta alınması da önerilmektedir. Kuvvetli ve orta kalınlıkta dallar en uygunudur. Böylece yeni bitki kendine yeterli hale gelene kadar çelikteki zengin depo maddelerinin kullanımına olanak sağlanır. Çelik kalınlıkları ise türlere göre 0.6-2.5 cm. bazı durumlarda da 5 cm'e kadar alınır. Çelikler tabanda gözün hemen altından kesilirse köklenme daha fazla olur. Çeliğin üst kısmı da fazla koltuk kısmı kalmaması için en üst gözün hemen üstünden düz olarak kesilir. Bazı durumlarda da tepe ile alt ucu güç ayırt etmek durumunda, çeliğin alt yüzü eğik kesilerek bu ayrım sağlanır. Böylece geotropizme aykırı ters dikim  önlendiği gibi,ekseri bir plantuvara lüzum kalmadan kolaylıkla dikimin yapılması da sağlanmış olur. Odunsu çelikler de yumuşak çeliklerde olduğu gibi çelik,ökçeli ve dipçikli çelik şeklinde alınılabilir.

 

Ancak büyük fidanlıklarda seri şekilde çelik elde etme işi,kolay köklenen demet halinde bir şerit testere ile da yapılabilmektedir. Hassas türlerde makas ve daha iyisi keskin bıçakla çelik alınır, ancak zaman almakla beraber bu durum gözlere uygun şekilde kesimde büyük fayda sağlar.

 

Çeliklerin dikileceği ortamın derin ve entansif işlenmiş,gübrelenmiş,organik maddece zengin kumlu balçık toprağı içeren ortamlar olması istenir. Ağır topraklar sakıncalıdır. Dikim yastıklarda ve çok miktarda ise direk yastık yapılmadan parsellerde yapılır. Dikim sonbaharda olabilirse de ilkbahar dikimi tercih edilmelidir. Ancak bazı çelikler sonbaharda alınıp kök geliştirici maddelerle muamele edilerek ilkbahara kadar köklenmeye hazırlanabilir. Hormon etkileri bazılarında görülemez,yapraklar koparılınca hormon verilse de köklenme olmayabilir.

 

Dikimlerde çeliğin en az iki gözü toprak altında kalmalıdır. En iyisi bir gözün toprak üstünde kalarak üstünün de hafif bir kapama materyali ile örtülmesidir. Dikimden evvel yastıklara siyah plastik örtü serilmesi ve bu örtüyü delerek yapılaması köklenmenin daha iyi, yapraklanmanın daha sıhhatli olmasını sağlar. Böylece üst toprağın nemi daha iyi korunmuş ve otlarla daha etkin bir mücadele yapılmış olur.

 

Otsu bitkilerde gövde çelikleriyle üretme konusunda da yakın ilişkisi nedeniyle burada kısaca değinilecektir.

 

Otsu bitkiler körpe sulu bitkiler olarak odunsu dokular oluşturamazlar. Bir çok süs bitkileri bu kategoriye girer.

 

Genellikle otsu bitki gövde çelikleri yaz aylarında alınır. Çelikler sürgünlerden türlere göre 7.5-12.5 cm. boyunda alınır. Tepedeki yapraklar muhafaza edilerek dip kısmındaki yapraklar kesilip atılır. Alınan bu çeliklerde tepedeki yapraklar büyük ise kökler gelişinceye kadar transpirasyonu azaltmak için diğer yöntemlerde olduğu gibi  bu yapraklar kısmen kesilerek küçültülür. Yalnız tepe yaprakları da aşırı derecede azaltılıp küçültülmemelidir. Zira bu çeliklerin büyümeleri de yaprak kitlesiyle direkt ilişkilidir. Bazı otsu bitkilerde çeliğin dip yüzeyinin keskin bir bıçak ile düz bir şekilde kesilmesi gerekir. Böylece çelik tabanındaki berelenme veya yaralanmanın çürüklüğe dönüşmesi engellenir. Kolay köklenenlerde buna zorunluluk yoktur, bu çelikler bir makasla kesilebilir. Ekseri türlerde bu tip çeliklerin köklenmeleri kolay olur. Köklenmeyi uyarıcı maddeler bunu daha da hızlandırır fakat kullanımları ekseri gerekmez. Genellikle otsu bitki çeliklerinde optimum ortam sıcaklığı 18-21oC, hava sıcaklığı 12-16 oC olması en uygundur. Alttan ısıtma kökleri geliştirmede çok etkilidir. Sisleme bu çeliklerde de başarıyı çok yükseltir. Çelik dikimleri yapraklar birbirini örtmemek üzere yeterli aralıklarla yapılır. Dikim esnasında çelikler daima nemli tutulmalı ve asla direkt güneşe maruz kalmamalıdır.

 

2.1.2.1.2. KÖK ÇELİKLERİ İLE ÜRETME

 

Kök sürgünleri oluşturan ağaç türlerinde bu yöntem kolay ve basit bir vegatatif yöntemdir. Bu çeliklerin köklerin depo maddeleri ile zengin olduğu kış sonu veya erken ilkbaharda hazırlanması başarıyı arttırır. Bambu, kargı, saz, kana gibi türler kök çelikleriyle üretilir.

 

2.1.2.1.3 YAPRAK ÇELİKLERİ İLE ÜRETME

 

"Yaprak çelikleri ile üretme " Bir yapraktan yeni bir bitkinin üretilmesi yöntemidir. Bu üretmede ya yalnız yaprak ayası kullanılır veya  yaprak ayası yaprak sapı ile birlikte kullanılır. Yani bir bitki oluşurken bunu sağlayan yaprak da çoğunlukla hayatiyetini kaybedip yok olur.

 

Yaprak çeşitlerinin başarılı bir köklenme yapabilmesi için 18-24 C derecelik bir hava sıcaklığı ile nemli bir hava bol ışık ve nemli iyi havalanan süzek bir köklendirme ortamı aranır. Yaprak çeliği ile üretmenin sera üretme çalışmalarında geniş bir kullanım yeri vardır. Afrika menekşeleri, rex begonyalar,  Sansaveryalar, kauçuklar  ve kamelyalar bu şekilde üretilirler.

 

 

2.1.2.1.4 YAPRAK-GÖZ ÇELİKLERİ İLE ÜRETME

 

Kamelya, difenbahya  gibi çoğunlukta salon bitkilerinde kullanılan yaprağın dal ile birleştiği kısımda bir koltuk altı gözü bulunan yöntemdir. Yani yaprak bir göz içeren bir miktar dal parçası ile birlikte alınır. Çelikler Ağustos-Eylül aylarında alınır.

 

2.1.2.1. ÇELİKLE ÜRETME TEKNİĞİ

 

Çelikle üretme tekniği, üretilecek  bitkiden alınan ve çelik adı verilen bir gövde, kök veya yaprak parçası ile yeni bir bitki oluşturma tekniğidir.

 

Çelikle üretme birçok  süs bitkilerinde açıkta veya sera gibi kapalı mekanlarda yapılan vejetatif üretmede  en basit, ucuz ve hızlı bir yöntemdir. Bu yöntemle üretme, çok çeşitli iğne yapraklı, daimi yeşil ve yaprağını döken süs bitkilerinde, seralara sahip büyük fidanlıklarda yıl boyu devam eder.

 

Özellikle daimi (herdem) yeşil ve yarı daimi yeşil yapraklı türlerin hemen hemen hepsinde tohumla üretme zaman aldığı ve buna rağmen istenilen nitelikler çoğunlukla sağlanamadığı için bu türler ekseriyetle çelikle üretilirler.

 

Bir dalın veya sürgünün çeşitli kısımlarından alınan çeliklerin köklenmeleri arasında farklılıkların  bulunduğu gözlenmiştir. Zira dallarda dipten uca kadar çeşitli kısımların kimyasal bileşimleri önemli farklılıklar gösterebilmektedir. Birçok hallerde en iyi köklenme, dalın ve sürgünün fazla kalın olmamak şartıyla bireyin dip kısımlarından alınan çeliklerde gözlenmiştir. Ayrıca anaç ne kadar gençse  ve ne kadar toprağa yakın dallardan çelik alınmış ise, çelikler o ölçüde çabuk ve iyi köklenirler.

 

Çeliklerin alındığı anacın gelişme durumu ile çeliklerin köklenmesi arasında ilişki olup olmadığı konusunda araştırıcılar arasında görüş birliği yoktur. Bir kısım araştırmacılar  anaçtaki kuvvetli gelişmenin çeliklerin köklenmesinde etkili olduğunu belirtirken bir kısmı da bu etkinin az olduğunu vurgulamaktadır. İlk görüşü ileri sürenler köklenmelerinde seneden seneye farklılık göstermesini bu yolla açıklamaktalar ve anacın o yıldaki sıcaklık ve yağış gibi değişkenlere göre farklı gelişmesinden, bu farklılığın kaynaklandığı ifade edilmektedir.

 

Bununla beraber çelik alınacak anaçlar her türlü hastalık, don, kuraklık zararlarından etkilenmemiş, sağlıklı ve iyi gelişmiş bitkiler olmalıdır. Bazı durumlarda aşırı derecede gelişmiş, kalın dallar oluşturmuş, anaçlarda özellikle gövde çelikleri alma bakımından arzulanmaz. Birçok fidanlıklar çelik almak üzere özel anaç parseller oluştururlar.  Bu parseller özel bakım, gübreleme ve hastalıklarla etkin bir mücadeleye tabi tutulduklarında bir çok yıl bu anaçlardan bol miktarda bir örnek çelik alınabilir. Zira daha önce de belirtildiği gibi anaç ne kadar gençse ve ne kadar toprağa yakın dallardan çelik alınmış ise çelikler o ölçüde çabuk ve iyi köklenirler.

 

Rutubet faktörü olarak gerek hava rutubeti ve gerekse çelik yataklarının rutubeti  köklenmeyi kuvvetle etkilemektedir. Çelik dikimlerinin ilk günlerinde çeliklerin çok yüksek transpirasyon yaptıkları ilk haftayı müteakip  transpirasyonda bir düşmenin görüldüğü, kallus teşekkülünde ise transprasyonun tekrar yükseldiği gözlenmektedir. Gün olarak da transprasyonun başlangıçta sabahları yüksek olduğu, sonraları bütün güne dağıldığı izlenmektedir. Bu durumda hava rutubetinin  başlangıçta çok yüksek olması (% 90)  istenmektedir. Özellikle üzerinde yaprak taşıyan çeliklerde yapraklardan transprasyon yoluyla kaybolan suyun miktarını, kökler kuvvetlenip su ihtiyacını topraktan alabilecek duruma gelene kadar azaltma yoluna gidilmelidir. Bu bakımdan  sera ve camekanlar avantaj sağlar. Ancak bu tesisler içinde dahi sisleme (mist) altında köklendirme çok etkin olmaktadır. Bunlar da su gereksinimi, sis  gibi  ince zerrecikler halinde otomatik olarak ve havanın nispi nemine göre ayarlanabilen cihazlarca sağlanabilmektedir. Bu suretle havanın nispi rutubetini yüksek tutmada temin edilmiş olmaktadır. Böylece transprasyonla su kaybı düşer, sıcaklık ta bir ölçüde yüksek kalmaz, bunun sonucu solunum ile madde kaybı da kısıtlanmış olarak yapraklı çeliğin azami fotosentez  yapabilmesi daha doğrusu fotosentezden azami şekilde faydalanması sağlanır. Ancak fotosentezi yüksek tutabilmek için ışığın da yeterli olması gerekir. Eğer yeşil çelikleri hem gölgelerken hem de çelik yataklarındaki sıcaklığı artırırsak bir tarafta ışık azlığı dolayısıyla fotosentezi azaltmış buna mukabil yükselen sıcaklık dolayısıyla solunumu da artırmış ve dolayısıyla madde sarfını da kamçılamış oluruz. Bunun sonucu çelikler bünyelerindeki depo maddelerini tüketebilirler. Gölgeleme ancak yüksek sıcaklığı önleme zarureti olması halinde etkili ve faydalı olur. 

 

Sisleme sisteminde kullanılan suyun sıcaklığı genellikle kökleme ortamındaki sudan soğuk olduğundan köklenme yatağındaki sıcaklığı düşürür. Bunun yağmurlama şeklinde olması aynı zamanda yapraklardan mineral besi maddelerinin yıkanıp götürülmesine de yol açtığı saptanmıştır. Bu nedenle sistemin devamlı kullanılması da sakınca yaratır. Bu sakınca çeliklerdeki yapraklarda çürüme eğilimi görülmesi şeklinde ortaya çıkabilmektedir.

 

Işık faktörü de fotosentezin istenen seviyede olması için önemli bir faktördür. Bu konuda ışığın süresi ve parlaklığı önemlidir. Ancak direkt güneş ışınlarından da mümkün olduğu kadar kaçınılmalıdır.

http://www.muradiyefidanlik.gov.tr/asiile.htm

Hit: 1853
Trackback(0)
Yorum (1)add
...
Yazan Daywalker---3 , 24 Şubat, 2008
çok teÅ?ekkür ederim.bana çok yardımcı olacak bu bilgiler.
Olumsuz yorum bildir
Begenmedim
Begendim
Oy: +0
Yorum yazabilmeniz iin kaytl罽 olmalsn�z. Henz bahcesel yesi de켰ilseniz ltfen ncelikle kay춽t olunuz.

busy
Son Güncelleme ( Perşembe, 21 Haziran 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >
Zamanınız bizim için değerlidir!
Aldesem.com. Tarımda e-ticaret merkezi
BLACK SEA AGROWEEK08 Karadeniz Tarım ve Gıda Fuarı
RSS Bahcesel
Elektriğe Yönünü Biz gösteriyoruz